Küçük Şirketlere Özel Finans Yönetimine İlişkin 6 Tavsiye

şirketler için finans yönetimi

Büyük ya da küçük her şirket para yönetimi ile ilgili mutlaka birtakım kaygılar yaşar. Hem değişken ekonomik koşullar altında hem de sektördeki rekabet ortamında hayatta kalabilmek için başarılı bir finans yönetimi olmazsa olmazlar arasında yer alır. Özellikle de girişim şirketleri daha en başından finansal kararlar verirken son derece dikkatli davranmak zorunda. Çünkü bu kararlar işletme için iyi bir fikirden daha fazlası demek. Her şirket güvenilirliğini koruyabilmek için kar getiren bir finans yapısına ihtiyaç duyar. Girişimciler ise girişimlerinin birer başarı hikâyesine dönüşebilmesi için para yönetimi ile ilgili gelişmiş yetkinliklere sahip olmalı.

Fakat bugün birçok şirket sahibi finansal konularla ilgili gereken becerilere sahip değil. Yine de, bu ortada hiç umut ışığı olmadığı anlamına gelmez.

İşte, finans yönetimi ile ilgili girişim şirketlerinin işine yarayabilecek 6 tavsiye:

 

1. Kendinizi eğitin.

İlk olarak yapmanız gereken şeylerden biri finans dünyasının çeşitli özellikleri ile ilgili kendinizi eğitmek. Yeni başlayanlar, öncelikle henüz bilmiyorlarsa mali tabloları nasıl okuyacaklarını öğrenmeli. Çünkü bu tablolar paranın nereden geldiği, kaç el değiştirdiği ve mevcut durumda nerede olduğu ile ilgili önemli bilgiler içerir.

Mali tablolarda 4 temel unsur bulunur: nakit akış tablosu, gelir tablosu, bilanço tablosu, özkaynaklar tablosu. İlk tablo operasyonel faaliyetlerin, yatırımların ve giriş ya da çıkış yapan para miktarının analizini içerirken, bilanço tablosu şirketin varlıkları, borçları ve özkaynakları ile ilgili bilgi sağlar. Gelir tablosu ise belli bir zaman dilimi içerisinde elde edilen geliri gösterir. Son olarak özkaynaklar tablosu da şirketin ortak ve rüçhanlı hisseler yoluyla ne kadar finanse edilebildiğine ilişkin perspektif sunar.

Mutlaka okuyun: Finansal Eğitiminize Yatırım Yapmak Yapacağınız En İyi Yatırımdır!

 

2. Kişisel yaşantınıza ait finans yönetimini şirketinizinkinden ayrı şekilde yürütün.

Kişisel yaşantınızdaki para yönetimini daima şirketinizdeki finans yönetiminden ayrı şekilde yürütün. Şirketiniz için ayrı bir kredi kartı oluşturmak ve işinizle ilgili bütün harcamaları bu kredi kartıyla yapmak da buna dâhil. Böylelikle harcamalarınızı daha kolay takip edebilir ve paranızı kontrol altında tutabilirsiniz.

Aynı zamanda, bankada şirketinize özel bir birikim hesabı açtırmak da sizin için faydalı olacaktır. Şirket kasası için teslim aldığınız her bir ödemeyi doğrudan bu hesaba aktarabilir, böylece yavaş yavaş kendi sermayenizi yaratabilirsiniz. Bu parayı vergilerinizi ödemek için de kullanabilirsiniz.

 

3. Giderlerinizi azaltın.

Girişimciler için müşteri memnuniyetini örselemeden şirket giderleri konusunda tutumlu davranmak son derece önemli. Bu, özellikle de girişim şirketleri için geçerli.

Her şirkette giderler ikiye ayrılır: sabit giderler ve değişken giderler. Sabit giderler şirketin para kazanıp kazanmadığından bağımsızdır ve şirket bu giderleri ödemekle yükümlüdür. Değişken giderler ise şirket sahiplerine her zaman para biriktirme fırsatı sunar.

Örneğin, pahalı bir yazılım paketi satın almak yerine bununla eşdeğer, ücretsiz, bulut tabanlı ve açık kaynak yazılımlardan birini kullanabilirsiniz. Ya da uzun mesafeler için yol giderleri yaratmak yerine ücretsiz online aramalardan ve video konferanslardan yararlanabilirsiniz.

 

4. Bulut tabanlı muhasebe yazılımlarına yatırım yapın.

Bilgisayarınıza geleneksel bir muhasebe programını indirme şansınız her zaman var fakat böylesi bir programdan bulut tabanlı muhasebe yazılımlarının sağladığı verimi alamayabilirsiniz.

Birçoğu dataların saklanması, izlenmesi ve bu datalara herhangi bir zamanda herhangi bir yerden ulaşım sağlanması açısından elverişli olduğu için web tabanlı yazılımlar size gerçek zamanlı içgörüler kazandırabilir. Evde, ofiste ya da yolculukta hiç fark etmez; verilerle istediğiniz yerden çalışma imkânı bulabilirsiniz. Bunlar, hataları kolayca tolere edebileceğiniz, kullanımı kolay ve güvenli yazılımlardır.

 

5. Şirket performansını izleyin ve ölçümleyin.

Para hareketlerini (özellikle de yüksek miktarlardaysa) takip etmek, şirket sahipleri için olmazsa olmazlar arasında yer alır. Gelecekteki gelirlerinizi, harcamalarınızı ve nakit akışınızı koruyabilmek için şirketinizin finansal performansını geçmişteki finansal tablolarla kıyaslayarak takip etmeniz ve ölçümlemeniz gerekiyor. Böylelikle iş faaliyetleriniz için daha sağlam kararlar verebilirsiniz.

 

6. Uzmanlardan hizmet satın alın.

Herkesin desteğe ihtiyacı vardır, özellikle de şirketini büyük bir başarıya dönüştürmek isteyen çiçeği burnunda girişimcilerin. Bazen bir uzmandan, yarı zamanlı da olsa hizmet satın almak faydalı olabilir. Çünkü uzmanlar şirket verilerinizi analiz ederek pazarda bulunduğunuz yeri ve gideceğiniz yönü belirlemede size yardımcı olabilirler. Fakat hizmet satın aldığınız uzmanın güvenilir biri olduğundan emin olun.

İster bir sonraki yıl için vergi planlaması yapıyor ister mevcut yılın ödeme kalemlerini düzenliyor olun, bu kişilerin uzmanlığı sizin için rehber görevi görebilir ve huzur içinde kalmanızı sağlayabilir.

 

Sonuç

Kendi şirketinizi işletmek heyecan verici olabileceği gibi bazen, özellikle de iş karlı şekilde para yönetimi yapmaya geldiğinde, can sıkıcı bir hal alabilir. Siz siz olun, parayı güçlü şekilde yönetemediğiniz için şirketinizin zarara uğramasına müsaade etmeyin. Yukarıdaki tavsiyeleri aklınızın bir köşesinde bulundurun ve şirketiniz için aydınlık bir gelecek hazırlayın.

 

İlginizi çekebilir

Karlılığınızı Artırmanın Yolları
Her Girişimcinin Bilmesi Gereken 8 Şahane Deney
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.