titisi

Borsa Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Temel Şey

Borsaya yatırım yapmak istiyor ancak borsa hakkında aklınızda bazı soru işaretleri varsa doğru yerdesiniz. Bu yazımız sayesinde borsanın nasıl çalıştığını, piyasaların neye nasıl tepki verdiğini öğrenebileceksiniz. Ayrıca her yatırımcının bilmesi gereken beş temel unsuru da tartışacağız. Haydi o zaman gelin, borsa neymiş ne değilmiş hep beraber görelim.

 

Borsa nedir?

Borsa, halka açık şirketlerin hisselerinin alınıp satıldığı karmaşık bir sistemdir. Bazıları mübalağa ederek borsanın zifiri karanlık bir çukur olduğunu, insanların da kumar oynayarak kimi zaman bu çukura düştüğünü, kimi zaman da ayakta kaldığını söyler. Aslına bakarsanız borsanın kumarla yakından uzaktan alakası yoktur. Peki ya neden? Farz edelim ki zar altı gelecek deyip ortaya 100 lira koydunuz. Kazanırsanız x lira sizin olur, kaybederseniz 100 liranın tamamı elinizden uçup gider. Borsaya yatırım yaptığınızda ya x miktarda lira kazanır ya da y miktarda lirayı kaybedersiniz, hatta batan bir firmaya yatırım yapmadığınız sürece elinizdeki tüm parayı kaybetme ihtimaliniz yoktur. Aslında borsa, bir grup insanın tecrübe ve bilgilerini kullanarak birbirleriyle mücadele ettiği bir ortamdır desek yanılmayız. Bir sonraki bölümde bundan bahsedeceğiz.

 

Borsa rekabetçi bir ticaret sistemidir

Borsa, birbirinden tamamen zıt fikirlere sahip milyonlarca yatırımcının bir araya geldiği bir yerdir. Yatırımcının biri elindeki hisse senedini satmaya çalışırken başka bir yatırımcı da o hisseyi satın almaya istekli olmalıdır. Farklı şekillerde hareket eden bu yatırımcıların her ikisi de doğru kararı vermiş olamaz, yani biri kazanırken öteki kaybedecektir, dolayısıyla borsa rekabet üzerine kurulu bir sistem diyebiliriz. Bu nedenle yatırım yapmadan önce bilgi toplamanız ve konuya hakim olmanız çok önemli.

 

Hisse fiyatları neye göre artıp azalır?

Hisse fiyatlarını etkileyen birçok unsur vardır. Medya, ünlü yatırımcıların görüşleri, doğal afetler, siyasi ve sosyal istikrarsızlıklar, küresel riskler ve arz-talep bu unsurlardan bazılarıdır. Tüm bunlar ve etrafta dolaşan bilgiler bir araya gelerek boğa piyasası (hisse fiyatlarının yükselişte olması) ve ayı piyasası (fiyatların düşüşte olması) gibi eğilimlere sebep olur. Alıcılar ve satıcılar da mevcut duruma bağlı olarak hareket eder. Satıcı sayısı alıcı sayısından çoksa hisse fiyatları düşmeye meğilliyken tam tersinde hisse fiyatları artar.

 

Borsayı tahmin etmek neden bu kadar zor?

Hisse fiyatlarının birkaç yıldır arttığını farz edelim. Yatırımcılar, böyle bir durumda fiyatlara bir düzenleme geleceğini, dolayısıyla hisse fiyatlarının dibe vuracağını bilirler. Ancak insanların hisselerini elden çıkarma sebebini ya da bunu tam olarak ne zaman yapacaklarını bir türlü anlayamayız. Bu nedenle bazı yatırımcılar ellerinde nakitleriyle kenarda durur, oyuna girmek için fırsat kollarlar. Risk almaya razı olanlar ise hemen atlarlar çünkü hisse fiyatları arttıkça hiçbir şey kazanamama ihtimalinden endişe duyarlar. Tabii bu noktada durup iki soru sormakta fayda var: Kenarda bekleyip fırsat kolluyorsunuz diyelim, peki ne zaman harekete geçmeniz gerektiğini nasıl anlayacaksınız? Eğer yatırımınızı zaten yaptıysanız ne zaman çıkmanız gerektiğini nasıl bileceksiniz? Borsa tahmin edilebilen bir şey olsaydı bu sorulara hemen cevap verebilirdik. Gelin görün ki borsa öyle bir şey değil. Yatırımcıların göz önünde bulundurması gereken üç husus var. Birincisi, hisse fiyatlarının ne zaman makul değere sahip olacağını anlamak. İkincisi, piyasaları allak bullak eden olayları bilmek. Son husus ise insanların karar verme sürecini kavramak. Hadi şimdi bunları kısaca ele alalım.

1- Hisse Değerlemesi:

Bir hissenin gerçek fiyatı, piyasa faaliyetleri tarafından belirlenir. Yatırımcı, alış veya satış kararı verirken genellikle bir hissenin gerçek fiyatı ile makul değerini karşılaştırır. Örneğin 30 liradan işlem gören ve makul değeri 35 lira olan bir hisseyi satın almak mantıklı bir hamle olabilir. Bununla birlikte 30 liradan işlem görmesine rağmen makul değeri 25 lira olan bir hisse aşırı değerlenmiş demektir, dolayısıyla söz konusu hisseyi almamak en doğru harekettir. Peki bir hissenin makul değeri nedir ve nasıl hesaplanır? Keşke bu hesap için standart bir formülü olsaydı ama maalesef tek bir formül yok, bu yüzden bu hesabı yapmak için birçok yöntem kullanabiliriz. Mesela bir şirketin bilanço tablosunda yer alan varlıklarının toplamından değer kaybetme payını ve ödenecek borçları çıkararak bir sonuç elde edebiliriz. Bir başka usul de şirketin gelecekte elde edeceği kazancın günümüzdeki net değeri olarak kabul edilen ‘asli değeri’ bulmaktır. Bu ikisi haricinde daha birçok yöntem olduğunu da söyleyelim. Her yöntem az da olsa farklı bir sonuç verdiği için bir hissenin aşırı değerlenmiş, eksik değerlenmiş ya da makul değere sahip olup olmadığını anlamak bazen hayli güçtür. Hisse aşırı değerlenmiş olsa bile yatırımcılar bir anda ellerindekileri satacak ve fiyatlar düşecek diye bir kaide yok. Aslına bakarsanız hisseler oldukça uzun bir süre aşırı değerini koruyabilir. İşte bu yüzden hareketli ortalamaya göre hissenin durumuna bakarak alım-satım kararları vermek pek doğru olmayabilir.

2- Tetikleyici Olay:

Hangi olayın mevcut eğilimleri değiştireceğini bilmek, bir duvara bakıp arkasını görebilmek gibidir. Ne demek istediğimi az çok anladınız herhalde. Geleceği bilemezsiniz.

3-Karar Alma Süreci

Saydığımız bu üç unsurdan en ilginç olanına geldik. Her birey mantıksal ve duygusal iki parçadan meydana gelir. Durumları mantığımızı kullanarak tahlil edebiliriz ama eylemde bulunmamız gerektiğinde duygularımızın sesini dinleriz. Örneğin araba alırken motor, yakıt tasarrufu, donanım ve ek özellikler gibi her şeyi araştırabiliriz. Fakat karar verme zamanı geldiğinde genellikle aklımız başka sorularla dolar. Mesela “Sürücü koltuğunda nasıl duruyorum acaba?” diye sorarız. “Bu araba benim tipime uygun mu ya?” diye düşünmekten kendimizi alamayız. Yatırım kararları verirken ilgili verileri aklınızda işlemeli ve doğru kararı almalısınız çünkü sizin sattığınız şeyi almaya, almak istediğiniz şeyi de satmaya dünden razı olan birçok yatırımcı zaten fırsat kollamaktadır. Yine de her şeyi bilip hiçbir ön yargıya kapılmadan hareket etmeniz mümkün değil. Tüm bu sebeplerden dolayı bazen yanlış kararlar vermemiz gayet doğal. Duygularını bir kenara bırakıp sürekli analitik düşünen bireyler bile arada yanlış yatırım yaparlar.

 

Hisse almak ve satmak için en doğru zaman nedir?

Yatırımcının vermesi gereken en önemli iki karar ne zaman hisse alacağı ve bunları ne zaman satacağıdır. İnsanlar umudunu kaybedip karamsarlaşmaya başladığında hisse almak en mantıklı harekettir. Herkes gelecekten umutlu olduğunda da hisseleri satmak akıllıca olacaktır. Hisse alırken şunu unutmayın: Fiyat düştükten sonra hisseyi alırsanız sonra yapacağınız satıştan elde edeceğiniz kâr daha fazla olacaktır. Tabii siz yine de ihtiyatlı davranın. X şirketinin hisselerinin değeri %30-40 civarı düşerse “Ne oldu da bu şirketin hisseleri bu kadar düştü?” diye sorun önce. Acaba aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin hisseleri de düştü mü? Eğer öyleyse, değer kaybı büyük müydü? Acaba borsadaki tüm hisseler mi değer kaybetti? Eğer borsanın geneli veya belirli bir sektördeki tüm hisseler iyi durumdaysa X şirketine özgü bir sorun var demektir. Kısacası alım-satım konusunda bazı prensipleriniz olsun ve bu prensiplere sadık kalın. Değer yatırımının babası kabul edilen Benjamin Graham zamanında şöyle demişti: “İnsanlar genellikle borsa yükseldiğinde yatırım yapar. Aslında hisse alacak birinin borsa düşükken yatırım yapması gerekir.” Hatırlayacağınız üzere hisse değerlemesi kısmında da aynı husustan bahsetmiştik.

 

Özet

Borsa, acemi yatırımcıların pek de hazırlıklı olmadıkları karmaşık ve zor bir alandır. Bu yüzden siz siz olun, arkadaşlarınızla kahve içerken ya da öğle yemeği yerken “Abi bir tüyo aldım, kazanmak garanti.” diyenlere inanıp galeyana gelmeyin. Hisse fiyatlarının artma ve düşme sebepleri göründüğünden çok daha karışık olabilir. Piyasa krizlerinden korunmak için bir şirketin hisselerini satın almadan önce “Acaba bu şirket, yatırdığım parayı hak ediyor mu?” diye sorun kendinize. Ayrıca risk almayı seven biri değilseniz hiçbir zaman paranızın büyük bölümünü tek bir şirkete yatırmayın.

Piyasalar ve borsadan iyi anlamak için yıllarca çalışıp tecrübe edinmeniz gerekir, bu yüzden hem güvenebileceğiniz hem de size yol gösterebilecek birini bulmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Evet, böyle birine verilen parayı gereksiz masraf olarak nitelendirebilirsiniz ama ne demişler: “En kestirme yol, en iyi bildiğin yoldur”. Kısacası yalnız başına bilmediğiniz bir yola girerseniz hiç hesapta olmayan şeylerle karşılaşabilir, yatırımınızı doğru yapmadığınız için pişman olabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir

Borsadan Para Kazanmak Mümkün mü?
Borsaya Yatırım Yapmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
İş Kurmak İsteyenlere Özel İş Fikirleri
Yapılacak en karlı işler
Nasıl zengin olunur?
İnternetten para kazanma yolları
Hızlı Para Kazanma Yolları

Tags:

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sayfalarda paylaşabilirsiniz.

Kategoriler

yeni-is-kurmak2girişimcilik2bayilik2ilginc-is2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Yukarı Işınlan ↑

DMCA.com

Gizlilik Politikası