Annelerin Sıkça Söylediği Sözlerin İş Hayatındaki Önemi

İş dünyası zamanla değişse de annenizin söylediği sözler ilginç bir şekilde iş hayatında da geçerliliği olan sözlerdir.

Her iddiasına varım ki bu yazıyı okuyan insanlar annelerine en az bir kere “Sen benim patronum değilsin!” demiştir. Zamanında ben de anneme böyle dedim ve kendi çocuklarım da aynı şeyi diyorlar.

Ancak annelerin klişeleşmiş birçok sözünde aslında risk yönetimiyle ilgili harika ipuçları vardır. Anneler, girişimcilere nazaran tehlikelere karşı daha duyarlıdır. Yolunuzun acil servise düşmemesi için sürekli alarmdadırlar. Startup kültürünün gerçekleri ise bundan farklıdır. İşte bu nedenle annelerin sözünü dinlemek riskli durumlara düşme ihtimalini azaltır. Üstelik anneler bu danışmanlık hizmetleri için astronomik fiyatlar da çekmezler.

İşte şimdi işinizin raydan çıkmaması için dikkat etmeniz gereken anne sözlerini sizlerle paylaşıyoruz:

 

1. “Arkadaşın camdan atladı diye sen de mi atlayacaksın?”

Çalışanı olmayan girişimciler kendilerine çevre bulmak ister. Birlikte çalışmak şahane yeniliklere neden olabilir, ancak bazen de geçici heveslere kapılmanıza yol açabilir.

Örneğin bir arkadaş grubundaki herkes e-mail yönetim yazılımı satın aldığında sizin de çoğunluğa uymanız daha kolay olur. Ancak kalabalığın yaptığı şeyleri yapmak, bir girişimcinin kendi işi için en iyi olan şeyi yapmasına engel olabilir.

Daha felsefi olarak söylersek girişimci olmak zordur: Bazen bizim için zor kararları başkalarının vermesini isteriz. Ancak diğer bir anne sözünde olduğu gibi: Doğru olan şey her zaman popüler olmayabilir. Popüler olan şey de her zaman doğru olmayabilir.
Bu iş dünyası ve hayat için de geçerlidir.

 

2. “Kapat artık şu ışığı da uyu.”

Bir iş yönetmek olağanüstü bir enerji , adanmışlık ve odaklanma gerektirir.

Tıpkı annelik gibi.

Girişimcilik kültürü çok çalışmayı emreder ve uykuyu zayıflık olarak görür. Gerçek şu ki yeterince uyku alamamak kişiyi hem karamsar ve yorgun yapar, ayrıca problem çözme yetisine ve yaratıcılığa da olumsuz etki eder. Bunlar da sonuca direkt etki eden şeylerdir.

Bir saat daha çalışabilecekken bilgisayarı kapatmak zor olabilir; ancak uzun vadeli başarı, her zaman en üst düzeyde performans göstermenizi gerektirir. Yani uykunuzu tam almalısınız.

 

3. “Tabağındakileri bitir.”

İyi beslenme, sağlığınız ve performansınız için en az uyku kadar önemlidir. Bunu hepimiz biliriz, ancak…

Bunu hatırlatan birinin varlığından gocunmamak gerekir.

 

4. “Dilimde tüy bitti…”

Anneler; çocuklarının odalarını temizlemeleri, havluyu kullandıktan sonra yerine asmaları, yemek yemeden önce ellerini yıkamaları konusunda elli kere uyarılmaları gerektiğini bilir.

Anneler için bitmek bilmez bir hayal kırıklığıdır bu. Ve hepimiz annemizin o meşhur ses tonunu duyduğumuzda derhal odamızı toplamaya başlarız. Bu iş sahipleri için de geçerlidir. Müşteri ve çalışanlarla iletişim kurarken mesajınızın karşı tarafa ilk seferde iletildiğini sanmak doğru değildir. Aslında yüzüncü sefer de bile emin olmamak gerekir.

Bu nedenle gelecek planlarına sadık kalarak bir marka mesajı geliştirmek ve kurulan her iletişim için zaman ayırmak son derece önemlidir. Hangi muhatabınızın müşteriniz olacağını bilemezsiniz.

 

5. “Üstüne sıkı bir şeyler giy. Dışarısı soğuk.”

Çocukken okul servisinde karizmatik görünmek için mont giymeyi reddettiğinizde nasıl bir hafta hasta yattığınızı hatırlıyorsunuzdur. Çizgi film izlemeye bile mecaliniz yoktu. Bu aslında tedbirli olmanın en etkili ilaç olduğunu öğrendiğiniz bir dersti.

Bugün belki daha kaliteli veri şifreleme ya da muhasebe işleri için daha çok para ödemek istemiyorsunuz; ancak bunlar her iş sahibinin ihtiyacı olan hizmetlerdir. Onlara ödeme yaptığınızda başka bir yerde kesinti yapabilirsiniz. Ancak bu hizmetleri almadığınızda çok daha büyük maliyetlere katlanmak zorunda kalabilirsiniz. Mesela vergi müfettişinin teftişe gelmesi gibi.

Yani özetle 10 gram tedbir, 100 gram ilaçtan daha kuvvetlidir.

 

6. “Sana güveniyorum, diğer sürücülere güvenemiyorum.”

Araba sürmeyi öğrenirken bu sözü işitmişsinizdir. Anneniz sizin şoförlüğünüze güvendiği konusunda yeminler eder; ancak sizin iyi sürüyor olmanızın kazaya karışmayacağınız anlamına gelmediğini dolaylı olarak ifade eder.

Aklı başında bir iş sahibi bu gerçeği görür. Yani siz işinizde ne kadar itinalı olursanız olun, birileri muhakkak size karşı cephe alır. Davalar, mahkemeler…

Size karşı dava açılma olasılığını minimize etmenin birçok yolu vardır, ancak bu konuda yine de %100 başarılı olamazsınız. Günün sonunda hangi sebeple olursa olsun, hakkınızda açılmış bir dava ile karşılaşabilirsiniz. İşyeri sahibi olarak bu “kötü sürücülere” karşı mali sorumluluk sigortası yaptırarak olası bir davadaki tüm maliyetlerden kurtulabilir ve gelirinizi koruyabilirsiniz.

 

7. “Çünkü ben öyle dedim.”

Küçük iş sahibi birçok kişi lider ya da CEO rolünü üstlenmekte zorluk yaşar. Bu durum çalışanlardan biri arkadaş ise daha da belirginleşir. Ancak uzun vadede başarılı olmak için girişimciler liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Yani çalışanlarını kontrol etmek, vasat işlerin yeniden yapılmasını sağlamak, hatta sırf karar almak için karar almak bu vasıflar arasında sayılabilir.

Anneler doğaları gereği her zaman direksiyonun başındadır. Onlardan çok şey öğrenebiliriz.

Çoğumuz zamanında bunu fark edemedik, ancak annelerimiz iş hayatında risk yönetimiyle ilgili olabilecek birçok önemli tavsiyede ve yönlendirmede bulunmuşlardır. “Bir gün bana teşekkür edeceksin.” dediklerinde burun kıvırmış olabiliriz, ancak manzarayı şimdi daha net şekilde görebiliyoruz.

Annelerimize bu dahil her şey için teşekkür edelim.

 

İlginizi çekebilir

Annelik hizmeti veren girişimci saatte 40 dolar kazanıyor!
10 bekar girişimci anneden yeni girişimcilere tavsiyeler
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.