Daha Kolay ve Hızlı Öğrenmenin 5 Bilimsel Yolu

İnsanlar, asırlar boyunca sürekli yeni bir şeyler öğrenerek hayatta kalmış ve kendilerini geliştirmişlerdir. Öğrenme, kişisel gelişimin temelinde yatan en büyük yapı taşı olup herkesin hayatta kendini daha iyi seviyelere getirmesi için başarması gereken son derece mühim bir etkinliktir.

Şimdi öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu çok ciddi bir şekilde belirttik. İyi güzel ama günümüzde çoğumuz sabahtan akşama kadar harıl harıl çalışıyoruz. Hâl böyleyken sürekli farklı şeylere konsantre olmak zorunda kalıyor, kafamızı toparlayıp tek bir hadiseye yoğunlaşmakta hayli güçlük çekiyoruz. Peki o zaman öğrenme eylemini nasıl gerçekleştireceğiz?

Neyse, içinizi karartmayalım zira bu konuda yapılmış binlerce araştırma mevcut. Söz konusu araştırmalar sayesinde öğrenme alışkanlıklarını nasıl edinebileceğimizi ve bunları en üst seviyeye çıkarmanın yöntemlerini artık gayet iyi biliyoruz.

Bugünkü makalemizde bilimin bize sunduğunu bu nimetleri ele alacak ve kendimizi devamlı geliştirmek için ne tür alışkanlıklardan yararlanabileceğimizi tek tek inceleyeceğiz.

 

1. Rutinlerinizden kurtulun

Küçüklüğümüzden beri bizlere bir şeyi ne kadar fazla tekrar edersek o kadar iyi öğreneceğimiz söylenir. Halbuki son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar çok tekrarın ille de hızlı ve kalıcı öğrenme sağlamadığını gösteriyor. ABD’nin John Hopkins Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre tekrar ya da çalışma rutinlerimizi az da olsa değiştirerek öğrenme hızımızı belirgin düzeyde arttırabiliriz. Başka bir deyişle tek bir öğrenme metoduna körü körüne bağlı kalmaktansa hayatımıza bir nebze çeşitlilik katarak daha seri gelişim kaydedebilir ve arzu ettiğimiz sonuçları beklenenden daha kısa sürede elde edebiliriz. Konuyu daha iyi kavramanız adına şöyle bir örnek verelim: Tenisçiler forehand, backhand ve vole vuruşlarını aynı anda çalışırlarsa başlangıçta zorlanabilirler. Elbette tek bir vuruş tipine odaklanıp antrenman boyunca bunu sürdürmek daha kolaydır. Ancak tüm vuruş türlerini bir arada götürmeye çalışırlarsa ileride akan oyunda daha başarılı olurlar ve farklı senaryolarda ne yapmaları gerektiğini daha iyi bilirler.

 

2. Maceracı olun

“Tebdîl-i mekânda ferahlık vardır.” derler. Araştırmacı Steve Ferber’in çalışmalarına göre bu özlü sözümüz gerçekten de doğru! Ferber, farklı mekânlar keşfedilerek gerçekleştirilen öğrenme eyleminin daha kalite olduğunu savunuyor. Yani kendinizi hep aynı dört duvar arasına mahkûm edip çalışırsanız öğrenme kapasitenizi tam anlamıyla kullanamıyorsunuz demektir. Bazen daha önce hiç görmediğiniz yerlere gidip buraların havasını özümseyerek çalışmalarınıza devam etmenizde fayda vardır. Zaten bu konuda yapılan pek çok diğer bilimsel araştırma da insanların öğrenmeye çalıştıkları bilgiler ile çevrelerindeki unsurlar arasında bağlantı kurmaya meyilli olduğunu açıkça gösteriyor.

Mutlaka okuyun: Girişimciler İçin Macera Dolu Bir Seyahate Çıkmanın 5 Faydası

 

3. Öğrenme konusunda aşırıya kaçmayın

Herhalde insanların büyük bölümü “Ne kadar pratik yaparsam bir şeyi o kadar iyi kavrarım.” diye düşünüyordur. Maalesef bu düşünce biçimi çoğu zaman “aşırı öğrenme” dediğimiz hadiseye yol açıyor. Son dönemlerde yayınlanan araştırma sonuçlarına göre sadece belirli bir konuya takılı kalıp 7/24 onu düşünmek pek de iyi neticeler almamızı sağlamıyor.

Lakin düzenli aralıklarla başka konulara yönelir ve sonra geri dönüp tekrar yaparsak performansımızı ciddi ölçüde arttırabiliyoruz. Bu konuda bir de ipucu verelim: Mutlaka kısa oturumlarla çalışmayı tercih edin. Yani herhangi bir dersi kavramak için tek oturuşta dört saat çalışmak yerine yarım saatlik aralıkları tercih etmeniz daha başarılı olmanızı sağlayacaktır. Uzun lafın kısası, öğrenme sürecinizi iyi dengeleyin ve böylece hem yorulup bitap düşme hem de kavradığınızı düşündüğünüz şeyleri tamamen unutma ihtimalini ortadan kaldırın.

 

4. Öğrendiklerinizi başkalarıyla paylaşmayı ihmal etmeyin

Öğrendiğiniz şeyleri paylaşabileceğiniz kafa dengi bir arkadaşınız mı var? Ne mutlu size! Bu sayede hem zorlu öğrenme sürecinin stresini atar hem de belli miktarda tekrar yaparak bilgilerinizi pekiştirirsiniz. Zaten bilimsel araştırmalar da öğrendiklerini etrafındakilerle paylaşan kişilerin performanslarının arttığını gösteriyor. Örneğin yabancı dil dersleri mi alıyorsunuz? O hâlde ders çıkışı sınıf arkadaşlarınızla birlikte biraz pratik yapıp öğrendiklerinizi kısaca tekrar ederseniz dil hafızanızı geliştirebilirsiniz. Şu dünyada pek çok şey iyi bir dostluğun yerini tutamaz. Öğrenme sürecinize katkıda bulunan ve hayatınızı kolaylaştıran bir dostluk ise adeta paha biçilemezdir.

 

5. Aynı anda birden fazla konuya odaklanmayın

Tenisçilerin antrenmanda eşzamanlı olarak farklı vuruş türlerini çalışmalarının performanslarını artırdığını söylemiştik. Lakin bir sporcu aynı idmanda hem tenis hem futbol oynamaya kalkarsa verimliliği kayda değer biçimde azalacaktır. Dikkat edin, gün geçtikçe kitap okumak ya da el sanatları öğrenmek daha da zor hâle geliyor. Neden mi? Tabii ki sosyal medya yüzünden! Eskiden yapacak fazla bir şey olmadığı için insanlar tek bir uğraşa yoğunlaşırdı. Şimdi ise neye elimizi atarsak atalım bir anda telefonumuza bir bildirim geliyor ve bölünüyoruz!

Aslında bu konuda söyleyecek çok sözümüz yok. Yapmanız gereken yegâne şey kendinize tek bir görev belirleyip ona odaklanmak ve bu esnada çevrenizdeki diğer uyarıcıları göz ardı etmek. Şayet inat eder ve “İki işi de aynı anda yaparım!” derseniz başarısız olursunuz demiyoruz. Fakat böyle bir senaryoda öğrenme hızınız ciddi ölçüde azalacaktır. Ayrıca zihinsel becerilerinizi yeterli derecede kullanamayacağınız için hafızanızda yer tutacak bilgi miktarı da çok olmayacaktır.

Dünyaca ünlü teknoloji şirketi Xerox’un eski CEO’su Ursula Burns bile katıldığı bir söyleşide herkesin kendine uygun belirli alanlar seçip buralara yoğunlaşması gerektiğini vurgulamış ve enerjiyi birçok farklı şeye harcamanın hiç de sağlıklı olmadığını üzerine basa basa dile getirmiştir.

Mutlaka okuyun:Multitasking Nedir? Verimliliği Nasıl Etkiler?

 

Sonuç

Hayatta sahip olduğumuz kapasitenin tamamını kullanmak istiyorsak öğrenme etkinliğimizi en üst seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Peki bunun için ne yapmalıyız? Tabii ki de hiç durmadan ve yılmadan yeni beceriler edinmeli, sürekli kişisel gelişim fırsatları peşinde koşmalıyız. Elbette her işi aynı anda yapmaya kalkışıp darmadağın olmamak için kendinize birtakım öncelikler ve hedefler koymayı unutmayın. Ayrıca öğrenmeyi bir zorluktan ziyade her gün karşınıza çıkan eğlenceli ve tatmin edici bir etkinlik olarak görün, böylelikle de hayatınıza renk katın.

 

İlginizi çekebilir

Hayat Boyu Öğrenmeyi Benimseyerek Başarılı Olmak
Daha Hızlı Öğrenmek İçin 10 Yöntem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.