Girişimciler, Profesyonel Sporculardan İş Hayatına Dair Neler Öğrenebilir?

İş hayatında spor dünyasına ait kavramları kullanmak yaygın bir şeydir.

Bir ekibin başındaki kişiye direktör adı verilir. Futbolda bunun karşılığı teknik direktördür. Ekibe “takım” dendiği olur. Basketboldaki “koç” pozisyonu çoğu kez yöneticiler için de geçerlidir. Yöneticiler de neticede birer koçtur.

Bu tabii ki tesadüfen böyle değildir. Spor ve iş arasında sıkı bir ilişki vardır. Bir spor müsabakasını izlerken iş hayatı hakkında birçok şeyi öğrenmek mümkündür.

Bu yazımızda girişimci olarak profesyonel sporculardan ve genel olarak spordan çıkarabileceğiniz bazı önemli dersleri sunuyoruz sizlere.

 

1. En İyi Bildiğiniz Konuya Odaklanın

Çok çok az sporcu birden fazla spor dalında profesyonel olarak faal olmuştur.

Mesela Michael Jordan bir dönem beyzbol oynamıştır ancak biz onu basketbol efsanesi olarak biliriz.

Yani bir sporcunun esas olarak başarılı olduğu tek bir alan vardır, ancak diğer sporlarda da ortalama düzeyde yer almasında bir sakınca yoktur.

Michael Jordan, bir NBA efsanesi olmasına karşın aynı başarıyı futbolda gösterebilir miydi?

Bugün Lionel Messi, Roger Federer ile tenis oynasa galip gelme şansı var mı?

Yani şunu söyleyebiliriz: Yetenek başka bir şeydir, antreman başka bir şeydir. Bu nedenle bir sporcu tüm dikkatini en iyi olduğu spora yönlendirir.

Gözü zirvede olan bir sporcu performansını değerlendirir ve diğer sporculardan onu ayıran yeteneklerini bilir.

Bazı futbolcuların kendilerine has hareketleri vardır. Mesela topla birlikte koşu alanında (depar) Cristinano Ronaldo’nun bir numara olduğu söylenebilir. Peki sizce Cristinano Ronaldo bu yeteneği bir gecede mi kazandı? Elbette hayır, bu beceri onun en az 15 yıllık çalışmasının ürünü.

Aynı şey girişimciler için de geçerlidir. Her girişimcinin iyi performans gösterdiği bir konu vardır. Bu becerilerin üzerine giderek kendini daha da eğitmek ve geliştirmek başarı için kritik öneme sahiptir.

Örneğin finans konusunda iyi olan bir girişimci, şirketindeki evrak işlerini başka birine havale etmelidir.

Satış konusunda çok başarılı bir girişimci, insan kaynaklarını işleriyle zaman kaybetmemelidir.

Bu bağlamda her girişimcinin hangi konuda daha iyi performans gösterdiğini keşfetmesi ve bu alanda ilerlemesi büyük önem taşır.

Nasıl bir NBA oyuncusu çıkıp da voleybol oynamıyorsa, X konusunda uzman bir girişimci de gidip Y konusunda zaman kaybetmemeli, sahip olduğu X uzmanlığını daha da geliştirmelidir.

Hayat iki konuda uzman olmak için fazla kısadır. Bu nedenle bir insanın mutlaka en başarılı olduğu alanı tespit edip bu alanda ilerlemesi gerekir.

Mutlaka okuyun: Başarılı Girişimciler İşin Sadece %5’ini Üstlenirler!

 

2. Daima En Yükseği Hedefleyin

1968 Meksika Olimpiyatları, koşu tarihinin en unutulmaz anlardan birine sahne oldu. Tanzanyalı maraton koşucusu John Akhwari koşu esnasında sakatlandı, dizi çıktı ve omzu zedelendi.

Ancak sakatlanması onu pes ettirmedi ve koşmaya devam etti. Yarışı 56 koşucu tamamladı, dereceye girenlere madalya takdim edildi. Tam o esnada gazeteciler finiş çizgisine doğru koşmakta olan bir sporcu daha gördüler. Tabii ki bu sporcu koşu esnasında sakatlananan ve çok gerilere düşmesine rağmen yarışı bitirmek için azmeden John Akhwari’ydi.

“Ülkem beni 5000 kilometre uzağa yarışa başlamam için değil, yarışı tamamlamam için gönderdi.”

Yani süreç boyunca başına ne gelirse gelsin, başladığı işi bitirdi Akhwari.

Kendini yaptığı işe büyük bir azim ve özveriyle adamayan girişimcilerin başarılı olma ihtimalleri sıfırdır.

Bir şirket iflas edebilir. Para kaybedebilir. Bunlar hayatta her gün olan ve bundan sonra da olacak olan şeylerdir. Ancak insan umudunu bir kez yitirdiğinde bunun geri dönüşü yoktur.

Pek çok spor etkinliğinde sporcuların yarış ya da maç başlamadan önce çeşitli hareketler yaptığını görürsünüz. Start çizgisindeki koşucular koşuyormuş gibi hareket ederler. Boksörler ringe çıkarken yumruk atıyor gibi hareketlerde bulunurlar.

Bunların hepsi zihni koşullama ve hafıza kaynaklı tepkileri harekete geçirmek içindir.

Mutlaka okuyun: Hayal Kurmanın Önemi ve Faydaları

Sporcular bir yarışmada ikinci olmak için değil, birinci olmak için antreman yapar. Ancak bazen birinci olunmasa bile iyi mücadele gösterdiğinden emin olmak ister. Yani bir sporcu elinden gelenin en iyisini sahaya yansıtmaktan başka bir şey düşünmez.

Girişimciler de kazanmak için iş dünyasındadırlar. Kazanmak, alanında başarılı bir şirketin sahibi olmak için gece gündüz uğraşırlar. Tabii ki bir sektörün tek bir lideri vardır, ancak her şirketin bu pozisyona ulaşmak için elinden gelenin en iyisini yapması gerekir.

Mutlaka okuyun: En Ucuzu Değil, En İyisi Olun!

 

3. Uzun Vadeli Düşünün

Bir profesyonel sporcunun hayatını tek bir kelime ile anlatmak istesek herhalde “feragat” kavramını kullanabiliriz.

Diğer her türlü özellikten farklı olarak profesyonel bir sporcu gelecekteki güzel günler için şu anki konforundan vazgeçebilen insandır. Yani sezon bittikten sonra diğer takım arkadaşları gibi tatile, plaja koşmak yerine günlük antremanlarında devam eden sporcuların kariyerlerinde daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Cristiano Ronaldo, Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi kupasını kazandığı günün ertesinde bile antreman yapabilecek kadar azimli bir oyuncu.

Özetle başarılı bir sporcu kısa vadeli değil, uzun vadeli hareket eder. İçinde bulunduğu koşullar nedeniyle rehavete kapılmaz, kendini salmaz.

Başarılı olmak isteyen bir girişimci de feragat kavramına önem vermelidir. İşten eve geç saatlerde gelmek, çocuklarına yeterince zaman ayıramamak, kazandığı parayla lüks bir araba almak yerine bu parayı yine işine yatıran bir girişimci kısa vadede “sefil bir hayat” sürüyor gibi sürse de bu fedakarlıklarının meyvesini uzun vadede fazlasıyla toplar.

Mutlaka okuyun: 7 Adımda Uzun Vadeli Düşünmek

 

4. Detaylara Önem Verin

Profesyonel bir sporcu detaylara çok büyük önem verir. Bu kişinin günlük kaç metre koşacağı, kaç kalori tüketeceği, kaç saat uyuyacağı net bir şekilde belirlenmiştir. Yani normalde günlük 5000 kalori alması gerekiyorsa asla 4000 ya da 6000 kalori almaz. Akşam 10’da uyuması gerekiyorsa oturduğu arkadaş ortamından kalkar ve evine gidip tam 10’da yatağa girer. Yani sağlığına, beslenmesine, antremanına, özel hayatına son derece önem verir.

Bu bağlamda bir şirketin önem vermesi gereken detaylar vardır. Nasıl bir sporcu fit olmak için elinden geleni yapıyorsa, bir şirket de iş hayatında “fit” olmak için çaba göstermelidir.

  • Şirketteki çalışanlardan maksimum verim alınabiliyor mu?
  • Şirket maksimum verimlilikte mi çalışıyor?
  • Doğru pazarlama stratejisi uygulanıyor mu?
  • Siparişler zamanında teslim ediliyor mu?
  • Müşteri sorunlarıyla teker teker ve zamanında ilgileniliyor mu?

Bu ve benzeri pek çok detay, bir araya geldiğinde şirketin başarısı için devasa bir önem arz eder. Bu nedenle bir girişimci olarak işinizdeki pürüzleri fark etmeli ve bu pürüzleri ortadan kaldırmak için azami çabayı göstermelisiniz. Nasıl damlaya damlaya göl olursa, ufak pürüzler de birike birike iflasa neden olur.

 

5. Başarısızlığı Kabul Edin

Beyzbol efsanelerinden Babe Ruth bir demecinde şöyle diyor:

“Korkunun sizi yolunuzdan çıkarmasına izin vermeyin.”

Beyzbol kariyeri boyunca 714 kez topu rakip kaleye sokan ve 1330 kez de rakip oyuncular tarafından yere düşürülen Babe Ruth, basitleştirerek söylersek attığından daha fazla gol yemiş durumda.

Peki onu efsane yapan şey ne?

Tabii ki pes etmeyişi.

İş dünyasında da bu durumun geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Kurduğunuz her işin başarılı olması gibi bir şart bulunmuyor. 10 iş kurup 9’unu batırmanız son derece mümkün. Ancak mühim olan bu kadar yenilgiye rağmen 10. kez denemek ve sonunda gerçek başarıyı yakalamak.

Başarısızlıktan öcü gibi korkmayın ve denemeye devam edin. Her yenilgiden, her iflastan, her başarısızlıktan yeni bir şeyler öğrenerek devam edin yolunuza.

Mutlaka okuyun: Başarısızlık Korkusunu Yenmenin Yolları

 

6. Rakiplerinize Saygı Duyun

Maç bitti.

A takımı B takımını 3-0 yendi ve şampiyon oldu.

Böyle bir durumda ne olur? A takımı oyuncuları sevinçle birbirlerine sarılıp şampiyonluğu kutlar.

Maçı kaybeden takım oyuncuları ise sahaya oturup şampiyon takımı hayal kırıklığı içinde izler. “Onların yerinde biz olabilirdik.” diye düşünür.

Bu noktada gerçek bir şampiyonun vermesi gereken mesaj şöyle olmalıdır:

“Zor bir maçtı ancak galip olmayı bildik. Rakip takımı da gerçekten kutluyorum. Canla başla mücadele ettiler, onları da finale kadar gösterdikleri başarıdan ötürü kutluyoruz.”

İşte gerçek bir şampiyon rakip takıma saygı gösteren, onu küçümsemeyen takımdır. Zira rakip olmasa şampiyonluk da olmayacaktı.

Aynı şey girişimcilik için de geçerlidir. Rakipleri kötülemek, onları aşağılamak, onları hor görmek yerine her girişimci kendi işine bakmalı, kendi şirketini geliştirmeye çalışmalıdır.

Piyasada başka firmalara da gerek olduğunu kabul etmek, rekabetin tüm taraflar için faydalı bir şey olduğunu kabul etmek işini saygınlıkla yapmak isteyen her girişimcinin mentalitesi olmalıdır.

Yani başarısızlık karşısında yıkılmamak ve pes etmemek kadar; başarıyı da olgunlukla kabullenmek gerekir.

Mutlaka okuyun: Rekabeti Kullanarak İşinizi Geliştirmenin Yolları

 

7. Başarıyı Kutlamayı Bilin

Futbolda gol olunca tüm oyuncular bir araya gelip bu büyük sevinci paylaşır. Bunu hemen tüm takım sporlarında görürüz.

Aynı şey iş hayatı için de geçerlidir. Eğer bir şirkette takım halinde çalışıyorsanız ve güzel bir başarı elde ettiyseniz bu başarıda herkesin payı olduğunu unutmayın. Evet, golü siz atmış olabilirsiniz ancak o golün hazırlanışında tüm çalışanlarınızın az ya da çok payı vardır.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınızı Dikkate Aldığınızı Göstermenin 11 Basit Yolu

 

İlginizi çekebilir

Girişimciler İçin Spor ve Egzersiz Yapmanın 4 Bilimsel Faydası
Egzersiz Yapmanın İşimden Daha Önemli Olmasının Nedeni
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Sitemizi Reklamsız Kullanmak İster misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.