İş Hayatında Kabalıkla ve Kaba İnsanlarla Baş Etme Yöntemleri

İş arkadaşlarımız… Uykudan uzakta geçen hayatımızın büyük bölümünü onlarla birlikte geçiririz. Bu insanlardan bazıları ile gönüllü olarak birlikte olmayı seçsek de birçoğu kabullenmek zorunda kaldığımız birer yabancı olmaktan öteye gidemez.

Sizin de bildiğiniz gibi bu rastgele kadrolaşma ışıltılı, ödüllendirici işbirliklerine, anlamlı arkadaşlıklara ve kısa süreli ancak sıcak tanışmalara sahne olabileceği gibi, arada bir de olsa kendinizi asla ama asla ekibinizin parçası olamayacağına inandığınız bir diğer ekip oyuncusu ile savaşırken – örneğin, kaba, adi ya da işi gücü etrafındakileri küçümsemek olan sinir bozucu biri- bulabilirsiniz.

Kaba olarak nitelendirebileceğimiz çalışma arkadaşları sayıca az olsa da, sahip olduğunuz zaman ve enerjinin orantısız bir kısmını tüketebilirler. Washington Georgetown Üniversitesi işletme profesörü Christine Porath’e göre, iş ortamınıza hakim olan bu tarz nezaketsiz tavırların işletmenize maliyeti bir hayli yüksektir. Üstelik beklenildiği üzere bu durum çalışanların yaratıcılığını, performansını ve odak noktalarını dahi olumsuz etkileyecektir. Ayrıca duygusal refahınız, zihinsel ve fiziksel sağlığınız, hatta iş ortamının dışında gelişen sosyal ilişkileriniz üzerinde de kötü bir etkisi olacaktır.

Arizona Devlet Üniversitesi yönetim profesörü Christine Pearson ile Porath, iş yerindeki kabalığın iş görme üzerindeki etkisini anlamak adına tam 17 farklı sektörden yaklaşık 800 kişiyi kapsayan bir araştırmaya imza attılar. Sonuç ise şuydu: Çalışanlar kendilerine saygı duyulmadığını hissettiklerinde performansları da zarar görüyordu. Elde edilen verilere göre, ankete katılanların yüzde 80’i herhangi bir olayla ilgili endişe duyduklarında o iş gününü tamamıyla yitirdiklerini, yüzde 63’ü olayların sorumlusu olan kişiden kaçınma çabaları yüzünden çalışamadıklarını, yüzde 50’si işte geçirecekleri zamanı kasten azalttıklarını ve yüzde 66’sı ise performanslarının ciddi anlamda düştüğünü belirtmiştir. Daha da endişe verici olanı, ankete katılanların yüzde 25’i yaşadıkları sıkıntıyı müşterilerine de yansıttıklarını itiraf etmiş; yüzde 12’lik kısım ise bu kaba ve nezaketsiz tavır kaynaklı iş göremezlik nedeniyle işlerini bırakmayı dahi düşündüklerini söylemiştir.

Ayrıca, iş yerinde hakim olan bu nezaketsiz ortamın insanların bilişsel yeteneklerini körelttiği de gözlenmiştir. Çalışanlar ellerinden gelenin en iyisini yapmak isteseler dahi bunu yapamazlar, çünkü bu tarz bir tavır odaklanmayı önleyeceği gibi yaratıcılığı da ket vurur. Florida-Gainesville Üniversitesi yönetim profesörü Amir Erez ile yapılan bir diğer çalışmada ise öncelikle katılımcılar iki gruba ayrılmıştır: ilk grup iş yerinde küçümseyici ve kaba tavırlarla karşılaşmış çalışanlardan, ikinci grup ise asla böyle bir deneyim yaşamamış olanlardan oluşmaktadır.  İlk grupta yer alan çalışanlar kelime bulmaca etkinliğinde ikinci gruba oranla yüzde 33 daha kötü bir performans göstermiştir ve beyin fırtınası sırasında ulaştıkları yaratıcı fikirlerin sayısı diğer gruba kıyasla % 39 daha azdır. İkinci bir çalışmada ise katılımcılar yeniden iki ayrı gruba ayrılmıştır: ilk gruptaki insanlar deney başlamadan evvel kendilerini sırf gergin hissettikleri için azarlayan “aşırı titiz bir profesör” ile karşılaşmıştır; diğer gruptakiler ise böylesi bir karşılaşmaya maruz kalmamıştır. Kınamaya uğrayan deneklerin performansları kelime bulmaca etkinliğinde yüzde 61 oranında düşüş göstermiş ve bu deneyimi hiç yaşamamış olanlara kıyasla yüzde 58 daha az fikir ürettikleri gözlemlenmiştir. Asıl ilginç olan, bu olumsuz etkilerin kabalık anlarını şahsen yaşamamış, bu anlara yalnızca tanık olmuş insanlar üzerinde dahi etkili olduğunun görülmesidir: Bu tavrı gözlemlemekle yetinen denekler söz konusu üç çalışmada da oldukça düşük bir performans göstermişlerdir (Kelime bulmacalarında yüzde 25, beyin fırtınası etkinliğine ilişkin görevlerde ise neredeyse yüzde 45 oranında bir düşüş gözlenmiştir).

Anlayacağınız, iş yerinizde hayatınızı zehir edecek denli zor ve kaba insanlarla muhatap olmak zorunda kalıyorsanız-ki mutlaka öyledir- bu durumun moralinizi ya da üretkenliğinizi düşürebilecek bir şey olduğu gerçeği sizler için pek de yeni bir bilgi sayılmaz. Asıl mesele bu tarz kişilerle baş etmek için neler yapabileceğinizi bilmektir. Bu nedenle, bu yazımızda sizlerle iş hayatındaki zor insanlarla layıkıyla baş edebilmeniz adına etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmış şu 6 ipucunu paylaşacağız:

 

1- Kabalığa kabalıkla cevap vermeyin.

Aramızdaki en aydın, en eğitimli kişiler için dahi kabalığın en olası cevabı aynı şekilde misilleme yapmak olacaktır. Porath, kabalığın da tıpkı kış ortasında iş yerinizi saran mevsimsel soğuk algınlığı misali bulaşıcı olabildiğini söylüyor. Ancak bu içgüdüsel davranış biçiminin önüne geçmeniz şart. Saldırmaya hazır sivri bir diliniz olabilir ancak ofis içindeki sorunlu kişiye ağzının payını vermiş olmanız onu hizaya getirmeye yetmeyecektir- dahası bu şekilde başlangıçta tek taraflıymış gibi gözüken bu kabalığın herkese açık bir  çatışmaya dönüşme ihtimali bir hayli yüksektir. Sakinliğinizi koruyun ve bilgeliğinizi açığa çıkarın. Muhatabınızın barbarca tavırlarını görmezden gelin ve karşılaşma ihtimalinizi en aza indirmeye gayret edin. Ancak yine de onlarla başa çıkmak zorunda kalırsanız, olabildiğince kısa ve öz konuşup kendileriyle resmiyet sınırlarını asla aşmayacak bir arkadaş havası içerisinde ilgilenin.

 

2-Sevdiğiniz meslektaşlarınızla zaman geçirin.

Olumlu mesleki ilişkiler kurmanız kabalığın olası etkilerini dengede tutmanıza yardımcı olur ve size bu süreçte bir hayli ihtiyaç duyacağınız duygusal desteği sağlar. Fransız araştırmacılar Andrew Park ve Alexandra Gerbasi ile Porath tarafından yapılan bir araştırmaya göre sektörler, işletmeler ve departmanlar arasındaki “enerji kopukluğunun” kaynağını oluşturan negatif ilişkilerin çalışanların refah düzeyini olumlu ilişkilerden dört kat daha fazla etkilediği gözlenmiştir. Ofisinizde tüm çalışanların enerjisini adeta sömüren biri mi var? O halde bu durumun yaratacağı olumsuzluğu ortadan kaldırmak adına enerji kaynağı niteliğinde bir dizi farklı çalışana da sahip olmalısınız. İş yerinizde sizi destekleyen başka insanlar var mı? Bu görevi alma nedeninizi somutlaştıran kişiler kimler? Bir kahve molası verdiğinizde ya da ufak bir yürüyüş esnasında olsa dahi onlarla zaman geçirin. Enerji sömürücü kimselerle olan işlerinizin arkadaşlarınız ve ailenizle olan planlarınızı bozmasına izin vermeyin. Unutmayın, profesyonel ilişkileriniz modunuzun yüksek olmasında önemli bir rol oynamaktadır.

 

3- Kendinize has bir kişisel gelişim algısı yaratın.

İş hayatındaki kabalığın olumsuz etkilerini bir nebze de olsa dengeleyebilecek bir diğer faktör de Porath’in “kişisel gelişim algısı” dediği şeyi geliştirmeniz veya kendi iyiliğinize odaklanmanızdır.  Porath farklı sektörler üzerinden gerçekleştirilen onlarca çalışma sonucunda sürekli bir gelişim sürecindeki insanların daha sağlıklı, daha esnek ve daha fazla iş odaklı olabildiklerini keşfettiğini söylüyor. “Gelişime yönelik küçük bir kıvılcım dahi insanları dikkat dağılmaları, stres ve olumsuzluklardan uzak tutmaya yetiyor”.

Gelişme gösterme algısına sahip olmanız birlikte çalışmakta zorlandığınız iş arkadaşınızın küçümser tavrını ya da saygısızlığını dahi farklı bir bakış açısı ile değerlendirmenizi kolaylaştırabilir, böylece söz konusu söylemler sizi bu denli yıpratmaz. Hem zaten bir başkasının sizi aşağı çekmesine daha ne kadar izin vereceksiniz? Elbette ki kabalığı/zorbalığı, ona yüklediğiniz anlamı veya bu duruma ilişkin kendinize anlatacağınız tüm hikayeleri ne şekilde yorumlayacağınıza yalnızca siz karar verirsiniz. Aynı şekilde sizi kötü hissettirip hissettirmeyeceğini de siz kontrol edersiniz. Ama biz yine de belirtmeden geçmeyelim.Bir zorbalık anının hemen akabinde kişisel gelişimlerine odaklanmayı tercih eden insanların iş performanslarının bunu yapamayanlara oranla yüzde 34 daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Kişisel gelişim algınızı yeterli miktarda egzersiz yaparak, uyku düzeni oluşturarak, farklı bir beslenme alışkanlığı geliştirerek ya da iş dışı ilgi alanlarına veya hobilere öncelik vererek pek çok yönden geliştirebilirsiniz. İş yerinizde ise aynı amaçla mentor edinmek veya kişisel hedeflerinizi iki katına çıkarmak gibi faydalı değişikliklere gidebilirsiniz.

 

4-Kaba bir tavır sergilediğini düşündüğünüz meslektaşınızla konuşmayı deneyin.

Bazı durumlarda, tavrından rahatsızlık duyduğunuz iş arkadaşınız ile konuşmaya karar verebilirsiniz, özellikle de ortada değinebileceğiniz somut bir olay veya davranış şekli mevcutsa. Porath, böylesi bir konuşmanın öncesinde kendinize şu soruları sormanızı öneriyor:

  • İş arkadaşınızın söz konusu davranışları herhangi bir kasıt içeriyor mu?
  • Bu rahatsız edici davranışlar yalnızca şahsınıza yönelik mi, yoksa genel bir zorbalık kültürünün küçük bir parçasını mı oluşturuyor?

Bu sorulara net bir cevap bulabilmek her daim kolay değildir, bu nedenle özellikle de üzüldüğünüz durumlarda mevzuyu bir meslektaş, arkadaş, akıl hocası veya aile üyesi ile görüşmek isteyebilirsiniz.

Bir araya gelmeyi mi tercih ettiniz? İlk olarak konuşmak için en doğru zamanı seçtiğinizden ve karşılıklı olarak rahat edeceğiniz en uygun ortamı bulduğunuzdan emin olun. Dikkate alınacak bir diğer nokta da konuşmaya başkalarını da dahil etmenizin işe yarayıp yaramayacağını tespit etmenizdir-başkalarının tanıklığına veya ara buluculuğuna ihtiyacınız olup olmadığını belirleyin.(Örneğin, amiriniz veya İnsan Kaynakları çalışanlarından herhangi birisi) Eğer öyleyse, onları da konuşmaya davet edin. Ayrıca konuşmadan önce söyleyeceklerinizin bir provasını yapmanız da yarar sağlayacaktır.

Tartışma esnasında muhatabınızın kişiliğine değil, kendine has tavırlarının mesleki ilişkinize nasıl zarar verdiği üzerine odaklanmalısınız. Amacınız, ikili ilişkinizin geleceğine yönelik normları belirlemek ve buna ilişkin bir fikir birliğine varmak olmalıdır. Böylece birlikte olabildiğince verimli çalışmalara imza atabilirsiniz.

Konuştuğunuz sırada karşı tarafın bakış açısını da anlamaya odaklanmalısınız. Kaba tavırlar sergileyen bu meslektaşınız kötü muamele gördüğünü veya saygısızlığa maruz kaldığını mı düşünüyor? Davranışı ya da davranışının olası etkileri konusunda ne kadar bilinçli? İş yerinden bağımsız ve kendisini adeta yoldan çıkarıp ruh halini hatta medeni olma yetisini tümden yok eden özel bir durumu mu var? –bunun işle tamamen alakasız bir durum dahi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Söylemlerinizin de kullanacağınız jest veya mimiklerin de tarafsızlığınızı destekler nitelikte olmasına dikkat edin ve konuştuğunuz kadar dinlemeye de çalışın. Meslektaşınızın ne dediğini anladığınızı belirtmek adına duyduğunuz her şeyi bir kerede kendi kelimelerinizle ifade edin veya tamamlayıcı sorular sorun. Araştırmalar esnasında insanların bu tarz alçakgönüllü sorular sayesinde karşı tarafın güvenini daha kolay kazandıkları hatta bu şekilde daha çok sevildiklerini hissettikleri gözlemlenmiştir. Bu noktada elde edeceğiniz her bilgi karşılıklı olarak ilerleme kaydetmenize yardımcı olacaktır.

 

5- Katlanılması güç tavırlar içindeki bir meslektaşınız ile konuşmamaya karar verseniz dahi konuyu etrafınızdakilerle paylaşmaktan çekinmeyin.

Bir arada çalışmakta gerçekten zorlandığınız, sinir bozucu iş arkadaşınızla karşılıklı bir konuşma yapıp uzlaşmaya varma fikrini hayata geçirme konusunda pek de emin değil misiniz? O halde bu konuda bir başka iş arkadaşına güvenmelisiniz. Porath ve Pearson’ın düzenlediği bu ankette, ankete katılanların yarısından azının çoğu zaman korkudan ya da umutsuzluk duygusundan ötürü hiç kimseye maruz kaldıkları rahatsız edici tavırdan bahsetmedikleri tespit edilmiştir. Porath, rahatsız edici nitelikteki kaba tavırların çoğunlukla farkındalık eksikliğinden kaynaklandığını belirtmektedir. Yani, patronunuz veya lideriniz konumundaki kişiler tahrik edici tavırlara sahip bu kişiye ilişkin bilgilendirilmediğinde söz konusu kişiler davranışlarını asla değiştirmeyebilirler. Ancak üstlerinize vereceğiniz geri bildirim kaba tavırlı meslektaşınızı etkileşimlerini gözden geçirmeye ve nihayetinde de onları değiştirmeye zorlayabilir. Ayrıca bu sayede tek kurbanın kendiniz olmadığını da öğrenmiş olursunuz.

Kaba tavırlı meslektaşınız ile karşılıklı bir konuşma yapmakla kendinizi güvensiz bir duruma sokacağınızdan endişeleniyorsanız ya da iş arkadaşınız kabalık sınırını aşıp işi taciz, zorbalık veya görevi kötüye kullanma noktasına taşıdıysa durumu derhal amirinize, insan kaynakları personelinize veya işletme yöneticinize bildirmelisiniz.

 

6- İşten ayrılma zamanınızın geldiğini anlayın.

Eğer nezaketsizlik iş yerinizin değişmez bir kuralı haline geldiyse ve artık bu durumun istisnası dahi kalmamışsa işten ayrılmak sizin için en iyi seçenek olabilir. Ancak,  kararınızı vermeden evvel şu soruları cevaplamalı ve konuyu gerçekten güvendiğiniz birileri ile konuşmalısınız.

  • Daha iyi bir iş yerine geçmem ne kadar sürer?
  • İşten ayrılmakla neler kazanır neler kaybederim?
  • İşten ayrılmak kariyerimi ne şekilde etkiler?
  • Şu andaki iş yerim her daim nezaketsiz hatta kabalığı ile ün salmış bir yer olmaya mahkum mu?
  • İş yerimdeki bu nezaketten uzak ortam özel hayatımı da aynı derecede tüketiyor mu?
  • İş yerimde maruz kaldığım bu kaba tavır benlik algımı zedeliyor mu?
  • Tüm bu durumlar yoğun bir stres yaşamama sebep oluyor mu?

Anlayacağınız “ kabalık, karşınızdaki insanın söylediklerinizden ne algıladığına bağlı olarak değişir”. İşten ayrılıp ayrılmayacağınıza karar vermek tamamıyla size kalmıştır. Bunu yaptığınızda ise nerede çalışırsanız çalışın yaşam boyu üstleneceğiniz sağlam bir görev edinmiş olursunuz: Gerçek bir medeniyet kültürü geliştirmek. “Basitçe ifade etmek gerekirse kaba olmamak aslında tarafsız olmakla ilgilidir, ancak tam anlamıyla bir uygarlık çok daha fazlasını gerektirir: “Saygı, itibar, nezaket ve zarafet.”

Konuşmanın tamamını izleyerek araştırmaya ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleriniz için aşağıya Christine Porath’ın iş hayatında maruz kalınan kabalık üzerine yapmış olduğu bu TED konuşmasını içeren videoyu bırakalım. Konuşmayı Türkçe alt yazı seçeneği ile izleyebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir

Mobbing Nedir? Mobbingle Nasıl Başa Çıkılır?
İş Yerinde Mutlu Olmanın Yolları

Do you work with a jerk? Here are 6 things you can do

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Görüşlerinize İhtiyacımız Var!

=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.