Narsist Liderlerin Ortak Özellikleri

Narsisizm, Vikipedi’de şöyle tanımlanıyor:

“Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir.”

İş hayatını domine eden pek çok liderin, narsisist kişiliğe sahip olduğununu söyleyebiliriz. Yeni şeyler söyleme cesareti ve tutkunun da yer aldığı bu kişilik tipi, şirketlere şüphesiz çeşitli faydalar sağlıyor. Ancak üretken ve çalışkan narsisistler de çalıştıkları kuruma zarar verebilmektedir.

Bu yazımızda narsisizm ve liderlik arasındaki ilişkiyi, narsisist kişilik türlerini, narsisist bir liderin çalıştığı kuruma sağladığı faydaları ve neden olduğu zararları tüm boyutlarıyla ele alacağız.

Not: Narsisist veya narsist ifadeleri Türkçede eş anlamlı olarak kullanılmakta. Dolayısıyla yazımızı “narsisist=narsist” şeklinde okuyabilirsiniz. Yazım ve okunuş kolaylığı için “narsizm ve narsist” ifadelerini kullanacağız.

Haydi başlayalım.

 

Narsisizm ve Liderler

Bugün iş hayatındaki liderler ile 1950-1980 yılları arasındaki liderler arasında temel bir fark var. Önceki dönemlerde liderler bir basın açıklaması yapacaklarında bu metin PR şirketleri tarafından yazılırdı. Yani liderler kamera karşısına direkt olarak geçmekten kaçınırdı.

Bugünkü liderlere baktığımızda ise medya karşısına direkt olarak geçtiklerini, kitap yazdıklarını, çeşitli mecralarda sorulara cevap verdiklerini, kendi markalarını çeşitli platformlarda anlattıklaını görüyoruz. Bunlara örnek olarak Jeff Bezos, Bill Gates, Elon Musk, Richard Branson gibi isimleri sayabiliriz mesela. Bu isimler sürekli olarak prestijli dergilere kapak resmi çektiriyorlar. Çocuk yetiştirmek, kitap okumak, zaman yönetmek konusunda tavsiyeler veriyorlar. Yani ne okuyacağımızdan ne satın alacağımıza, e-ticaretin geleceğinden en gözde tatil yerlerine kadar pek çok şeyi CEO’lardan öğreniyoruz artık.

Bugünkü liderlerin daha farklı bir profile sahip olmasının birçok nedeni var. Artık hayatımızda daha büyük bir yere sahipler. İş dünyasında da karizmatik liderlik adı altında büyük bir dönüşüm yaşanıyor.

Burada psikanalist ve antropolog Michael Maccoby’nin ifadesiyle narsisizm söz konusu. Sigmund Freud’un deyişiyle “narsist kişiler, diğer insanlara destek olma rolüne çok iyi otururlar. Mevcut kültürel gelişmeye öncülük ederler ya da mevcut ilişkiler ağını yerle bir ederler.”

Tarih boyunca narsist kişiler, çevrelerindeki insanları etkilemiş, bu insanlara ilham kaynağı olmuştur. Napoleon Bonaparte, Mahatma Gandhi ya da Frank Roosevelt gibi isimler toplumsal gündemi belirleyen insanlar olmuşlardır mesela. Ancak toplumsal düzeni belirleyen ana unsur ekonomi haline geldiğinde de narsisist liderlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Andrew Carnegie, John D. Rockefeller, Thomas Edison ve Henry Ford gibi insanlar teknolojide büyük atılımlar yapmıştır.

Sigmund Freud’a göre narsisizmin karanlık bir boyutu vardır. Narsist kişiler kuşkucu ve duygusal olarak çevrelerinden izoledir. Potansiyel bir tehdit onların öfkeden köpürmesine neden olur. Başarılar, onlarda büyük bir gurur yaratır. Bu nedenle Freud, narsist kişileri analiz etmenin çok zor olduğunu söyler. Oracle’da çalışan bir insan şirketin CEO’su Larry Ellison’u şu sözlerle anlatıyor mesela: “Tanrı ve Larry arasındaki fark, Tanrı’nın kendisinin Larry olduğuna inanmamasıdır.”

Bu çok komik bir gözlem gibi gelebilir, ancak fena bir durumu işaret etmektedir. Zaten narsisizm kavramı da mitolojik karakter Narcissus’tan gelmektedir. Narcissus kendisine olan düşkünlüğü nedeniyle ölmüştür.

Fakat narsisizmin son derece faydalı yönleri de vardır. Freud bile narsisizm hakkındaki görüşlerini zamanla revize etmiş ve her insanın içinde bir miktar narsisizm olduğunu ifade etmiştir.

Zaten yazımızın temel noktası da narsisizmin faydaları ve zararları üstünedir.

George Soros veya General Electric CEO’su Jack Welch gibi isimler üretken narsisizme örnek verilebilir. Bu kişiler doğuştan yeteneklidir. Büyük resmi görebilen, değişen dünyaya ayak uydurabilen yaratıcı stratejistlerdir. Narsisizmin faydalı boyutlarını ele almamızın nedeni bu tür liderlerin toplumdaki değişimlere öncülük etmeleridir. Üretken ve çalışan narsistler işlerini halletmek için risk almayı bilen, toplumları konuşmaları ile sürükleyen kişilerdir. Öz farkındalık, gerçekliğe uymayan hayaller söz konusu olduğunda ise narsisizmin karanlık boyutu devreye girer. Narsist liderler, büyük şemalar oluştururlar ve başarılarının önünde engel olmadığı ilüzyonu yaratırlar. Bu da toplum nezdinde büyüklük taslamak, paranoya, beklenmediklik gibi bir düşünceye neden olur.

Bugün büyük şirketlerde pek çok narsist liderin bulunduğunu düşünürsek bu kişilerin şirketlerine zarar vermelerini önlemek temel bir sorunsal olarak karşımıza çıkar. Zira narsist kişilerle konuşmak ve onları ikna etmek çok zordur.

Şimdi Freud’un temel kişilik tiplerine bakalım.

 

Sigmund Freud’un 3 Temel Kişilik Tipi

Sigmund Freud, sayısız kişilik tipi olduğunu ifade etse bile 3 temel tipin bulunduğunu söyler: Erotik, obsesif ve narsist…

Hepimizde bu kişilik özelliklerinden az ya da çok vardır. Hepimiz biraz narsistizdir. Öyle olmasaydı ihtiyaçlarımızı karşılayamaz ve hayatta kalamazdık. Burada önemli olan bu kişilik özeliklerine dengeli bir şekilde sahip olmaktır. Bir özellik diğerlerine ağır basıyorsa başarıya ya da başarısızlığa verilen tepki de farklı olmaktadır.

Narsisist kişilik tipine geçmeden önce erotik ve obsesif kişilik tiplerine de bakalım.

Freud erotik kişilik tipi derken cinsellikle ilgili bir şey söylemiyor. Sevmenin ve daha ziyade sevilmenin çok önemsendiği bir kişilik tipini işaret ediyor. Bu tür kişiler başka insanlara bağımlıdır, zira onların sevgisine ve ilgisine muhtaçtır. Erotik kişilik tipine sahip yöneticiler çalışanlarına destek olur, onlarla ilgilenir; ancak çatışmadan kaçar. Çünkü tüm insanların kendisini sevmesini ister.

Obsesif kişilik tipine sahip insanlar ise özerk ve dikkatlidir. Obsesif bir yönetici düzen yaratır ve bir şirketin en iyi şekilde çalışmasını sağlar. Farklı insanların düşüncelerini dinler, sorunları çözer ve herkesin faydalanacağı çözümler yaratır. Sürekli olarak gelişime ve iyileşmeye özen gösterir. Obsesif bir girişimci mesela, kendi değerlerine uygun bir iş kurmak ister; fakat bunun için gereken vizyoner ve cesur adımları atma konusunda zayıf kalır. En iyi obsesif kişiler yüksek standartlar belirler ve çok iyi iletişim becerisine sahiptirler. Her şeyin kurallara göre işlemesine ve bütçeye sadık kalınması büyük özen gösterirler. Bu kişilerden çok iyi mentor ve takım oyuncusu olur. Üretkenliği ve iletişim becerisi zayıf olanlar ise dar bir konuda uzmanlık ya da bürokratlık yapar.

Narsisist kişilik tipine geldiğimiz zaman bu kişilerin bağımsız ve zor beğenen kişiler olduğunu gözlemleriz. İnovasyona öncülük ederler, şirketin büyümesine, rakiplerin önüne geçilmesine büyük önem verirler. Şirketin başarısına etki eden her şey hakkında tam bilgi sahibi olmak isterler. Erotiklerden farklı olarak sevilmek değil, kendilerine hayran olunmasını isterler. Obsesiflerden farklı olarak ise çevrelerini pek de umursamazlar. Hedeflerini her şeye rağmen gerçekleştirmeye çalışırlar.

Üç temel kişilik tipine baktığımızda kendini başarı yolundan en çok çıkarma riski olan kişilerin narsist kişiler olduğunu görürüz. Tek başına takılmaları, agresiflikleri nedeniyle sürekli düşman yaratmak isterler; yoğun stres altında paranoyak düşüncelere dahi kapılabilirler.

 

Narsisist Bir Liderin İyi Yanları

Liderlik ve kişilik türleri arasında direk bağlantılar vardır. Erotik kişilik tipine sahip liderler kararlarının başkaları tarafından onaylanmasına ihtiyaç duyarlar. Obsesif liderler daha iyi kararlar verir, dikkatli ve eleştirel olmayı bilirler.  Ancak üç temel kişilik tipi içinde hepimizin kafasındaki büyük lider tanımına en çok narsist kişiler yaklaşır. Kitleleri peşinden sürükleme, vizyoner ve ikna edici özelliklere sahip olmaları bunda oldukça etkilidir.

Şimdi narsist liderlerin sahip olduğu güçlü ve faydalı özelliklere bakalım.

 

İleri Görüş ve Vizyon

“İyi bir liderin en temel özelliği nedir?” diye sorulduğunda pek çok insan “Vizyon” diyecektir. Bu oldukça doğrudur. Çalışkan narsistler vizyon konusunu çok iyi idrak ederler. Zira bu kişiler doğaları gereği büyük resmi görebilen insanlardır. Bernard Shaw’ın sözünde olduğu gibi “Bazıları dünyayı olduğu gibi görür ve neden diye sorarlar. Narsistler ise dünyayı başkalarının görmediği şekilde görür ve neden olmasın diye sorarlar.”

1789 Fransız İhtilali dönemi gibi bugün de dünya büyük bir hızla değişiyor. İşte bu değişim ve dönüşüm zamanı tam da narsist liderlere göredir. Bugün narsist liderler oyunun kuralını değiştirebilme fırsatına sahiptirler. Genetiği değiştirilen bitkiler üreten Monsanto’nun CEO’su Robert Shapiro’yu ele alalım mesela. Shapiro kendi vizyonunu, yani genetiği değiştirilen bitki yetiştirmeyi teknolojinin sağladığı en önemli yenilik olarak görüyor. Tabi GDO’lu ürünlerin sağlık açısından çeşitli sakıncaları olduğu gerçeğini yadsıyamayız. Zira tarım gibi sektörlerde radikal değişimler oldukça zordur. Fakat Shapiro oynadığı kumarda başarılı olursa tarım sektörü Monsantro şirketinin öncülüğünde büyük bir değişim geçirecek.

Mutlaka okuyun: 20. Yüzyılın Dünyayı Değiştiren Liderleri

 

Kitleleri Peşinden Sürükleme

Narsist liderler vizyon sahibidir ancak daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bir devlet dairesinde çaycılık yapan kişinin de kendine göre bir vizyonu vardır. Bir liderin en temel özelliklerinden bir diğeri de onu takip kişilerin varlığıdır. Narsist kişiler, kendilerine takipçi bulma konusunda oldukça mahirdir. Narsist liderler sadece sözle dağların yerinden oynatılabileceğine inanırlar. Bu nedenle narsist liderler genelde çok iyi hatiptir. Başarılı konuşma ve hitap yetenekleri de onlara karizma kazandırır.

Narsist liderler pek öyle gözükmese de peşinden gelen insanlara muhtaçtır. İnsanlar narsist bir lidere pozitif yaklaşsa bile yine bazı tehlikeler söz konusudur. Zira karizma iki ucu keskin bıçaktır. Hem samimiyeti hem de mesafeyi içinde taşır. Narsist bir lider kendisine olan güveni gördükten sonra hareketlerinde daha özgür ve hesap vermez hale gelir. Kendini yenilmez zanneder. Sahip olduğu özgüven ve enerji de kitlesini konsolide etmesini sağlar. Kendisine inanmayan kişileri ikna etmek yerine onları görmezden gelir.

 

Narsisist Bir Liderin Kötü Yanları

Narsist liderlerin karizması nedeniyle insanların kendilerine saygı ve sempati beslemesine karşın bu liderler kendi duygularıyla barışık değildirler. Sadece duymak istedikleri şeyleri duyar; başkalarından yeni bir şey öğrenmek istemezler. İnsanlara yeni bir şey öğretmek yerine onlara vaaz vermeyi tercih ederler. Kendinden alt konumdaki insanları domine ederler. Bunun neticesinde şirket/kurum içinde dayanılması zor bir rekabet ve stres ortamı doğar. Narsist bir lider, başarılı olduğunda aldığı kararlar ve yaptığı hatalar daha da belirgin hale gelir.

Şimdi narsist bir liderin sahip olduğu olumsuz özelliklere bakalım:

 

Eleştiriye Kapalılık

Takım çalışması ve ortak çalışma çağındaki en büyük açmazlardan biri, başarılı liderlerin genelde izole bir yapıya sahip olmasıdır. Narsist liderler genelde çevrelerine bir duvar örmüş durumdalardır. Bu kişiler duygu ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşmazlar ve çevrelerindeki insanların duygu ve düşüncelerini duymak istemezler.

Çalışkan ve üretken narsistler bile eleştirilere karşı son derece hassastır. Kendi imajlarına ve özgüvenlerine yönelik en ufak bir olumsuz düşünceyi duymak istemezler. Zira bu kişiler kendi fikirlerine uymayan görüşleri tolere edemezler. Steve Jobs mesela… Kendi altındaki çalışanları herkesin gözü önünde azarlayabilen bir liderdi. Narsist liderler takım çalışmasına önem verdiklerini söyleseler dahi tek istedikleri kendi görüşlerine her koşulda “evet” diyen insanlardır.

Mutlaka okuyun: Olumsuz Eleştirileri Nasıl Değerlendirmek Gerekir?

 

Başkalarını Dinlememek

Eleştiriye kapalı olmanın en ciddi sonuçlarından bir tanesi de narsist liderlerin başkalarını dinlememesi, başka insanların düşüncelerini tehdit ve saldırı olarak algılamasıdır.

Narsist liderler genelde sürekli savunma modundadır ve hatta başka insanlara kulak tıkamalarını bir erdem olarak takdim ederler. “Ben buraya her konuşana kulak vererek gelmedim.” deme ihtimalleri çok yüksektir. Özellikle de kendi bildiğini okuyarak başarılı olan bir CEO’ya herhangi bir alternatifin daha yararlı olabileceğini anlatmak çok ama çok zordur.

Mutlaka okuyun: Açık Kapı Politikası Nedir ve Nasıl Uygulanır?

 

Empati Yoksunluğu

Duygusal zekanın önemi herkesçe kabul ediliyor. Başarılı bir liderliğin temelinde empati olduğu vurgulanıyor. Başarılı ve narsist liderler başkalarının kendileriyle empati kurmasını arzularken kendileri başkalarına yönelik empati kurmamaktadır. Empati yoksunluğu karizmatik ve başarılı liderlerin en büyük eksikliği olarak kabul edilebilir. Churchil, Stalin, Mao gibi büyük liderlerin hiçbiri empati kurabilen insanlar değildi. Ancak bu kişiler ikna yetenekleri ve tutkularıyla milyonlarca kişiyi peşlerinden sürükleyebildi.

Narsist kişilerin duygusal zekaya sahip olmadığını söyleyemeyiz ancak buna duygusal zekadan ziyade alaylılık denebilir. Narsist liderler, çevrelerindeki insanların destek verip vermediğini gayet iyi algılayabilir. Kimlerden istifade edebileceğini iyi bilir bir narsist. Yani narsist bir liderin övgüyü hak eden pek çok özelliği olsa bile yine de narsist bir liderin sevilmesi zordur. Zira narsist bir liderin insanları birbirine düşürmekten çekinmez.

Mutlaka okuyun: Liderlik ve İş Hayatında Duygusal Zekanın Önemi

 

Rekabet Hırsı

Narsist liderler başarı için inanılmaz bir hırsa sahiptirler. Elbette her lider başarılı olmak ister, bunda tuhaf bir yön yoktur. Ancak narsistlerin yönettiği kurum ve şirketlerde çok ciddi bir iç rekabet söz konusudur. “Ben gidersem mahvolursunuz.” düşüncesiyle koltuğuna sarılan narsist liderler, bulundukları ortama enerji verir, insanları hareketlendirirler. Fakat bunun ciddi riskleri de söz konusudur. Çünkü bu liderler her şeyi kendi bekalarına bir tehdit olarak algılarlar.

Mutlaka okuyun: Sadece Kendinizle Rekabet Etmeniz İçin 6 Sebep

 

Narsisist Bir Patronla Nasıl İletişim Kurulur?

Narsist liderlerin özelliklerini detaylıca anlattık. Yazımızı buraya kadar kendi patronunuzu ya da başka bir lideri hayal ederek okumuş olma ihtimaliniz çok yüksek.

Eğer narsist bir patronunuz veya yöneticiniz varsa bu kişiyle iletişiminize ekstra özen göstermeniz icap eder. Bir de şunu unutmayın: Şirketiniz narsist de olsa bu liderin kararlarına göre yönetilir, size göre değil. O nedenle bu kişiyle olabilecek en sağlıklı iletişimi kurmak adına size bazı ufak tavsiyeler verebiliriz.

Empati kurun ancak karşılık beklemeyin: Narsist bir liderin kendini yanılmaz, hata yapmaz olarak görmesinde içten içe bir zaaf olduğunu unutmayın. Onun başarılarını takdir edin ancak dalkavukluk ve yalakalık yapmayın. Zeki bir narsist kimin yalakalık yaptığını, kimin samimi olduğunu bir bakışta anlar. Sizin fikrinizi sorduğu zaman bir problemin çözümüne uğraştığını unutmayın. Dolayısıyla onun kendi imajını zedeleyebilecek herhangi bir söylemden kaçının. Yani olabilecek en uygun ve nötr bir dille söyleyin düşüncelerinizi. Şahsi olarak olumsuz bir eleştiri yapmanız halinde size misliyle karşılık verebileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Mutlaka okuyun: Nasıl Empati Kurulur?

Zaman yönetimi becerilerinizi geliştirin: Narsist liderler, çalışanlarına makul düzeyin çok üstünde iş ve emir verirler. Patronunuz da bir narsist ise, sizden insanüstü bir çaba sarf etmeniz yönündeki isteklerini görmezden gelin. Zira o da bu isteklerini unutacaktır. Ancak dikkatli olun: Patronun günlük programında bir boşluk varsa sizi mutlaka yanına çağıracak ya da size bir iş verecektir. O nedenle patronunuz sizi aradığında mutlaka ona geri dönüş yapın.

 

İlginizi çekebilir

Liderlik Becerilerinizi Geliştirin!
Etkili Lider Nasıl Olunur?
En İyi Liderlik Özellikleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.