Bill Gates’in Muhteşem Hayatı

bill gates hayatı

Microsoft’un kurusucu olan Bill Gates neredeyse 100 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanları arasında bulunuyor.

Gates 1980’lerde Paul Allenle beraber başlattıkları bilgisayar devriminden beri kalabalıklar tarafından tanınan bir figür oldu. Dünyanın en zengin adamı olsam ne alırdım dediğiniz şeyler var ya.. Gates bunların hepsine sahip! Yatlar, katlar, jetler… evet evet, hepsi! Gates’in oyuncakları arasında özel bir jetten tutun da küçük bir şehir büyüklüğünde bir ev bile var… Gates bu eve Xanadu 2.0 adını takmış.

Buna rağmen gözden kaçırılmaması gereken bir diğer  nokta Gates’in mal varlığı arttıkça daha fazla hayır işi yaptığı gerçeği. Bill Gates’in kendisi ve eşi adına kurduğu bir yardım vakfı bile var: Bill ve Melinda Gates Vakfı. İkili, bu vakıf aracılığıyla milyarlarca doları toplum için çalışan ve dünyayı daha iyi bir yer yapmayı amaçlayan projelere bağışladılar.

 

Bill Gates 28 ekim 1955’de Seattle’da doğdu. Ebeveynleri avukat ve ilkokul öğretmeni olan Gates çocukken biraz aksi olsa da zekasıyla dikkatleri üzerine çekiyordu. Yaşı biraz daha büyüdüğündeyse bilgiye açlığı daha da baskın hale gelmişti: genç Gates Dünya ansiklopedisi serisini baştan sona okuyacak kadar meraklıydı.

 

Anne ve babası Gates’i Seattle’daki en bilinen özel okullardan birine yazdırdılar. Gates gelecekte kendisiyle beraber Microsoft’u kuracak arkadaşı Paul Allen’la orada tanışmıştı. Bugünlerde Gates sıklıkla kendisini bilgisayarlara ve bilişim sektörüne çeken birçok şeyi ta o zamanlarda, o okulda kazandığı yeteneklere borçlu olduğunu söylüyor. “Bu okulda kazandığımız deneyim ve öngörü sayesinde Paul Allen’la beraber bizden başka kimseye mantıklı gelmeyen bir fikire varımızı yoğumuzu yatıracak gücü bulduk, bu özgüveni kazanmamızda bize okulumuz çok yardımcı oldu” diyor Gates. “Çevremizdekilere, ailemize, arkadaşlarımıza sıklıkla “Bu bilgisayar çipleri o kadar güçlü olacak ki yakında bilgisayarlar ve yazılımlar herkesin evinde, herkesin masasında olacak” diyorduk ama bize inanmıyorlardı, bakın şimdi ne oldu?” demişti Gates 2005’te yaptığı bir konuşmada.

 

1973’de Lakeside’dan mezun olan Gates’in sıradaki hedefi Harvard’dı. Her ne kadar Harvard’a başlarken hukuk okumayı düşünüyor olsa da daha ilk yıllarında bu planından vazgeçen Gates kendisini Üniversite’nin üst düzey matematik derslerini alırken ve bilgisayarlar üzerine uzmanlaşırken buldu.

 

Harvard aynı zamanda Gates’in Steve Ballmer’la tanışmasını da sağlamıştı: bir ekonomi dersinin sıralarında başlayan arkadaşlıkları bir gün Steve Ballmer’ın Microsoft çalışanı olmasını, hatta şirketin CEO’su haline gelmesini sağlayacaktı. İkili her ne kadar üniversitede aynı yurtta, birbirlerinden bir koridor uzakta yaşasalar da ekonomi dersine kadar hiç konuşmamışlardı. Okul sıralarında başlayan arkadaşlıkları bugün de eskisi kadar güçlü.

 

İki yıl sonra Gates Paul Allen’la beraber Microsoft’u kurmak üzere okulu bıraktılar. Her ne kadar Gates hiçbir zaman üniversite diplomasını almamış olsa da, 2007 yılında Harvard Üniversitesi Gates’e fahri doktora ünvanı vererek ödüllendirdi. Gates, davet edildiği bir mezuniyet töreninde bu durum hakkında şunları söylemişti: “Ben aslında kötü bir örneğim: bu yüzden beni mezuniyetinizde konuşmam için davet ettiler… Eğer açılış dersinizi ben veriyor olsaydım muhtemelen büyük bir çoğunluğunuz bugün burada olmazdı.”

 

Henüz Harvard’da öğrenciyken Gates dünyanın ilk kişisel bilgisayarı için yazılımlar geliştirmeye başlamıştı bile. 1977’de Gates ve Allen New Mexico’ya taşındılar. Burada MITS Altair adını verdikleri kişisel bilgisayarı geliştirmeye odaklandılar ve genç yazılım şirketlerini kurdular. Bu resimde Microsoft’un ilk nesil çalışanlarını (evet, gerçekten de 11 kişi!) görebilirsiniz.

 

1979’da Gates ve Allen yeni şirketleri Microsoft’un merkezini memleketleri Seattle’a taşıdılar, ilk şubelerini Bellevue’de açtılar. Sonrasındaysa Redmond şubesi geldi.

 

Microsoft 1985’te şirketin bugünlere gelmesini sağlayan hit ürünü Windows’u piyasaya sürdü. 1986’da ise hisselerini halka açtı. 1987 yılına girdiğimizde, daha sadece 31 yaşında olan Gates bir milyarder olmuştu.

 

1995’te Gates dünyanın en zengin adamı haline geldi. O günlerdeki servetinin 13 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. O günlerden beri de dünyanın en zengin insanları listesinin ilk üçünde yer alıyor.

 

1998’de Microsoft küçük bir pürüzle karşılaştı. Birileri şirketi rekabet yasasına aykırı davranışları sebebiyle ve tekel olmak suçlamasıyla mahkemeye verdi. Sonrasında Microsoft bu suçlamalardan aklanarak çıkmayı başardı.

 

Gates müstakbel eşi Melinda’yla 1987’de düzenlenen bir basın gecesinde karşılaştı. Melinda da bir Microsoft çalışanıydı ve yakın zamanda kendi departmanının yöneticiliğine atanmıştı. 1994’de evlenen ikili, hala beraberler. Melinda birkaç sene daha şirkette kaldıktan sonra topluma yararlı olabilmek adına işinden ayrıldı ve kendini hayır işleri yapmaya adadı.

 

Bugünlerde Bill, Melinda ve çiftin üç çocukları, Washington’da yer alan büyük ve son teknoloji araçlarla donatılmış bir evde yaşıyor. Ailenin evi adeta gelecekten gelen bir yansıma gibi. Havuzun içinde yer alan bir su altı ses sisteminden tutun da yazılımlarla birbirine bağlantılı paneller sayesinde evdeki müzik, sıcaklık ve ışıklandırmayı algılayıp kişiselleştirebilen bir işletim sistemi bile var. Büyük bir ev darken de aslında haksızlık ediyoruz: 24 banyosu olan malikanenin 23 araçlık bir garajı da var. Bu evin yaklaşık değerinin 121 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Mutlaka okuyun: Bill Gates’in 125 Milyon Dolarlık Malikanesini Gezmeye Ne Dersiniz?

 

Malikanesinin onlarca odasından bir tanesi de duvardan duvara kitaplarla dolu olan kocaman bir kütüphane. Gates kendini tam bir kitap kurdu olarak tanımlıyor. Sürekli yeni kitaplar satın alıyor, hatta kendisi için kütüphanesinin içeriğini yöneten ve takip eden çalışanları bile var. Bu kitaplar arasında tarihi eserler de yok değil tabii. Raflardan birisinde Leonardo da Vinci’nin el yazmalarından Codex Leicester yer alıyor, kitabın yazım tarihiyse 15. Yüzyıl. Gates, bu eseri 1994’te bir açık arttırmadan 30.8 milyon dolara aldığını söylüyor.

 

Gates’in hobileri burada bitmiyor tabii. Ünlü milyarderin geniş bir sanat koleksiyonu da var. 1998’de Amerikan sanat sektöründe bir rekor kırarak Winslow Homer’ın bir eserine 36 milyon dolar ödediği biliniyor. Aynı zamanda diğer ünlü Amerikan sanatçılardan Andrew Wyeth’in ve William merritt Chase’in eserleri de bu geniş koleksiyonda yer alıyor.

 

Geçtiğimiz yıllarda Gates 8.7 milyon dolara Wellington Florida’da bulunan akdeniz stili tasarlanmış bir ev daha satın aldı. Gates ailesi bu evi önceden bir dönem kiralamıştı aslında; kızları Jennifer’ın binicilik yarışları için Florida’ya kaldıkları dönemde kullandıkları evi çok beğenen aile hep gelebilmek adına bu evi de satın almaktan geri durmadılar. Ev at binicileri için tasarlanmış gibi duruyordu: Ahırı, çalışma alanları gibi binicilerin hayatını kolaylaştıracak bir çok tesise sahipti.

 

Gates’in bir diğer hobisi ise oğluyla eğitici gezilere çıkmak. Bu geziler kimi zaman madenler, elektrik santralleri, veya fabrikalar gibi aklınıza gelebilecek her yerde olabiliyor. İkilinin turladığı en ilginç yerler arasında İsviçre’nin Cenova şehrinde yer alan Büyük Hadron çarpıştırıcısı da var. Gates, konuyla alakalı olarak yapılan bir röportajda şöyle diyor: “Ne diyebilirim ki? Benimle öğrenmeyi çok seviyor.”

 

Gates’in aynı zamanda Apussuit Macera Kampında zaman geçirdiği de biliniyor. Kamp aslında Grönland’da, yerleşimden uzak bir bölgede yer alan bir kayak merkezi. Resortun bir taşıma sistemi olmadığı gibi, merkezde de çok az insan bulunuyor.

 

Her milyarder gibi, Gates’in de hızlı spor arabalara karşı bir ilgisi var tabii. Gates’in geçmiş yıllarda bir Porsche 930 Turbo, bir Mercedes, bir Jaguar XJ6, bir Carrera Cabriolet 964 ve bir Ferrari 348 sahibi olduğu biliniyor. Ünlü milyarder bu ilgisine genç yaşlarından beri sahip. Microsoft’un daha ilk yıllarında, 1979’da bir Porsche 911 alıp çölde hız yaptığı biliniyor.

 

Hatta 1977 yıllında Bill Gates’in aşırı hız sebebiyle hapise girdiği ve kefaretinin Paul Allen tarafından ödenerek kurtarıldığı biliniyor. Ünlü Porsche 911, 2012’de bir açık artırmayla 80,000 dolara satıldı.

 

Gates 90’ların sonunda Porsche 959’u satın altığında yeni oyuncağının gümrükten geçmesinde sorun çıkmıştı. Bunun sebebiyse aracın henüz Amerikan standartlarınca onaylanmamış olmasıydı. Gates ve kimi diğer varlıklı Porsche sahipleri birleşmiş ve Clinton yönetimine savaş açarak kendilerini adına bir yasa çıkarılmasını bile sağlamıştı! Bu yasa sayesinde belirli bazı ithal araçların Amerikan standartlarına uyması gerekliliği kaldırıldı, çünkü araçlar bir binek aracı değildi: tarihi ve teknolojik önem teşkil ediyorlardı!

 

Gates’in bir diğer favori hobisiyse tenis oynamak. Aşağıdaki fotoğrafta Gates’i Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’la görüyorsunuz, fotoğraf 2001’deki hayır kuruluşları tarafından düzenlenen bir maçta çekilmişti.

 

Gates’in yakın arkadaşları arasında efsanevi yatırımcı Warren Buffet da yer alıyor. Gates 1990’ların başında Melinda’ya evlenme teklif etmeye karar verdiğinde yüzük alışverişine Buffet’la beraber çıkmışlardı. İkili beraber sayısız seyahete çıktığı gibi briç ve tenis turnuvalarında da karşı karşıya gelmişlerdi. Bill Gates ve Warren Buffet’ın samimi ilişkisi iş hayatlarına da yansıyor elbette. Gates’in Buffett’ın yatırım firması Berkshire Hathaway’in yönetim kurulunda koltuğu var. Buffett’sa yakın dostunun yardım kuruluşu Bill & Melinda Gates vakfına milyarlarca dolar bağışladı. Bu fotoğrafta Gates ve Buffett ikilisini ünlü rapçi Ludacrisle beraber bir basketbol maçında görebilirsiniz.

 

Gates Microsoft’un CEO koltuğunu 2000’de devrederek yönetim kurulu başkanlığına yöneldi, bu hamle haliyle ünlü milyarderin şirket üzerindeki yetkilerini kısıtlandırdı . Bugünlerde Gates şirketin şuanki CEO’su Satya Nadella’ya teknolojik danışmanlık yapıyor. Eğer zamanını Microsoft’la alakalı bir şeyler yaparak geçirmiyorsa eşi Melinda ile beraber seyahat ederek vakıfları aracılığıyla hayır işi yaparak günlerini geçiriyor.

 

Bill & Melinda Gates Vakfı birçok projeye destek vererek dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyor. Projeler arasında dünyanın ulaşılması en güç bölgelerindeki hastalıklarda savaşmaktan tutun da açlıkla savaşan kitleler için daha zengin kaynaklar yaratmak gibi birçok farklı konu yer alıyor.

 

Yaptığı hayır işleri sebebiyle Bill Gates bir gün Afrika’da ertesi gün Asya’da olabiliyor. Bunca çok seyahat yapmak kolay olmuyor tabii. Gates, 1997 yılında özel jetini satın almak için 21 milyon dolar ödedi. Hayır işleri için dünyanın öbür ucuna seyahat etmeleri gerektiğinde bu alışverişi yaptıkları günü minnetle anıyorlardır eminim. Gates kendisiyle yapılan bir röportajda: “Bir uçağınız olması oldukça hoş bir duygu” diyor. “Gidemeyeceğim birçok yere bu sayede gidebiliyorum, bu da vakfımızın aktif olduğu alanı istediğimiz kadar genişletebilmemizi sağlıyor.”

 

2010 yılında Bill ve Melinda Warren Buffett’ın da desteğini alarak bir kampanya başlattı. Kampanyanın amacı yakın ilişkiler halinde oldukları diğer milyarderlerin de varlıklarının en az yarısını hayır işlerine bağışlamamasını sağlamaktı. Kampanyaya katılanlar arasında Paul Allen, Larry Ellison, Steve Case ve hepimizin tanıdığı Mark Zuckerberg yer alıyor.

 

Gates’in gündelik takvimi sadece Microsoft ve hayır işleriyle sınırlı da değil. Ünlü milyarder Hampton Creed gibi girişimlerde de yatırımcı olarak yer alıyor. HIV ve AIDS’in yayılmasını önleyen kondomlar üretmeyi amaçlayan çeşitli projelere de yatırım yapan Gates, servetini elinden geldiğince yarınları inşa etmek için harcıyor.

 

 

İlginizi çekebilir

Bill Gates Hakkında Bilinmeyen 10 Çılgın Hikaye
Bill Gates’in Bir Günü Nasıl Geçiyor?

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.