IKEA’nın Kurucusu Ingvar Kamprad’ın Hayatı ve Başarı Stratejileri

Bu yazımızda IKEA kurucusu İsveçli girişimci Ingvar Kamprad’ın başarı hikayesini ele alacağız.  27 Ocak 2018’de hayatını kaybeden Kamprad, dünyanın en zengin insanlarından biri olarak görülüyordu.

Uygun fiyatlı ve şık mobilyalar üreten IKEA’nın kurucusu olan Kamprad, gençlik yıllarından beri insanların şık mobilyalara ve ev aksesuarlarına uygun fiyatla sahip olmalarını istiyordu ve bunu hayatının temel misyonu haline getirmişti.

 

Çocukluk Yılları

Tam adıyla Ingvar Feodor Kamprad 30 Mart 1926’da Güney İsveç’te yer alan Älmhult kentinin Smalandiya ilçesinde dünyaya geldi.

Onun hayatını inceleyen araştırmacılar, ticaret sevgisinin ona aileden geçtiğini belirtiyorlar. 1897 yılında dedesine ait mobilya şirketi iflas etmek üzereydi. Dedesi de ödeyemediği borçlarından ötürü depresyona girip intihar etti. Ancak babaannesi bu şirketin iflas etmesini önledi. Yani babaannesi Ingvar Kamprad’a zorluklara karşı daima dik ve sabırlı olmak gerektiğini daha çocuk yaşta öğretti. Babaanne Francis Kamprad hem ona hem de tüm aileye olumlu bir örnek oldu. Çok eğitimi olmamasına karşın oldukça zeki bir kadındı.

Ingvar Kamprad ile çalışan kişiler onun dahi bir pazarlamacı olduğunu, hata yapmamak için büyük çaba harcadığını belirtiyor. Kamprad’ın stratejisi de bugün pazarlama ve işletme okullarında ders niteliğinde inceleniyor.

Kamprad üniversiteye gitmemesine rağmen azmini, heyecanını asla kaybetmeyen bir kişi oldu.

“Eğer ıslah olmaz bir heyecanla çalışmıyorsanız hayatınızın en az üçte biri heba olmuş demektir.” sözleri de onun bu durumunu gayet güzel açıklıyor.

Ticarete çocuk yaşta başlayan Kamprad toptancılardan kalem ve kibrit alıyor ve bunu okuldaki arkadaşlarına belli bir kar payı koyarak satıyordu. Ayrıca zamanla balık, yılbaşı süsü gibi şeyler de satıyordu. İşletme eğitimi almayan, pek kitap okumayan Kamprad için bu ticaret girişimleri gerçek bir eğitim niteliğindeydi yani.

Bugün IKEA diye dünya devi bir markanın arkasında Kamprad’ın bu azmi ve isteği yer alıyor.

Bu konuda İsveçli girişimci şöyle diyor:

“İş hayatında sanırım diğer insanlardan biraz farklıydım. Zira iş hayatına çok erken başladım. Teyzem ilk kibrit alışverişimde bana yardım etti. Tüm paket 88 ore ediyordu. Bense bir kibrit kutusunu 2-3 oreden satmaya başladım. Hatta bazılarını 5 oreye satıyordum. Kar etmeye başladığım zaman büyük bir keyif almıştım. O dönemlerde en fazla 5 yaşındaydım.”

 

IKEA’nın Kuruluşu

Geleceğin girişimcisi böyle böyle para biriktirmeye başladı. Arkadaşları oyun oynayıp gezerken o işini büyütmenin yollarını düşünüyordu. 1943 yılında, henüz 17 yaşındayken kendi birikimi ve biraz da borçla IKEA’yı kurdu. Borcu da babasından derslerine çalışma sözü karşılığı almıştı.

IKEA ismi Ingvar Kamprad’ın isminin baş harflerinden geliyor. Ayrıca büyüdüğü çiftlik ve köyün adı da  Elmtaryd ve Agunnaryd idi. Yani IKEA ismi Ingvar Kamprad’ın hayatını özetleyen bir isim.

IKEA’nın ilk günlerinde mağazada kibritten çoraba kadar çeşitli şeyler satılıyordu. Ancak en büyük talep tükenmez kaleme yönelikti. 1940’ların başında tükenmez kalem İsveç’te bile büyük bir yenilikti. Paris’ten 500 adet tükenmez kalem siparişi veren Kamprad, bu siparişi verebilmek için bankadan o zamanın parasıyla 63 dolarlık bir kredi çekti. Bu Ingvar Kamprad’ın aldığı ilk ve son banka kredisi oldu.

Müşterileri mağazaya çekebilmek için ücretsiz kahve ve kurabiye sunan Kamprad, bu ufak fikirden büyük fayda sağladı zira bir anda mağazaya binlerce kişi akın etti. Mağazanın açılış gününde gerçekleşen bu kahve-kurabiye ikramı bir daha tekrar etmedi ama yine de o gün herkes kahve-kurabiye alıp mağazayı gezme, IKEA’yı tanıma fırsatı buldu. Her IKEA mağazasında bir fast food restoranının olması Kamprad’a şahane bir fikir olarak gözüktü ve zaman geçtikte her IKEA mağazasında bir yemek bölümü kuruldu. (Yolunuz IKEA’ya düşerse enfes bir lezzete sahip İsveç köftesinden yemeyi sakın unutmayın!)

 

Mobilya Dönemi

Ingvar Kamprad, 1948 yılında o dönemler yüksek fiyatı nedeniyle insanlar için lüks olan mobilya işine girmeye karar verdi. Tabii mobilya sonraki dönemde IKEA ürün yelpazesinin ana iskeletini oluşturacaktı.

“Alvesta firması o dönem benim en büyük rakibimdi. Kagnuit kentinde uzun süredir mobilya satıyordu. Bir gazetede bu markanın reklamını gördüm ve ben de bu işe girmeye karar verdim. Şans eseri başladığım mobilya satışı hem rakiplerimi geçmemi sağladı hem de kaderimi tayin etti.”

Uygun fiyatlı mobilya satın alabileceği yerleri araştırırken Ingvar Kamprad döşemecilerle anlaştı. IKEA mağazasını artık kahve sehpaları ve kolçağı olmayan sandalyeler (Root) dolduruyordu. O dönemden beri mağazadaki her ürüne özgün bir isim verildi. Bu isimleri de Ingvar Kamprad bizzat kendi veriyordu çünkü sayısal kodlu isimleri aklında tutamıyordu.

1951 yılında IKEA News adıyla broşürler basılmaya başladı. Bugünkü modern IKEA kataloglarının atası olan bu broşürler ile orta ve düşük gelir düzeyindeki insanlar hedefleniyordu. Bu nedenle IKEA’daki ürünler yerel mobilya fabrikalarında düşük maliyetle üretiliyordu. IKEA’nın başarı sırrı da tam olarak o zamanlar kesinleşti. Kamprad’ın deyişiyle;

“Düşük fiyattan 600 sandalye satmak, yüksek fiyattan 60 sandalye satmaktan daha iyidir.”

1950’li yıllarda ufak bir fabrika satın alan Kamprad, mobilya üretimi maliyetini daha da düşürmeyi başardı. Mobilyanın lüks olarak görüldüğü bir ortamda bu girişim şok etkisi yarattı. Ayrıca bu “riskli” hareket IKEA’nın rakiplerinin gözünden kaçmadı. Kamprad’a karşı boykot başlatıldı. İsveç Mobilya ve Ahşap Federasyonu, IKEA’yı fiyat kırmakla suçladı ve odun üreticilerini IKEA’ya mal vermeme konusunda ikna etti.

Böyle bir hadise pek çok girişimci için felaket olurdu ancak Kamprad ve IKEA bu durumdan çok da olumsuz etkilenmedi.  Zira her problem, IKEA’ya gelişme ve büyüme konusunda yeni fırsatlar sunuyordu. Sonuç olarak IKEA, Polonyalı üreticilerden uygun fiyata mobilya parçaları satın almaya başladı. Böylece hem boykottan etkilenmedi hem de ürünleri daha ucuza mal etti.

İlk IKEA showroom’u 1953 yılında Almhut kentinde açıldı. Müşteriler satın almadan önce mobilyaları bizzat görebiliyor, ürünlere dokunabiliyordu. 5 yıl sonra bugünkü klasik bir IKEA mağazasına benzeyen 6700 metrekarelik yeni bir mağaza daha açıldı. O zamanlar şirketin logosu kırmızı beyaz renkteydi. Bugünse IKEA logosu İsveç bayrağı renklerine, yani mavi ve sarı renklere sahip.

Bu dönemde Ingvar Kamprad, naif genç bir girişimciden özgüveni yüksek, ciddi bir rakip konumuna ulaştı. Onun stratejileri piyasadaki firmaların canını bolca sıkıyordu.

1960’lı yılların başında Kamprad, ABD seyahatine çıktı. Burada göreceği şeyler şirketin geleceğine direkt tesir etti. Örneğin “Öde ve Taşı” sistemini ilk olarak ABD’de gördü. Bu sistemde müşteriler ödeme yapıyor ve satın aldıkları ürünü kendileri taşıyordu.

1965 yılında Stockholm yakınlarında 31.000 metrekarelik bir alanla o zamanın en büyük IKEA mağazası açıldı. Amerikan deneyimini gerçeğe dönüştürecek şekilde ayarlanan mağaza, bir defa şehir dışına kuruldu. Zira şehir dışında mağaza kiraları daha düşüktü. Ayrıca otopark için de daha geniş bir alan söz konusuydu. Taşıma ücretini düşürmek için de şirket, üreticilerden montaja hazır mobilyalar alıyordu. Mobilyanın nasıl monte edileceği de paketin içinde bir kağıt üzerinde gösteriliyordu. Böylece satın alınan ürünleri taşımak müşteriler için daha uyguna geliyordu ve müşteriler evlerinde mobilyayı kendileri monteliyordu.

Kamprad müşterilerin kanepe ve gardrop montajı yapmakta hoşlandığını fark etti. Montaj için verilen kağıt her şeyi o kadar açık anlatıyordu ki küçük çocuklar bile bu işi zorlanmadan başarabilirdi. Ayrıca yine o dönemler ülkede otomobil sayısı gittikçe artıyordu. Kamprad, bu durumun müşterilerin uzak mesafelere gidip gelmelerini artıracağını gördü. Müşterilerin IKEA’ya gelmesini kolaylaştırmak için çok uygun fiyata portbagaj satmaya başladı. Bu sayede müşteriler satın aldıkları demonte mobilyaları araçlarının tepesinde kolayca taşımaya başladı. Bu durum bir yıl içinde satışların iki katına çıkmasını sağladı.

31.000 metrekarelik mağaza, Kamprad’ın çok beğendiği New York’taki Guggenheim Müzesi’ni andırıyordu. Ancak mağaza kurulduğunda Kamprad bir şeyi dikkate almamıştı. Raflardaki ürünler satın alındıktan sonra mağaza boş gözükecekti. Her gün binlerce insan mağazadan onbinlerce ürün satın alıyordu. Bu kadar büyük bir mağaza bile boş gözükebiliyordu kısaca.

Kamprad bu durumu düzeltmek için self-servis depo sistemini kurdu. Yani insanlar mağazada kurulu bir şekilde sergilenen ürünün ismini ve kodunu öğreniyor, gidip depodan bu ürünü alıyor ve en son kasada ödeme yapıyordu. Bugün de bu sistemle çalışan IKEA, modern müşterilerin istediğini onlara vererek kazancını daha da artırmaya başladı.

 

Küresel Piyasaya Açılma

IKEA İsveç’te başarıyı yakalayınca dünya piyasasına açılması gerekiyordu. 1963 yılında ilk olarak Norveç’in başkenti Oslo’da bir mağaza açıldı. Yine bu dönemde ürünlerin tutarlı olması için kalite kontrol sistemi geliştirildi.

İsviçre’ye bir mağaza açma konusunda kararsız kalan Ingvar Kamprad, bir gün Zürih’te gezerken bir kadının “Ne güzel koltukmuş” diyerek bir mağazaya dışardan baktığını gördü. Bu kadının eşi ise “Evet, şahane bir koltuk ama şu an bütçemizi aşıyor. Sene alırız, olmaz mı?” dediğine şahit oldu.

Bu olay Kamprad’ın kararsızlığına son verdi ve İsviçre mağazası açıldı. Sonra Avusturya, Hollanda, ABD, Fransa derken bugün IKEA’nın 40 ülkede 338 mağazası bulunuyor.

1986 yılında Ingvar Kamprad şirketten emekli oldu ancak şirkete danışmanlık yapmaya devam etti. Şirketin yeni genel müdürü ve CEO’su Anders Moberg oldu.

1990’lı yıllarda IKEA Group, şirket içindeki tüm faaliyetlerin çevreye zarar vermeyecek şekilde olması için çevre dostu bir politika benimsedi. 2000 yılında ise şirketin CEO koltuğuna Anders Dahlvig oturdu. Bugün ise şirketin CEO’su Peter Agnefjäll.

2000’lerin başında şirket internetin parlak bir geleceğe sahip olacağını fark etti ve İsveç ile Danimarka’da internet alışveriş imkanı sundu. Bugün IKEA’nın web sitesinden dilediğiniz gibi alışveriş yapabiliyorsunuz.

 

Özel Hayatı

Ingvar Kamprad 2 kez evlendi. İlk eşi Kerstin Wadling’den Annika Kihlbom adında bir kız çocuğu oldu. İkinci eşi Margaretha Kamprad-Stennert’ten ise Peter, Jonas ve Mathias adında 3 erkek çocuğu oldu.

IKEA’nın bu kadar yıl boyunca Argos (İtalya), Ilva (Danimarka) gibi pek çok rakibi oldu. Ancak Ingvar Kamprad, IKEA mağazasında dolaşmanın bile başlı başına görsel ve dokunsal bir deneyim olmasını sağlayarak IKEA’yı her zaman rekabetin en tepesindeki şirket yaptı.

Ingvar Kamprad, Kasım 2017 bilgilerine göre 48 milyar dolarlık bir servete sahip idi. 27 Ocak 2018’de doğal sebepler sonucu 91 yaşında hayatını kaybeden Ingvar Kamprad, bulduğu yeni iş modeli sayesinde iş hayatının en önemli ve en ilham verici isimlerinden biri olmayı kesinlikle sürdürecek…

 

İlginizi çekebilir

Mutlaka Okumanız Gereken Başarı Hikayeleri
Zara ve Kurucusunun Başarı Hikayesi
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!
Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!
12 bin TL Yatırımla Ayda 70.000 TL Kazanın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.