“Düşükten Alıp Yüksekten Satmak” Stratejisine Bakış

Bu strateji gerçekten ne anlama geliyor?

İfadenin kendisi barizmiş gibi görünse de arkasında piyasanın alçalış ve yükselişlerde gereğinden fazla hareket ediyor olma eğilimi yatmaktadır. Buna kısmen yol açan şey ise herhangi bir hissenin fiyatını yönlendirebilecek olan sürü psikolojisidir. Soğukkanlı bir şekilde izleyebilen bir yatırımcı, sürünün nereye gittiğini görebilir ve bu aşırı iniş çıkışlardan faydalanabilir. İşte bu yatırımcı düşükten alıp yüksekten satabilir.

Maalesef fiyatın gereğinden fazla düşük ya da yüksek olduğunu ve hatta sebebini de fiyatlama gerçekleştikten sonra görmek kolay iştir. Şu sıralar aşırı şekilde zor olduğunu belirtmek gerekir. Fiyatlar piyasaya katılanların hem psikolojilerini hem de duygularını yansıtmaktadır.

Bu nedenle, “düşükken alıp yükselince satmak” devamlı bir şekilde uygulamaya konması çok zor bir stratejidir. Daha objektif bir görüş isteyen traderlar daha bilgili kararlar alabilmek için başka faktörleri de göz önünde bulundururlar. Bu faktörlerin arasında hareketli ortalamaları, iş döngüsünü ve tüketici hassasiyetini sayabiliriz.

 

Hareketli Ortalamalar

Hareketli ortalamalar tamamen geçmişteki fiyat hareketlerine dayalıdırlar ve bir hissenin fiyatının zaman içinde genel yönünü göstermek için kısa ömürlü fiyat sıçramalarını törpülemek suretiyle zamanla gerçekleşen fiyat dalgalanmalarını gösterirler.

Bazı traderlar düşüş riskinden korunmak için biri kısa diğeri uzun süreli olmak üzere farklı hareketli ortalamaları takip ederler. Sıkça kullanılan yöntemlerden biri 50 gün ya da 200 günlük hareketli ortalamaları almaktır. 50 günlük hareketli ortalama 200 günlük olanı geçerse bir alım sinyali ortaya çıkar. Tersi durumda ise satış sinyali göndermiş olur.

Hareketli ortalamanın amacı tradera bir alış ya da satış işlemini trende tam uygun zamanda yapmak konusunda yardımcı olmaktır.

 

İş Döngüsü ve Hassasiyet

Piyasa etmenlerinin bütünü, korkudan açgözlülüğe gidip sonra geri korkuya dönerek uzun vadede istikrarlı bir motif çizer. Korkunun en yüksek olduğu zaman alış için, açgözlülüğün en fazla olduğu zaman da satış için en iyi zamandır.

Bu aşırı uçlar her on yılda bir birkaç kere gerçekleşirler ve dikkate değer benzerlikler sergilerler. Duygusal döngü, iş döngüsünü takip eder. Ekonomi duraklamaya girdiğinde korku hakimdir. İşte bu düşükten satın alma zamanıdır. Ekonomi büyümeye başladığında ise fiyatlar ölümüne yükselirler. Bu zaman da doğal olarak yüksekten satma zamanıdır.

Uzun vadeli yatırımcılar iş döngüsünü ve tüketici hassasiyetini piyasa zamanlama araçları olarak kullanmak için takip edebilirler.

Tüketici Güven Araştırması gibi düzenli olarak yayımlanan raporlar iş döngüsüne dair daha detaylı iç görüler sunabilirler.

 

Birtakım Zorluklar

90’ların sonlarına doğru yaşanan internet balonu ve 2008 yılındaki piyasa çöküşü gibi çok kötü hatırlanan ekstrem piyasa koşullarının örnekleri de mevcuttur.

Bu iki dönem de o zaman düşükten alıp sonradan yüksekten satanlar için mükemmel fırsatlar olduklarını kanıtlamışlardır.

O zamanlar sanki trend hiç bitmeyecekmiş gibi gözüküyordu. Onlara sorsak internet hisselerinin 1999 yılında düşmesi mümkün değildi. Ayrıca 2008 yılından sonra gayrimenkul sektörünün de toparlanması kesinlikle mümkün değildi.

Bu dönemlerde internet hisselerini satan ya da gayrimenkul hisseleri satın alan kişiler trend diğer yönde gitmeye devam ettiği için cezalandırıldıklarını düşünmüş olabilirler. Sonraları fikirlerini değiştirdiler tabii.

Başarılı bir yatırımcı trendleri görmezden gelmeli ve alım satım zamanına karar verme konusunda objektif bir metoda sadık kalmalıdır.

 

İlginizi çekebilir

Yatırımcı Psikolojisi ile İlgili Kaçınmanız Gereken 8 Tuzak
Borsaya Nasıl Yatırım Yapılır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.