Satışları Artırmak İsteyenler İçin Aydınlatma Çözümleri

Kendi mağazanızı açmadan önce aklınıza pek çok soru gelmesi gayet normaldir. “Ürünlerimi en iyi nasıl sergilerim?”, “Neyi nereye koysam?”, “Mekânda nasıl bir atmosfer yaratmalıyım?” gibi bir dünya soru mutlaka aklınızı kurcalayıp durur.

Her neyse, bir şekilde genel görünüm ve sunum gibi unsurları hallettiniz diyelim, peki ışıklandırmanın önemini de hesaba kattınız mı? Perakendecilik işine yeni giren çoğu kişi aydınlatmayı ikinci plana atar. Fakat bu insanlar aydınlatmanın aslında ufak bir nüanstan çok daha fazlası olduğunun farkında değillerdir. Dürüst olun, bu kadar göz ardı edilen bir unsurun aslında hem satışlarınızı patlatabileceği hem de müşteri memnuniyetini zirveye çıkarabileceği gerçeği aklınızın ucundan geçmiş miydi hiç?

Aydınlatma konusunda envaiçeşit makale yayınlayan Luxreview adlı site 2015’te mağazalarda ışıklandırmanın önemi hususunda kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Buna göre mağaza aydınlatmalarının müşterileri mekân içerisinde yönlendirme ve kişi başı harcama miktarını arttırma potansiyeline sahip olduğu tespit edildi. Hemen bir örnek verelim: Avusturya merkezli aydınlatma şirketi Zumbotel, Almanya’da bulunan bir giyim mağazasının kendi müşteri profiline ve hedef kitlesine hitap eden bir ışıklandırma sistemi kurduğunu, bunun akabinde de aynı moda segmentinde faaliyet gösteren bir rakibine göre satışlarını %12 civarında arttırdığını öne sürüyor.

O hâlde siz de daha fazla kazanç elde etmek için neler yapabilirsiniz? Öncelikle mağazanızın tipini ve sattığınız ürünleri hesaba katarak bir aydınlatma stratejisi geliştirebilirsiniz!

 

Müşterilere nasıl bir ortam sunmalısınız?

Neticede mağazanızın fiziksel özellikleri, müşteriye yaşatacağınız deneyimi ciddi ölçüde etkileyecektir. Dolayısıyla en belirgin fiziksel özelliklerden biri olan aydınlatmayı doğru şekilde yaparsanız müşterilerinize hoş bir görsel deneyim sunabilirsiniz. Bilhassa müşterilerin mağazanıza ilk adımı attıktan sonra ne hissettikleri çok önemlidir. Kişilerin karşılaşacakları ortam ruh hallerini, markanıza olan bakışlarını ve ürünleriniz hakkındaki fikirlerini derinden etkileyebilir.

Başka bir deyişle seçeceğiniz aydınlatma stratejisi müşterileriniz üzerinde belirli bir duygusal tesir bırakabilir, bireyleri amiyane tabiriyle manipule edip mağazanızın kilit noktalarına yönlendirmenizi sağlayabilir ve işletmenize dair genel algıyı muazzam biçimde etkileyebilir.

“İyi de insanlarda nasıl bir algı yaratmam gerektiğini nereden bileyim?” diye dertleniyor musunuz? O zaman canınızı hiç sıkmayın ve kendinize şu soruyu sorun: “Müşteri olsam bu mekâna girdiğimde nasıl hissetmek isterdim?” İşte bunu doğru yanıtlarsanız iç tasarım ve ışıklandırma konusunda hata yapmazsınız. Mesela sıcak ve yumuşak aydınlatma tekniklerinden yararlanırsanız insanın adeta içini ısıtan ve ruhunu dinginleştiren bir deneyim sunabilirsiniz. Öte yandan ışıkları iyice parlak hâle getirirseniz rahatlık hissi kaybolabilir ama bu durumda da müşteriler sergilenen tüm ürünleri son derece net bir şekilde görebilirler. Louis Vuitton’un Londra’daki merkez mağazasında çekilmiş olan aşağıdaki fotoğrafa baktığımızda durumu daha iyi anlıyoruz:

Yukarıdaki örnekte de gördüğünüz üzere ışık, yürüme yollarında daha loş, ürünlerin sergilendiği kısımlarda ise oldukça göz alıcı ve parlaktır. Louis Vuitton, bu aydınlatma stratejisi ile “niş” diye tabir ettiğimiz ürünlerini adeta müşterinin gözüne sokmayı başarıyor.

Dilerseniz şimdi size en uygun aydınlatma planını belirlemek için izlemeniz gereken adımları ele alalım:

 

1. Adım: Doğru aydınlatma armatürlerini bulmak

Kullandığınız aydınlatma armatürleri ortamın genel havasına büyük etki eder. İlle de sıcak, samimi bir atmosfer yaratmak istiyorsanız eski tip armatürler, antika görünümlü avizeler ve kubbe fener tarzı çözümlere başvurabilirsiniz. Daha profesyonel bir ortam tercih ediyorsanız aydınlatma rayları ya da askılı lamba gibi modern teknikleri kullanabilirsiniz.

Ayrıca mağazanızın her köşesinde aynı aydınlatma biçimini kullanacaksınız diye bir kaide de yok. Farz edelim ki orta boy bir butiğiniz var; girişte en temel ürünlerinize Louis Vitton misali daha fazla ışık verebilir, deneme kabinlerinde ise farklı bir aydınlatma biçimi ve ışık yoğunluğu tercih edebilirsiniz. Fakat hangi armatürü seçerseniz seçin aydınlatma stratejinizin yaratmak istediğiniz marka algısına ve kimliğine mutlaka uymasını sağlayın.

 

2. Adım: İdeal renk sıcaklığını belirlemek

İnsanlara “Aaa, ne şirin mağaza, girip içeriye bir göz atalım hadi!” dedirtmek mi istiyorsunuz? Öyleyse hem sıcak hem de soğuk aydınlatma tiplerinden yararlanabilirsiniz. Kulağa ilk başta çelişkili gelse de ikisinin de kendine has yararları olduğunu söyleyebiliriz. Beyaz gibi soğuk renk sıcaklıkları seçerseniz mekânınızı daha geniş ve ferah gösterebilirsiniz. Buna karşın renk sıcaklığını biraz arttırırsanız mekân ufak ama daha samimi görünebilir.

Yani mağazanız zaten küçükse ve biraz daha geniş görünsün istiyorsanız renk sıcaklığını soğutabilirsiniz. Büyük bir mekâna sahipseniz ama ortama biraz “aile sıcaklığı” katmak istiyorsanız da tam tersi bir yöntem izleyebilirsiniz.

 

Mağaza aydınlatma türleri

Şimdi farklı farklı aydınlatma türlerini inceleyelim:

Ortam aydınlatması: Bu aydınlatma türü mağazanızın genel ışıklandırma konseptiyle ilgilidir. Ortam aydınlatması, mağazanızın genel atmosferini belirler, hâliyle en büyük tesire sahip unsurdur. Mekânınızın ortasında büyük bir aydınlatma armatürü varsa temel odak noktası burasıdır.

Vurgu aydınlatması: Spot ışığı diye de tabir edebileceğimiz bu aydınlatma biçimiyle vitrinlerde sergileyeceğiniz en güzel ve önemli ürünlere dikkat çekebilirsiniz. Yukarıda verdiğimiz Louis Vuitton örneğinde de gördüğünüz üzere en lüks çantalar ve aksesuarlar vurgu aydınlatması yani göz alıcı spotlarla ön plana çıkarılıyor. Zaten bu yüzden vurgu aydınlatması bilhassa Louis Vuitton benzeri üst segment ürünler satan markalar tarafından tercih ediliyor.

Yüksek etkinlikli aydınlatma: Geleneksel aydınlatma konseptleri mağazalarda genellikle birtakım karanlık köşeler ve gölgeli noktalar bırakır, yani her yere eşit düzeyde ışık veremez. Lakin yüksek etkinlikli modern aydınlatma teknolojileri kullanılarak bu sorun çözülebilir ve parlak lambalarla hemen hemen her nokta yeterince ışıklandırılabilir. Böylece müşterilerin ürünlere dikkat etmesi de sağlanır.

 

LED mi yoksa floresan mı tercih edilmeli?

Eski tip işletmeler çoğunlukla floresan lambaları tercih eder. Ancak son dönemlerde pek çok mağazanın trendleri takip ederek LED lambalara geçiş yaptığını görüyoruz. LED lambaların uzun vadede sağladığı enerji tasarrufu göz önünde bulundurulduğunda bunun ne kadar mantıklı bir karar olduğunu tartışmamıza gerek bile yok. Maliyetin yanı sıra LED lambaların son derece ufak olmasına rağmen geniş alanları iyi bir şekilde aydınlatabilmesi de işletmecilerin işine geliyor.

Peki LED lambaları mağazanızda tam olarak nasıl kullanmalısınız? Daha doğrusu bu kadar övdüğümüz LEDler her durumda kullanılmalı mı? ABD’nin Seattle şehrinde bulunan Lighting Design Lab adlı şirkette çalışan Eric Strandberg bu konuda aynen şu sözleri sarf ediyor: “Bazen en iyi LED lambalar bile mağazanız için doğru çözüm olmayabilir. Mesela floresan lambalar genel aydınlatma için daha uygundur. Buna karşın vurgu aydınlatması konusunda LED’leri tek geçerim.”

İşin ehli Strandberg’in yorumlarından yola çıkarak aynı mekân için birden farklı lamba çeşidi kullanmanın sağlıklı olabileceğini söyleyebiliriz. Siz en iyisi rakiplerinizin mağazalarını alıcı gözüyle inceleyin ve ürünlerini nasıl aydınlattıklarını etraflıca gözlemleyin. Sonrasında da icabında paraya biraz kıyın, tasarımcılardan destek alarak kendi mağazında çeşitli ışıklandırma deneyleri yapın ve en uygun aydınlatma kombinasyonlarını yakalayın. Burada önemli olan tek bir lamba tipine körü körüne bağlı kalmamanızdır. Dediğimiz gibi pek çok mağaza birden farklı lamba ve tekniği ustalıkla harmanlayarak müşterileri adeta manipule etmeyi başarmaktadır.

 

Kontrasttan yararlanarak görsel hiyerarşi kurun

Luxreview’e göre mağaza aydınlatmaları yüksek kontrasttan yararlanmalı, böylelikle müşterilerin ürünleri algılamaları ve dikkatlerini belirli noktalara vermeleri kolaylaştırılmalıdır. Mağazanızda birden çok aydınlatma kaynağı kullanarak ürünleriniz etrafında kontrast yaratabilirsiniz. Bu şekilde müşterilerin dikkatlerini raflara çekebilir ve her bir ürünün göz alıcı yanlarını ön plana çıkarabilirsiniz.

Mesela ürünleri sergilediğiniz alanların etrafında nispeten karanlık noktalar bırakabilir, ürünleri ise yüksek ışıkla aydınlatarak iyice belirgin kılabilirsiniz. Müşterileriniz gözlerini nereye çevirsin istiyorsanız oraya LED ışıklar koyabilirsiniz.

Bu arada vitrininizi de ilgi çekecek şekilde aydınlatmayı sakın unutmayın. Buralarda vurgu aydınlatma tekniğinden yararlanarak kontrastları arttırın ve ürünlerinizi adeta bakan kişinin gözüne sokun. Akşam hava karardığında azıcık ışıkla bile vitrinlerinizin göz alıcı olmasını sağlayabilirsiniz. Kısacası yüksek kontrast, vitrinlerdeki en büyük silahınızdır.

 

Ürün odaklı aydınlatma tasarımları ve arkadan ışıklandırmanın faydaları

Her ürün ve sergi alanı aynı öneme sahip değildir. Dolayısıyla mağazanızın her bölgesini kontrast yöntemiyle aydınlatamazsınız, böyle bir işe kalkışırsanız da kontrastın hiç anlamı kalmaz! Bilhassa güçlü kontrast efektlerini en mühim noktalarda kullanmaya özen gösterirseniz müşterileri istediğiniz yerlere yönlendirebilir, daha yüksek fiyatlı ürünlerin satılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Ürünlerinizi geniş bir alanda toplu olarak mı sergiliyorsunuz? O zaman dikkatleri tek bir ürüne çekeceğinize arkadan aydınlatma yöntemine başvurabilirsiniz. Böylelikle aynı raftaki her ürün ışıktan eşit olarak faydalanır. Arkadan aydınlatma için yumuşak ışıklar tercih ederseniz alçak rafların da dikkat çekmesini sağlayabilirsiniz. Aksi takdirde müşteri bu rafları hiç görmeden yoluna devam edebilir.

Ayrıca bu teknikten yararlanırsanız müşterilerinizin raflarınıza çok daha uzun süre bakmalarını sağlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra arkadan aydınlatma tekniğiyle daha samimi bir ortam yaratabilirsiniz. Vurgu aydınlatmasındaki keskin kontrastlar olmayacağı için müşterinin dikkatini birden fazla ürüne yayabilir, dolayısıyla dikkati daha uzun süre aktif tutabilirsiniz.

 

Sözün Özü

Yazımızın başından beri dile getirdiğimiz bir noktayı tekrar vurgulayarak bu makalemizi de sonlandıralım: Perakende sektöründe faaliyet gösteriyor ve mağaza işletiyorsanız  kullandığınız aydınlatma teknikleri hem marka algısı hem de şirketinizin başarısı için büyük önem arz eder. Eğer siz de başarılı markalar gibi satışlarınızı yan faktörlerle desteklemek istiyorsanız mutlaka mekân aydınlatma tekniklerine gereken önemi verin. Unutmayın, elinizdeki ürünün kalitesi kadar ne denli albenili olduğu ve müşteriye nasıl gözüktüğü de mühimdir. O hâlde bu makalemizi iyice özümseyin ve satış rakamlarınızı göklere çıkarmak için aydınlatmalarınızı gözden geçirmeye başlayın! Hepinize başarılar ve bol kazançlar dileriz!

 

İlginizi çekebilir

Müziğin Satışlar ve Tüketiciler Üzerindeki Etkisi
Kokusal Pazarlamayla Nasıl Daha Çok Satış Yapılır?
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Sitemizi Reklamsız Kullanmak İster misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.