En İyi 9 Otomasyon Fikri

Bu yılın, geleneksel yöntemleri tarihe gömecek 9 yeni otomasyon fikrini sizin için derledik. Küresel çapta geliştirilen bu yeni fikirler birçok farklı alanda geleceği şekillendirebilecek nitelikte.

Otomasyon, gelecekteki iş anlayışını ve iş gücünü etkileyecek en önemli teknolojilerden biridir. Birçok insan yapay zeka ve robotik teknolojilerin, insanların ellerinden işlerini alacağından endişe ederken daha şimdiden iş gücünün yüzde ellisi bahsi geçen yeniliklere teslim oldu bile. Bu tablo gelecekte de neler olabileceği hakkında fikir veriyor. Öte yandan bu teknolojiler iş gücünü etkileyecek olsa da, yaratıcılık gerektiren alanlarda insanlara daha fazla hareket alanı sağlayacağı da su götürmez bir gerçek. Zira ortadan kalkması ve teknolojiye teslim olması beklenen meslekler genellikle, tekrar eden ve yaratıcı beceriler gerektirmeyen, aynı zamanda da az kazandıran işler olarak göze çarpıyor. Başka bir deyişle otomasyon, çok daha heyecan verici meslek alanları ortaya çıkarabilir. McKinsey firmasının öngörüsü, günümüzde okul sıralarında bulunan çocukların yüzde 65’inin, henüz var olmayan işlerde çalışacağı yönünde.

Teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde talepte de artış yaşanıyor ve bu noktada otomasyon, malzeme kullanımındaki verimi ve ürün kalitesini artırmaya yardımcı oluyor. Otomasyon ayrıca, enerji tüketimini optimize ederek sürdürülebilirliği de fayda sağlıyor. Otomasyonun bir diğer getirisi de, daha önce var olmayan işlerin yaratılmasına katkı sağlaması. Örneğin; bu yazıda da bahsedilecek olan tam otomatik perakende satış mağazası, tüketicilerin alışveriş deneyimlerini sorunsuz hale getirebilmek için yapay zekadan yardım alıyor. Bu da firmanın verimini arttırıp, başka noktalara odaklanabilmesine ortam hazırlanıyor ve ekonomik büyüme ile yeni iş alanlarının oluşmasının önünü açıyor. Otomasyon iş odaklı alanlarda anahtar rol üstlendiği artık kabul edilebilir bir gerçek. Bu nedenle aşağıda farklı alanlarda kullanılan 9 otomasyon fikrini sizin için derledik.

 

1. Restoranlarda Yemek Servisi Yapan Robotlar


Robotların yükselişi restoran çalışanlarının işlerini kaybetmesi anlamına mı geliyor? Spyce gibi restoranlarda, karmaşık tarifleri hazırlayabilen robotlar kullanılmaya başlandı. OTG gibi firmalarda ise, havaalanı restoranlarında garsonların siparişleri otomatik olarak çalışan tabletler ile almalarına ön ayak olunuyor. Yapılan bir araştırma, garsonların yüzde 77 olasılıkla işlerini bir robota kaptıracağını gösteriyor. İş yemek hazırlamaya geldiğinde ise bu oran yüzde 87’lere ulaşıyor. Bu demek değil ki tüm işler otonom hale geçecek. Fakat görünen o ki, otomasyon teknolojisindeki ilerlemeler, gelecekteki iş gücünü kökten değiştireceğe benziyor.

İşletmelerin müşterilerine sunmayı arzuladığı hizmet ile iş gücü ve çalışma alanı fiyatları, otomasyonun nerelere daha fazla etki edeceğinin göstergelerinden biri. Örneğin espresso ve benzeri kahveleri yapan makineler üretilmiş olsa da, her köşede açılan kahvecilere, her zamankinden daha fazla çalışan alınıyor. Bu ilk başta garip görünse de, müşterilerin insan eli değmiş kahveleri daha samimi ortamlarda içmek istemesi, bu tablonun en önemli nedeni. Fakat işletme maliyetleri, müşterilerin kolaylık arayışı ve hızla değişen alışveriş alışkanlıkları, bahsi geçen kahvecilerin neslini tüketebilir. Artan işçi ücretleri ve artan verim, bazı restoranların iş gücünü dijitale taşımasına neden oluyor.

Birçok firma sipariş alma işini teknolojiye bıraksa da, yemeğinizi masanıza getirme ya da paket hazırlama görevini halen çalışanlara yaptırıyor. Bear Robotics firması ise, bu durumu değiştirmek niyetinde. “Yapay Zeka ve Robotik ile Restoran Anlayışını Değiştirir.” sloganı ile çalışan teknoloji firması, geliştirdiği robotlar ile servis yapılmasına imkan veriyor. Robotlar insanlar gibi misafirperver olmasa da, geleceği simgeleyen bir deneyim yaşatmayı başarıyor. Önümüzdeki süreçte geliştirilmeleri kaçınılmaz olan bu robotlar, bir noktaya kadar istenilen karşılama ve misafirperverliği de sağlayacak gibi görünüyor.

Restoran kuryeleri de teknolojinin tehdidi altında. Pizza siparişi verdiğinizi ve pizzanın bir kurye tarafından değil de, insansı bir araçla kapınıza kadar getirildiğini düşünün. Marble firması şehirde, insan kalabalığı ve diğer engellerle başa çıkabilen teslimat robotları geliştiriyor. Genç bir kurye yerine, otonom bir araçla gelen robotun, kapınızı çalıp yemek siparişinizi teslim etmesi, bize sanıldığı kadar uzak değil. Eve siparişlerde insanlar zaten başka insanlarla etkileşime girmeyi arzulamıyor. Öte yandan bara gittiğinizde işler değişebilir.

Bara gittiğinizde insan ilişkisi beklentiniz olsa da, barmenlik mesleğinin dijital hale geçmesi, yine de ihtimal dışı değil. Dokunmatik ekranı aracılığı ile 600’den fazla içki servisi yapabilen Smartender ürünü de bunun kanıtı. Tüm bunların yanında, her şeye rağmen insansı bir yaklaşım bekliyorsanız, Tipsy Robot adlı barmen, iki kolu ve insani tavırları ile, size istediğinizi verebilir.

 

2. Salatalık Hasadı Yapan Robot

Otonom hasat makinesi ile salatalık hasadı çok daha verimli hale gelebilir.

Fraunhofer Üretim Sistemleri ve İnşaat Mühendisliği Enstitüsü, Leibniz Tarım Teknoloji ve Biyoekonomi Enstitüsü ve birlikte çalıştıkları birçok kurum, “Catch” (Yakala) isimli yeni bir projenin temellerini attı. Bu kurumlardan biri olan Potsdamer Araştırma Enstitüsü, her türlü hava koşulunda çalışabilen ve olgunlaşmış salatalıkları belirleyerek otonom bir şekilde toplayan bir makine üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bunun için tasarlanan ve test edilen çok kollu robot, ileride daha farklı tarım ürünlerinin hasadında da kullanılabilecek. Üstelik bu otonom yöntem hem daha verimli hem de daha kârlı bir hizmet sunuyor.

Bugüne dek salatalık hasadının ne kadar masraflı ve zor olduğu ortadaydı. En önemli sebebi ise ihtiyaç duyulan iş gücüydü. Dahası, eğer Almanya’da bu sıkıntıya bir çare bulunamamış olsaydı, kısa süre içerisinde salatalık hasadı yapmak kârsız bir iş haline gelecekti. Gurkenhof Frehn firmasından Heinz Peter Frehn salatalık üretiminin gittikçe azaldığını ve bu konunun öncelikli bir problem olduğunu belirtiyor. Leibniz Tarım Teknoloji ve Biyoekonomi Enstitüsü’ne göre bu icat sadece salatalık toplama ve zamanın iyi kullanımı alanlarında değil, otonom araçların geliştirilmesi konusunda da oldukça önemli bir adım. Proje çalışanlarından Jelena Surdilovic, hedeflerinini dakikada 13 salatalık toplamak olduğunu, bunu yaparken de ürünlerin kalitesini değiştirmediklerin emin olacaklarını belirtiyor.
2013 yılında tamamlanan benzer projede, enstitü makinenin hasadını yaptığı salatalıklara zarar verdiğini kaydetmişti. Bu yeni geliştirilen üründe ise, bahsi geçen tahribat ve benzeri bir durumun yaşanması ihtimali ortadan kalkıyor. Tarım alanında göze çarpan bu proje Avrupa Birliği tarafından da destekleniyor ve maddi yardım sağlanıyor.

 

3. Yapay Zekaya Sahip Yüz Tanıma ile Otomatik Sipariş

Kendi siparişinizi hazırlayabileceğiniz otomatik kiosklar, kasiyere derdini anlatmakta sıkıntı çekenler için bulunmaz nimet.
Git gide popülerliği artan bu yeni sipariş yöntemi, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan CaliBurger adlı restoran zincirinde bir adım ileriye taşındı ve yüz tanıma teknolojisi ile entegre edildi.

Kaliforniya eyaletinin Pasadena kentindeki şubede denemesi yapılan teknoloji ile, herhangi bir kart ya da veri girişi olmaksızın, müşteriler hesaplarına girebiliyor.

Müşterilerin tek yapması gereken kioska yaklaşıp gülümsemek. Bu sayede eski siparişleri listeleniyor ve ücretsiz yemek kazanıyorlar.
Sistemin güvenlik ve yüz tanıma yazılımı Japon bilişim firması NEC tarafından sağlanıyor.

NEC Amerika’nın başkan yardımcısı Matt Worley, Cali grubun müşteri memnuniyetini yeniden tanımlama çabasını desteklediklerini belirtiyor ve sistemlerinin dünyadaki en doğru sonuçları veren yüz tanıma sistemi olduğunu ekliyor.

Denemelerde her şey yolunda giderse, Cali Grup önümüzdeki yıl küresel alanda bu teknolojiyi yaygınlaştıracak. Restoran zinciri ayrıca müşterilerinin yüz tanıma sistemi aracılığı ile ödeme yapması için de çalışmalarını sürdürüyor.

“Kredi kartı slotlarını yüz tanıma sistemleri ile değiştirmeyi planlıyoruz.” diyen Cali Grup CEO’su John Miller, “Yüz tanıma teknolojisi, kapsamlı iş planımızın bir parçası ve gerçek dünyadaki müşteri deneyimini, Amazon gibi sitelerin dijital ortamda sunduğu deneyime benzeyecek şekilde değiştirmeyi amaçlıyoruz.” diyor.

 

4. Muhabirsiz Habercilik

Otomasyon teknolojisi, Japonya’da haber odalarına kadar girdi. JX Press Corp adlı yeni kurulan şirket, Yapay zeka ile sosyal medyadan araştırma yaparak bu verileri haberleştiriyor. Bu girişimin kurduğu haber merkezinde haberciler değil mühendisler bulunuyor.

Firma, geçen sene Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un üvey kardeşi Kim Jong-nam’ın ölüm haberini, Japonya’nın basın devlerinden yaklaşık yarım saat önce vererek dikkatleri üzerine çekmişti.

JX Press 2008 yılında Katsuhiro Yoneshige tarafından kuruldu ve makine öğrenmesi yöntemini kullanarak sosyal medyadan gelişmeleri öğrenip NewsDigest aracılı ile bu haberleri yayımlamaya başladı. Firma, Kim Jong-nam haberinin ardından, geleneksel medya kuruluşlarının dikkatini üzerine çekmeye başladı.

Firmanın mobil ürünlerinden biri olan NewsDigest ücretsiz mobil haber uygulaması, Tokyo firması için reklamlar aracılığı ile kazanç sağlıyor. Bir diğer, üyelik bazlı ve ücretli ürün olan Fast Alert ise tüm sosyal ağları tarayarak, Japonya’da yaşanan önemli gelişmeleri toplayarak size sunuyor. Fast Alert ayrıca, küresel öneme sahip olayları herkesten önce size sunabilmek adına, dünya genelinde güvenilir hesapları da takip ediyor.

Firmada haber bulunduktan sonra, algoritma haber metnin yazıyor. Dahası kullanılan teknoloji yüzde 99’a kadar yalan haberleri eleyebiliyor.
Firma, Japonya’nın en büyük haber kanallarının Fast Alert’i kullanmak için aylık ücret ödediklerini belirtiyor.
Bu projedeki ekip 24 kişiden oluşuyor ve bunların 17’si mühendis. Değişik uzmanlık alanlarında sahip geri kalan 7 kişiden ise hiçbiri muhabir değil.

Öte yandan, JX Press hizmeti gün geçtikçe büyürken sosyal medya platformları da kullanım sözleşmelerini yenilemeyi sürdürüyor ve bu sistemin bu sosyal ağlardan arama yapmasını sıkıntıya düşürebiliyor.

 

5. Otomatik Olarak Tozlaşmayı Sağlayan Robot Arılar

Polonya’da bilim insanları, kendi güzergahını kendi belirleyen ve çiçeklerin ve ekinlerin tozlaşmalarına yardımcı olan uçan bir robot geliştirdi. İş fikri hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

 

6. İşaret Dilini İngilizce’ye Çeviren Sistem


Dünyanın ilk otomatik olarak işaret dilini İngilizce’ye çeviren ve engellilerin hemen her yerde insanlarla iletişim kurabilmelerini sağlayan bir sistem geliştirildi.

SignAll isimli sistem, dünyanın ilk işaret dili çeviricisi. Amaç ise, duyma engellilerle geri kalan dünyanın arasında bir köprü kurabilmek. Tüm duyma engelli insanlara ulaşmayı hedefleyen bu projeden önce, teknoloji bu alanda hiç kullanılmamıştı.

Duyma engelli bireylerin hizmet ya da bilgi almaya çalıştıklarında karşılaştıkları iletişim engellerini belki de en iyi rakamlarla açıklayabiliriz. Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde bir milyon duyma engelli yaşıyor ve bunların sadece 15 bini sertifikalı işaret dili çevirmeni. Bu da demek oluyor ki, yaklaşık 66 kişiye 1 çevirmen düşüyor. Bu nedenle çevirmene ihtiyacı olanlar haftalar öncesinden randevu almak durumunda kalıyor.

Çoğu insan için doğdukları ülkede anadili ile hizmet almak normal bir durum iken, ana dilleri işaret dili olan duyma engelliler için işler daha farklı. SignAll ise bu sorunun üzerinden gelerek, duyma engellilerin iletişim yolunu açmayı hedefliyor.
SignAll, 3 adet kamera, bir derinlik sensörü ve bir adet bilgisayardan oluşuyor. Sensör, işaret dili kullanan kişinin göğüs hizasında, kameralar ise kişinin çevresinde bulunuyor. Bu sayede el hareketleri ile jestler sürekli olarak takip edilebiliyor. Bu verileri değerlendirip işleyen bilgisayar, anlık olarak işaret dilini dil bilgisi kurallarına uygun, tam bir cümleye dönüştürüyor. Bu sayede işaret dili herkes tarafından anlaşılabilir bir hal alıyor.

SignAll v-becerileri sayesinde, işaret dilini her yönü ile çevirebilen, çığır açıcı bir teknoloji ve türünün tek örneği olarak karşımıza çıkıyor.

 

7. Perakende Satış Mağazalarında Kullanılan Yapay Zeka


Perakende satış alanında geliştirilen ve yapay zekanın kullanıldığı bu yeni çözüm, müşterilerin alışveriş deneyimini güçlendiren ve insansız olarak mağaza işletilmesini sağlayan bir yöntem.

Yapay zekanın kullanıldığı ve kendi başına çalışabilen bu mağazalar, satış personelinin işlerini elinden alacak gibi görünüyor.

DeepMagic isimli yeni kurulan bir firma, dijital dünyanın getirilerini kullanarak, mağazadan yapılan alışveriş deneyimini arttırmayı planlıyor. Derin öğrenme denilen yapay zeka modelini kullanarak geliştirdikleri sistem sayesinde DeepMagic, mağazaların insansız olarak çalışabilmesine olanak sağlayacak. “Qick Store Platform” ve “Qick Kiosk” isimli iki ürün sunan DeepMagic, platform sayesinde müşterilerin telefon ve tabletleri ile dükkanı tarayıp ödeme yapabilmelerine fırsat veriyor. Apple ve Adroid telefonlar ile uyumlu olan bu sistemde ayrıca, hırsızlık önleyici kontrol mekanizması da bulunuyor. Yapaya zeka ve kameralar sayesinde müşterinin mağaza içerisindeki hareketlerini takip eden sistem, şüpheli durumları tespit edebiliyor. Sistemin bir diğer özelliği ise, mağaza yöneticisinin bu verilere anlık olarak ulaşabiliyor olması.

Mutlaka okuyun: Yapay Zekâ Nedir? Örnekleri Nelerdir?

 

8. Müşteriyi Takip Eden Otomatik Alışveriş Arabası


Güney Kore’de marketler zinciri E-mart, test amaçlı ilk otomatik alışveriş arabasını görücüye çıkarttı. Ell isimli bu alışveriş arabası, navigasyon, otomatik ödeme ve engellerden kaçınabilme gibi özelliklere sahip.Robotnik ve Galtech Robotics firmalarının ortak çabası ile hayata geçirilen bu alışveriş arabası, insan sesine duyarlı sensörleri sayesinde, belirli bir kişiyi takip edebilecek şekilde tasarlandı.

Bunların yanı sıra Ell, alışveriş listenizdeki ürünlerin bulunduğu raflara da sizi yönlendirebiliyor. Alışveriş arabasının üzerindeki ekranda, markette bulunan ürünlerin konumunu gösteriyor. Araba aynı zamanda, üzerindeki ağırlık sensörlerinin yardımı ile ürünlerin ödemelerinin yapılıp yapılmadığını da kontrol ediyor. Alışverişin sonunda otomatik olarak yerine giden Ell, yol boyu indirimleri de tarıyor.

Firma bu yılın başında depolarından birinde sunduğu Ell ile alışverişte teknolojinin yeni kullanım alanlarına yöneleceğinin ve farklı deneyimler sunmayı arzuladığının işaretini veriyor. E-mart’ın 2014 yılında bu amaçla kurduğu ve bünyesinde bulunan dijital teknoloji laboratuvarı, sanal ve artırılmış gerçeklik çalışmalarını sürdürüyor.

Otomasyon, araçların kullanımını sonsuza kadar değiştirecek gibi görünüyor. Örneğin araba kullanmak, şoförün tüm dikkatini vermesi gereken bir iş gibi görülürken, artık otomasyon sayesinde kendi kendine gidebilen araçlar görebiliyoruz. Dahası, geliştirilen bazı yazılımlar sayesinde, insanların tepkilerini analiz ederek, daha iyi bir otonom sürüş sunulabiliyor.

İspanya’da da, gıda ya da küçük paketlerin taşınması için otomasyon teknolojisinden yararlanılıyor. Bu tür teknolojiler çok değil, sadece beş yıl öncesinde bile hayal olarak görülüyordu.

 

9. 2018’de Otonom ve Gaz Emisyonu Olmayan Kargo Gemileri Yüzecek

Norveç’te geliştirilen, tamamen otomatik ve elektrik ile çalışan kargo gemileri, hem daha verimli çalışacağını hem de çevreye dost olduğunu iddia ediyor. Yeni iş fikri hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

 

İlginizi çekebilir

Yakın Gelecekte Yok Olacak Meslekler
İlginç Robotlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.