İstatistiklerle Güzellik ve Kozmetik Sektörü

İlk bakışta güzellik ve kozmetik sektörünün bakımlı kadınlar ve erkekler için faaliyet gösteren bir sektör olduğu düşünülebilir. Ancak yaş ve cinsiyet fark etmeksizin güzellik sektörü herkese hitap etmektedir. Yani durum sanıldığından daha karmaşıktır.

Ayrıca kozmetik ve güzellik denince sadece makyaj malzemesi, saç boyası ya da parfüm anlaşılmamalıdır. Deodorant, diş macunu, toka, kuaförler, berberler, masaj ve ağda salonları da yine bu sektörün içindedir.

Her türlü hizmet ve ürün bizi daha güzel ve bakımlı yapmaya yöneliktir. Tabii burada bakım ve güzellik kavramlarının muğlak olduğunu ve sürekli tanımlarının değişebildiğini unutmayalım. Bu da sektörü her zaman yeni fırsatlara ve inovasyonlara açık kılmaktadır.

Tarihsel açıdan baktığımızda eskiden moda ikonları, ünlü aktör ve aktrisler belirlerdi güzellik trendlerini. Ancak günümüzde bu değişti. Artık sosyal medya diye bir şey var. Öyleki kadınların %82’si bu trendleri sosyal medyadan görüyor ve uyguluyor. Arkadaşlar, tanıdıklar, dizi oyuncuları, ünlüler derken artık daha fazla kişinin hayatını telefonlarımızın ekranından görebiliyoruz.

Bu bağlamda kozmetik ve güzellik sektörünün ekonomik krize karşı daha dayanıklı olduğunu ve daima büyümeye açık olduğunu söyleyebiliriz. Avon örneğinde gördüğümüz gibi satış temsilcileri aracılığıyla girişimcilik de yine bu sektörde oldukça yaygın.

Şimdi gelin, güzellik sektöründeki genel manzaraya biraz da sayıların perspektifinden bakalım.

 

Güzellik Sektörü

Güzel ve bakımlı görünmek, güzel kokmak, saçlarımızın ipeksi bir dokunuşa sahip olması epey çaba gerektirir. Tam da bu tür şeyler için çok sayıda ürün ve hizmet bulunur. Kozmetik, cilt bakımı, saç bakımı ve boyama, epilasyon, manikür, solaryum, spa ya da tıraş kolonyası, tıraş köpüğü, parfüm derken liste uzar da uzar…

Ayrıca tüm bu kategoriler de kendi içinde çeşitlenir. Yani her saç türüne özel farklı ürünler vardır. Sarışınlar ile buğday tenliler için güneş kremleri farklıdır. Diğer bir deyişle sektörde ürün çeşitliliği inanılmaz derecede fazladır.

Buna karşın bir insan, saçına en iyi gelen şampuanı bulana dek birçok marka dener. En ideal şampuanı bulunca da bu markaya son derece sadık kalır. Şampuan markasını yıllarca değiştirmez.

Üreticiler de kendilerini farklı sosyo-kültürel kesimlere, fiyat politikasına ve üretim yöntemlerine bağlı olarak diğer markalardan farklı kılmaya çalışır. Örneğin test esnasında hayvanların kullanılmadığını, tüm içeriğin organik malzemelerden oluştuğunu belirten markaların genelde sadık bir müşteri kitlesi vardır ve bu marka genelde daha yüksek bir ücret talep eder.

Kozmetik ve güzellik alanında hizmet sunan işletmeler de büyük oranda fiyat, lokasyon ve demografik müşteri profili üzerinden kendilerini farklılaştırırlar. Berberlerde ve kuaförlerde aylık gelir kaynağının sadece %5 ila 10’u saç bakım ürünleri satışındandır. Bu nedenle kesim ve bakım için kullanılan malzemelerin karlılık oranına göre seçilmesi gereklidir. (10 liralık muz kokulu bir şampuan kullanan erkek berberi ile Fransız malı lüks bir şampuan kullanan berberin fiyat politikasındaki fark da buradan gelir)

 

İstatistikler

Güzellik sektörü ekonomik darboğazlara karşı dayanıklı olmasıyla bilinir. 2008 krizinde bile bu sektörde küçülme olmamıştır. Kişi başına düşen milli hasıla arttıkça da güzellik sektörü büyümeye devam etmektedir.

2017 yılında Türkiye’de güzellik sektörü yaklaşık 5 milyar dolarlık hacme ulaşmıştır. Berber ve kuaförler bu alanda en büyük sınıfı oluşturur. Cilt bakımı da ikinci sırada yer alır ve en hızlı büyüyen segmenttir. Cilt bakımının bu denli ağırlık kazanmasında cilt bakımının önemli olmasının fark edilmesi ve erkeklerin de cilt bakımı alanında daha çok alışveriş yapmaya başlamaları etkilidir.

Genelinde pazar payı şöyledir:

  • Saç bakımı – %24
  • Cilt bakımı – %23
  • Kozmetik – % 15
  • Parfüm – %9.5
  • Deodorant – %8.5
  • Ağız bakımı – %5.5
  • Diğer – %14

 

Fırsatlar

Sektörde büyümeyi ve kazancı artıran çeşitli trendler bulunuyor. Bunlardan bazıları şöyle:

Organik ürünler ve çevre dostu yöntemlerle üretilen bakım ürünlerine yönelik talep gittikçe artmaktadır.

Yaşlanma karşıtı ürünler ve hizmetler de nüfusun gittikçe yaşlanmasıyla daha fazla talep görmeye başlamış durumda.

Bebeklere ve 5 yaşına kadar çocuklara yönelik ürünler de yine revaçta. Zira millenial olarak adlandırılan genç ve çalışan anneler, çocuklarına daha kaliteli ürünler almak istemekte. Bu da bebeklere ve çocuklara yönelik bakım ürünlerinin cazip bir pazar olmasını sağlamakta.

Erkeklere yönelik bakım ürünleri görece daha yeni bir atılım içinde. Fakat bu pazarın da gittikçe büyüyeceğini peşinen söylemek mümkün. Erkeklerin sadece %25’inin cilt bakım ürünü kullandığını düşününce %75’lik devasa bir pazar bulunduğu daha da aşikar olur.

 

Sonuç olarak

Sonuç olarak böylesine güçlü ve artan bir talep olduğu için güzellik sektöründe istihdamın artacağını, yeni iş fikirlerine ve yeni ürün-hizmetlere yönelik ilginin sürekli canlı olduğunu söylemek mümkün.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.