İş Hayatında Şeffaflık ve Önemi

İş hayatında şeffaflık, girişimcilerin çeşitli konularda dürüst ve açık olmalarını gerektirir. Şirketin hedefleri, tarihi, performansı, operasyonu hakkında bir şirketin lideri çalışanlarına, müşterilerine ve yatırımcılarına karşı dürüst ve şeffaf olmalıdır.

Label Insight araştırma şirketine göre, tüketicilerin %94’ü şeffaf bir şekilde faaliyet gösteren şirketlere daha sadık oluyor. Aynı kişilerin %74’ü ise nasıl üretildiği açık bir şekilde belirtilen ürünlere daha fazla ödeme yapmaya razı durumda.

Şirket içi şeffaflık da yine oldukça önemli bir mevzu. Şirketin iç iletişiminde dürüst olmak, şirketin operasyonları hakkında çalışanların bilgi sahibi olması, bu kişilerin moral ve motivasyonunu, dolayısıyla da üretkenliğini artırıyor. Bu da şirket içinde güven duygusunun artmasını sağlıyor, zira çalışanlar etik değerleri yüksek bir firma için çalıştıklarını hissediyorlar.

İşte bu nedenlerle şirketler artık daha şeffaf, daha hesap verebilir bir yönetim anlayışına doğru kayıyor. Örneğin bazı marketler ürünlerini nereden tedarik ettiğini net bir biçimde belirtiyor. Ya da büyük giyim firmaları, kıyafetlerinin nasıl bir süreçle üretildiğini şeffaf bir biçimde müşterileriyle paylaşıyor.

 

İş Hayatında Şeffaflık Niçin Önemli?

Şeffaflık hem çalışanlar hem de müşteriler için çok mühimdir. Şeffaflık, şirketin saklayacak bir şeyi olmadığını gösterir ve bu da müşterilerin daha iyi kararlar vermesini sağlar. Yani üretim sürecini saklayan bir şirket ile üretim sürecini kamuoyu ile paylaşan bir şirketi kıyasladığımızda insanlar şeffaf şirketi tercih eder.

Peki şeffaflık trendi nereden çıktı?

 

Kurumsal Firmalara Güvensizlik

Kurumsal algı anketlerine göre tüketicilerin %36’sı kurumsal şirketlerin “hayal sattığını” düşünüyor. Yani aslında gizli kapaklı bir şeylerin döndüğü algısı mevcut insanlarda. Bu oran Çin’de %84 oranında. Bu yüzden şirketler gizleyecek bir şeyleri olmadığını gösterme yarışına girmiş durumda adeta.

İnsanlar neden güvensiz? Problemin büyük bir kısmı CEO’ların ve büyük şirketlerin açgözlülüğünden ileri geliyor.

2008 ekonomik krizinin açgözlü, sahtekar finansal kuruluşlar tarafından tetiklendiğine hepimiz şahit olduk. Daha sonra kapitalizmin neden olduğu gelir adaletsizliğine vurgu yapan eylemleri yaşadık. Bu olaylar dünyanın pek çok yerinde yaşandı zira insanlar şirketlerin etik olmayan yollarla sadece kendi menfaatlerine odaklandığını, bunu yaparken de toplumun üzerine basıp geçtiğini anladı. Bu da şirketlerin artık daha şeffaf ve açık şekilde faaliyet göstermesini zorunlu kıldı.

 

Oylama ve İnceleme Siteleri

Online inceleme siteleri de şeffaflığın önem kazanmasında etkili oldu. Mesela Türkiye’den ŞikayetVar, Ekşi Sözlük gibi sitelerde bir ürünle ilgili çıkan incelemeler ve yorumlar şirketlerin iç yüzlerini gösterir hale geldi.

İnternetin son 10 yılda büyük bir yaygınlık kazanmasıyla da insanlar alışveriş yapmadan önce internetteki yorumlara mutlaka göz atar oldu. Bu yüzden şirketler internette kendileri hakkında çıkabilecek olumsuz yorum ve görüşleri önlemek için daha şeffaf bir iletişim yolunu seçtiler.

 

Sosyal Medya ve Bilgi Çağı

Günümüzde işletmelerin çok büyük bir bölümünün en az bir sosyal medya hesabı var. Twitter, Facebook, Instagram, Youtube… Bu durum müşterilerin firmalarla 7/24 etkileşime girebilmesini mümkün kılıyor.

Bilginin de artık kısa sürede çığ gibi yayılabildiğini düşünürsek firmalar online imajlarına büyük özen gösteriyorlar. Kendileri hakkında çıkan haberleri herkesten önce bulup olumsuz bir duruma karşı önlem almaya çalışıyorlar; yaptıkları toplumsal yarar etkinliklerini internet üzerinden duyuruyorlar. Yani PR bağlamında sosyal medya şirketlerin daha şeffaf ve bilgilendirici olmalarını şart koşmuştur diyebiliriz.

Bilgi çağında yaşadığımız da bir gerçek. Yediğimiz yemeğin tarifini birkaç saniye içinde öğrenebiliyoruz, izlediğimiz filmdeki aktrisin kızlık soyadını bile birkaç saniye içinde öğrenebiliyoruz. Yani akıl almaz bir bilgi bombardımanı altındayız. Hal böyle olunca tüketicilerin bilgi açlığını hemen tatmin edebilmek ve olası şüpheleri ortadan kaldırmak adına şirketler ürettikleri ürünlerin ham maddelerini ve üretim yöntemlerini şeffaf bir biçimde paylaşma yolunu tercih ediyor.

 

Sonuç

Tüm şirketler tüketicilerin güvenini kazanmak, onların şüphelerini ortadan kaldırmak adına çeşitli faaliyetler yürütmektedir.

  • Ancak şeffaflığın nasıl bir geleceği vardır?
  • Şirketlerin gizli ve ketum bir anlayış benimsemesi halinde neler olabilir?
  • Ya da A’dan Z’ye her şeyin bilinir, şeffaf olduğu bir geleceğe doğru mu ilerliyoruz?

Müşteri talebi zamanla içinde giderek artıyor ve şeffaflık talebinin yakın zaman içinde öncelik listesinin zirvesinden düşmesi pek mümkün görünmüyor. İnternet çağı iletişimi daha açık ve herkesin kullanımına amade kılacaksa şeffaflığın daha da önem kazanacağını peşinen söyleyebiliriz. Bu nedenle küçük ya da büyük tüm işletmelerin daha şeffaf bir yönetim ve üretim anlayışını benimsemesi herkes için daha yararlı olacaktır.

 

İlginizi çekebilir

Açık Kapı Politikası Nedir ve Nasıl Uygulanır?
İş Hayatında Dürüstlük ve İçtenliğin Önemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.