Sabah 5’te Kalkmak Hayatımı Nasıl Değiştirdi?

Geçtiğimiz günlerde her sabah saat beşte uyanmayı bir alışkanlık haline getirmeye karar verdim. Dergilerde, gazetelerde erken uyanmaya karar veren ve “Hayatım değişti!” diyen insanları sık sık görüyoruz. Doğal olarak ben de bunu denemek ve erken uyanmanın gerçekten bahsettikleri kadar mucizevi bir etkisi var mı yoksa sadece abartı mı görmek istedim. Ama sanırım bu noktada benim hayatım boyunca gündüz insanı olduğumu her sabah hızlı ve tazelenmiş uyandığımı belirtmem gerekir.

İlk başlarda oldukça zorlandım, bunu inkâr etmeyeceğim. Ama alışmak o kadar da zor olmadı. Asıl problem erken yatmaya adapte olmaktaydı. Her gün saat on gibi uyursam yedi saatlik bir uyku almış ve yeterli enerjiyle güne başlamış oluyordum. Eğer yatağa gece yarısından sonra, hele hele iki üç gibi gidersem ertesi gün uyanık kalmak tam bir işkence oluyordu. Aynı zamanda ev arkadaşım da bu duruma uyum sağlamakta oldukça zorlandı. Ben saat onda uyumak istediğimde bu artık gürültü yapamayacağı anlamına geliyordu; hâlbuki onun uyumasına daha saatler vardı! İlk başlarda çok hoşuna gitmese de benim hevesimi kırmamak için sesini çıkarmadı.

Zamanla programım oturdu ve uygulamak kolaylaştı. Ayın sonlarına yaklaştığımızda saat dokuz buçuk olduğunda esnemeye başlar olmuştum. Onda uykuya dalmak oldukça kolaydı! İşin komiği ev arkadaşım da aynı tempoya uyum sağlamıştı.

Geriye şöyle bir dönüp baktığımda sadece günün başlangıcını 3 saat geriye çektiğimi fark ediyorum. Normalde 9’dan gece yarısına kadar olan günümü 5’ten 10’a çekmiştim, hepsi bu! Ama hayatımda hiç olmadığım kadar üretken hissediyordum!

 

Çalışmak için sabah saatlerinden daha iyisi yok!

Normal bir iş gününde akıllı telefonunuzu kaç defa kontrol ettiğinizi düşünün. Yeni bir bildirim var mı, kimse aramış mı, yeni mesaj gelmiş mi? Maillerinizi defalarca kontrol etmekten bahsetmiyorum bile. Tüm bunlar aslında dikkatinizi dağıtan etmenler. Çalışırken telefonunuzu bir kenara koyup maillerinizi kapatmayı başarsanız bile (ki bazı insanlar bu konuda oldukça iyiler) acil yapılması gereken işler olduğunda bunları yapmak hiç de kolay değil. Ya siz telefonu kapattıktan sonra bir yakınınız hastalanırsa? Ya ani bir toplantı kararlaştırılırsa ve siz maili görmediğiniz için gidemezseniz?

Bu mesajlar, bildirimler kısacası dikkatinizi dağıtan etmenler sabah 5’te sizi rahatsız edemezler. Çünkü herkes uyuyordur. Bu sayede dikkatiniz dağılmadan çalışabilirsiniz. Üç saat içinde düşündüğünüzden çok daha fazla iş halledersiniz. Son günlerde fark ettiğim bir diğer şey daha gün başlamadan normalde bir günde yaptığımdan çok daha fazla işi çoktan bitirmiş olduğum.

Aynı zamanda, geçtiğimiz günlerde odaklanarak çalışmanın ne kadar önemli olduğunu da anladım. Bütün dikkatinizi çalıştığınız şeye verebilmek ve bunu beş on dakika için değil uzun zaman dilimlerinde yapabilmek muhteşem bir duygu.

 

Kendime daha fazla zaman ayırıyorum

Normalde kendime zaman ayırmak için akşam saatlerini tercih ederdim. Bu biraz da zor oluyordu gerçi, sonuçta akşam da olsa yine yapılacak tonlarca şey vardı. Televizyondaki güzel diziler, beni dışarı davet eden arkadaşlarım, beraber bir film izleyelim diyen ev arkadaşım derken yatağa genelde tükenmiş bir şekilde yatıyordum.

Kendime ayırdığım zamanı geceden gündüze aktarmak gerçekten yapmak istediğim şeylere zaman ayırabilmemi sağladı. Artık düzenli olarak kitap okuyabilir, gündemi takip edebilir ve spor yapabilir oldum. Dikkatimi dağıtan hiçbir şey olmadan zamanımı istediğim gibi geçiriyordum!

Kendime ayırdığım zamanı sabaha almak günümü daha enerjik geçirmemi de sağladı. Artık yapmam gereken şeylere daha kolay odaklanabiliyorum ve sorumluluklarım beni eskisi kadar germiyor, nasılsa yapacak bolca vaktim var! Önceden içimde bir gerginlik hissiyle uyanırdım, işe gidene kadar içim içimi yerdi. Günümü planlamak ve kafamı toplamak için hiç zamanım kalmazdı! Bu geçiş sayesinde sabahları çok daha kaliteli zaman geçirmeye, daha üretken olmaya başladım ve hayatımdaki stres gözle görülür biçimde azaldı.

 

Geceleri ve hafta sonları zamanımı boşa harcamıyorum

Bunu inkâr edemem, sabahları 5’te uyanmak sosyal hayatımı bir nebze de olsa etkiledi. Akşamları dışarı çıkmak konusunda artık daha az hevesliyim gece aktivitelerineyse ayıracak pek de vaktim yok. Bunu bir yana koyarsak sevdiklerime ayıracak çok vaktim var!  Sadece artık bunu geceleri değil gün içinde yapıyorum. Hafta sonlarımı tamamen kendime ayırabiliyorum veya işten yorgun argın döndüğümde endişelenmem gereken sorumluluklarım olmadığı için keyfime bakabiliyorum.

Kendimi eskisinden daha sağlıklı hissettiğimi de eklemeliyim sanırım. Daha enerjiğim… Sabaha karşı saatlerde televizyon karşısında pineklemek yerine güzel bir caz albümüyle kitap okumak kesinlikle hayatımı olumlu yönde etkiledi. Zamanımı boşa harcamayı da bıraktım. Belli bir saatten sonra enerjim azalıyor ve sadece uyanık kalmaya çalışıyordum. Aşağı yukarı gece saat 11’den yatağa gidene kadar. Bu da saat 11’den sonra neredeyse hiçbir şey yapmadığım, sadece boş zaman geçirdiğim anlamına geliyor. Artık vücudumun nasıl çalıştığını biliyorum. Herkesin üretken olduğu zaman dilimleri farklı elbette, ama eğer siz de gecelerinizi televizyon karşısında pinekleyerek geçiriyorsanız belki de tercihlerinizi gözden geçirmenin vakti gelmiştir.

Artık bu zamanı uyuyarak geçiriyorum. Üretken olduğum saatleri çalışarak yorgun olduğum saatleri de uyuyarak geçirmek hayat kalitemi oldukça arttırdı. İşin sırrı kendini tanımakta! Sonuçta ne kadar süre boyunca çalıştığım ve ne kadar süre boyunca kendime zaman ayırdığım değişmedi sadece aldığım verim arttı. Artık çalışırken daha verimli eğlenirken de daha enerjiğim!

 

Daha kaliteli uyuyorum

Sabah beşte uyanmak demek önümde uzun bir gün olduğu anlamına geliyor. İşte bu yüzden saat onda başımı yastığa koyduğumda çoktan ölesiye yorulmuş oluyorum ve uykuya dalmam beş dakikamı bile almıyor. Bu kadar rahat uyuyakalmamı sağlayan bir diğer şey, artık uyumadan önce çalışmıyor olmam. Kafamda yapılacak işler, endişelenmemi gerektirecek sorumluluklar varken uyumak oldukça zordu: kafamı boşaltamıyordum ki! Şimdi başımı yastığa koyduğum an rahatlıyorum ve uyuyakalıyorum. Keşke erken kalkmamın bu kadar güzel uykular çekeceğim anlamına geldiğini daha önce keşfetseydim.

Genele baktığımda bu ay çok daha az uyuduğumu fark ettim ama kesinlikle kendimi daha iyi hissediyorum. Bunun en büyük sebebinin uzun değil kaliteli uyumak olduğunu düşünüyorum. Uyku kalitemi birden çok uygulamayla kontrol ettim ve son günlerde oldukça derin uyuduğumu fark ettim. Siz de çeşitli uygulamalar kullanabilir ve uyku kalitenizi arttırmanın yollarını araştırabilirsiniz.

Eklemek istediğim son bir şey daha var: Artık yatağa gittiğimde yarın hakkında endişelenmiyorum. Nasılsa erken uyanacağımı ve önümde günümü planlayacak sorunlarımı çözecek üç saatim olduğunu biliyorum. İnsanlar daha uyanmamışken maksimum verimle çalıştığım o üç saat hayatımı çok kolaylaştırıyor. Hayat kalitemi daha derin uyumak kadar arttıran bir diğer şey çok daha az stresli olmam: Artık hayattan çok daha fazla keyif alıyorum!

 

İlginizi çekebilir

Milyarder Girişimcilerin Sabah Alışkanlıkları
Sabahları Daha Erken Kalkmanın 5 Yolu
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!
Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!
12 bin TL Yatırımla Ayda 70.000 TL Kazanın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.