2018’in En İyi TED Konuşmaları

İlham çok farklı şekillerde karşımıza çıkar, ama çoğu zaman diğer insanlardan ilham alırız. İlhamı bir iş arkadaşınızda, bir dostunuzda, bir tanıdığınızda hatta size tamamen yabancı olan birinde bulabilirsiniz. Kar amacı gütmeyen bir kurum olan ve amacı fikirleri yaymak olan TED’in en iyi yaptığı şey ise ilham vermek.

Her ne kadar ilk başta teknoloji, tasarım ve eğlence gibi konuları ele alsa da marka haline gelen kısa ama etkili TED konuşmaları artık her daldan konuyu kapsıyor. Aşağıdaki listemizde 2018’in şimdiye kadar yapılmış en iyi 7 TED konuşmasını ve bu konuşmalardan neler öğrenebileceğinizi derledik.

 

Jaron Lanier: How We Need to Remake the Internet (İnterneti Neden Yeni Baştan Yapmalıyız)

“1980’lerde TED’de ilk konuşmamı yaptmıştım.” diyor bilgisayar uzmanı, yazar ve sanal gerçekliğin öncüsü Jaron Lanier ve ekliyor: “O zamanlarda diken üstünde bir gelecekle karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk, ihtiyacımız olan, sevdiğimiz teknoloji bizim felaketimiz olabilirdi.” Lanier internetin ilk yılları sırasında, internetin idealize edildiğini (insanların bilgilerini paylaştıkları herkese ait saf bir forum) ama potansiyel bir karanlık tarafının da olduğunu söylüyor. Günümüzde bu karanlık tarafa geçtiğimizi iddia ediyor. Sosyal ağlar da reklamcılık modelleriyle beraber evrimleşti ve kullanıcılar için sosyal ‘ödüller’ ve ‘cezalar’ kullanmaya başladılar. “Bunlara artık sosyal ağ diyemiyorum, davranış değiştirme imparatorlukları diyorum” diyor. Lanier bu araçları geliştiren kişileri ya da Silikon Vadisi’ni suçlamıyor, ama sorunun ciddiyetine vurgu yapıyor. Çözüm olarak arama motorlarının ve sosyal ağların ya abonelik yoluyla ya da her kullanım için ayrı olarak ücretlendirilmesini öneriyor.

Son olarak şunları ifade ediyor: “Bu sorunu çözmezsek türümüzün hayatta kalabileceğini düşünmüyorum. İki kişinin iletişim kurabilmesinin tek yolunun üçüncü bir kişi tarafından manipülasyon amacıyla finanse edilen bir aracın olduğu bir toplumda yaşamamalıyız.”

 

Dan Gartenberg: The Brain Benefits of Deep Sleep — and How to Get More of It (Derin Uykunun Beyne Faydaları ve Nasıl Daha Derin Bir Uyku Çekeriz)

Uyku bilimcisi Dan Gartenberg çalışma arkadaşlarıyla beraber 10 yıl boyunca daha etkili bir uyku çekmenin yollarını araştırdı, şimdiyse cevabı bulmuş gibi görünüyor.

Uyku sorunları günümüzde salgın gibi yayılıyor. Ortalama biri 60-70 yıl öncesine  göre 1 saat daha az uyuyor. Standartların altındaki bir uyku düzeni Alzheimer’dan diyabete, kalp-damar rahatsızlıklarına hatta inmelere bile sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra riskli kararlar alınmasına ya da hafıza sorunlarına da yol açıyor. Her ne kadar uyku döngüleri gün içerisindeki enerji seviyelerimizi etkilese de, bu döngülerden daha fazla yararlanmak için gerekli olan genel bilgiye sahip değiliz.

Tam da bu noktada Gartenberg ve çalışma arkadaşları devreye giriyor. Hafif uyku ve REM uykusundan sonraki aşama olan derin uyku üzerinde çalışma yapan Gartenberg deneğin derin uykusunu uyaran belli sesleri kullanmanın uzun beyin dalgalarının sayısını artırdığını bulmuş. Delta dalgaları denilen bu dalgalar, günlük deneyimlerimizi uzun dönemli hatıralara ve karakter gelişimine dönüştüren derin uykunun ayrılmaz bir parçası. Gartenberg ve çalışma arkadaşları derin uyku ve delta dalgalarıyla ilgili fikirlerini yaygınlaştırmayı umuyor.

 

Marily Oppezzo: Want to Be More Creative? Go for a Walk. (Daha Yaratıcı mı Olmak İstiyorsunuz? Yürüyüşe Çıkın.)

Bir sonraki büyük fikriniz çok yakında olabilir — ama ona ulaşmak için bir blok yürümelisiniz. Davranış ve öğrenme bilimcisi Marily Oppezzo günlük eşyaların yaratıcı kullanım şekilleri üzerine beyin fırtınası yapmalarını istediği bir grup üzerinde testler yapmış. Sonuçlara göre otururken düşünmeleri istenen kişiler 4 dakikada 20 yaratıcı fikir bulurken koşu bandında düşünmeleri istenen kişilerde bu sayı neredeyse iki katına çıkmış. Koşu bandındaki gruptan otururken aynı şeyi yapmalarını istendiğinde yine ortaya ortalamanın üstünde bir sonuç çıkmış. Bu da yürümeyi bıraktıktan sonra bile yaratıcılık üzerindeki etkilerinin sürdüğünü gösteriyor.

Oppezzo önemli bir toplantıdan önce ya da herhangi bir sorununuzu çözmek için öncesinde yürümeyi öneriyor. Ancak yürürken özellikle belli bir sorunun ya da konunun üzerine düşünmeniz gerektiğinin altını çiziyor. Aklınıza gelenleri unutmamak için ise bir ses kayıt uygulaması kullanmanızı öneriyor.

 

Jason Shen: Looking for a Job? Highlight Your Ability, Not Your Experience. (İş mi Arıyorsunuz? Yapabildiklerinizi Vurgulayın, Deneyiminizi Değil)

Shen, üniversitede biyoloji bölümünü bitirmiş, Google ve diğer şirketler tarafından reddedilince Etsy’de ürün yöneticisi pozisyonuna başvurmuş. Şirketi nasıl mı ikna etmiş? Deneyimlerinden çok yapabileceklerini gözler önüne sermiş: halka arz dosyalarının hepsini okumuş, şirketin iş modelini analiz eden bir internet sitesi yapmış ve yeni özellikler için dört fikir önermiş.

“Bu gidişle hayatımızın sonuna kadar daha önce hiç yapmadığımız işler yapmak zorunda kalabiliriz” diyor Shen. Ayrıca işe alım müdürlerine, araştırmalarını geleneksel adaylar dışına da genişletmelerini ve beklenmedik yerlere bakmalarını tavsiye ediyor. Eğer yeni bir iş fırsatının veya büyük bir şirkette önemli bir poziyonun peşinde koşuyorsanız, Shen geleneksel özgeçmiş ve ön yazının dışında, becerilerinizi gözler önüne sermek için yeni yollar geliştirmenizi öneriyor.

 

Tapiwa Chiwewe: You Don’t Have to Be an Expert to Solve Big Problems (Büyük Sorunları Çözmek İçin Uzman Olmanız Gerekmiyor)

Sevdiği şehrin, Johannesburg, üstünü kaplayan devasa hava kirliliği bulutu, bilgisayar mühendisi Tapiwa Chiwewe’ye hiçbir deneyimi olmadığı hava kalitesi konusunda araştırma yapması için ilham vermiş. Kısa bir süre hava kirliliğinin sağlık açısından dünyanın en büyük çevresel risk faktörünü oluşturduğunu ve sadece 2012 yılında ölümlerin yüzde 14’üne hem evdeki hem dışardaki hava kirliliğinin sebep olduğunu keşfetmiş.

Çevreyle ilgili öğrenimini hızlandırmak için tekrar öğrenci olan Chiwewe, yazılım mühendisliği ve yapay zeka alanındaki deneyimini bu soruna bir çözüm bulmak için kullanmanın yollarını araştırmaya başlamış. Bu çabalarının bir sonucu olarak online hava kalitesi yönetme platformu ortaya çıkmış. Platform hem tarihsel hem de anlık verileri kullanarak hava kalitesi trendlerini gösteriyor ve gelecekteki hava kirliliği seviyeleri hakkında tahminlerde bulunuyor.

“İstenilen alanda uzman olmasanız bile, bir alandaki uzmanlığınız farklı alanlardaki büyük sorunları çözmenizde kilit rol oynayabilir,” diyor Chiwewe. “Bazen sahip olduğunuz eşsiz bakış açısı alışılmamış bir şekilde düşünebilmenizi ve kayda değer sonuçlara ulaşmanızı sağlayabilir, ama bunu denemek cesaret gerektirir.”

Chiwewe insanları harekete geçmemenin sonuçlarını düşünmeye çağırıyor ve direnişin onları motive etmesine cesaretlendiriyor. Doğal merakınıza önem verin, kendi alanınız dışında bir konuda tutkunuz varsa, her ne kadar o alanla ilgili bilginiz olmasa da konunun üstüne eğilin.

 

Tanya Menon: The Secret to Great Opportunities? The Person You Haven’t Met Yet. (Büyük Fırsatların Sırrı Nedir? Henüz Tanışmadığınız Bir Kişi.)

En iyi arkadaşlarınızı düşünün. Cinsiyetiniz aynı mı? Aynı etnik kökene mi sahipsiniz? Size benziyorlar mı? Örgütsel psikoloji uzmanı Tanya Menon TED konuşmasını bu sorularla başlatıyor ve dinleyenlerden sosyal evrenlerini genişletmelerini rica ediyor.

Menon sosyolog Mark Granovetter’in bir çalışmasına değinerek insanların iş fırsatlarını aile ya da eş gibi güçlü bağlar aracılığıyla değil, tanıdıklar ya da yeni tanıştığı, bağlarının daha zayıf olduğu insanlar aracılığıyla bulduğuna dikkat çekiyor.

Zayıf bağlar, ya da yeni bağlantılar “yeni bir sosyal dünya için biletinizdir” diyor Menon. Menon insanları günlük rutinlerden uzaklaşıp belki hayatlarını çok az daha verimsiz hale getirerek sosyal alışkanlıklarını kırmaya davet ediyor. Yeni bir kafe ya da bir kurs gibi yeni sosyal merkezlere gitmeyi öneriyor.

Menon ayrıca güçlü bir yerden networking yapmak kendimizi düzenli olarak pozitif ifadelerle olumlamamızı ve etkileşimleri bir alışveriş olarak görmekten uzaklaşmamımızı öneriyor. (Örneğin, “Rica ederim yerine”, “Birlikte çalışmak harikaydı” ya da “Arkadaşlar bugünler içindir” gibi ifadeler kullanabilirsiniz.)

 

Susan David: The Gift and Power of Emotional Courage (Duygusal Cesaret Kabiliyeti ve Gücü)

Psikolog Susan David duygularımızla baş etme yöntemimizin ‘sevme, ebeveynlik, liderlik ve genel olarak yaşama biçimimizi her açıdan etkilediğini’ söylüyor. Günümüz toplumunda duygulara karşı siyah ve beyaz şeklindeki bakış açısının kalıcılaştığını ve bu bakış açısının katı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Karmaşıklığın karşısında katılık zehirleyicidir.” Ayrıca David’in duyguları bastırma üzerine yaptığı araştırmaya göre bastırılan ya da görmezden gelinen duygular güçleniyor, yani bu katı bakış açısı hem verimsiz hem de sürdürebilir değil. David tarafından yürütülen bir başka araştırmada, insanların üçte birinin kendilerini ‘kötü’ duygulara sahip oldukları için yargıladıkları veya aktif olarak bu duyguları bir kenara itmeye çalıştıkları görülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre depresyon, dünya çapında, kanser kalp hastalıklarının önüne geçerek engelliliğin başlıca sebebi haline gelmiştir.

Hayattaki tek kesinlik belirsizlik olduğundan, David dirençli olmanın anahtarının duygusal çeviklik olduğunu söylüyor. David konuşmasında seyircileri, duygularının sebeplerini belirlemek için duyguları doğru bir şekilde tanımlamaya çağırıyor ve bu duyguları ele almanın ilk somut adımı olarak bunu gösteriyor. Bir başka anahtar noktaya değinirken: “Duygular veridir, yönlendirici değillerdir” diyor. Duyguların farkına varmak ne anlama geldiklerini bulmaya çalışmak önemlidir, ama bu sizi kontrol etmelerine izin vermeniz gerekmiyor. Güçlü duygular hissettiğinizde kendinize bunun ne anlama geldiğini, size ne anlattığını sorun ve bu cevabı kullanarak ilerleyin.

 

İlginizi çekebilir

Tüm Girişimcilerin İzlemesi Gereken 6 TED Konuşması
Sizi Daha İyi Bir Girişimci Yapacak 5 TED Konuşması
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.