Muhtar Kent Kimdir? Hayatı ve Başarı Hikayesi

Muhtar Kent, 1952 yılında babasının Türk Başkonsolosu olduğu New York’ta doğdu. 1971 yılında Türkiye’de liseyi bitirdikten sonra Hull Üniversitesinde ekonomi okudu ve Londra’daki Cass İşletme Okulu’nda İşletme yüksek lisansı yaptı. Kent, 1978 yılında Atlanta’daki Coca-Cola Şirketi’ne katıldı ve şirketin ABD, Avrupa ve Asya operasyonlarında çeşitli liderlik pozisyonlarında çalıştı.

1999’dan itibaren yer aldığı Efes İçecek Grubu’ndaki görevinden sonra 2005’te Coca-Cola’ya geri döndü, 2008’de genel müdür ve 2009’da başkan oldu. Coca Cola’daki CEO’luk görevini ise 2019’da tamamlayarak emekliye ayrıldı.

Şu an Muhtar Kent, küresel iş dünyasında ve hayır kurumlarında aktif olarak görev yapıyor; ayrıca Uluslararası Özel Olimpiyatlar da dahil olmak üzere çeşitli kurullarda görev alıyor. Evli ve iki çocuk babası olan Kent,  Atlanta’da yaşamaktadır.

Bir Türk diplomatın oğlu olarak Tayland, Hindistan, İran ve Türkiye’de yetişen, yıllarca Coca-Cola’nın başkanı ve genel müdürü olan Muhtar Kent’in eklektik bir terkibinin olduğuna şüphe yok. İşyerindeki çeşitliliğe vurgu yapması ya da Coca-Cola ürünlerinin satıldığı 200’den fazla ülkeyi ziyaret ettiğinde uyum sağlama kabiliyeti, bu geçmişin liderlik tarzını etkilediğini açıkça belli etmiştir.

Kent bununla ilgili, “Küresel bir işletmeyi yönetiyorsanız; gerçekten kültürleri, dilleri, dünyanın farklı yerlerinde insanlar için neyin önemli olduğunu anlamak zorundasınız” diyor ve ekliyor: “Bugünün dünyasında Münih’te veya Bombay’da yaşamak konusunda rahat olmalısınız.”

Son yedi yıldaki liderliğinde, ABD toplamında 2011’de yüzde 40 olan Coca-Cola’nın çok kültürlü işgücü yüzde 43’üne ulaştı. Atlanta merkezli şirketin topluluklara yaptığı harcamaların yarısından fazlası etnik azınlıklar, gaziler, engelliler ve LGBT topluluğuna odaklanan kar amacı gütmeyen kuruluşlara gidiyor.

2012 yılında, şirket içindeki çok kültürlü ABD çalışanlarının ilerlemesini geliştirmek için zihniyet, davranış ve sistemlerde değişiklik yapılmasını desteklemekle görevli çok kültürlü bir liderlik konseyi kurulmasını destekledi. Konseyin etkinlikleri arasında, gelişmekte olan liderler için bir hafta süren liderlik geliştirme programı olan Multicultural Edge’in yaratılmasına destek olmak ve Coca-Cola’nın farklı liderler yapısını güçlendirmek için tasarlanmış bir yıl süren liderlik geliştirme programı Diversity 50’nin lansmanını desteklemek yer alıyor.

Kent’in çeşitlilik konusundaki çalışmalarının çoğu, hem dünyanın en büyük içecek şirketi içindeki hem de gelişmekte olan pazar topluluklarındaki tedarikçileri ve müşterileri arasındaki kadınlara odaklandı. Başkanlığında, Coca-Cola 15 üyeli kurulundaki kadın sayısını ikiden dörde çıkardı. Bu kadınların ikisi Afrika kökenli Amerikalı ve biri İspanyol’dur. 11 erkek yönetim kurulu üyesinden 10’u beyazdır.

Pazarlama uzmanları değişen ABD demografisi ve ülke şirketlerinin giderek artan küresel niteliği göz önüne alındığında, ‘çeşitliliğin’ bir şirketin markasının anahtarı olduğunu savunuyorlar. “Gerçek şu ki, katlanarak daha da farklılaşan bir dünyada yaşıyoruz. Bugünün çeşitliliğini yansıtmayan bir markanın iletişimi tamamen kopar. ”diyor bir marka danışmanlığı firması olan Landor’un strateji sorumlusu Thomas Ordahl. “Bu iyi hissettirmek ile ilgili bir şey değil, pazar yerini yansıtmak ile ilgili.”

Yazımızın devamında Muhtar Kent’in iş hayatı ve başarısı hakkındaki düşüncelerine yer vereceğiz:

 

Sizi iş hayatına çeken neydi?

Büyürken, ticaretin ve alışverişin günlük yaşam için önemini kavradım. Ailem birkaç ülkede yaşadı; bu süreçte gözlemlediğim iki tarafın da fayda sağladığı, şahıslar ve şirketler arasındaki mal ve hizmet alışverişi beni çok etkiledi. Üniversiteye doğru ilerlerken bu benim aklımda takılı kaldı.

 

Ekonomi lisans derecesinden sonra neden İşletme yüksek lisansı yapmaya karar verdiniz?

Her zaman eğitimin ve yaşamın her aşamasında öğrenmeye devam etmenin önemine inandım. İşletme yüksek lisans programında [Londra’daki Cass İşletme Okulu’nda] okuma fırsatı bulduğumda, bu benim pas geçeceğim bir şey değildi. Lisans eğitimimden sonra öğrenecek çok şeyim olduğunu biliyordum ve örgün işletme eğitimime devam etme şansım olduğu için müteşekkirim. İşletme yüksek lisansı çalışmalarımın gerçekten paha biçilmez olduğunu kanıtladı.

 

Cass’in finans eğitimine odaklandığı göz önüne alındığında, bu tüketim malları şirketinin en iyisini yönetmeye yardımcı oldu mu?

Bana göre finans;  ekonomi, girişimcilik ve iş dünyasının yapı taşlarını anlamak ve herhangi bir organizasyonu sürdürmek ve büyütmek için temeldir. İş dünyası liderleri hiçbir zaman paranın soyut bir kavram haline gelmesine izin veremez, bugünün teknolojisi ile fazlasıyla yaygın olan bir tuzaktır. Tanıştığım tüm insanları ve genç iş adamlarını paraya saygılı olmaları, her zaman ceplerinde para olması ve bunu cüzdanlarında tutmaları için teşvik ediyorum. Bana göre, bu çok önemli.

 

Coca-Cola için çalışmaya 1978’de başladınız. Şirketteki ilk göreviniz neydi ve o zaman öğrendiğiniz hangi dersler sizinle kaldı?

İlk dokuz ayımı Georgia, Texas, Massachusetts ve California’daki dağıtım kamyonlarında geçirdim. Tahmin edebileceğiniz gibi çok da çekici bir iş değildi. Sabah saat 4’te kalkıp süpermarketlere gider, ürünleri getirir, stokları yerleştirir ve rafları düzenlerdim. O zamanlar bazen ne yaptığımı kendi kendime sorardım, ama şimdi biliyorum ki bu, bana yaptığımız iş ile ilgili çok temel bir anlayış kazandırdı. Bu güne kadar dünyanın her yerindeki pazarlara girmek, müşterileri ziyaret etmek ve insanların içecekleri seçtikleri ve satın aldıkları satış noktasında ne olduğunu bildiğimden emin olmak için her fırsatı değerlendirdim.

 

Coca-Cola’nın kilit özellikleri nelerdir ve hangi değerleri aşılamayı amaçladınız?

Bir organizasyon olarak Coca-Cola sistemi, insanlar “yapısal olarak hoşnutsuz” kaldıklarında bile daima en iyi şekilde olmuştur. Mirasımızı değiştirmek, büyütmek ve inşa etmek için ortaya çıkan bu isteklilik; ilk günlerimize, Atlanta eczacısı John Pemberton tarafından Coca-Cola’nın icat edilmesine kadar dayanıyor. O zamandan beri, çalışanlarımız mevcut durumu ret edip; ürünler, ambalajlama, pazarlama, dağıtım, üretim ve daha birçok alanda yeniliklerle öne çıktıklarında işimiz tutarlı bir şekilde iyi sonuçlar verdi. Ayrıca harika ve zengin mirasımızı, 21. yüzyıl paydaşlarının ihtiyaçları ile başarılı bir şekilde birleştirmeliyiz; işte o zaman başaracağız.

 

Kariyerinizin çoğunu Coca-Cola’da geçirdiniz, ancak 1999’dan, 2005’te Coca-Cola’ya dönene kadar Efes İçecek Grubunun genel müdürlüğünü yaptınız. Başka bir şirketten neler öğrendiniz?

Efes’te liderlik yapmak ile ilgili en iyi şeylerden biri, bir Coca-Cola şişeleme ortağının günlük bakış açısını kazanmaktı. Coca-Cola Şirketi’nin bir parçası olduğunuzda, şişeleyicinizin gözüyle olaylara bakmaya çalışabilirsiniz ancak bu gerçekten bir şişeleme şirketine liderlik etmek ile aynı değildir. Bu değerli perspektifi Coca-Cola Şirketi’ne geri döndüğümde yanımda götürebildim.

 

Şimdiye kadar olan kariyeriniz boyunca iş dünyasında ve iş liderlerinin taleplerinde gördüğünüz en çarpıcı değişiklikler nelerdi?

Tüketici davranışlarında büyük, küresel işletmelere, özellikle de günlük yaşamlarının bir parçası olan markalara yönelik önemli bir değişim olmuştur. Bir nesil önce işletmelerin müşterileri, iş ortakları ve hissedarları dahil olmak üzere daha dar bir paydaş grubu için değer yaratması bekleniyordu. Bugün ise, hükumetlerden sivil toplum kuruluşlarına, çevre ve sağlıkla ilgili ortaklara kadar daha geniş bir yelpazede insanlar ve kuruluşlar için değer yaratmamız gerekiyor. Dünyada olumlu bir fark yaratmak için uğraşırken, şimdi “altın üçgen” dediğimiz iş, hükumet ve sivil toplum ortaklarıyla çalışıyoruz.

 

İş dünyasında rol modelleriniz kimdi ve bugün kimleri takdir ediyorsunuz?

Babam bir iş insanından ziyade bir diplomat iken, onu kritik öneme sahip biçimlendirici bir rol modeli olarak kabul ediyorum. Nereye atanırsa atansın, dünyanın her yerinde yaşamak ve çalışmak onun için rahattı. Ve kolay olmadığı zamanlarda bile, doğru olanı yapmanın bir yolunu buldu. Coca-Cola’ya katıldıktan sonra ayrıca Roberto Goizueta (1980-97 Coca-Cola Şirketi Genel Müdürü), Don Keough (eski Başkan, Şef Operasyon Başkanı ve Coca- Cola Yöneticisi, şimdi Allen & Co yatırım bankası yönetim kurulu başkanı) gibi liderlerin yanı sıra, meslektaşlarımdan ve danışmanımdan da çok şey öğrendim.

Roberto, işimizle bağlantılı her paydaş için muazzam bir değer yaratmaya yardımcı oldu. Yönetim kurulumuzda hizmet vermeye devam eden Don, işimiz ve markalarımız için bulaşıcı olan sınırsız bir coşku yaşıyor. Ve yakın selefim Neville Isdell, ilham verici bir iletişimci, harika bir dinleyici ve yakın bir arkadaş.

 

Son yıllarda, işletme okulları etik, kurumsal ve sosyal sorumluluk konularının üzerinde daha fazla durmaktadır. Sizce bu öğretilebilecek ve öğretilmesi gereken bir şey mi?

Tarih boyunca devam eden görüşe göre iş dünyası, dünyadaki iyilik için muazzam bir güç olmuştur; insanları ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerle birbirine bağlar, istihdam sağlar, değer yaratır ve buluşlara teşvik eder. Bununla birlikte son 20 yıl boyunca, sınırlı sayıdaki adaletsiz ve açıkçası ahlaksız iş adamları, dünyanın dört bir yanındaki insanların aklındaki iş dünyası ününü zedeledi. Gelecek için işletme okulları da dahil olmak üzere tüm iş dünyasının, özel sektörün itibarını parlatacak ve tüketicilerden iş ortaklarına çevreye ve ötesine kadar tüm paydaşlar için değer yaratacak şekilde davranması zorunludur.

 

İdeal İşletme yüksek lisans mezununu hayal edin, hangi niteliklere sahip olmalarını isterdiniz?

Benim görüşüme göre mükemmel bir İşletme yüksek lisansı mezunu, doyumsuz bir meraka ve her gün yeni bir şeyler öğrenmek için büyük bir hevese sahip olmalıdır. Çağımızda, genç iş insanları Miami’de olduğu kadar Mumbai’de, Lima’da evde olduğu gibi Londra’da da çalışmak konusunda rahat olmalılar. Ve en iyi genç girişimciler, farklı insanlarla ve kültürlerle gerçekten ilgililer; oturup bir yemeği başkalarıyla paylaşmak için her zaman sabırsızlanıyorlar. İş insanları ve özellikle yeni başlayanlar, asla yalnız yemek yememelidir. Kalıcı ilişkiler kurmak ve bunlara dayanmak gerçekten önemlidir. Basit bir dille yazıp, konuşmak ve daha az PowerPoint slaytı kullanmak da günümüzde servet değerindedir.

 

İşletme eğitiminin en büyük zayıflığı nedir?

Zayıflıktan ziyade yapısal bir gerçeklik olarak düşünürsek, genç girişimciler ve iş insanları akademik hayattan çıktıklarında ve piyasaya girdiklerinde çoğu zaman yeni şeyler öğrenirler. Gerçek dünya ise, onlarca yıllık deneyimimiz olsa bile işletme bilgilerimize sürekli ekleme yapmanın bir yolunu bulur.

 

Kariyerinizin en keyifli yanı neydi ve neden?

Hareket halindeki pazarlara ve toplumlara dahil olma fırsatına sahip olduğum için minnettarım. Buna 1990’larda,  serbest piyasayı ve daha fazla politik özgürlüğü kucaklayan eski Sovyet bloğu uluslarının birçoğunda çalışırken sahiptim. Aynı şeyi 2012’de Coca-Cola’nın 60 yıl aradan sonra Myanmar’a geri döndüğünde hissettim. Orada meydana gelen olumlu değişiklikleri ilk elden deneyimlemek şaşırtıcıydı.

 

İlginizi çekebilir

Coca-Cola’nın Gizli Tarihi ve Yükseliş Hikayesi
Coca-Cola’yı Dünyanın En Tanınan Markası Yapan 7 Strateji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.