Konfor Alanınızdan Çıkmanın Yolları

Angelfish jump to big fishbowl

Hayatınız konfor alanınızın öteki ucunda başlar.

İlham verici sözler sizi normal yapmadığınız ve hayatta kaçırdığınız şeyleri yapmaya teşvik eder.

Ancak konfor alanınızdan çıkmak kolay değildir. Yapılan araştırmalara göre yeni şeyler denemek herkesi endişelendiriyor.

Korkuyu sıfırlamak yerine daha fazla endişe yaratıyor. Belirsizlikten korkan kişiler daha fazla stres yapıyor.

Peki konfor alanınızın dışına kendi çabalarınızla çıkabilseniz? Kimse sizi zorladığı için değil.

İlk olarak, rahat olmanın tehlikeli yaşamanın zıttı olmadığı düşüncesinden kurtulmalısınız.

 

Konfor Alanınızı Belirleyin

“Rahatın kaçması bir şeyin başlangıcı olabilir, bundan kaçmayın.” Joseph Deitch

Merriam- Webster sözlüğüne göre konfor alanımız kişinin kolaylıkla ve yabancılık duymadan hareket ettiği seviyedir. Kavram ilk olarak çoğu insanın kendini ne soğuk ne de sıcak hissettiği ve rahat olduğu sıcaklık aralığını belirtmek için kullanılmaya başlanmıştı (20- 22 °C).

Konfor alanı kişinin stres yapmadan ya da endişe duymadan kendisini güvende ve rahat hissettiği psikolojik bir ruh halidir.

“Konfor Alanındaki Tehlike” adlı kitabın yazarı Judith Bardwick kavramı şöyle tanımlıyor: “bir kişinin endişe duymadan hareket ettiği davranışsal ruh hali.” Konfor alanımızdayken istediğimiz her şeye sahip olduğumuzu ve kontrolün elimizde olduğuna inanırız.

Bu nötr ruh hali hem doğal hem de beşeri bir şeydir. Beynimiz tembeldir ve en kolay yolu tercih eder. Otomatik pilot modunda yaşamaya devam edebilir ya da istediğimiz büyük ödüllere ulaşabilmek için huzursuz olmayı göze alabiliriz. Basit bir şekilde belirtmek gerekirse: yaşamak mı istiyorsunuz yoksa kendinizi geliştirmek mi?

Araştırmalara göre insanın kendini rahat hissetmesi tutarlı ve istikrarlı performansı beraberinde getiriyor. Ancak endişelendiğimizde, yani stres seviyelerimiz normali aştığında, performansımızı artırabiliriz. Tam tersine çok fazla endişe duymak ise performansı da düşürür.

Burada önemli olan Robert Yerkes ve John Dodson’ın “İdeal Endişe” adını verdiği uyarılmayla performans arasındaki küçük noktayı bulmaktır.

 

“Comfortably Numb”

Bazen hayat canımızı acıtır.

Acı çekmemek için etrafımıza duvarlar çekeriz.

Comfortably Numb, Pink Floyd’un “The Wall” adlı albümünden bir parça. Adını aldığı filmin karakteri, psikolojik olarak bitmiş bir durumda olan Pink, kendisini korumak için bir baloncuğun içinde yaşamaya başlar. Çektiği bu duvar acısını hafifletir ama Pink’in acı çekmesinin sebebinin üstesinden gelmesini sağlamaz.

Konfor alanınızın olması iyi bir şeydir. Bizi uyuşturan asıl şey etrafımıza çektiğimiz duvardır.

Sınırlarımızı zorlamayı bıraktığımızda yeni şeyler öğrenmekten ve büyümekten vazgeçmiş oluruz. Sürekli konfor alanınızda yaşamanın tehlikesi budur: sıkıcı ve heyecansız bir hayatınız olur.

‘Rahat güvenlidir; huzursuzluk tehlikelidir’ yaklaşıımından kurtulun. Konfor alanınızdan çıkmak için hayatınızı tehlikeye atmanıza gerek yoktur.

Aslında yaşayabileceğiniz üç alan vardır.

Konfor alanının zıddı tehlike bölgesidir. Kişisel gelişimin gerçekleştiği bölge de Öğrenme Alanıdır.

Konfor alanınızın sınırlarını zorlamak için cesaretli olmanıza gerek yok, meraklı olun yeter.

Sadece kesinliğin ve aşinalığın sınırlarını zorlayarak kendinizi geliştirebilirsiniz. Mevcut eğitim ve ebeveyn modelimizin hata yaptığı yer de tam burası işte. Çocukları duvarlar içine hapsederek korku ve endişe tohumları ekmiş oldular. ‘Emek olmadan yemek olmaz’ yaklaşımını toplumumuza tekrar kazandırmalıyız.

Spor, yaratıcılık ya da yeni beceri kazanma konusunda daha iyi olmak için kendinizi zorladıysanız bahsettiğim şeyin ne olduğunu biliyorsunuz demektir. Hepimiz bir şeyi ilk defa yaptığımızda zorlanırız. Hepimiz sınırlarımızı sonuna kadar zorlamak konusunda sıkıntı yaşarız.

Acı direncin göstergesidir. Onu dinlemeyi bıraktığınızda ilerleme kaydedebilirsiniz.

Vücudunuzun olduğu kadar beynininizin de egzersize ihtiyacı vardır. Zayıf, kullanılmayan ya da işe uygun olmayan nöronlar işlevini yitirir. Kullanılan nöronlarsa daha daz güçlenir.

İç sesinizin “dur” ihtarını duyduğunuz ana kadar devam etmeniz gerekir.

Her bisiklet sürüşümde bir hedef belirlerim. Süreceğim yolun yarısına geldiğimde beynim geri dön sinyalleri verir. Ama ben beynimi zorlarım ve birkaç kilometre daha sürmeye çalışırım. Bu şekilde daha fazla bisiklet sürmek için kendimi zorlarım.

Konfor alanınızın dışına çıkmak düşündüğünüz kadar tehlikeli değildir. Tehlike alanını değil de öğrenme alanını keşfetmeye çalışın. Ayrıca her ne kadar mantığa aykırı gelse de konfor alanınızda da tehlikeler yok değildir. Çok fazla rahatlığa alışırsanız kendinize set koymaya başlarsınız. Ayrıca yaş aldıkça konfor alanımız da daralır.

“Harekete geçmenin riskleri ve bedeli vardır. Ama tembelliğin riskleri kadar uzun vadeli değildir.”

 

Zihninizi Esnetmenin ve Büyümenin Yolları

“Kendinizden ne kadar uzaklaşırsanız yapacağınız yolculuk o kadar zorlayıcı olur. Konfor alanınızın dışında olmak oldukça eğlencelidir.” Benedict Cumberbatch

 

1. Denge kurun.

Sürekli konfor alanınızın dışına çıkmak size zarar verebilir. Spor alanında zihninizi eğitmek sadece çaba gerektirmez, ayrıca adımlarınızı da düzenlemeniz gerekir.

Hayattan zevk almak için alışık olduğunuz şeylerle olmadığınız şeyler arasında bir denge kurmanız gerekir. Skydiving yapmayı reddettiğinizde insanlar sizi sıkıcı olarak niteleyebilir. Ancak bu size kalmış bir şey. Hayatı kumar olarak gören kişiler, kendilerini kovalamanın heyecanına kapılırlar. Rahata ulaşmaktan kaçmaya çalışırken öğrenme alanında değil de tehlike alanında yaşamaya başlarlar.

 

2. Dinamiklerinizi Değiştirin

Daha iyi sonuçlar elde etmek için farklı zorlukları farklı sıklıkta test etmeye hazır olun.

Her gün aynı ortalama hızda 10 km koşuyorsanız elle tutulur bir ilerleme kaydetmiş sayılmazsınız. Düzenli olarak egzersiz yapmak yanlış değildir ama sürekli aynı hızda koşmak hızınızı değil direncinizi artırır.

Hızınızı artırmanın en iyi yolu aralıklarla koşmaktır. Kısa süre için normalde koşacağınız hızdan daha hızlı koşun.

 

3. Kendi Kendinizin Ölçütü Olun

Temel ölçütünüz nedir? Risk ve belirsizlikle nasıl baş ediyorsunuz? Çoğu kişinin gözden kaçırdığı şey herkesin konfor alanının farklı olduğu gerçeğidir. Bu konuda herkese uyan bir model oluşturamazsınız.

Hem CEO olarak hem de yüzlerce ekibe verdiğim eğitimlerden öğrendiğim bir şey var: kendi standardınızı kullanarak başkalarına yardım edemezsiniz.

 

4. Kademeli İlerleme Sizi Değiştirebilir

Konfor alanınızı genişletmek için birden fazla ilerleme kaydetmelisiniz.

Konfor alanınızı paket lastiği olarak düşünün. Birden esnetirseniz büyük hali sizi aldatabilir. Lastik bandı bıraktığınızda eski haline dönmekle kalmaz, size de çarpabilir.

%10 Avantaj Kuralı, her gün ilerleme kaydetmek için kullanılabilecek bir yaklaşım. Bu yaklaşıma göre sizi ileriye taşıyacak %10’luk küçük gelişmelere odaklanmalısınız.

 

5. Denemek Yok, Harekete Geçmek Var

Yoda’nın bir sözünü alıntılayalım: Denemek bir işe yaramaz; önemli olan harekete geçmektir.

Farklı düşünün. Sizi korkutan şeyleri yapın. Yapmaktan hoşlandığınız ama yapmayı bıraktığınız şeyleri yapın. Bir şeyi ilk defa yapın. Herkesin yapmamanız gerektiğini söylediği şeyleri yapın.

Burada önemli olan şey harekete geçmektir. Konfor alanınızdan ancak bu şekilde çıkabilirsiniz. Sizi huzursuz eden şey normal gelmeye başladığında ise daha fazla şey yapmalısınız.

Unutmayın, konfor alanınızdan çıktığınızda tehlikeyle karşı karşıya kalmayacaksınız, öğrenme alanına gireceksiniz.

 

İlginizi çekebilir

Rahatınızı Kaçırmasına Rağmen Sizi Daha Başarılı Yapacak Şeyler
Konfor Bölgenizden Çıkıp Risk Alabilmenizi Sağlayan 10 Yol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.