Bosch’un Kurucusu Robert Bosch Kimdir?

Robert August Bosch, 1861-1942 yılları arasında yaşayan Alman mucit, mühendis ve sanayici, aynı zamanda dünyanın önde gelen mühendislik firmalarından biri olan Bosch’un (Robert Bosch GmbH) kurucusu.  İcatlarıyla tüm dünyaya adını duyuran Bosch, yaptığı sosyal devrimlerle ve işçi haklarına gösterdiği özenle geniş kitlelerin takdirini dikkatini çekmeyi başardı.

 

Çocukluk ve Gençlik Yılları

Robert Bosch, 23 Eylül 1861’de Almanya’nın Ulm kentine bağlı bir kasabada, on iki çocuklu bir ailenin on birinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Servatius Bosch, Gasthaus Krone adındaki oteli işletiyordu ve mason tarikatına üyeydi. Bu sebeple bölgesine kıyasla daha yüksek bir sınıfın mensubu olan Bosch ailesi, eğitime çok önem veriyordu. 1869-1876 yılları arasında Ulm’de teknik alan üzerine yoğunlaşan bir ortaokula giden Bosch, ardından hassas mekanikler üzerine çalıştı. Eğitimi tamamladıktan sonra 13 numaralı Württemberg Öncü Birliği’nde bir yıl süreyle gönüllü askerlik yaptı. Bir yılın ardından üslerinin tavsiyesine rağmen bu alanda ilerlemeyip mesleğine geri dönmeye karar verdi. Bu kararı takip eden yedi yıllık süreçte, İngiltere’de Siemens kardeşler ve Amerika’da Thomas Edison’un yanında çalışma şansı yakaladı.

 

Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi

Farklı ülkelerde çok sayıda şirkette çalıştıktan sonra ülkesine dönen Bosch, 1886 yılında Stuttgart’ta “Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi”ni kurarak çalışmalarına başladı. 1887 yılında, dünyanın en büyük motor üreticilerinden biri olan Deutz’un patentini aldığı manyetik ateşleme sistemi üzerinde önemli iyileştirmeler yaparak ilk maddi başarısını elde etti. Bosch’un tasarladığı sistem sadece sabit gaz motorlarına giden yakıtı ateşlemekte kullanılabiliyordu. 1897’de Bosch firmasında çalışan Arnold Zähringer, bu sistemi yüksek torkta çalışan araba motorlarına adapte etmeyi başardı ve o dönem bir sürü sorunla boğuşan genç otomotiv sektörüne rahat bir nefes aldırdı. 1902 yılına geldiğimizde bir başka başarılı Bosch mühendisi olan Gottlob Honold, yaptığı çalışmalarla manyetik ateşleme sisteminin bir parçası olarak yüksek gerilim altında çalışan bujiyi icat etti. Bu icat içten yanmalı motorlar için önemli bir dönüm noktası oldu.

 

Motorlu Taşıtlardan Elektroniğe Geçiş

Geçen yıllarda Bosch şirketi pazarını genişletmeye devam etti ve 1913 yılında her kıtada faaliyet göstermeyi başardılar.1917 yılında kurumsallaşma yolunda önemli adımlar atan Bosch, yaptığı askeri anlaşmalar sayesinde büyümesini hızlandırdı. Birinci Dünya Savaşı’nın başında hemen hemen tüm askeri araçlar Bosch üretimi bujilerle donatılmıştı. Tabi sonraları zor durumda olan Alman halkına on milyonlarca mark bağışlayan Bosch, hem vatanperverliğini göstermiş hem de askeri anlaşmalardan doğan gönül borcunu ödemişti. Savaştan sonra Bosch, motor ve otomotiv sektörüne yeni katkılar sağlamaya devam etti. Arabalar için marş motoru, radyo, korna, iç aydınlatma gibi sistemleri tasarlayan şirketin bu dönemdeki en büyük katkısı, 1927 yılında bujinin içten yanmalı motorlarda yaptığı işi dizel motorlarda yapan enjektörleri tasarlayıp, hizmete sunmak oldu. Büyük Buhran’ın etkilerini gösterdiği 1920’lerde Robert Bosch, krizi ağır geçiren şirketi için bir yenilenme ve farklı alanlara atılma süreci başlattı. Birkaç yıl içerisinde şirket kendisini otomobil parça geliştiricisi ve sağlayıcısından, dünyaca ünlü bir elektrik mühendisliği firmasına dönüştürmeyi başardı.

 

Kızıl Bosch

“Çok param olduğu için iyi maaş veriyor değilim; aksine iyi maaş verdiğim için çok para kazanıyorum”

                                                                                                                        Robert Bosch

İş hayatındaki başarılarının yanı sıra Almanya’yı sekiz saat vardiya, adil maaş ve işçiler için sosyal yardım kavramlarıyla tanıştıran ilk sanayici olarak da ün salan Robert Bosch, yaptığı çalışan dostu reformlar sebebiyle belirli bir kesim tarafından “Kızıl Bosch” lakabıyla anılmaya başlandı. Almanya’ya yaptığı bağışların yanı sıra bir de hastane açan Robert Bosch, liberal iş adamı kimliğiyle birçok ekonomik komiteye katıldı ve zamanının büyük bir kısmını Almanya ve Fransa arasındaki arabuluculuk çalışmalarına ayırdı. Bu iki ülke arasındaki bir ateşkesin tüm Avrupa’ya barış getireceğini ümit etse de beklediği gibi olmadı. Robert Bosch’un arabuluculuk çalışmaları Nazi Hükümetinin kurulmasıyla son buldu. Daha sonraları Bosch şirketi, bu hükümetin baskılarıyla savaş sırasında sunulan silahlanma sözleşmelerini ve zorunlu işçi istihdamını kabul etti.

 

Ölümü ve Ardında Bıraktıkları

Hayatı boyunca iki evlilik yapan ve bu evliliklerden dört çocuğu olan Robert Bosch, yaşadığı bir kulak enfeksiyonundan dolayı 1942’de Stuttgart’ta hayata gözlerini yumdu. Bugün adını taşıyan şirketler grubu 300.000’den fazla çalışanıyla kurucusunun ideallerine sadık kalarak çalışmaya devam ediyor. Silah geliştirme alanında bir daha çalışmayan Bosch şirketi, din, milliyet, ırk ayrımı yapmaksızın çalışanlar için yüksek standartlar sağlamaya devam ediyor.

 

İlginizi çekebilir

Mutlaka Okumanız Gereken Başarı Hikayeleri
Kişisel Gelişim Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.