Coco Chanel Kimdir? Hayatı ve Başarı Hikayesi

Tarihe geçmiş takım elbiseleri ve siyah mini elbiseleriyle moda tasarımcısı Coco Chanel her zaman giyilebilecek, bugün hala popüler olan tasarımlar yarattı.

 

Coco Chanel kimdir?

Moda tasarımcısı Coco Chanel 19 Ağustos 1883’te Fransa’nın Saumur bölgesinde dünyaya geldi. Ünlü tasarımcıyı şöhrete kavuşturansa tasarladığı zamansız parçalar, siyah mini elbiseler ve onun kişisel imzası haline gelen takım elbiseler olmuştu. Chanel, bir çocuk esirgeme kurumunda büyümüştü, oradaki bakıcıları küçük kıza nasıl dikiş dikileceğini öğretmişlerdi. 1910 yılında ilk giyim mağazasını açmadan önce genç tasarımcı müzik sektöründe şansını denemiş, birkaç farklı yerde şarkı söyledikten sonra bunun kendi yolu olmadığına karar vererek farklı bir alana yönelmeyi tercih etmişti. 1920’li yıllarda kendi adını verdiği markanın ilk parfümünü çıkaran Coco Chanel, markasını üne kavuşturacak ilk takımı ve siyah mini elbiseyi de o sene satışa sunmuştu. Kadınlar için diktiği her bir parçada onların şık oldukları kadar rahat gözükmesini de önemseyen Chanel, uzun bir hayat yaşadıktan sonra 10 ocak 1971’de hayata gözlerini yumdu.

 

Hayatının ilk yılları

Ünlü moda tasarımcısı Coco Chanel’in asıl adı Gabrielle Bonheur Chanel’di. Küçük kız, 19 Ağustos 1883 yılında Fransa’nın Saumur bölgesinde hayata gözlerini açtı. Öldüğünde milyonlar tarafından tanınıyor olsa da hayatının ilk yılları hiç de öyle parlak ve gösterişli değildi. Annesinin ölümünden sonra zar zor geçinebilen babası küçük kıza bakamayacağını düşünerek onu bir çocuk esirgeme kurumuna bırakmıştı. Burada gönüllü olarak çalışan rahibeler tarafından yetiştirilen Chanel’e nasıl dikiş dikeceğini de bu rahibeler öğretmişti. Bu küçük şanssız kıza dikiş dikmeyi öğreterek onun hayatını değiştirdiklerini nereden bilebilirlerdi ki? Takma adınıysa bambaşka bir şekilde kazanmıştı. Oldukça kısa süren bir şarkıcılık kariyeri olan Chanel, Vichy ve Moulins’de sahneye çıktığı klüplerde Coco takma adını kullanıyordu. Kimileri bu takma adının bir şarkıdan alıntılandığını söyleseler de Chanel kendisi verdiği bir röportajda Coco’nun fransızca kelime cocotte’un kısaltılmış bir versiyonu olduğunu söylemiştir. Cocotte’sa, fransızcada metres anlamına gelmekteydi.

Yazımızın ilk kısmında da belirttiğimiz üzere, imzasını taşıyan takım elbiselerle ve siyah mini elbiseleriyle ünlü olan Coco Chanel’in zamansız tasarımları bugün hala oldukça popüler. Kendisinin stil ikonu olmasına abartısız ama sofistike kombinleri ve bu kombinlerde kullandığı muhteşem aksesuarlar katkıda bulundu. Chanel’in kendisiyle özdeşleşen aksesuarıysa sıralı halde taktığı inci kolyelerdi. Şık giyinmek kadar rahat olmaya da önem veren Chanel, tasarladığı kıyafetlerde konforu önceliği olarak almaya hep özen gösterirdi. Kendisi bir zamanlar: “Lüks dediğiniz şey rahat da olmalı, eğer rahatsızsa o lüks değildir.” demiştir.

 

Moda ve Parfümde öncülük

20’li yaşlardayken Chanel’in hayatına giren Etienne Balsan, genç kadının kaderini değiştirecekti. Balsan, Chanel’e isterse ona yardımcı olabileceğini, beraber Paris’te kadın şapkaları ve kıyafetleri satabileceği bir mağaza açabileceklerini söylemişti. Chanel’se bir süre sonra Balsan’dan çok daha zengin bir beyefendiyle, Arthur “Boy” (takma adı) Capel’le tanışmış, Balsan’ı Capel için terk etmişti. Bu beyefendilerin her ikisi de Chanel’in moda sektörüne girişinde büyük etki sahibi olmuşlardır.

Chanel Paris’te Cambon sokağında ilk mağazasını açtığında 1910 yılındalardı. Kadın şapkaları satarak işe başlayan Chanel kısa sürede yeni mağazalar açmış ve kıyafet üretmeye başlamıştı. Açtığı diğer mağazaları da Paris’in gözde bölgelerinden Deauville ve Biarritz’de açan Chanel, hızla başarı basamaklarını tırmanıyordu. Rüzgarlı bir günde eski bir formadan esinlenerek tasarladığı elbisenin Paris’in moda takipçilerinin dikkatini çekmesi üzerine moda sektöründeki ilk başarısını yakalayan girişimci bununla da sınırlı kalmamıştı. Kendisine elbisesini nereden aldığını soranlara onlar için de bir tane dikebileceğini söylüyordu. Kendisiyle yapılan bir diğer röportajda yazar Paul Morand’a “Benim şöhretimin temelleri aslında bir gün Deauville’de hava soğuk diye üzerime geçirdiğim eski bir formaya dayanır” demişti.

1920’li yıllarda Chanel işleri büyütmeye karar vermiş ve bu yönde adımlar atmıştı. Kendi adını taşıyan ilk parfümünü satışa çıkarmış, Chanel No. 5 raflarda yerini almıştı. Coco Chanel, tasarımcı adını taşıyan ilk parfümünü “daha önce görülmemiş, unutulamayacak, modanın en gözde aksesuarı” olarak tanımlamıştı. Parfümü için söyleyecekleri bununla da sınırlı değildi elbette! Chanel’e göre, parfümü onu sıkan herkesin odaya girişini oradaki herkese fark ettiriyor, ayrıldıklarındaysa arkalarında etkilerini bırakmalarını sağlıyordu. Parfüm aslında Chanel’in solo başarısı sayılmazdı, parfümün arkasında başka bir mağaza sahibi olan Theo Bader ve iş adamları Pierre ve Paul Wertheimer da vardı. Chanel’in Pierre’le arasındaki yakın arkadaşlık bir iş ortaklığına dönüşmüştü. Yaptıkları ilk anlaşmada fabrikalarında parfümü üretmek için parfüm satışlarından yüzde yetmiş pay talep eden Wertheimer’ların talebi kabul edilmiş, Bader’e de yüzde yirmi pay verilerek Chanel’in kendisine yalnızca yüzde on pay bırakılmıştı. İlerleyen yıllarda Chanel no. 5’in büyük bir hit ve güçlü bir gelir kaynağı haline gelmesi üzerine Coco Chanel anlaşmalarının maddelerinin yeniden görüşülmesi talebiyle defalarca mahkemeye başvurmuştu.

 

Takım elbiseler ve siyah mini elbiseler

1925’de Coco markasının bugünlerde efsanevi olan Chanel takım elbisesini satışa sunmuştu: Kolsuz ceketle kombinlenmiş, üste iyice oturan bir etek. O dönemler için bu tasarımlar oldukça devrimseldi; Coco Chanel erkek giyiminden ilham alıyor, aslında erkeklerin giydiği parçaları kadınlar için uyarlayarak dönemin moda kurallarına meydan okuyarak kadınların konforunun da en az güzellikleri kadar önemli olduğuna dikkat çekiyordu. Coco Chanel sayesinde kadınlar rahatça derin nefesler almalarını engelleyen korselere veda etmiş, hareketlerini kısıtlayan jartiyerleri geride bırakmıştı.

1920’lerde marka tarafından satışa sunulan bir diğer efsanevi tasarım Chanel’in mini siyah elbiseleriydi. O dönemlerde siyah sadece hüzün ve matem rengi olarak görülür, günlük hayatta siyah giysilere yer verilmezdi. Chanel bu rengin aslında akşam dışarı çıkarken tercih etmek için ne kadar da uygun olduğunu görerek moda sektörüne nasıl siyah renkten elbiselerin akşam yemekleri için şık bir tercih olabileceğini göstermişti. Chanel’in ünü sadece modayla da sınırlı değildi üstelik! Tasarımcı kimliği onu Parizyen ortamlarda ve artistik toplantılarda da aranan bir yüz haline getirmişti. Rus baletler için kostümler tasarlamış, Jean Cocteau’nun oyunu Orphée’nin kostüm tasarımcılığını yapmıştı. Chanel’e göre Cocteau da, ressam Pablo Picasso da kendisinin yakın arkadaşları arasındaydı. Aşk hayatı da eş derecede renkli olan Chanel’in adı bir dönem boyunca besteci Igor Stravinsky’le anılmıştı.

 

Aşk hayatı ve skandalları

Chanel’in hayatını değiştiren ilişkilerinden bir diğeri 1920’lerde başlamıştı. 1923 yılında Westminster’ın varlıklı düküyle, dükün yatında yapılan bir gezide tanışan Chanel’in on yıllarca sürecek ilişkisi o gün, oracıkta başlamıştı. İlerleyen yıllarda kendisine evlenme teklif eden düke şöyle bir bakan Chanel, hafızalardan silinmeyecek o cevabı vermişti: “Şimdiye kadar birçok Westminster düşesi oldu. Ama Chanel, sadece bir tane!”.

1930’larda yaşanan küresel ekonomik kriz Chanel’in şirketini de kötü etkilemişti elbette, ama asıl problemler ikinci dünya savaşının çıkışıyla baş göstermişti. Ard arda yaşanan problemler sonucunda çalışanlarını işten çıkarmak ve sonunda mağazalarını kapatmak zorunda kalan Chanel, Almanya’nın Fransa’yı işgali süresince bir Alman askeri olan, Hans Gunther von Dincklage’la bir ilişki yaşamıştı. Bu ilişki sayesinde Hotel Ritz’deki evinde kalabilmek için izin koparmıştı Coco Chanel. Savaş bittikten sonra von Dincklage’la olan ilişkisi yüzünden sorgulama altına alınmış, ama bir işbirlikçi olarak suçlanmadan paçayı kurtarmayı başarmıştı. Moda sektöründe kapalı kapılar ardında Chanel’in hiçbir suçlama altında kalmadan kurtulmasında eski dostu Winston Churchill’in parmağı olup olmadığı konuşuluyordu.

Her ne kadar resmi olarak suçlanmış olmasa da toplumun gözünde itibarı zedelenmişti Chanel’in. Kimileri bir Nazi askeriyle ilişki yaşamış olmasını ülkesine ihanet etmek olarak algılamıştı. Tüm bu dedikodular ve suçlamalar üzerine Coco Chanel Paris’i terk etti ve bir süreliğine sürgün hayatı yaşadığı İsviçre’ye taşındı. Bir süre  Roquebrune’de taşrada bulunan evinde yaşayarak gözlerden uzak bir zaman geçirdi.

70’li yaşlarına geldiğine moda dünyasına güçlü bir geri dönüş yaptı Coco Chanel. Her ne kadar ilk tasarımları kötü eleştirilerle karşılanmış olsa da feminen ve üste kolayca oturan tasarımları kısa zamanda müşterilerin ilgisini yeniden çekmeyi başardı ve gönüllerde taht kurarak dünya çapında birçok markanın raflarına yerleşti.

 

Mirası

1969 yılında Chanel’in göz kamaştıran hayat hikayesi bir Broadway müzikali olan Coco için ilham kaynağı olmuştu. Efsanevi tasarımcı Coco Chanel’i canlandıran aktrisse Katharine Hepburn’den bir başkası değildi elbette. Bir yıldızlar geçidi gibi olan ünlü oyun için senaryoyu ve şovda söylenen şarkıların sözlerini Alan Jay Lerner yazmış, müzikleriyse dönemin ünlü bestecisi Andre Previn’in kaleminden çıkmıştı! Bir moda tasarımcısının hayatını anlatan bir müzikalin kostüm ve dekorları da göz kamaştırıcı olmalıydı elbette, bu görevi de tasarımcı Cecil Beaton üstlenmişti. Şov 7 farklı Tony ödülüne aday gösterilmiş, Beaton adeta bir sanat eseri olan tasarımlarıyla en iyi kostüm ödülünü kazanırken Rene Auberjonois de en iyi erkek yardımcı oyuncu ödülünü almıştı.

Chanel 10 Ocak 1971’de, Paris’te bulunan Hotel Ritz’deki dairesinde hayata gözlerini yumdu. Asla evlenmemiş olan Chanel bir zamanlar: “Bir erkeğe bir kuşa yaslanacağımdan daha fazla yaslanmayı hiç istemedim” demişti. Madeleine Kilisesinde bir araya gelen yüzlerce insan moda ikonuna karşı son görevlerini yerine getirmiş ve ona hoşçakal demişti. Ölümünü izleyen aylarda hatırasını yaşatmak isteyen hayranları Chanel takım elbiselerini giyerek yas tutmuşlardı.

Ölümünden aşağı yukarı bir 10 sene kadar sonra Karl Lagerfeld Coco Chanel’in mirasını sürdürmek için Chanel markasınının tasarımcılığını devraldı. Bugünlerde hala aynı adla anlan şirketin hakları Wertheimer ailesine ait ve şirket büyümeye devam ediyor, tahminlere göre her sene yüzlerce milyon değerinde satış yapan bir marka Chanel.

Tasarımlarının ölümsüzlüğüne Chanel’in hala hatıralarda olmasının tek sebebi de değil üstelik. Ünlü moda ikonunun hayat hikayesi bugün bile modaseverlerin ilgisini çekiyor. Modada bir devrim yaratan meşhur tasarımcı adına yazılan birçok biyografiden bir tanesi de yakın arkadaşı Edmonde Charles Roux’ya ait, adıysa Chanel ve onun Dünyası. Kitap 2005 yılında baskıya verildi.

2008 yılında televizyona uyarlanan eser Coco Chanel’deyse ünlü tasarımcıyı Shirley Maclaine canlandırıyor. Eserin ana teması 1954 yılında Chanel’in yeniden moda sektörüne girişini esas alıyor. Ünlü oyuncu yaptığı röportajlarda Chanel’e karşı hep büyük bir ilgisi olduğunu söylemiş. Maclaine’e göre: “Chanel hakkında en güzel olan şey onun bulmaca gibi bir kadın olması! Anlaması hiç de kolay değil, tam bir zor kadın!”

 

İlginizi çekebilir

Herkesin Okumasu Gereken Başarı Hikayeleri
Zara ve Kurucusunun Başarı Hikayesi
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!
Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!
12 bin TL Yatırımla Ayda 70.000 TL Kazanın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.