İş Hayatında Göz Teması Kurmak Neden Önemlidir?

Göz teması kurma konusunda pek çok insanın sorun yaşadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta bazı araştırmalara göre göz teması kurma konusunda kadınların erkeklerden daha iyi olduğu, zira testesteron hormonu taşıyan insanların, yani erkeklerin bebeklikten itibaren kadınlardan daha az göz teması kurduğu tespit edilmiş durumda.

Ancak bu durumu böylece savuşturamayız. Göz teması kurmak, önemli bir özelliktir. Göz teması kurarak konuşan bir insanın;

  • Daha güçlü ve dominant
  • Daha çekici ve arkadaş canlısı
  • Daha yetkin ve değerli
  • Daha güvenilir ve dürüst
  • Daha özgüvenli olduğu da yine çeşitli araştırmalar sonucu ortaya konmuş halde.

Tüm bunlara ek olarak göz teması kurularak yapılan bir konuşmanın daha kaliteli olduğunu da belirtebiliriz. Göz teması kurmak, etkileşimlere bir sahicilik katar ve karşıdaki kişiyle daha gerçek bir bağ kurulmasını sağlar.

Kısaca yüz yüze görüşmelerde göz teması kurmak kişiyi daha özgüvenli, güvenilir ve yetkin kılan özelliklerden biridir. İş görüşmesinde karşınızdaki kişilere kendinizi anlatırken, yeni insanlarla tanışırken, bir yatırımcıya iş fikrinizden bahsederken, topluluk önünde konuşma yaparken ve karşı cinsi etkilemeye çalışırken göz teması kurmanın çok faydalı bir özellik olduğunu belirtmekte yarar var. Dahası, göz teması kurma konusunda pratik yaparak kendinizi geliştirebilirsiniz. Bu nedenle yazımızın devamında göz teması kurma konusunda önemli tavsiyeler sunacağız.

 

Göz Teması Kurmak Neden Zordur?

İnsanlar konuşurken ne düşündüğünüzü ve nasıl hissettiğinizi anlamak için gözlerinize bakar. Kafanın içinden geçenlerin karşı tarafın bilmesi ise insanların “kırılgan” hissetmelerine neden olabilir. Yani duygularımızın ve düşüncelerimizin karşımızdaki kişi ya da kişiler tarafından anlaşılmamasını istediğimizde göz temasından kaçınmak bir tür savunma mekanizmasıdır.

Peki göz temasından kaçınmanın ardında yatan nedenler nelerdir?

Gerçeği Gizlemek – Yalan Söylemek: Eğer birinden gerçeği saklıyor ya da yalan söylüyorsak göz teması kurmaktan kaçınırız. Zira gözler pek çok şeyi direkt olarak anlatır. Buna ek olarak göz teması kurunca oluşan bağ nedeniyle karşımızdaki kişiyi aldatmanın verdiği vicdan azabından kaçmak için de göz temasından kaçınılır. “Konuşurken gözlerime bak.” diyen insanlar, genelde muhatabının doğruları söylemediğini ve gerçeği gizlediğini anlamıştır. Bu nedenle göz teması kurarak konuşan insanların daha güvenilir olduğuna dair bir kanı vardır.

Tabii “Gözlerimin içine baka baka yalan söyledi.” ifadesinde olduğu gibi göz teması kurarak yalan söyleyen bazı kişilerin varlığını da yok sayamayız.

Duyguları Gizlemek: Yalan söylemek ya da gerçeği saklamak yerine bazen duygularımızı gizlemek isteriz. Bu son derece insani bir durumdur. Hele öfke, korku, şaşkınlık gibi duygular genelde direkt olarak gözlerden belli olur ve saklanması oldukça zordur. Böyle durumlarda göz temasından kaçınmak duyguları gizlemek için kullanılabilir.

Güvensizlik: Güvensizlik hissi de yine göz teması kurmamayı beraberinde getirir. Zira göz teması etkileşim doğurur, ancak siz karşınızdaki kişiyle böylesine bir etkileşime girme konusunda istekli olmayabilirsiniz.

Yüksek statülü insanlar, konuşurken daha çok göz teması kurarken kendini düşük statülü gören kişiler göz teması kurmaktan kaçınır. Patronuyla konuşurken göz teması kuramayan bir işçi patronuyla aynı düzeyde olmadığına inanır, kaderinin patronuna bağlı olduğunu düşünür.

Bu tür bir özgüvensizlik dış görünümden de kaynaklanabilir. Üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, öğrencilere göz teması kuran ve kurmayan yüzler gösterilmiş. Öğrenciler de bu kişileri yaklaşılabilirlik açısından değerlendirmişler. Daha sonra bu öğrencilere ruh sağlığı konusunda bir anket yapılmış. Göz teması kuran kişileri yaklaşılabilir, arkadaş olunabilir olarak bulan öğrencilerin duygusal olarak daha dengeli oldukları tespit edilmiş. Bir diğer araştırmada ise depresyondaki insanların göz teması kurmaktan daha çok kaçındığı tespit edilmiş durumda.

Bunlara ek olarak sarkastik bir şey söyleyen kişilerin de göz teması kurmaktan kaçındığı biliniyor, zira sarkazm genelde düşüncelerini ve öfkesini direkt olarak ifade edemeyen kişilerin kullandığı bir yöntem olarak değerlendiriliyor.

 

Göz Teması Kurmak Konusunda Kendinizi Nasıl Geliştirebiliriniz?

Yukarıda saydığımız 3 faktörün altında yatan temel neden reddedilme korkusudur. Eğer gözler kalbin ve zihnin aynası ise göz teması da yakınlık kurmak için kullanılabilecek bir şeydir. Ne kadar çok göz teması kurarsanız kendinizi o kadar ortaya koymuş olursunuz. Keza söz teması kurmaktan ne kadar kaçınırsanız o kadar ürkek olmaya devam edersiniz.

Tabii bunun için kendinizi tanımalı ve içsel sorunlarınızı çözmelisiniz. Ürkekliğinizin, reddedilme korkunuzun, alay edilme korkusunun kaynağı nerede? Bu tür kaygılarla nasıl mücadele edebilirsiniz? Bunların cevabını aramalısınız. Alıştırma olarak market alışverişinde kasiyerle göz teması kurabilir, iş yerinizdeki güvenlik görevlisiyle selamlaşırken göz teması kurmayı deneyebilirsiniz. Tabii göz temasının sayısı değil, kalitesi daha önemlidir.

İnsanın içinden gelen iyi bir göz temasının fiziksel özelliklerle alakalı olabileceğini de belirtelim. Kilo vermek, saç ektirmek, spor yapmak, daha şık kıyafetler giymek direkt olarak özgüveninize olumlu yansır; insanlar tarafından dalga geçilme kaygınızı ortadan kaldırır.

Son olarak göz teması konusunda ülkemizde ve batıdaki durumu ele aldık. Bazı Asya kültürlerinde göz teması kurmanın olumsuz çağrışımları olabileceğini de unutmamak gerek.

 

İş Hayatında Göz Teması Kurmanın Önemi Nedir?

İş görüşmelerinde ve toplantılarda muhatabınızla göz teması kurmak, o kişiyi dinlediğinizin iyi bir göstergesidir. Keza ikna kabiliyeti için de göz temasının yabana atılmayacak önemi bulunmaktadır.

Peki göz teması kurmak, başka ne tür etkilere sahiptir?

 

1.  Göz Teması Güven İnşası İçin Önemlidir

Gözler kalbin ve ruhun aynasıdır… Bu bakımdan birini tanımaya çalışırken göz temasıyla enerjinizi karşı tarafa geçirmeye çalışabilirsiniz. Bu enerji, arkadaşlık ve açıklık içerdiği için böyle bir atmosferde güven ilişkisi inşa etmek daha kolay olur.

Güven, temelde enerjiyle alakalıdır. Potansiyel bir müşteri adayıyla görüşürken kimliğinizi ve kişiliğinizi daha kapıdan girer girmez hissettirmelisiniz. Bir binaya girdiğiniz zaman muhatap olduğunuz kişileri göz teması kurarak selamlamak bu konuda iyi bir başlangıç olur. İş görüşmesi söz konusu olduğunda da işverenler, güvenebilecekleri ve pozitif enerjili insanları tercih ederler. Karşınızdaki kişilerle konuşurken onların gözünün içine bakmak da pozitif bir enerji emaresidir.

 

2. Göz Teması İyi İntiba Bırakır

Yumuşak ve sabit bir göz teması, iş görüşmeleri için idealdir. Karşınızdaki kişiye dik dik ve sürekli bakmamalı ancak göz temasının varlığını da hissetmelisiniz. Yani göz temasını doğal tutmak çok daha iyi olur. Gözünüzü birine dikmeniz halinde karşı taraf elbette rahatsız olacaktır.

Örneğin 4 kişi bir iş yemeğine gittiniz. Bir hikaye anlatıyorsunuz, ancak hikayeyi sadece bir kişinin gözüne bakarak anlatıyorsunuz. Diğer 2 kişi böyle bir durumda ortamdan dışlanmış hissetme ihtimali yüksek olacaktır.

Bir ortamda birden fazla kişi varsa, topluluğa hitap ediyorsanız herkesle göz teması kurmak çok daha doğru olur. Bunun bir formülü yoktur ama kimsenin dışlanmış hissetmesine izin vermemeli, ortamdaki herkesi önemsiyor izlenimi vermelisiniz.

Göz teması insanların kafasında sizin hakkınızda belli bir izlenim uyandırırken göz teması kurmayışınız da yine insanların kafasında sizle alakalı pek de olumlu olmayan bir intiba bırakabilir.

Bilimsel çalışmalar, insanların ne düşündüğünü anlamak için gözlere odaklanmanın henüz bebekken, 9-18 aylıkken başladığını gösteriyor. Yani bir yaşındaki bir bebek bile anne babasının ne düşündüğünü anlamak için onların gözüne bakıyor. Tabii bu davranışı hayat boyu sürdürüyoruz.

 

3. Aklınızın Başka Yerde Olmadığını Gösterir

İş görüşmeleri ve iş toplantılarında ortamda bulunan kişilerle göz teması kurmanız, aklınızın başka bir yerde olmadığını gösterir. Örneğin salondaki kişilerle göz teması kurduğunuzda veya odadaki bir nesneye baktığınızda ve bu nesne ile ilgili bir yorum yaptığınızda iş görüşmesinden sonra insanların zihninde daha çok yer edinebilirsiniz.

Örneğin iş görüşmesi için girdiğiniz odadaki posterler ve resimler dikkatinizi çektiyse konuşmaya geçmeden önce bu resim ve posterler hakkında sohbet edebilirsiniz. Bu tür bir küçük sohbet karşı tarafta olumlu bir izlenim bırakmanıza yardımcı olur.

Son olarak şunu soralım: Herhangi bir işle uğraşırken elini kesen birini izlediğinizi düşünün. O kesilme anında sizin de ilk önce gözleriniz tepki verir bu olumsuz duruma. Gözler burada karşıdaki kişiyle özdeşleşme ve onu anlama bakımından oldukça önemli bir görev üstlenir. Karşı tarafa empati duymanızı ve bağ kurmanızı sağlar.

İşte tam olarak bu nedenle internetteyken daha çabuk öfke duyarız. Bir kişinin yaptığı yorumla çılgına döneriz. Ancak bu kişiyle aynı ortamda bulunsak ve yüzyüze konuşsak bu öfke ve sinir hali yerini sakinliğe bırakır. Tam da bu nedenle göz teması ve yüz yüze iletişim ortak bir bağ kurmak, başkasının halinden anlamak için güçlü bir araçtır.

 

4. İlgili Olduğunuzu Gösterir

İş görüşmesinde bir konu hakkında konuşurken insanlardan biriyle göz teması kurarsanız ve bu kişi sizin o konudaki ilginizi anlarsa, o kişiyle anlamlı bir bağ kurmuş olursunuz. Göz teması iki kişi arasında bir bağ kurulması bakımından çok önemlidir.

Örneğin bir kişinin rozetinde mezun olduğunuz okulun rozetini görür ve okul yıllarından konuşmaya başlarsanız aranızda bir güven ve muhabbet ilişkisi doğar. Konuşacak ortak noktası olan kişiler ise daha iyi anlaşır, daha kolay uzlaşıya varır.

Sosyologlar ve psikologlar, yaptıkları araştırmalar neticesinde günümüzde insanların ilgili çekmek için özel bir çaba sarf ettiklerini ifade ediyorlar. Bugün internet sayesinde insanlar arası iletişim olanakları artsa bile, insanlar yüz yüze iletişimin önemini unutmuş değildir. Dikkatle dinlenmeye, önemsenmeye ihtiyaç duyan insanlar kendileriyle göz teması kurulmasını ister; zira göz teması karşıdaki kişinin söylediklerini anlama işaretidir. Siz bir şey anlatırken başka yere bakıldığında yaşadığınız hayal kırıklığını bir düşünün.

Bu nedenle özellikle günümüzde insanların dakika başı telefonlarına daldığını düşünürseniz, muhatabınızın gözlerine bakarak konuşmanız o kişide olumlu bir izlenim bırakacaktır.

 

5. Göz Teması Stresi Azaltır

İnsanlarla konuşurken yere ya da pencereden dışarı bakarak konuştuğunuzda stresli  olduğunuz izlenimini verirsiniz. Ancak kafanız dik olursa gözleriniz konuştuğunuz kişilere doğru yönelmişse bu pozitif bir enerji yayar. Göz teması kurmak ilişki kurmak, ilişki kurmak ise güven tesis etmek için hayati öneme sahiptir.

Örneğin iş görüşmesinde cevabını bilmediğiniz bir soru yöneltildi. Yere bakıp düşünmeye çalışmaktansa soruyu soran kişinin gözlerine bakarak düşünmeniz daha iyi olur. Göz teması kurmak, soruyu soran kişinin sorusunu daha da açık hale getirmesini de sağlayabilir. Beden dili uzmanı Anne Cuddy, postür ve duruşun endorfin hormonu salgılanmasında önemli bir işleve sahip olduğunu, göz temasının da zihinsel enerji bakımından dikkate değer bir unsur olduğunu ifade ediyor.

Beden dili ve göz teması genelde pek önemsenmez; ancak bu iki hususun önemini kavramak, ilişkilerinizde daha etkili ve ikna edici olmanızı sağlayacaktır.

 

İlginizi çekebilir

Beden Dili Okumayla İlgili 8 İpucu
İkna Kabiliyeti Yüksek İnsanların Özellikleri
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.