İnsanların Sizi Sevmesini Sağlayacak 16 Psikolojik İpucu

Birini neden sevdiğinizi tam olarak ifade edebilmeniz zor.

Birini sevmeniz için birçok sebep var: Belki şapşal gülümsemeleri ya da sivri zekâları hoşunuza gidiyor; belki de onların yanındayken kendinizi rahat hissettiğiniz için o kişileri seviyorsunuz.

Ancak biliminsanları genellikle bu tarz cevaplarla tatmin olmuyorlar. Bu sebepten ötürü, bir insanı diğerine çeken etkenleri belirlemek için yıllarca çalışıyorlar.

Bu yazımızda sizler için biliminsanlarının en ilginç bulgularını derledik. Paylaşacağımız ipuçları sayesinde hâlihazırdaki ilişkilerinizi güçlendirebilir ve ilerideki arkadaşlıklarınız için belirli stratejiler izleyebilirsiniz. Keyifli okumalar!

 

1. Yanında olduğunuz kişiyi taklit edin.

Bu stratejiye “ayna tutma” adı veriliyor. Karşınızdaki kişinin tavırlarını ona fark ettirmeden taklit ederseniz, onların vücut dilini ve yüz hareketlerini kullanırsanız kendinizi daha çok sevdirebilirsiniz.

ABD’deki bir üniversitede yapılan çalışmada, 72 çift belirli bir ortamda gözlemlendi. Çiftlerin yarısı birbirlerini taklit ederken diğer yarısı bunun tam tersini yaptı. Çalışmanın sonucunda ise birbirlerini taklit eden çiftlerin karşılıklı biçimde birbirlerinden daha fazla hoşlandığı görüldü.

 

2. Arkadaş olmak istediğiniz kişilerle daha fazla zaman geçirin.

Yapılan araştırmalara göre, insanlar kendilerine aşina gelen kişilere daha fazla ilgi duyuyor.

Buna bir örnek olarak Pittsburgh Üniversitesi’nde yapılan çalışmayı gösterebiliriz. Üniversitenin psikoloji dersine belirli aralıklarla dört farklı kadın değişik sıklıklarla gönderildi. Aradan geçen zamanın ardından bu kadınların fotoğrafları sınıftaki öğrencilere gösterildi ve öğrenciler kadınların hiçbirini tanımamalarına rağmen sınıfa en fazla sıklıkla gelen kadına karşı daha fazla sıcaklık duyduklarını belirttiler.

 

3. İnsanlara iltifat edin.

İnsanlar başkalarına sizden bahsederken, sizin onlara kullandığınız kelimeleri kullanacaklardır. Buna “doğal karakter transferi” adı veriliyor.

Eğer bir kişiyi samimi ve nazik olarak nitelendirirseniz, karşınızdaki kişi de sizi bu sıfatlarla tanımlayacaktır. Aynı durumun tam tersi de geçerli. Yani, insanların arkasından sürekli kötü sözler sarf ediyorsanız, arkadaşlarınız da sizin olumsuz taraflarını görmeye başlayacaklardır.

 

4. Pozitif duygular göstermeye çalışın.

İnsanlar, çevrelerindeki kişilerin ruh hallerinden etkilendiklerinde buna “duygusal bulaşma” adı verilir. Yapılan bir araştırmaya göre, insanlar etraflarındaki kişilerin duygularını bilinçsiz olarak hissedebiliyor.

Eğer çevrenizdekilerin sizinle vakit geçirirken mutlu olmalarını istiyorsanız, onlara pozitif duygularınızı geçirmek için elinizden geleni yapmalısınız.

 

5. Cana yakın ve yetkin olun.

Princeton Üniversitesi’nde ortaya atılan bir teoriye göre, insanlar karşılarındakini sıcaklıklarına ve bir konudaki yetkinliklerine göre yargılıyor.

Aynı teoriye göre, kendinizi sıcak, rekabet sevmeyen ve arkadaş canlısı biri olarak gösterirseniz insanlar size güvenebileceklerini düşüneceklerdir. Eğer ekonomik açıdan güçlü ve eğitim düzeyi bakımından yetkin bir tavır sergilerseniz, karşınızdaki kişinin size saygı gösterme ihtimali artacaktır.

Özellikle iş görüşmelerinde, ilk aşamada yetkinlikten ziyade sıcaklığınızı göstermeniz sizin için daha iyi olacaktır. Zira evrimsel açıdan bakıldığında, karşımızdaki kişi ilk olarak bize güvenmek isteyecektir.

 

6. Ara sıra kusurlarınızı ortaya çıkarın.

İnsanlar, yetkin biri olduğunuza inanmak şartıyla zaman zaman hata yaparsanız sizi daha çok seveceklerdir. Onlara kusursuz olmadığınızı gösterirseniz kendilerini size daha yakın hissedeceklerdir.

Teksas Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, deneklere iki farklı video izletildi. İki farklı öğrencinin kahve içerek test çözdükleri videolardan bir tanesinde öğrenci kahvesini döküyor, diğerinde ise öğrenci testini hiçbir sorun yaşamadan tamamlayıp salondan çıkıyordu. Videoların sonunda deneklere hangi öğrenciyi daha çok sevdikleri sorulduğunda büyük çoğunluk kahve döken öğrenciyi seçti.

 

7. Ortak değerleri öne çıkarın.

İnsanlar daima kendilerine daha çok benzeyen kişilere ilgi duyarlar. Buna “benzerlik – çekim etkisi” adı verilir.

Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, belirli öğrenciler birlikte yaşamaları için aynı eve yerleştirildiler. Aradan zaman geçtikten sonra öğrencilerden birbirleri hakkında yorum yapmaları istendi ve herkes kendine en çok benzeyen kişi için daha olumlu şeyler söyledi.

 

8. Çevrenizdeki kişilere ara sıra dokunun.

“Subliminal dokunma” adı verilen bu hareket, karşınızdaki kişinin ona dokunduğunuzu fark etmeden dokunmanız anlamına geliyor. Örneğin, bir kişinin sırtına veya koluna yavaşça dokunabilirsiniz; bu da o kişinin zamanla size karşı daha fazla ilgi duymasını sağlayabilir.

Mississippi Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, restoranlarda verilen bahşişin bu durumla ilgisi olduğu kanıtlandı. Para üstünü verirken müşterilerin eline veya omzuna yavaşça dokunan garsonlar bunu yapmayan garsonlara kıyasla çok daha yüksek bahşişler aldılar.

 

9. Gülümseyin.

Wyoming Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, aynı kadının dört farklı pozu 100 kişiye gösterildi. Fotoğrafları inceleyen kişilerin tamamı kadının gülümsediği fotoğrafların diğerlerine göre daha iyi olduğunu belirtti.

Ayrıca, yapılan başka bir çalışma biriyle ilk tanışmanızda o kişiye gülümserseniz sizi ileride hatırlama ihtimalinin artacağını gözler önüne serdi.

 

10. İnsanları olmak istedikleri gibi görün.

İnsanlar, kendi haklarında vardıkları kanılar doğrultusunda görülmek isterler. Buna “öz doğrulama teorisi” adı verilir. Hepimiz, olumlu ya da olumsuz, kendi görüşlerimize onay bekliyoruz.

Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, kendi hakkında olumlu ve olumsuz düşüncelere sahip iki farklı grup oluşturuldu. Bu kişilere onlar hakkında olumlu ya da olumsuz düşünen insanlar arasından hangileriyle konuşmak istedikleri sorulduğunda ilk grup olumlu düşünenleri, ikinci grup ise olumsuz düşünenleri tercih etti.

Kendi hakkında olumlu düşünen insanlar karşıdaki kişilerin de aynı düşünmesini beklerken, olumsuz fikirlere sahip insanlar eleştirel kişileri seçti. Bu durum, insanların dışarıdan kendi benimsedikleri kimliklerle örtüşen yorumlar almak istemelerinden kaynaklanıyor.

Başka bir araştırma ise, insanların kendi inançlarına benzer şeyler düşünen kişilerle daha iyi ilişkiler kurduğunu gösterdi. Böyle ilişkilerde kendimizin daha iyi anlaşıldığını hissediyor ve karşımızdaki kişiye yakınlık duymaya başlıyoruz.

 

11. Onlara sır verin.

Kendinizi açığa vurmak başvurabileceğiniz en iyi ilişki kurma tekniklerinden bir tanesi.

Üniversitede yapılan bir çalışmada çiftlere ayrılan öğrencilerin birbirleriyle 45 dakika geçirmesi istendi. Öğrencilerden bazıları derin ve kişisel mevzular hakkında konuşurken diğerleri daha yüzeysel konular hakkında sohbet ettiler. Deneyin sonunda ise, kişisel meselelere değinen çiftlerin birbirlerine daha yakın hissettikleri tespit edildi.

Bu tekniği yeni biriyle tanıştığınızda siz de deneyebilirsiniz. Örneğin, karşınızdaki kişiye izlediği son filmi sorarak basit bir giriş yapabilir, ardından hayatta en değer verdiği kişinin kim olduğunu sorarak daha kişisel meselelere değinebilirsiniz. Başka biriyle özel bilgilerinizi paylaştığınızda, karşınızdaki kişi kendini size daha yakın hissetmeye başlayacak ve ileride size güven duyma ihtimali artacaktır.

 

12. Onların size verdikleri sırlarını tutabileceğinizi de gösterin.

Birçok üniversitede yapılan araştırma aynı sonucu ortaya koydu: İnsanlar, ilişkilerinde dürüstlüğe ve güvenilirliğe aynı oranda değer veriyorlar.

Bu iki karakter özelliği, ideal bir arkadaş ya da çalışan ararken herkesin aklına gelen önemli özellikler arasında yer alıyor.

 

13. Mizah anlayışınız olduğunu gösterin.

Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, insanların arkadaşlık veya romantik bir ilişki arasında fark gözetmeksizin, karşılarındaki kişinin mizah anlayışına sahip olmasına önem verdiğini gösterdi.

Ayrıca, birini yeni tanımaya başladığınız dönemde sergileyeceğiniz esprili tavır, o kişinin sizi daha çok sevmesine sebep olacaktır. Hatta ve hatta, yapacağınız esprili sohbetler karşınızdaki kişinin size romantik anlamda duygular beslemesine de yol açabilir.

 

14. Karşınızdaki kişinin kendi hakkında konuşmasına izin verin.

Herkes kendi hakkında konuşmaktan keyif alır.

Yapılan bir deneyde, makineye bağlı katılımcılara bazı sorular yöneltileceği, bu sorulara verdikleri yanıtların bazılarının aileleriyle paylaşılacağı, diğerlerinin ise özel tutulacağı bildirildi. Sonuçlara bakıldığında, katılımcılar aileleriyle paylaşılacak sorulara yanıt verirken beynin motivasyondan sorumlu kısmının özel sorulara kıyasla daha aktif olduğu görüldü.

Bir başka deyişle, karşınızdaki kişinin kendisi hakkında bir iki hikâye anlatmasına ve hayatı üzerine konuşmasına izin verirseniz, bu kişi ilerleyen zamanlarda sizi olumlu biçimde hatırlayacaktır.

 

15. Biraz incinmeye açık olun.

Bunu sağlayabilmek duygusal açıdan dürüst olmaktan geçiyor. Elbette duygularınızı açığa vurduğunuzda bu hislerin karşıdaki kişi tarafından nasıl algılanacağını bilmeniz mümkün değil, fakat bu riske değeceğini söyleyebiliriz. Zira Illinois Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalarda birçok insan, aradığı ideal ilişkilerde dürüstlüğün ve açıklığın son derece önemli olduğunu belirtiyor.

 

16. Karşınızdaki kişiyi seviyormuş gibi davranın.

Psikologlar bu duruma “karşılıklı hoşlantı” adını veriyor: Bir kişinin bizi sevdiğini düşündüğümüzde, biz de onları sevmeye daha meyilli oluyoruz.

Birbirlerini hiç tanımayan insanların bir araya getirildiği bir çalışmada, herkes kendine en yakın davranan kişiyi daha çok sevdiğini belirtti. Waterloo Üniversitesi’nde yürütülen başka bir çalışma ise, karşımızdakinin bizi onaylamasını beklediğimiz durumlarda o kişilere daha sıcak davrandığımızı gösterdi. Yani, karşımızdakinin bizden hoşlanmasını umduğumuz zaman o kişiye çok daha yakın davranıyoruz.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Görüşlerinize İhtiyacımız Var!

=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.