Girişimciler Nasıl Düşünürler?

Saras D. Sarasvathy’nin girişimcilerin kullandığı farklı akıl yürütme teknikleri üzerine yaptığı araştırmasını okuduğumda ‘işte bu’ demiştim.

Girişimciliği bir fikir/amaç bulmak  için gelenekselleşmiş araştırma normlarını takip eden ve ardından önceden belirlenmiş bu fikri ya da amacı gerçekleştirmek için gereken kaynakları seçip organize eden bir süreç olarak tanımlamaktan hep rahatsızlık duydum. Çünkü başarıyla kurduğum hiçbir işte bu yolu izlememiştim.

İşlerimi her zaman kendi tutkularımı, becerilerimi, deneyimlerimle gelişen yeteneklerimi, özel pazar zekamı ve içgörülerimi, benzersiz kaynaklara ve ortaklıklara olan erişimimi ve pazardaki benzersiz konumumu analiz ederek kurdum.. Daha sonra ise bu kaynakların kolektif değerine en uygun düşecek fırsatı değerlendirerek bana ‘haksız sürdürebilir avantaj’ sağlayan pazar içerisindeki konumumu güvence altına aldım. Neyse ki, Saras D. Sarasvathy’nin araştırması benim iş geliştirme konusundaki geleneksel olmayan yaklaşımımı destekliyor ve buna girişimcilerin ‘etkili akıl yürütmesi’ adını veriyor. Yani belirli araçları kullanarak yeni sonuçlar hayal etmek.

Girişimcinin etkili bir şekilde akıl yürütmesi Amerikalı bilgisayar bilimci Alan Curtis Kay tarafından şöyle özetleniyor: “Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir.” Nedensel akıl yürütme teknikleri ise genelde yöneticiler tarafından kullanılır ve kurumsal yönetimin en önemli adımlarından biridir. Nedensel akıl yürütmeyi şöyle örneklendirebiliriz: 1) Biz şimdi neredeyiz? 2) Gelecekte nerede olmak istiyoruz? 3) Oraya nasıl ulaşacağız?  Nedensel akıl yürütme,  önceden belirlenmiş bir hedefe ulaşmak için verilen araçlar arasında seçim yapmakla ilgilidir.

Diğer araştırmacılar ise toplumda ekonomik değer yaratan her türden insan olmasına rağmen girişimcilerin bunu özgün bir şekilde gerçekleştirdiğini ve onlara girişimcilik etiketini kazandıranın da bu düşünce yapısı olduğunu söylüyor.

Etkili akıl yürütme teknikleri kullanmalarının yanı sıra, girişimcileri girişimci yapan ve düşünce yapılarını tanımlayan ve bu düşünce yapısını anlamamıza da yardımcı olacak diğer faktörler ise şöyle:

 

1-) Girişimciler eylemlerle düşünür:

Girişimci zihniyet eylemliliği arzular, öyle ki asırlık deyişi bile değiştirirler: “Hazır, Ateş, Nişan Al”.   Eylemlilik girişimcinin hipotezini test eder ve sonuçtan bağımsız olarak onlara pazarla ilgili özel bilgiler sağlar. Teorik açıdan mükemmel bir plan geliştirmekle değil aktif yinelemeler ve dönüşlerle ‘kavram kanıtı’ oluşturmakla ilgilidirler. Bu çantada keklik görünen girişimcilik ilkesi mükemmel fırsatın tam olgunlaşmasını beklemeden eylemleri eldeki araçları kullanarak başlatır.

 

2-) Girişimciler olasılıkları düşünür:

Girişimci gibi düşünmek, bugünün gerçekliği ile sınırlı değildir. Girişimciler henüz başkalarının göremediği olasılıkların farkındadır. HBS profesörü Howard Stevenson bu durumu şöyle açıklıyor: ‘Girişimciler o sırada yönetilen kaynaklara bakmaksızın fırsatların peşinden gider.’ Girişimcilerin bir fırsatı kovalamaya başlamadan önce bütün kaynaklara sahip olmasına gerek yoktur, sadece önemli olanlar yeterlidir.

 

 

3-) Girişimciler belirsizlik içerisinde düşünebilirler:

İnsanların büyük çoğunluğu için belirsizlik kafa karışıklığı, dağınıklık ve güçsüzlük anlamına gelir. Ancak bu çatışan görüşlerin, belirsiz sonuçların ve çözümsüz konuların olduğu bir dünyada etkin bir şekilde işleyebilen ve ilerleyebilen girişimciler için geçerli değildir. Tüm bu karmaşanın arasında ellerine geçen fırsata odaklanıp bu fırsatı kullanarak farklı olasılıklara kapı açarlar. Girişimci, belirsizlikten doğan sürprizleri benimser ve hedefini de değişen şartlara göre ayarlar, önceden belirlenmiş hedeflere saplanıp kalmaz.

 

5-) Girişimci gibi düşünmek riski kabul etmek demektir:

Karlı iş sahibi pek çok kişi servet yaratmak için riskten kaçınma stratejileri uygularken, girişimci riskten kaçınmaktan ziyade riski benimseyerek onları yönetmenin daha fazla olasılık yarattığını bilir. İşini kurmuş olanların kaçındığı bu riskli alanlar altın değerindeki fırsatları da barındıran alanlardır. Girişimciler bu anlamda onlara yardımcı olması için yalın startup’lar, müşteri geliştirme süreçleri, beta piyasa sürümleri, hesaplı zarar deneyleri,  yerleşik girişimcilik gibi bir dizi risk yönetimi yöntemi geliştirmiştir. Ekonomik Zarar Prensibi, girişimcilerin eylemlerini öngörülen sonucun çekiciliğine göre değil kabul edilebilir zararlara göre düzenler.

Mutlaka okuyun: Hesaplanmış Riskler Alarak İş Hayatında Başarıyı Yakalayın

 

6-) Girişimciler kalıplarla düşünür:

Girişimciler her zaman çevrelerindeki dünyada sebep-sonuç kalıpları ararlar. Kalıplar, girişimcilerin yalnızca içinde yaşadıkları dünyayı anlamalarına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda geleceği tahmin etmelerini ve çoğu insanın kaçırdığı fırsatları görmelerini de sağlar. Bu kalıplar bir değişimin mantıksal uzantısını, yeni bir şeyin yaratıcı-yıkıcı gücünü veya bir inovasyonun yeni alanlara etki etme potansiyelini değerlendirme becerisini sağlayabilir. Girişimciler aynı zamanda daha önce görülmemiş inovasyonları açıklamak için mevcut kavramları ve kalıpları kullanmayı bilirler.

 

7-) Girişimciler hiç durmadan düşünürler:

Girişimcinin aklının kapatma düğmesi yoktur. Girişimciler sürekli merak eden, fırsatları kovalayan iyimser kişilerdir. Kendilerini akıllarına gelen her sorunu çözmek için eğitirler. Karşılaştıkları her insan potansiyel bir kaynaktır, karşılaştıkları her problemi çözmeye çalışırlar ve her değişik yeni fırsatlar için potansiyel barındırır.

 

😎 Girişimciler içten düşünürler:

Girişimci, başkalarının ve dış etkenlerin sonuçların değerini belirlemesine izin vermek yerine, iç kontrol odağını kullanarak kaderini yönlendirir, başarıları için çalışır, hazzı geciktirerek uzun dönemli fayda sağlamak için planlama yapar. Girişimciler kendilerini asla kurban olarak düşünmezler. Yaptıkları her şey, başkaları için yaptıkları takdir görmeyecek bir iş olsa bile, kişisel gelişim odaklıdır.

 

9-) Girişimciler katma değeri düşünürler:

Sadece pazarın ya da müşterinin zayıflığını sömürerek fayda sağlamaya odaklı bir iş anlayışını benimsemek yerine girişimciler başkaları yeni değer yaratmaya odaklanırlar (yüksek fayda ya da düşük maliyet yoluyla) ve o yükselen değerden bir parçayı da kendilerine ayırmak için bir yol bulurlar. Crazy-Quilt isimli bu girişimcilik ilkesi, geleceği beraber yaratmak isteyen kendini adamış kişiler ya da kurumlarla ortaklıklara önem verir ve geleneksel rekabet analizleri ile stratejik planlama yaklaşımlarıyla pek ilgilenmez.

Mutlaka okuyun: İşletmenize Değer Katmanın 7 Yolu

 

10-) Girişimciler nasıl anlam yaratabileceklerini düşünürler:

Girişimciler, farklılık yaratmayı ve dünyalarını daha iyi bir yer haline getirmeyi içtenlikle isterler. Böylece girişimci için para kazanmak hedefledikleri amaç için sadece bir araç haline gelir, kendi başına bir amaç asla olmaz. Richard Branson’ın dediği gibi: “Her şeyden önce, gurur duyacağınız bir şey yaratmak isterseniz … Gerçekten para kazanmak için hiçbir işe girmediğimi söyleyebilirim. Sadece inancımın tam olduğu şirketler kurdum. Bunlar gerçek bir fark yaratacağını düşündüğüm şirketler. ”

Bu benzer olarak Walt Disney de şunu söylemiştir:

” Biz para kazanmak için film yapmıyoruz. Daha çok film yapabilmek için para kazanıyoruz.”

 

İlginizi çekebilir

Sıradan Bir Girişimci Dünyada Nasıl Fark Yaratabilir?
Girişimcilerin Alışkanlıkları
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Görüşlerinize İhtiyacımız Var!

=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.