Harika Elemanları İşe Alma ve Elde Tutma Yolları

Bir işi geliştirip daha iyi hâle getiren ve onun kaderini belirleyen şey nedir? Tabii ki de çalışanların niteliği ve kalitesidir. Biz de bu sebeple oturduk, işletme sahiplerinin işe alım süreçlerini ve çalışanlarını elde tutma stratejilerini geliştirmeleri adına güzel bir yazı hazırladık. “Aman bana ne, biri gider biri gelir!” demeyin sakın çünkü böyle bir mantık güdüyorsanız elemanlarınızı rakiplerinize kaptırmanız işten bile değil! Mevzunun önemini açıklığa kavuşturduğumuza göre detaylara geçebiliriz. O hâlde hiç vakit kaybetmeyelim ve en doğru elemanları bulmanızı sağlayacak 7 adımı ele alalım. İyi okumalar dileriz.

 

1. Adım: Öyle bir işveren olun ki insanlar şirketinizde çalışmak için can atsın.

İşe alım sürecinde hata yapmamak ve doğru kişileri bulmak istiyorsunuz. Bu noktada odaklanmanız gereken kişiler çeşitli pozisyonlara başvuran adaylar değil, hâlihazırda şirketinizin bünyesinde çalışan elemanlardır. Eğer çalıştırdığınız insanlara haklarını verir, onlara düzgün muamele gösterirseniz işe alım süreçleriniz de çok olumlu etkilenecektir zira şirketiniz isim yapacak ve nitelikli adayların dikkatini çekecektir. Sadece özgeçmişlere bakarak birini işe alır mısınız? Almazsınız. Peki adaylar da sadece iş tanımına bakarak “Tam bana göre, hemen buraya gireyim.” der mi? Tabii ki demez çünkü önce şirketi tanımak, şartları ve ortamı bilmek isterler. O hâlde aşağıda bahsettiğimiz unsurları dikkatle okuyun şimdi.

 

Güçlü bir işveren markası yaratın.

İşveren markasından kastımız, şirketinizin dışarıdan nasıl göründüğüdür ve bu algı verdiğiniz iş ilanlarına başvuru yapan adayların profillerini belirleyen en temel unsurlardandır. Olumlu bir işveren markası yaratırsanız en nitelikli adayları adeta mıknatıs gibi çekersiniz. Ayrıca bu şekilde bir pozisyon için tek bir ilan verip yüzlerce hatta binlerce başvuru toplayabilirsiniz. Yani sadece bir ilanla o pozisyonu doldurabilir, tekrar tekrar ilan vermeyerek insan kaynakları harcamalarınızı ciddi ölçüde azaltabilirsiniz.

İyi bir işveren markası yaratma çabaları kapsamında şirket kültürünüzü ve değerlerinizi tanımlamalı, bireylerin firmanızda çalışarak ne tür kazançlar elde edebileceklerini açık şekilde ortaya koymalı ve verdiğiniz ilanlarda sunduğunuz imkânların altını çizmelisiniz.
Ayrıca sağladığınız tüm yan hakları da ilanlarınızda ya da şirketinizin internet sitesinde belirtmelisiniz ki insanların aklında herhangi bir soru işareti kalmasın.

 

Hakkaniyetle maaş verin.

İşveren markası, imkân, yan haklar dedik ama en nihayetinde herkes maaşa da büyük önem verir. Bu konuda söylenecek fazla söz yok ve size gidip herkese on binlerce lira para verin demiyoruz. Mutlaka şirketinizin belirli bir gelir-gider dengesi ve hacmi vardır. Sizden isteğimiz şu, şirket olarak kazancınıza bakın ve “Çalışanlarımı maddi açıdan daha fazla tatmin etme imkânım var mı acaba?” diye sorun. Elinizi vicdanınıza koyun ve firmadaki her kademeye en uygun maaşı vermeye çalışın.

Mutlaka okuyun: Çalışanlara Ortalamanın Üstünde Maaş Vermek İçin 7 Sebep

 

2. Adım: İlanlarda aradığınız ideal kişinin nasıl olması gerektiğini anlatın.

Şirketinizde bir pozisyon var ve uygun kişiyi arıyorsunuz. İlk önce vereceğiniz ilanda kullanacağız kelimelere ve ifadelere çok dikkat etmeniz lazım. Bu yüzden iş tanımını oluştururken “Şunu, bunu, onu arıyoruz.” şeklinde ifadelerden ziyade o rolü yerine getirebilecek en başarılı bireyi tasvir eden laflar kullanın. Başka bir deyişle sadece teknik unsurları değil, iletişim becerileri ve insanlar arası ilişki yetenekleri gibi önemli hususların da altını çizin. LinkedIn’de yapılan bir araştırma da bu söylediklerimizi doğrular nitelikte. Söz konusu araştırmaya göre günümüz iş dünyasında bir çalışanda en çok aranan nitelikler iyi iletişim becerileri, tertiplilik ve takım oyuncusu olmaktır.

Siz de bunları hesaba katın, firmanızı ve ilgili pozisyonu tanıtırken şirket kültürünüzü de tüm detaylarıyla anlatmaya çalışın. Ayrıca belki size ilginç gelecek ama ilanlara biraz da mizah katın! Kupkuru bir metne bakınca kim heyecanlanır ki? Ama firmanızı şevkle anlatıp aradığınız kişiyi tasvir eden renkli kelimeler kullanırsanız karşı tarafta ilgi uyandırmayı başarırsınız. Bunun yanı sıra şirketinizin adaylar için neden ideal ve eğlenceli olduğunu açıklamayı da ihmal etmeyin. Sağladığınız tüm imkânların altını çizin ve şirket misyonunuzu da vurgulayın. Bir sonraki adıma geçmeden önce tekrar söyleyelim, mizah kullanmaktan asla ama asla çekinmeyin!

 

3. Adım: Eleman aradığınızı en doğru biçimde duyurun.

Firmanızda açık bir pozisyon olduğunu duyurmak için farklı kanallardan yararlanmalı ve ilk olarak mevcut çalışanlarınızın referanslarını kullanmalısınız. SilkRoad adlı İK platformunda yapılan bir ankete göre yeni elemanların %22’si mevcut çalışanların referansları doğrultusunda işe alınıyor. Bunun dışında iş arama sitelerinin de çok verimli platformlar olduğunu söylemeden geçmeyelim.

 

Çalışanlarınızın referanslarından mutlaka yararlanın.

Mevcut çalışanlarınızın referanslarından yararlanmayı asla ihmal etmeyin zira onların kefil oldukları kişiler şirketiniz hakkında daha fazla bilgiye sahiptir ve işe alındıkları takdirde firma bünyesinde uzun süre kalma ihtimalleri daha fazladır. Hâlihazırda bir çalışan referans programınız yoksa mutlaka hemen oluşturun ve buraya büyük önem verin.

 

Şirket hacminiz küçük bile olsa bir İK uzmanından destek alın.

Yetenek avcıları, en çok işe alım yapan üçüncü kaynaktır. Küçük işletme sahipleri genellikle işe alımlarda yetenek avcılarından yararlanmazlar ancak bazı durumlarda dışarıdan destek almak gerekebilir. Bilhassa herhangi bir pozisyona çabucak eleman bulmanız gerektiğinde ya da üst düzey kadroları çok nitelikli insanlarla doldurmak istediğinizde yetenek avcılarının kapısını çalmanız sizin için akıllıca bir hamle olabilir.

 

4. Adım: En iyi adayı bulmak için doğru şekilde filtreleme yapın.

Yukarıda bahsettiğimiz üç adımı uygularsanız sağlam bir aday listesi oluşturabilirsiniz. Farz edelim ki dediklerimizi harfiyen yaptınız ve elinizde bir sürü aday var. İşte şimdi “filtreleme” yaparak vakitten tasarruf etme zamanı geldi!

 

İlk olarak telefon ya da video görüşmesi yapın.

Elinizdeki listeye bakın ve ilk etapta gözünüze uygun gelen adaylarla beşer dakikalık telefon ya da video görüşmeleri yapın. İnanın, en etkili ön filtreleme yolu budur. Google Hangouts, Zoom, Skype ya da WhatsApp gibi uygulamaları kullanarak çoğu adayla görüşebilir ve onlar hakkında kısa sürede çok daha fazla veri toplayabilirsiniz.

 

Mülakat sürecinizi çok iyi ayarlayın.

Filtreleme yaptınız ve sıra geldi mülakatlara. Peki mülakat süreciniz nasıl olmalı? Öncelikle planlı hareket etmeye çalışın ve her adaya aynı soruları sorun. Ayrıca mülakat sırasında her adaya mutlaka birebir aynı vaka çalışmalarını yaptırın ki farklı kişileri kıyaslama şansınız olsun.

Google’ın İnsan Kaynakları Departmanı’nın yöneticilerinden Lazlo Block, firmanın işe alım ve mülakat süreçlerinden yola çıkarak diğer işverenler için şu tavsiyelerde bulunuyor: “Öncelikle adayları tarafsız bir şekilde değerlendirin. Hâlihazırda şirket bünyesinde çalışan alt düzey elemanları veya adayın seviyesine denk kişileri de mutlaka mülakatlara çağırın. Mülakatı yapan kişilerin tüm detayları not almalarını sağlayın ve nihai işe alım kararını verenlerin tarafsız bireyler olduğundan emin olun. İşe alımdan sonra da belirli aralıklarla bu notlara tekrar göz atın ve yeni elemanın ne durumda olduğuna bakın, böylelikle de adayları doğru biçimde değerlendirme kapasitenizi artırın.

Mutlaka okuyun: En Sık Sorulan Mülakat Soruları ve Cevapları

 

5. Adım: Verimli bir işe başlangıç süreci oluşturun.

İyi elemanları buldunuz, işe de aldınız ama sağlam bir başlangıç yaptırmazsanız o kişilerin size ve şirkete güvenini zedeleyebilirsiniz. Bu yüzden işe başlangıç aşamasına da hassasiyet gösterin. Mesela işe yeni başlayanlara hemen bir “hoş geldin paketi” verin ve o kişilerin sizler için değerli olduğunu açıkça ortaya koyun. Bunun akabinde kapsamlı bir oryantasyon yaptırın ve alışma süresi tanıyın, yani hemen tam randımanla çalışmaya başlamalarını beklemeyin. Neticede kişileri tam anlamıyla sahiplendiğinizi göstermek ile sadece önlerine sözleşme atıp “Hadi işe koyulun!” diyerek geri çekilmek arasında dağlar kadar fark vardır.

 

6. Adım: İşe alımlarda aceleci davranmayın, birini işten çıkarırken de sürpriz yapmayın.

Leadership IQ şirketinin 5000’i aşkın yetenek kazandırma müdürü ile gerçekleştirdiği bir araştırma sonucunda işe yeni alınan elemanların neredeyse yarısının 18 ay içerisinde işten ayrıldıkları tespit edildi. ABD Çalışma Bakanlığı’nın tahminlerine göre yanlış kişinin işe alınması sonucunda o kişinin bir senelik maaşının yaklaşık %30’u boşa gidiyor. Üstelik yanlış bireylerin işe alınması firmaya sadece maddi zarar vermekle kalmıyor, yönetimsel sorunlar meydana getirdiği gibi ekibin moralini de altüst edebiliyor. Eğer yanlış insanları işe alıp pişman olmak istemiyorsanız şu tavsiyelerimize kulak verin:

 

İşe alımlarda acele etmeyin.

Çoğu zaman açık pozisyonları hemen kapatmak gerekir. Anlıyoruz ancak atalarımız ne demiş, “Geç olsun güç olmasın”. Yani hemen birini almak için fazla acele ederseniz yukarıda da bahsettiğimiz gibi hüsrana uğrayabilir ve şirketinize zarar verebilirsiniz. Bu yüzden akıllıca hareket edin ve karşınıza çıkan ilk adaya atlamayın. Kendinize biraz daha zaman tanıyın ve en iyi adayları seçmek için detaycı davranın.
Birini işten çıkaracaksanız sürpriz yapmayın.

İş dünyasında genellikle “İşe alımlarda ağır ol ama tepenin tasını attıranı da kov gitsin!” derler. Tamam, bu laf kesinlikle yanlıştır diyemeyiz ama inanın, böyle meselelerde tabiri caizse acele işe şeytan karışır. O yüzden ne yapıp edin ama sürprizlerden uzak durun. Neden mi? Çünkü insanları sebepsiz yere işten çıkarıp durursanız piyasada adınız çıkar ve istenmeyen işveren konumuna düşersiniz. O yüzden işten çıkarmalar konusunda şu adımları izleyebilirsiniz:

– İlk olarak altın kuralı tekrar vurgulayalım: Sürpriz yapmayın. Sorun yaratan çalışanlarınıza yazılı uyarılarda bulunun, durumu izah edin.

– Birini kovmadan önce son bir plan yapın ve bunu uygulayın. Mesela kişinin hangi yönlerini geliştirmesi ya da değiştirmesi gerektiğini açıklayın, bu süreçte hangi adımların izleneceğini belirtin ve ona bir miktar süre tanıyın.

– Şayet bu planınız da işe yaramazsa artık daha fazla tahammül etmeyin ve söz konusu kişi ile yollarınızı ayırın. Elbette işten çıkarmaya sebep olan hususları da yazılı bir şekilde kişiye iletin.

 

7. Adım: Çalışanlarınızı elde tutma stratejileri de geliştirin.

İşe yeni elemanlar alıp onları eğitmenin hiç de ucuz olmadığını göz önünde bulundurursak mevcuttaki iyi çalışanlarınızı elde tutmanız hem maddi hem de manevi açıdan lehinize olacaktır diyebiliriz. Şimdi bu doğrultuda neler yapmanız gerektiğini söyleyelim:

 

Çalışanlarınızın performansları hakkında yorumlarda bulunun.

Herkes ne durumda olduğunu ve nasıl bir performans sergilediğini bilmekten hoşlanır. Çalışanlarınız da hâliyle hangi konularda eksik olduklarını ve neleri başarıyla yaptıklarını bilmek, buna göre kariyer planlarını yapmak isterler. Siz de bu doğrultuda güçlü bir performans yönetim sistemi geliştirin ve yıllık değerlendirmeler yapın. Bu değerlendirmelerde kişileri sadece eleştirmeyin; takdire şayan yönlerini de vurgulayın ve böylelikle özgüvenlerini arttırın. Böyle bir yol izlerseniz en nihayetinde çalışan bağlılığını ve elemanlarınızın firmanızda daha uzun süre kalmalarını da sağlarsınız.

 

Tüm ekibinize iyi eğitim verin.

Çoğu eleman iyi ve kaliteli eğitim almak ister. İyi eğitilirlerse daha fazla başarı elde edebilecekleri gibi size olan sevgi ve saygıları da artar çünkü patronlarının onlara değer verdiğini anlarlar.

“Ben de çalışanlarımın eğitim almasını istiyorum.” mu diyorsunuz? O zaman aşağıda söyleyeceklerimizi dikkatle okuyun:
Eğitim deyince aklınıza sadece mesleki beceriler gelmesin. Mesela yeni çalışanlarınızın şirket kültürüne ve kurallarına alışmalarını sağlayın. Özellikle müşterilerle doğrudan temas hâlinde olan çalışanlarınızın bu konuda iyi eğitilmeleri son derece mühimdir.
Mentorlardan ve ekibinizdeki diğer çalışanlardan da destek alın. Unutmayın, yeni elemanlar işi en rahat yakınlarındaki diğer arkadaşları sayesinde öğrenirler.

Eğitim sürekli devam eden bir süreç olmalı, sadece ilk birkaç aydan ibaret olmamalıdır. Bu yüzden firmanızda çalışan herkese düzenli aralıklarla eğitim vermeyi ihmal etmeyin. Çalışanlarınızın durumunu sürekli takip edin. İnsan kaynakları departmanınız var ise mutlaka çalışanlarınızla sürekli olarak görüşmelerini, hâl hatır sormalarını ve ters giden durumları düzeltmek için çaba göstermelerini sağlayın.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınızı Neden ve Nasıl Eğitmelisiniz?

 

Çalıştırdığınız kişilerin emeklerini takdir edin.

Çalışanların motivasyon kaybına uğramalarının en büyük sebeplerinden biri de emeklerinin hiçe sayılmasıdır. Bu yüzden yeri geldiğinde elemanlarınızı takdir etmeyi unutmayın. Gerektiğinde gidip doğrudan kişilerle konuşun ya da parti veya etkinliklerde başarılı elemanları alkışlatın.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınıza Teşekkür Etme Yöntemleri

 

Çalışanlarınızın her daim motive olmalarını sağlayın.

Çalışanlarınız motivasyonunu korursa mutsuzluğa ve umutsuzluğa da kapılmazlar. Çalışanların işlerine bağlılıklarını sağlamak ve motivasyonlarını yüksek tutmak için birtakım uygulamaları yürürlüğe koyun. Mesela iş dışı spor aktiviteleri, partiler ya da geziler düzenleyin.

Mutlaka okuyun: Çalışanlar Nasıl Motive Edilir?

 

Son söz

Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Dilerseniz 7 adımı son kez tekrar edelim ve yazımızı noktalayalım:

1. Öyle bir işveren olun ki insanlar şirketinizde çalışmak için can atsın.
2. İlanlarda aradığınız ideal kişinin nasıl olması gerektiğini anlatın.
3. Eleman aradığınızı en doğru biçimde duyurun.
4. En iyi adayı bulmak için doğru şekilde filtreleme yapın.
5. Verimli bir işe başlangıç süreci oluşturun.
6. İşe alımlarda aceleci davranmayın, birini işten çıkarırken de sürpriz yapmayın.
7. Çalışanlarınızı elde tutma stratejileri de geliştirin.

Son olarak unutmayın, yazımızın başında da vurguladığımız gibi uzun vadede size başarı getirecek olan temel unsur çalışanlarınızın ta kendisidir. Bu yüzden hem en iyi elemanları işe almak hem de işe aldığınız kişileri elden kaçırmamak için saydığımız tüm adımları harfiyen uygulayın. Başarılar dileriz!

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Sitemizi Reklamsız Kullanmak İster misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.