Hücre Atlası ile Tüm Hastalıklar Ortadan Kaldırılabilir!

Biyoloji biliminin bir sonraki dev projesi, biz insanların gerçekte neden meydana geldiğimizi bulmak ve bu sayede tüm hastalıkları daha kolay tedavi edebilmek.

1665 yılında Robert Hooke, mikroskop altında bir parça mantarı inceledi ve ona bir manasıtırın odalarını anımsatan küçük kutucuklar gördü. Hücreyi tanımlayan ilk bilim insanı Hooke, biyoloji biliminin yeni mega projesine hayranlık duyardı. Bu devasa proje, modern genom ve hücre biyolojisine ait en güçlü araçlar kullanılarak tek tek tüm hücrelerin ele alınıp incelenmesi.

Robert Hooke’un mikroskop altındaki mantar çizimi

Projenin amacı kapsamlı bir hücre atlası, başka bir deyişle insan hücrelerinin bir haritasını oluşturmak. İnsan vücudunun nelerden oluştuğunu ortaya koyacak böylesine kapsamlı teknolojik bir mucize sayesinde, yapılan ilaç araştırmaları hız kazanacak ve hastalıklarla çok daha kolay savaşılabilecek.

İnsan vücudundaki 37,2 trilyon hücrenin kataloglanması için Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, İsveç, İsrail, Hollanda ve Japonya’dan bilim insanlarının katılımıyla oluşturulan konsorsiyum, aralarında iş bölümü yaparak çalışıyor.

İngiltere’deki Sanger Enstitüsü’nden Mike Stubbington, başında olduğu araştırma için “Öngördüğümüz bazı sonuçları elde edeceğimizi ve zaten varlığından haberdar olduğumuz gerçekleri göreceğimizi düşünüyorum. Fakat eminim ki tamamen farklı şeylerle de karşılaşacağız.” diyor ve birçok sürprizin kendilerini beklediğini iddia ediyor.

Beyin ve omuriliği sarmalayan ve derideki yağ hücrelerine kadar uzanan nöronlar üzerinde yapılan daha önceki çalışmalarda, 300 civarında varyasyonun olduğu tahmin ediliyordu. Öte yandan gerçek sayı şüphesiz çok daha büyük. Hücreler arasındaki moleküler farklar analiz edilmesi, retina üzerindeki iki farklı hücre yapısını şimdiden keşfetti. Bu hücrelerden biri patojenlere karşı ilk savunma hattını oluşturan ve her 10 bin kan hücresinden dördünde bulunan bir hücreyken yeni keşfedilen diğer bağışıklık hücresi, ürettiği steroid sayesinde bağışıklığı baskılıyor.

Bahsi geçen haritalamayı yapabilmek için üç farklı teknoloji bir araya geliyor. Bunlardan ilki “hücresel akışkanlar” olarak bilinen teknoloji. Bu yöntemle hücreler birbirlerinden ayrılarak işaretlendiriliyor ve yapay bir kılcal damar içinde yönlendiriliyor. Bu sayede hücreler tek tek toplanıp, içlerine bakılıp incelenebiliyor.

İkincisi, hücre başına sadece birkaç kuruş maliyetle süper hızlı ve verimli çözümleyici makinelerle bu hücreleri inceleyerek tek bir hücredeki aktif genleri tanımlamayı sağlayan bir teknoloji. Şu anda bir bilim insanı günde 10 bin hücreyi işleyebiliyor.

Üçüncü teknoloji ise, bir insandaki herhangi bir organ ya da dokuda bulunan her bir hücre türünü (gen etkinliği bazında) bulabilen, yeni etiketleme ve boyama tekniklerinin kullanımı.

Hücre atlasının arkasında İngiltere’nin Sanger Enstitüsü, MIT’nin Broad Enstitüsü ve Harvard gibi büyük bilimsel kuruluşlarla, Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in kurduğu Kaliforniya menşeili Biohub kuruluşu bulunuyor. Eylül ayında Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan gen atlası için 3 milyar dolar bağış hedefi koyarak Biohub’ın açılışını yaptı.

 

İlginizi çekebilir

Başarılı İnovasyonlar
Geleceğin Teknolojileri: Dünyayı değiştirecek 22 fikir
Sadece 395 TL'ye Website Sahibi Olun!
30 bin TL Yatırımla Ayda 4.000 TL Kazanın!
İş Kurmak İsteyenlere Özel İş Fikirleri
Yapılacak en karlı işler
Nasıl zengin olunur?
İnternetten para kazanma yolları

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sayfalarda paylaşabilirsiniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Yukarı Işınlan ↑

DMCA.com

Gizlilik Politikası