Ketçap Şişesini Ters Çevirerek Milyoner Olma Hikayesi

Bugünün çocukları ve hatta gençleri bir zamanlar ketçap şişesinden ketçap çıkarmanın dünyanın en zor işlerinden biri olduğunu hatırlamayabilir.

Ancak bir zamanlar gerçekten ketçap/hardal/mayonez şişeleri tam bir tasarım faciasıydı.

Şişenin kapağı üstte olduğu için tüm ketçap dibe birikir ve ketçap sıkmak işkence haline gelirdi. Hele şişe yarım dolu olduğunda o ketçapı çıkarmak için şişeyi bıçakla yarmak gerekirdi.

Bu hayal kırıklığını belki milyonlar yaşamıştır ancak bu durumdan sadece Paul Brown milyonlarca dolar kazandı.

1990’lı yılların başında Paul Brown ABD’nin Michigan eyaletinde küçük bir fabrikada çalışıyordu. Aslen tasarımcı ve imalatçı olan Paul Brown ketçap şişelerindeki kapak sorununu ilk olarak şampuan şişelerinde fark etti.

Bir müşteri için kapağı zeminde olacak şekilde şişe imal etmeye başladı. O dönem bilgisayar yerine kalıp press, silikon ve azimle işe koyuldu. Şişenin tasarımını hazırladı ancak hayal ettiği gibi bir sonuç ortaya koyamadı.

Günlerce tasarımı geliştirmeye uğraştı ve o dönem prototip hazırlamak ve malzeme satın almak için tüm kredi kartlarını limitine kadar kullandı. Ancak pes etmedi. Toplam 11 arkadaşından ve ailesinden binlerce dolar borç aldı ve şişe tasarımını geliştirmeye devam etti.

Lakin hala istediği tasarımı ortaya koyamadı. Şişe sıkıldığında açılmasını sağlayan, sıkma işlemi bitince de otomatik olarak kapanan bir kapakçık geliştirmesi gerekiyordu.

Toplam 111 başarısız denemenin ardından iyice umudunu yitirdi. Şansını son bir defa denemek için kalıpçı bir arkadaşını aradı. 112. denemede tam da hayal ettiği tasarıma kavuştu. Artık kapakçık başarılı bir şekilde açılıp kapanıyordu. Artık bu tür bir kapak tasarımı için söz verdiği potansiyel müşterisi, gerçek bir müşteriye dönüştü.

Sonraki birkaç yıl boyunca Paul Brown’un 1993 yılında patentini aldığı bu kapakçık sistemi çok popüler oldu. Bebek maması üreten Gerber adlı firma, bebek maması şişesi için bu kapakçık sisteminden yararlandı. Hatta NASA bile uzaya sızdırma yapmayan kapları için bu kapakçıktan kullandı.

Tasarım en başta şampuan şişeleri için yapılmıştı ancak kozmetik sektörü de bu inovasyonu benimsedi.

Paul Brown’un kaderi ise dünyanın en büyük ketçap firmalarından biri olan Heinz’ın kendisine ulaşmasıyla değişti.

Yıllar boyu ketçap kullanıcıları tasarımı uygun olmamasına rağmen ketçap şişesini buzdolabına ters bir şekilde yerleştiriyordu. Böyle olunca da ketçap şişeden fışkırarak çıkıyordu.

Paul Brown’un ters şişe tasarımı ve kapakçık teknolojisi sayesinde insanlar, ketçap şişelerinden artık daha tutarlı bir şekilde ketçap boşaltabiliyorlardı.

Paul Brown şampuan şişeleri için geliştirdiği bu kapakçığı Heinz’ın ketçap şişelerine de uyarladı ve sonuç olarak büyük bir başarı elde etti.

Heinz yöneticileri bu durumdan son derece memnun oldu. İnsanlar artık şişenin dibinde kalan ketçapı bıçakla almak yerine şişeyi diledikleri oranda sıkarak diledikleri oranda ketçapı yemeklerine eklemeye başladı.

“Ready When You Are” (Siz hazırsanız o da hazır) sloganıyla büyük bir reklam kampanyası yapıldı ve Heinz satış rekorları kırmaya başladı.

1995 yılında Paul Brown Liquid Molding System adlı şirketini 13 milyon dolara sattı. Borçlarını ödedi ve üstüne ciddi bir meblağ da cebine kaldı. Sonra Florida’da kendine güzel bir yazlık satın aldı.

İnandığı bir fikir için tam 111 kez başarısız deneme yapan ve 112. denemede başarılı olan Paul Brown yaşadığı stres ve hayal kırıklığını kazandığı 13 milyon dolar ile gayet güzel bir şekilde atlatmıştır diye düşünüyoruz.

 

İlginizi çekebilir

Başarılı Girişimcilik Hikayeleri
Pazarlamacılar Ketçap Şişesinden Neler Öğrenebilir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.