Huawei ve Çin’in 5G Yarışındaki Gizli Silahı Bir Türk Profesör

5G teknolojisinin yayılma yarışı gittikçe kızışıyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın açıklamalarını değerlendirirsek, bu yarış iki ana aktör arasında geçecek gibi görünüyor: Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti. Teknoloji alanındaki bu savaşta, Amerika Birleşik Devletleri, galip çıkmak için elinden geleni yapacağa benziyor.

Öte yandan piyasaların içerisindeki bazı isimlerin ve analistlerin, 5G yarışında Amerika Birleşik Devletleri’nin önünde olduğunu düşündüğü Güney Kore telekom firmaları, iki taraflı bir savaş olduğu tezine karşı çıkıyor. Dahası, Çin Halk Cumhuriyeti’nin telekom devi Huawei de, yarışın iki taraflı olduğunu belirtmekten kaçınıyor. Her şeye rağmen, bu bakışta gerçeklik payı olduğu yadsınamaz.
Huawei firmasının bu alanda lider olarak görünmesinin arkasındaki en önemli neden; yaklaşık 10 yıldır kullandıkları, alternatif 5G veri aktarımı yöntemi olan “polar kod” olarak gösterilirken bu yöntem Amerika Birleşik Devletleri tarafından kullanılan LDPC (low-density parity check) kodlama yöntemine de rakip sayılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin kullandığı LDPC, 3G ağında kullanılan “turbo kod” için mantıklı bir adım gibi görünüyor.

Tüm bu bahsettiklerimiz oldukça karmaşık, matematiksel çalışmalar. Fakat özetlemek gerekirse; ortaya çıkan her yeni telekom ağı, veri transfer hızında artış ihtiyacını da yanında getiriyor. 3G ve 4G teknolojilerinde kullanılan veri setleri ise, 5G’de ihtiyaç duyulacak hız için yetersiz kalıyor. 4G’den 5G’ye geçiş, daha önce yaşanan 2G’den 3G’ye ya da 3G’den 4G’ye geçişlerden kat be kat daha büyük bir değişiklik olacak. Bunun nedeni ise, 5G ile birlikte veri transfer hızı 4G’den yaklaşık 100 kat daha fazla olacak olması. Bu büyük etki, bize indirme hızı olarak yansıyacak. Yani örneğin Marvel’in 22 sinema filminin tamamı dakikalar içerisinde indirilebilecek. Başka bir şekilde örnek vermek gerekirse; 5G teknolojisinde, bir akıllı şehirde ihtiyaç duyulacak tüm veri kontrol edilebilecek. Sektörün içindeki insanlar, 5G teknolojisi sayesinde insansız otomobillerin, sonunda test aşamasından çıkarak gerçek hayatta kullanılabileceği konusunda hemfikir.

5G teknolojisi hakkında konuşan Çin Mobile Genel Müdürü Wang Xiaoyun, “4G teknolojisi bize yol yaptıysa, 5G teknolojisi koca bir şehri inşa edecek.” sözleriyle bu adımın boyutları hakkında fikir veriyor.

Ağ iletişiminde bu denli köklü ve önemli bir altyapı değişimi söz konusu olduğundan, dünyanın dört bir yanındaki telekom devleri, uluslararası bir standart belirleyerek, 5G teknolojisinin dünyanın her yerinde aynı şekilde çalışması için fikir birliğine vardı. Bu standardizasyon için 2016 yılında yapılan oylamada, Huawei’nin arkasında olduğu polar kod ile Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen LDPC, pek de şaşırtıcı olmayan bir şekilde en yüksek oyu alan iki kodlama teknolojisi oldu. Her iki kodlama yönteminin de kendine has dikkat çekici özellikleri olduğu için, oy verenler şimdilik bu iki yöntemin omuz omuza çalışması gerektiğini belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri tüm bunlara rağmen kendi kodlama sistemi olan LDPC için diretse de, Polar kod yaratıcısı Türk Profesör Erdal Arıkan, daha diplomatik bir yol tercih ediyor.

Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de Elektrik Mühendisliği Yüksek Lisansı yapmış olan Dr. Erdal Arıkan, hangi kodlama sisteminin daha iyi olduğu sorusunun net ve kesin bir cevabı olmadığını belirtiyor. “Uygulamaya bağlı olarak bazıları LDPC’yi bazıları da polar kodu tercih edebilir.” diyen Arıkan, her sorunun çözümü için tek bir cevap olmadığını da sözlerine ekliyor.

Moor Insights & Strategy’de telekom firmalarını değerlendiren analist Anshel Sag, LDPC ile Polar Kod arasındaki yarışın galibinin, iki sisteminde hayata geçmesinin ardından netleşeceği görüşünde.
Anshel Sag: “İki sistemde hataları düzeltme (kodlama) yöntemi olduğunda, bana göre uygulama başlandıklarında, uzun vadede hangisinin daha başarılı olduğunu göreceğiz.”

Türk Profesör Arıkan, nispeten genç sayılabilecek kodlama teorisinin, kısa sürede bu denli evrilerek şimdiki konumuna gelmesine şaşırdığını belirtip bu konuda Huawei ile işbirliğinin büyük katkı sağladığını belirtiyor. Çinli teknoloji devi 2009 yılında 5G çalışmaları kapsamında girdikleri arayış sırasında, bir yıl sonra Arıkan’ın Polar Kod teorisini keşfetti. Firmanın kablosuz araştırmalar bölümünün başındaki isim Wen Tong, Polar Kod’dan çok etkilendiklerini fakat firma olarak bu teoriyi desteklemelerinin riskli bir iş olduğunu düşündükleri açıkladı.

Tong: “Bir mühendis olarak baktığınızda, Polar Kod gelişmemiş bir teknoloji olarak göze çarpıyordu. Yani yüksek riske sahipti. Fakat aynı zamanda potansiyel getirisi de bir o kadar yüksekti. Bu noktada Polar Kod’un teorik olarak mümkün olduğunu bilsek de kesin olarak bilmemizin imkanı yoktu.”

Huawei büyük bir risk aldı. Fakat sekiz yıl ve araştırmalar için harcanan milyarlarca doların ardından, 5G teknolojisinde lider olarak gösteriliyor. Öte yandan bu noktaya gelinene kadar aşılan yollarda birçok engelle karşılaşıldı. Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri Huawei firmasını Amerikan pazarından çıkartmak için çabaladı. Hatta Avustralya’ya da Huawei’nin 5G teknolojisinden vazgeçmesi için baskı yaptı.

Huawei için işin iyi yanı ise, Çin Halk Cumhuriyeti’nin devasa nüfusu, 5G piyasasının çoğunluğunu oluşturuyor. Bu da demek oluyor ki, dünya genelindeki potansiyel 1,3 milyar 5G kullanıcısının yaklaşık yarısı Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı. Diğer taraftan, Vodafone gibi birçok Avrupalı telekom firması, Avrupadaki 5G altyapısı için Huawei firması ile birlikte çalışıyor.

Tüm bunlara rağmen, bir anlamı olup olmayacağı belli olmasa da, Huawei firması birlikte çalışılması konusunda ısrarcı. Huawei CEO’su Eric Xu, firmalarla akademinin yakın bir şekilde çalışmasını umduğunu, bu sayede de gelecekte daha fazla bilimsel yeniliklerin ortaya çıkmasını ve gelişmenin hızlanmasını umduğunu belirtiyor.

İlginizi çekebilir

5G Teknolojisi Nedir? Özellikleri Nelerdir?
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.