İsveç’e Taşınmadan Önce Bilmeniz Gereken 20 Şey

1- İsveçliler kahve içmeyi çok severler

İsveçliler kadar sık kahve içen başka bir millet olmayabilir. İsveç’te kahve içmek fika adı verilen bir gelenekle tüm güne yayılmıştır, fika’larda İsveçliler arkadaşlarıyla, aile üyeleriyle ya da iş arkadaşlarıyla bir bardak çay veya kahve için buluşur, bir tatlı eşliğinde hasret giderirler. Birçok İsveçli her gün en az bir kez fikanın tadını çıkarır, bu sayede sevdikleriyle yakınlaşma şansı da yakalamış olur.

 

2- Sıraya girmek

Eczaneden tutun vergi ofisine, mahallenizdeki manavın kasasına, neredeyse gün içerisinde ziyaret edeceğiniz her yerde çeşitli sıralarda beklemek zorunda kalacaksınız ve sabrınız sınanacak. Birçok iş yeri bir biletleme sistemiyle çalışıyor, duvara asılmış, kimi zaman bulması zor olan küçük bir makineden alacağınız bilet sayesinde sıranız gelene ve numaranız ekranda belirene kadar bekliyor, sıra size gelince kasaya doğru ilerliyorsunuz.

 

3- İsveç dilinde konuşmak işinize yarayabilir

Hadi oradan dediğinizi duyar gibiyiz. Her ne kadar birkaç yıl boyunca burada yaşayıp hiç İsveççe öğrenmeme ihtimaliniz olsa da, öğrenmeniz hayatınızı büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. İsveçli insanlar dünyada ikinci dil olarak İngilizce bilme oranının en yüksek olduğu milletler arasında yer almakta, bu yüzden bilmeseniz de hayatınızı yürütmek zor olmayacaktır. Diğer bir yandan, her ne kadar biraz zaman alacak olsa da İsveççe öğrenmenizi ciddi olarak öneriyoruz. Evet, kolay olmayacak ancak tüm çabanıza değeceğinden emin olabilirsiniz. Göçmenler için çalışan dairelere başvurarak yardım isteyebilirsiniz.

 

4- Dağ kızılcığı reçelinden kaçışınız yok…

İsveç’te dağ kızılcığı reçeli birçok yemeğin yanında tüketiliyor, köfteden tutun da kreplere, yulaf ezmelerine, hatta çeşitli tuzlu mezelerin yanında bile dağ kızılcığı reçeli yemek oldukça normal bir durum. Diğer bir yandan, gerçek bir İsveçli olmak istiyorsanız unutmamanız gereken bir şey var: dağ kızılcığı reçeli her ne kadar çok tatlı olsa da asla ekmeğin üzerine sürülüp tüketilmiyor.

5- Tüplerden sıkarak tüketeceğiniz yiyeceklere hazır olun

Sizi bir marketin ya da manavın donmuş ve soğuk yiyecekler kısmına hazırlamak için bu uyarıyı yapmamız gerekiyordu. Kabullenmeniz gereken bir diğer şey, İsveç’te havyar, mayonez, hardal ve benzeri ürünlerin tüplerde tüketildiği. Bir noktadan sonra bu durum size de o kadar normal gelecek ki salatanızın üzerine bir tüpten hardal sıkarken hiç de bu durumu garipsemediğinizi fark edeceksiniz.

 

6- Sokaklar Bebek arabası iten babalarla dolu olacak

Cinsiyetler arası eşitlik söz konusu olduğunda İsveç en önde gelen ülkelerden bir tanesi. Bebek bakımı konusunda en az anneler kadar babaların da sorumluluk üstlendiği bu topraklarda kimi zaman erkeklerin de işe gitmek yerine bebek bezleriyle boğuştuğun göreceksiniz. İsveç’te sadece anneler değil, bebek sahibi olan çiftler 480 günlük ebeveynlik iznine ayrılma hakkına sahip. Çiftler bu zamanı istedikleri biçimde aralarında bölüşerek iş yükünü ikiye bölebiliyorlar.

 

7- İsveçliler dışarda zaman geçirmeyi çok severler

Tamam, belki de bu madde tüm İsveçliler için geçerli olmayabilir. Ama birçoğu dışarıda zaman geçirmeyi evde kalmaya tercih edecektir. İsveç’te dışarıda ister yağmur, kar, tipi olsun ister güneş, hep yapılabilecek ve çok güzel zaman geçirmenizi sağlayacak bir aktivite bulabilirsiniz. Bu konuda özel çalışmaları olan devlet kurumları da vatandaşlarına İsveç’in doğal alanlarına geçiş izni vererek tüm süreci kolaylaştırıyor.

 

8- Birçok iş yeri Temmuzda kapanıyor

Temmuz ayı boyunca kapalı iş yerleri ve restaurantlar görürseniz şaşırmamayın. Birçok işyeri temmuz ayında çalışanlarına dörtle altı hafta arasında değişen tatil izni verebilmek için kepenklerini indiriyor.

 

9- Lagom

Toplumsal bir kod olan Lagom’un aslında direkt bir çevirisi yok. Yaklaşık olarak açıklamaya çalışacak olursak Lagom tam yeterli miktarda, uygun oranda, ne çok ne az gibi anlamlara gelen bir kavram. Sosyal davranışlar için bir referans olarak kullanılan bu kelime duyguların aşırı gösterimi olmadan uygun biçimde davranarak bir sosyal ortama uyum sağlayabilme yeteneğini ifade etmek için kullanılıyor.

 

10- Melodifestivalen – çok da lagom değil aslında…

Melodifestivalen İsveç’in Eurovision şarkı yarışmasında kendilerini kimin temsil edeceğine karar verilen bir milli kutlama (aslında tam bir kutlamadan çok bir yarışma havası var). Nüfusun büyük bir kısmının katılımıyla gerçekleşen ve Şubat sonu Mart başı gibi yapılan bu kutlama uzun kış akşamlarında İsveçlilerin kalplerini ısıtan ve her yıl çılgınlarca eğlenmelerini sağlayan bir fırsat aslında. Mayıs ayı geldiğinde göreceğiniz üzere Eurovision şarkı yarışmasının kendisi de bir o kadar popüler. Dikkatinizi çekeceğimiz bir diğer nokta da kimi İsveçlilerin şarkı yarışması yerine dünya buz hokeyi şampiyonasını izlemeyi tercih ettiği. Bir şekilde bu iki yarışma her sene aynı tarihlere denk gelmeyi başarıyor.

 

11- Size en yakın IKEA’nın nerede olduğunu bilmek

İsveç’te ucuza hem yemek hem de mobilya bulabileceğiniz yer sayısı oldukça kısıtlı. Bu yüzden size en yakın IKEA’nın nerede olduğunu bilmek çok işinize yarayabilir. Birçok IKEA mağazası merkezi konumlardan mağazaya giden ve geri dönen servis hizmeti de sunuyor. Yani hem ulaşımı bedavaya getirebilir, hem karnınızı doyurabilir, hem de evinizi dekore edebilirsiniz!

 

12- Ayakkabılarınızı hemen çıkarın!

Kısa sürede fark edeceğiniz bir diğer şey İsveç’te özel mülklere girmeden önce tıpkı Türkiye’de olduğu gibi ayakkabılarımızı çıkardığımız. Kimileri bu durumu İsveçlilerin dışarıda çok zaman geçirdiğini ve ev ortamına kir getirmek istemediği şeklinde açıklarken bazıları da bu durumun eve ve ev ortamına duyulan saygıdan kaynaklandığını söylüyor. Her ne şekilde olursa olsun, arkadaşlarınızı ziyaret ederken ayakkabılarınızı eve girmeden önce mutlaka çıkartın, yoksa sert tepkilerle karşılaşabilirsiniz!

 

13- Kışlar soğuk ve karanlık geçiyor

İsveç’in coğrafi konumu sebebiyle çok soğuk ve karanlık kışlar geçirdiğini bilmeyeniniz var mıydı bilmiyorum, ama varsa bile artık kötü haberi almış oldu. Kışın ortalarına doğru ülkenin en kuzey tarafında olan şehirler günde maksimum 3 saat güneş ışığı alabilirken bu miktar ülkenin güney kısmında da çok fazla değil. Kışlar biraz sert geçiyor desek abartmış olmayız, ama yaz ayları da kış aylarının acısını çıkartabileceğiniz güzellikte olacak. Kışın ne kadar az güneş görüyorsanız tam tersine yazın güneş o kadar uzun saatler boyunca gökyüzünde kalacak, ılık havalarda dışarıda zaman geçirmek için önünüzde hiçbir engel kalmayacak.

 

14- Dakik olmak düşündüğünüzden daha önemli

Bir yerlere zamanında gitmenin ne kadar önemli olduğunu herhalde defalarca duymuşsunuzdur. İsveç’te bu durum özel olarak geçerli, ister bir görüşmeye gidiyor olun ister yakın bir dostunuzla fika için buluşacak olun, ama oraya zamanında gidin. Siz gitmediğiniz takdirde kimse sizi beklemeyecek, toplantılar zamanında başlayacak, biletinizi çoktan almış olsanız bile tren gardan ayrılacaktır. İsveçliler dakikliğe çok önem verirler, siz de verin.

 

15- Devlet tarafından yönetilen alkol monopolisi

Restoranlarda ve barlarda alkollü içecekler tüketebiliyor olsanız da kendi evinize alkol almak istiyorsanız tek şansınız devlet tarafından işletilen alkollü içecek mağazalarından birine uğramak. Systembolaget olarak da isimlendirilen bu noktalardan ülkede yaklaşık 400 tane bulunuyor, bunların dışında bir yerden yüksek alkollü bir içki almaksa yasa dışı.

 

16- O poşeti çöpe atmayın

Elinizdeki plastik poşeti çöpe atmadan önce iki defa düşünün. İsveçte alışveriş yapacağınız birçok market ve manav kullandığınız plastik poşetler için sizden ekstra bir ücret talep edecektir. Bu uygulamanın amacıysa ülke genelinde oluşan plastik atık miktarını azaltarak insanları geri dönüşüme teşvik etmek.

 

17- Yemek yemenin kutlandığı bayramlar

Elbette İsveçliler de diğer yabancılar gibi Noel, paskalya gibi dini bayramları kutluyorlar. Ama neredeyse bu dini bayramlar kadar önemli olan bir diğer gelenekleri de yemek bayramları. Fettisdagen ismiyle kutlanan bayramda kendi geleneksel yiyeceklerinden biri olan semla yiyen, her 25 Martta waffle gününü kutlayan ve tarçınlı kurabiye günü isimli bir bayramları bulunan İsveçliler yılın çeşitli günlerinde sevdikleri yemekleri kutlamaktan çekinmiyorlar.

 

18- Çeşme suyu içmek tamamıyla güvenli

İsveç’te çeşmeden akan suyu içmek tamamen güvenli. Çeşmelerden akan su hem temiz hem de taze olduğu için paranız cebinizde kalsın istiyorsanız marketten şişe su satın almak yerine gittiğiniz her yerde şişenizi musluklardan doldurabilirsiniz. Üstelik bu sayede çevre kirliliğini azaltmak yolunda da bir adım atmış olursunuz!

 

19- Kot pantolonla işe gitmek alışılmış bir durum

İsveç’te günlük kıyafetler oldukça basit, rahat ve abartısız. Aynı durum iş dünyası için de geçerli. İş arkadaşınız yabancı bir ortakla toplantıya gitmiyorsa ya da yüksek kurulla bir görüşmesi yoksa muhtemelen sabah işe gittiğinizde onu uzun kollu bir gömlek, bir çift kot pantolon ve elinde bir kupa kahveyle göreceksiniz.

 

20- Tüm eğitim ve sağlık hizmetleri bedava değil

Her ne kadar İsveç’te sağlık hizmetleri büyük oranda vergi ödemeleriyle fonlanıyor olsa da tamamıyla bedava olduğunu söylemek de hatalı olur. Küçük bir meblağ olsa da doktor ziyaretlerinizde cebinizden bir miktar para çıkacağını size önceden söylemiş olalım. Üniversitelerse tıpkı İsveç vatandaşlarına olduğu gibi Avrupa birliği vatandaşlarına ve İsviçre vatandaşlarına da ücretsiz. Diğer yandan farklı ülkelerde yaşayan öğrenciler yıllık harcı ödemekle yükümlü. Her üniversite kendi ücretini kendi belirliyor olsa da ücretlerin yabancı öğrenciler için çok da düşük olmadığını da söylemiş olalım.

 

İlginizi çekebilir

Yurt Dışına Yerleşmek İsteyenler İçin En İyi 18 Ülke
Yurtdışında Çalışmak İçin En İyi Ülkeler
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.