Çalışma Masası ve Ortamını Düzenleyerek Üretkenliğinizi Artırın!

Günümüz çalışanlarını çok daha üretken kılacak sayısız podcast’ler, sabah rutinleri, hobiler ve hatta bu amaca hizmet edecek bir dizi erteleme teknikleri mevcuttur.

Ancak, zaman yönetimi ve verimlilik taktikleri düşünüldüğünde olmazsa olmaz bir madde daha var: Çalışma masanızı ve çalışma alanınızı en üst düzey verimlilik için optimize etmek.

Çalışma masanız ve çalışma alanınız üretkenliğinizi artırabilir.

Ofis ortamında doğal aydınlatma kaynağı kullanımını-güneş ışığı- artırır, mavi masa vurgularını kullanır ve düzenli olarak hareket ettiğinizden emin olursanız hem verimliliğinizi artacak hem de işiniz için çok daha fazlasını yapabileceksiniz.

Bundan olacak ki iç mimarların çoğu güzel ve üretken bir ortam yaratmanın önemini vurgulamaktadırlar.

Bizler de yazımızda Michigan, Colorado, Washington, D.C. ve New York’tan ofis tasarımcılarının çalışma alanınızı verimli bir iş gününe uyarlama konusunda vermiş oldukları ipuçlarını paylaşacağız.

 

1-Bitkilerden yararlanın.

Bir bitki sizi çok daha üretken hale getirebilir.

Nasıl mı?

Ofis tasarımında bitkilerden yararlanmak masanızı güzelleştirmenin ve ofisinizin hava kalitesini artırmanın en pratik yollarından biridir..Araştırmalar, bitkilerle donatılmış ofislerde çalışanların verimlilik oranlarının bitkisiz ortamda çalışanlara kıyasla % 15 daha fazla olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle siz de masanızın üzerine yerleştireceğiniz, ne denli az güneş ışığı alırsa alsın yaşamaya devam edecek bir bitki türü seçmelisiniz.

Sulu meyveler daha az bakım ister ve yaygın olarak temin edilebilirler, ancak güneşe çok daha fazla ihtiyaç duyarlar. Düşük bir ışık seviyesinde dahi kolaylıkla yetişecek diğer bitki seçenekleri arasında ise yılan bitkisi, sarmaşık ve zambak vardır.

Bitkilerden iyi anlayan biri değilseniz, internet üzerinden iç mekan bitkilerinin bakımı için hazırlanmış yazıları inceleyebilirsiniz.

 

2-Güneş alan bir noktada çalışmayı deneyin.

Güneş ışığı sadece bitkiler için iyi değildir, biz insanlara da iyi gelir. Araştırmalar ofis pencereleri iç açıcı bir manzaraya bakan çalışanların, görüş açısının çok daha kötü olduğu bir ofis ortamında çalışmak durumunda olanlara kıyasla daha iyi performans gösterdiklerini ve meslektaşlarına göre çok daha üretken olduklarını ortaya koymuştur.

Aydınlatma, doğal da olsa yapay da olsa üretkenlik ve çalışan sağlığının önemli bir bileşenidir.

Doğal ışık kaynağının mucizevi gücünden yararlanmak için güneş ışığının sabahın erken saatlerinden öğleden sonraya kadar içinize işleyeceği, güneye bakan bir pencerenin yakınında çalışmalısınız.

 

3-Güneş görmeyen bir çalışma masanız varsa dışarı çıkıp küçük yürüyüşler yapın.

Araştırmalara göre penceresiz ofis ortamlarında çalışanların güneşli bir ofiste çalışanlara göre oldukça düşük bir refah düzeyine sahip oldukları belirtilmiştir.

Bu nedenle her gün birkaç saatinizi güneşin altında geçirmeye çalışın.

Gün ışığına maruz kalmak bedeninizin günlük ritmini korumanız için son derece önemlidir ki bu da kavrama yeteneğinizi, serotonin üretiminizi ve sindirim sisteminizi etkili bir biçimde yönetmenizi sağlar. Gün ışığına maruz kaldığınızda kendinizi tam anlamıyla zinde ve mutlu hissedersiniz.

 

4-Kablo karmaşasını azaltın.

Ayağınıza dolaşan aşırı uzun kabloları değiştirin veya bir kenara kaldırın.

Ofisinizde bilgisayarınız, klavyeniz, fareniz, telefonunuz, kulaklıklarınız, cep telefonu şarj cihazınız ve hatta daha fazlası için kullanacağınız sayısız kablonun olacağı kesindir. Aptalca bir şeymiş gibi gelebilir, ancak masanızdaki bu dağınıklık gerçekten rahatsız edici olabiliyor.

Bu kabloların iş akışınızı sekteye uğratmaması da önemlidir. Peki, bunu nasıl yapacaksınız? Aşırı uzun kabloları sarmaya veya değiştirmeye ne dersiniz?

Ayrıca kablo tutucular, klipsler, bağlayıcı klipsler ve Velcro kayışları(bir çeşit cırt cırt bant) kullanmayı deneyebilirsiniz ya da kablo düzenleyicilerinden yararlanabilirsiniz.

Eğer kurtulamayacağınız kadar çok kabloya sahipseniz, her birinin ne için olduğunu bilmek adına onları etiketleyebilirsiniz.

 

5-Çalışma masanızda belirli bir amacı olan nesnelere yer verin.

Çalışmalarınıza ilham verecek bir nesne bulun ve onu her daim masanızda tutun. Masanıza koyduğunuz bu tarz nesnelerin hangi amaca hizmet ettiğini kendinize hatırlatın.

Bunun için kazandığınız bir ofis içi ödülden, aile resimlerinden veya şirket kültürünüzü hatırlatacak herhangi bir nesneden yararlanabilirsiniz.

Örneğin, not alma, düzenleme ve arşivleme yazılımları üreten Evernote şirketinin CEO’su Chris O’Neill, çifte vatandaşlığını ve uluslar arası şirket kültürünü her daim hatırlamak adına masasında Amerikan ve Kanada bayraklarını tutmaktadır. Aynı masada, bu süreçte ona ilham veren çocuklarının da bir resmi yer alıyor.

Bir başka şirkette de her çalışanın masasında kaç senedir o şirkette bulunduğunu gösteren bir işaret bulunmaktadır.

 

6-Ofis masanızda sağlıklı atıştırmalıklara yer verin.

Atıştırmalıklara sahip bir ofiste çalışıyorsanız, gücünüz tükendiğinde yakıt almak üzere mutfağa gidin. Harekete geçmek için iyi bir bahane, öyle değil mi?

Öğle yemeğinden önce güçlü bir açlık duygusu ile sarsıldığınız oldu mu hiç? Ya da eve gidip akşam yemeğinin tadını çıkarmadan önce açlığınıza yenilip enerji seviyenizi yükseltmek adına hızlıca bir şeyler atıştırmak istediğiniz?

Cevabınız evet ise ofisinizde veya çalışma masanızda karışık kuru yemişler, protein barları veya kurutulmuş meyvelerden oluşan atıştırmalık yiyecek seçenekleri bulundurun.

 

7-Kulaklık takarak etrafınızdaki gürültülerden uzaklaşın.

Kulaklık takmak etrafınıza “beni rahatsız etme” sinyalleri göndermenizi sağlar.

Yan masanızda çalışan arkadaşınız sürekli sohbet ediyor, telefonda konuşuyor veya gürültülü bir başka faaliyette bulunuyorsa gürültü engelleyici kulaklıklar kullanmanız bir hayli önemli olacaktır. Zira tek yönlü konuşmalara kulak misafiri olmanız, iki yönlü bir konuşma duymanızdan çok daha rahatsız edici olabilir.

Anlayacağınız, kulaklık takmanız üretkenliğinizi artırabilir çünkü iş arkadaşlarınız kulaklıklarınızı takıp işe daldığınızı gördüklerinde sohbet etmek için yanınıza uğramayacaklardır.

 

8-Çalışırken müzik veya beyaz gürültü dinlemeyin.

Çalışmaya uğraştığınız anlarda sessizlik altın değerindedir.

Günümüzde kulaklıkla müzik dinlemenin zararları konusunda bizleri uyaran araştırmaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Araştırmacılar tekrarlayan işler üzerinde çalışmadığınız sürece müziğin verimliliğinizi engellediğini söylemektedirler.

Bunun yerine, işe başlamadan 10 ile 15 dakika öncesinde müzik dinlemeyi tercih etmelisiniz ki müziğin tetiklediği ve iyi hissetmenizi sağlayacak olan nörotransmitterlerin(sinir taşıyıcılar) keyfini çıkarabilesiniz.

Çalışırken beyaz gürültü dinlemeniz de tavsiye edilmez. 2010 yılında yapılan bir çalışma, dikkat eksikliği olan öğrencilerin tamamen sessiz bir ortamda olduklarında bellek görevlerini çok daha iyi yerine getirebildiklerini göstermiştir.

Mutlaka okuyun: Çalışırken Dinleyebileceğiniz Üretkenliğinizi Artıracak Müzikler

 

9-Uzun süreler boyunca oturarak çalışmamaya özen gösterin.

Ayakta durmanız için tasarlanmış bir masaya ihtiyacınız yok elbette, ama çalışırken uzun süreler boyunca oturmamaya çalışmanız gerekiyor. Nihai amacınız her daim uzun süreli oturmalardan kaçınmak olmalıdır.

Peki, ama nasıl?

Ofis binası içinde yapacağınız ufak bir yürüyüş dahi bunu sağlamanıza yetecektir.

Üstelik bunun için ayakta çalışmanız için tasarlanmış bir ofis masasına sahip olmak zorunda da değilsiniz. Zaten ayakta çalışmanız için tasarlanan masaların amacı da saatlerce ayakta durmanızı sağlamak değil, sizi dolaşma ve hareket etme konusunda teşvik etmektir.

Araştırmalar, her saat başında yapacağınız beş dakikalık bir yürüyüşün dahi yorgunluk ve açlık hissinizi azaltırken modunuzu yükselttiğini gösteriyor.

 

10-Ofisinizin klima ayarları her daim yüksek ise kalın bir süveter, ısıtıcı, parmaksız bir eldiven veya saydıklarımızın hepsini masanızda bulundurun.

Düşük bir ofis sıcaklığı üretkenliğinizin de donması anlamına gelir.

Cornell Üniversitesi tarafından 2004 yılında yapılan bir çalışma, bir ofisin sıcaklık derecesine 20’den 25’e çıkarmanın, yazım hatalarını % 44 azalttığını ve yazılı belge çıktı sayısının % 150 artırdığını ortaya çıkarmıştır.

Ofisiniz buz gibi mi? Panik yapmayın. İçinizi ısıtabilmenin parmaksız eldivenler kullanmak, kalın kazaklar giymek, atkı, şal veya ısıtıcılar kullanmak ve sıcak bir kahve içmek de dahil olmak üzere tonlarca yolu vardır.

 

11-Bir not defteri edinin veya yapışkan notlar kullanın.

Sırf dijital bir dünyada yaşıyoruz diye yazı yazmanın önemini göz ardı etmeniz gerekmiyor.

Bir çevrim içi emlak veritabanı şirketi olan Zillow’un CEO’su Spencer Rascoff’un çalışma masasında birden çok bilgisayar ekranı mevcut ancak o aynı zamanda not defterleri ve yapışkan notlardan da yararlanıyor.

Not defterlerinden yararlanmanız toplantılardan ve telefon görüşmelerinden önce tüm notlarınızı birleştirmeniz ve kendinize yeni fikirleri çabucak kayıt altına almanız için uygun alanı sağlamanın harika bir yoludur.

 

12-Daha iyi bir duruş için koltuğunuzu ve monitörünüzü ayarlayın.

Dik ve düzgün bir duruş, sizi çok daha üretken hale getirebilir.

Zayıf bir duruşa sahip olmanız ise şok edici bir dizi olumsuz etkiye sahiptir: baş ağrısı; sırt ve boyun ağrısı; solunum problemleri; omuz tutulması ve çene ağrısı.

Sandalyenizi ve bilgisayar monitörünüzü uzun süreler boyunca oturabilmenizi sağlayacak şekilde ayarlayın. Unutmayın, koltuk arkalığınız bel bölümünüzü desteklemelidir.

Bu amaçla yapılan araştırmalar süresince farklı pek çok duruş şekli denenmiş ve en tercih edilen yöntemin sırta bir yastık koymak olduğu tespit edilmiştir.

Yoksa asıl suç şirketinizin külüstür koltuklarında mı? O halde hiç zaman kaybetmeden, gerekirse kendi paranızla daha konforlu koltuklar almaya bakın.

Düşük kaliteli sandalyelerde oturmanız yorgunluğa ve sırt sorunlarına yol açarak üretkenliğinizi düşürür. Yani bugün duruş konforunuzu artırmak adına yapacağınız harcamalar sonraki dönemlerde zamandan tasarruf etmenizi ve üretkenliğinizi artırmanızı sağlayacaktır.

Mutlaka okuyun: Vücut Diliniz Kim Olduğunuzu Belirliyor!

 

13-Gerektiğinde çalışma masanızı terk edin.

Olabilecek en iyi şekilde organize ettiğiniz bir çalışma masanız da olsa kısa bir süre için oradan ayrılmanızın verimliliğiniz üzerindeki etkisi büyüktür.

Örneğin, 2005 yılında kurulan bir ses ve konuşma tanıma şirketi olan SoundHound’un CEO’su Keyvan Mohajer huzurlu bir iş çıkarması veya bir ekip toplantısına ev sahipliği yapması gerektiği zamanlarda ikinci kattaki güneşli ofisine kaçıyor.

Sizler de çalışmalarınızı masanızdan ofis mutfağına, kanepeye ya da toplantı odalarına taşıdığınızda kendinize artık odaklanma zamanınızın geldiği sinyalini vermiş olursunuz. Bu nedenle ilerleme kaydetmekte güçlük çektiğiniz herhangi bir faaliyette bulunmak için mekan değişikliği yöntemini deneyebilirsiniz. Unutmayın, yalnızca bu uğurda harcayacağınız emek dahi başarılı olmanıza yetecektir.

 

14-Kullanmadığınız eşyaları ortadan kaldırın.

Her gün kullanmayacağınız eşyaları bir çekmece içerisinde toplamaya ne dersiniz?

Örneğin Casper’ın kurucusu ve CEO’su Philip Krim son derece temiz bir masaya sahip, ancak masasının hemen karşısındaki raf sisteminde bol miktarda kitap ve fotoğraf bulunduruyor. Siz de çalışma alanınıza topladığınız malzemeleri şöyle bir gözden geçirin. Bir şeyleri dosyalayabilir veya tüm bu karmaşayı bir nebze de olsa düzene sokmayı başarabilirsiniz, verimlilik açısından kayda değer bir fark yaratmış olursunuz.

Masanızın üzerini sadece gerekli malzemelerle doldurmaya özen gösterin – bilgisayar, telefon, not defteri, kalem ve su şişesi yeterli olacaktır. Diğer her şeyi çekmecelerde saklayabilirsiniz.

Kağıt yığınları arasında sıkışıp kaldıysanız, bir dosya dolabı edinmeye bakın. Ya da daha da iyisi, bu belgeleri telefonunuzla tarayın ve PDF formatında dijital ortamda saklayın.

Unutmayın, başka hiçbir şey üretkenliğinizi iş yapacağınız alandaki dosya ve kağıt yığınları ile savaşmak kadar yavaşlatamaz.

 

15-Verimliliği artırmaya yardımcı olmak için mavi, yeşil ve sarı renk vurguları kullanın.

Farklı renkler ruh halinizi farklı şekillerde değiştirebilirler. Örneğin, zihinsel performansınızı arttırmak için mavi ve kırmızı renkler kullanmalısınız.

Bilim adamları mavi gibi serin tonların insanları sakinleştirdiğini de iddia ediyorlar. Mavi renk vurgulu bir masa, gün boyu dengeli hissetmenize yardımcı olabilir.

Ancak, kırmızı renk konusunda aşırıya kaçmamaya dikkat etmelisiniz. Uzmanlar kırmızı rengin kalp atış hızınızı tetikleyebileceğini söylüyor- eğer işiniz fiziksel aktivite ya da kısa aralıklarla çalışma gerektirmiyorsa durum bu.

Mutlaka okuyun: İş Dünyasında Renklerin Anlamları

 

16-Maksimum verimlilik için yalnızca hareketli/eğlenceli alanların varlığına güvenmeyin.

Bazen, basit tutmak en iyisidir.

Armut koltukların, bilardo masalarının veya mini pasta barların varlığının üretkenliği artıracağına inanmak ofis tasarımcılarının sıklıkla yaptığı hatalardandır.

En büyük hatalardan bir diğeri de alan planlaması sırasında sesi ve kokuyu dikkate almamaktır. Ofis içinde dinlenmek ve gevşemek için gidebileceğiniz bir yere sahip olmanız harikadır, ancak görüşme yapan bir çalışanın, masa tenisi oynayan birilerinin ya da coşkulu bir takım yemeğinin tam ortasında iş yapmaya çalışıyorsanız, bu ciddi bir soruna dönüşecektir.

 

17-Yeni şeyler denemeye devam edin.

Günlük rutininizden kurtulun ve bir gün de ofisinizin farklı bir noktasında çalışmayı deneyin. Ya da ayakta durmanız için tasarlanan masa modellerini kullanmaya çalışın.

Çalışma alanınız söz konusu olduğunda yeni şeyler denemeniz önemlidir. Sonuçta,hayatınızın 80.000 saatini iş yerinizde harcayacaksınız – bu süreci daha keyifli hale getirmeniz yararınıza olur, öyle değil mi?

Çoğu insan çalışma alanını değiştirmeyi tercih etmez, ancak ortamınızı test etmeye ve yeni şeyler denemeye devam etmeniz oldukça önemlidir. Unutmayın verimlilik artışı, tekrarlardan değil, değişimden kaynaklanır.

 

İlginizi çekebilir

Başarılı Girişimcilerin Çalışma Masaları
İş Yerinizi Nasıl Eğlenceli ve Yaratıcı Bir Yer Haline Getirebilirsiniz?
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Görüşlerinize İhtiyacımız Var!

=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.