Sergey Brin Kimdir?

Bu yazımızda hayatımızda ekmek gibi, su gibi, hava gibi önemli bir yer kaplayan Google’ın kurucularından Sergey Brin’in hayatını anlatacağız sizlere.

6 yaşındayken Rusya’dan ABD’ye göç eden bir ailenin çocuğu olan Sergey Brin’in hayat ve başarı hikayesini öğrenmek için buyrun yazımıza başlayalım.

 

Sergey Brin’in Anne ve Babası: Rusya’dan Amerika’ya Göç Serüveni

Sergey Mikhayloviç Brin, 21 Ağustos 1973’te Rus ve Musevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Michael Brin matematikçiydi ve daha sonrada Maryland Üniversitesi matematik bölümünden emekli oldu. Anne Eugenia Brin ise NASA’da çalışan bir bilim insanıydı. Yani Brin ailesi bilimle içli dışlı bir aile diyebiliriz.

Brin ailesi Sovyetler Birliği’nde yaşarken musevi olmaları nedeniyle sıkça ayrımcılığa uğradı. Michael Brin’in hayali astronom olmaktı ve bu nedenle üniversitede fizik okumak istiyordu. Lakin hiçbir üniversite onu kimliği nedeniyle kabul etmedi. Çünkü o dönemki komünist rejim, musevilerin akademide ilerlemesini engelliyordu ve Sovyetler Birliği’nin nükleer girişimlerinin gizli kalması için musevilere fizik okuma yasağı bulunuyordu.

Bu yüzden Sergey Brin’in babası Michael Brin, matematik okumaya karar verdi ve Moskova Devlet Üniversitesi’nde matematik okumaya başladı.

Michael Brin, üniversiteyi başarıyla tamamladı ve Sovyetler Birliği Devlet Planlama Teşkilatı’nda ekonomist olarak işe girdi. Bu süreçte matematikle uğraşmaya devam ederek Kharkiv Üniversitesi’nden doktorasını aldı.

Sergey Brin’in annesi Eugenia Brin ise Moskova Devlet Üniversitesi’nde matematik ve makine mühendisliği eğitimi aldı; Sovyetler Birliği Gaz ve Petrol Enstitüsü’nde işe girdi. Brin ailesi Moskova’nın merkezinde güzel bir evde yaşıyordu.

1970’lerin sonunda Sovyetler Birliği’ndeki musevi aileler göç etmeye başladı. Brin ailesi hayatından memnundu ancak o dönem çocuk olan Sergey Brin’in daha iyi bir geleceğe sahip olması için Brin ailesi de göç etmeye karar verdi.

Michael Brin, ABD vizesi için başvuru yaptığı için hem kendisi hem de eşi işten atıldı. Vizelerinin çıkması 8 ay sürdü ve aile bu süreçte zor dönemler yaşadı. Michael Brin kendi kendine programcılık öğrendi ve ailenin geçimini sağlamak için bilimsel makaleler çevirdi.

Aile Rusya’dan ilk olarak Viyana’ya, sonra da Paris’e geçti. Michael’in doktora tez danışmanı Anatole Katok, Michael Brin’e Paris’te geçici bir akademisyenlik işi buldu. 25 Ekim 1979’da ise Sergey, Eugenia, Michael ve Michael’in annesi New York’a uçtu. Sergey Brin o dönem sadece 6 yaşındaydı.

Brin ailesi Maryland’de basit ve sade bir apartman dairesi kiraladı. ABD’deki musevi cemaatinin desteğiyle 1973 model bir Ford Maverick araba alındı. O dönem Sovyetler Birliği’nde matematik eğitimi alan kişiler ABD’de büyük saygı görüyordu. Bu nedenle Michael Brin kısa sürede Maryland Üniversitesi’nde iş buldu. Eugenia Brin ise NASA’da işe girdi.

 

Sergey Brin’in Eğitim Hayatı ve Okul Yılları

Sergey Brin ilk olarak ABD’de Mishkan Torah adlı bir musevi ilkokuluna gitti. Rus aksanı nedeniyle okulda arkadaşları tarafından alay edilen Sergey, başka bir okula geçmek istediğini belirtti ailesine. Paint Branch Montessori okuluna geçen Sergey Brin buraya daha iyi uyum sağladı. Okulun müdürü de ileride Sergey Brin’in mentoru oldu. Okul müdürü Patty Barshay, Sergey Brin’i özgüveni yüksek, dışa dönük, matematik zekası yüksek bir öğrenci olarak tanımlıyordu.

Sergey Brin okulda zaman zaman sıkılıyordu zira matematik dersleri onun için fazla basit geçiyordu. Zira Sergey Brin evde anne ve babası tarafından da eğitim görüyordu. Aile Sergey’e hem Rusça hem de matematik öğretiyordu. 1980’lerin başında kişisel bilgisayarlar çok az kişide bulunuyordu ve bu kişilerden biri de Sergey’di. İlk bilgisayarı Commodore 64 olan Sergey Brin’e bu bilgisayar 9. doğum gününde hediye edildi. Sergey ev ödevlerini bu bilgisayarda yapıp okula çıktı getiriyordu. Bu durum öğretmenlerini şaşırtıyor ve gururlandırıyordu.

İlokuldan sonra Eleanor Roosevelt Lisesi’ne geçti ve burda mezun olduktan sonra 1990 yılında Maryland Üniversitesi’ne başladı. Henüz 15 yaşındaydı o zaman. 1993 yılında da hem bilgisayar mühendisliği hem de matematik bölümünden mezun olan Sergey Brin National Science Foundation’dan master ve doktora bursu kazandı.

Mutlaka okuyun: Montessori Eğitim Sistemi ve Büyük Başarılara İmza Atmış Mezunları

 

Stanford Üniversitesi

Lisans eğitimi sonrası Sergey Brin, Silikon Vadisi’nin merkezinde bulunan ünlü Stanford Üniversitesi’ne devam etti. Sergey Brin bu süreçte direkt doktoraya başladı. Yani yüksek lisansı doktora sürecinde tamamladı.

Sergey, matematiği çok seviyordu ancak bu sevginin nasıl bir yola çıkacağı konusunda en ufak fikri yoktu. Dans, yatçılık, yüzücülük, jimnastik gibi hobileri vardı.

Stanford Üniversitesi’nde internet teknolojileri ve arama motorlarına ilgi duymaya başlayan Brin, yapılandırılmamış kaynaklardan veri çekme konusunda pek çok makale yazdı. Ayrıca TeX formatını HTML formatına dönüştüren bir yazılım da geliştirdi.

1993 yılında Sergey Brin, Playboy dergisinin web sitesindeki resimleri toplu olarak indirmeyi sağlayan bir yazılım geliştirdi. Sergey, indirdiği fotoğrafları da ekran koruyucusu olarak kullanıyordu!

Sergey Brin’in hayatındaki en önemli dönüm noktası ise 1995 yılında Larry Page ile tanışması oldu. Bilgisayar mühendisliği bölümünde doktora öğrencisi olan Larry Page ve Sergey Brin arkadaşlıklarının ilk döneminde sürekli tartışıyorlardı.

Fakat kısa süre içinde devasa veri setlerinden bilgi çekme teknolojisine ikisinin de meraklı olduğu ortaya çıktı. 1996 yılında doktora tezlerini hazırlarken internetten bilgi bulma yöntemleri konusunda birlikte çalışmaya başladılar.

En popüler bilgilerin en yararlı bilgiler olduğu varsayımıyla yola çıkan ikili, web siteleri arasındaki popülarite unsurunu göz önüne alarak web sitelerini sıralamaya başladı ve bunun mevcut arama motoru yöntemlerinden daha etkili olduğunu gördü. O dönem bir arama motorları bir anahtar kelimenin bir sayfada bulunma sayısını temel alan bir prensiple çalışıyordu.

Daha sonra Brin ve Page, arama motoru sıralamasında en önemli faktörün anahtar kelime sayısı değil, backlink(başka sitelerden link alması) olduğuna karar verdi. Araştırma projelerinde bu fikri test ettiler. BackRub adında bir arama motoru kurdular ve sıralama algoritmasını bir web sitesine diğer sitelerden verilen link sayısına göre inşa ettiler. Bu arama motoru o dönem sadece Stanford öğrencilerine yönelikti.

(Facebook’un da ilk olarak Harvard öğrencilerine yönelik olduğunu hatırlatalım.) Genç araştırmacılar devasa miktarda veriyi depolamak için çok sayıda bilgisayara ihtiyaç duydu ve Stanford bilgisayar mühendisliği bölümü bu araştırma için arama motoru örümceğini kaldırabilecek güçte ve 20.000 dolar değerinde bir ekipman satın aldı.

 

Google’ın Kuruluşu

1997 sonbaharında BackRub isminin yerine daha iyi bir isim bulmaya çalıştı ikili. Arkadaşları Sean Anderson’un önerisiyle Googolplex ismi öne çıktı. Googolplex, 10 üzeri 100 gibi devasa bir sayıyı ifade etmek için kullanılan bir terimdi. Sonra bunun kısaltılmışı Googol’a karar verildi.

Sean Anderson şöyle diyor:

“Googol yazacağım yerde yanlışlıkla Google yazdım. Daha sonra bu domain’in boş olduğunu gördük ve o günün akşamı Google.com’u aldık.”

Googol yerine yanlışlıkla Google ismi alınmış oldu ancak sonunda Google herkes tarafından kabul gördü.

İlk başta Stanford sunucularında google.stanford.com adıyla hizmet veren site 15 Eylül 1997’de bugünkü halini, google.com adını aldı.

1998’in ilk yarısında Larry Page ve Sergey Brin arama motoru teknolojisi üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyordu. Larry Page’in Stanford’daki yurt odası data merkezi, Sergey Brin’in yurt odası ise ofis olarak kullanılıyordu. O dönem Google bir iş olarak değil, doktora tezinin bir parçası olarak değerlendiriliyordu ikili tarafından.

Stanford öğrencileri arasında hayli popüler olan Google’u ikili Altavista’ya 1 milyon dolara satmaya çalıştı ancak Altavista kurucusu Paul Flaherty Google’ı satın almadı. Sergey ve Brin siteyi Yahoo’ya da satmaya çalıştı ancak yine teklifleri reddedildi.

Birkaç başarısız satış denemesinden sonra ikili bir iş planı hazırladı ve Google’dan hisse karşılığında melek yatırımcılardan para talep etmeye başladı. Sun Microsystems’in kurucu ortağı Andy Becholsheim, Google’dan etkilendi ve şirkete 100.000 dolar yatırım yaptı.

 

Garaj Yılları

1998’in ortasında Sergey Brin ve Larry Page, okuldaki çalışmalarına ara verdiler. Ancak iki gencin ailesi de bu karardan pek hoşnut değildi.

7 Eylül 1998’de Google bir limited şirketi vasfına kavuştu. Google Inc. CEO’su Larry Page, başkanı da Sergey Brin oldu. Sergey Brin’in kız arkadaşının kardeşi Susan Wojcicki‘nin (Günümüzde Youtube CEO’su) garajında faaliyetlerini sürdüren Google günde 10.000 arama alıyordu. PC Magazine dergisi 1998 yılında en iyi 100 web sitesi listesinde Google’a da yer verdi.

Google’ın ilk çalışanı Craig Silverstein oldu. Ertesi yıl Palo Alto’da ilk Google ofisi kuruldu.
Kullanıcılar Google’ın sunduğu sonuçlardan memnun kalıyor, her tarafta bir Google muhabbeti dönüyordu.  Şirketin büyümesi için yatırıma gerek vardı ama Sergey ve Larry kontrollerini kaybetmek istemiyordu.

Google’ın felsefesi de o günlerde şekillendi: “Dünyadaki biglileri organize etmek ve evrensel olarak erişilebilir-faydalı kılmak…”

Mutlaka okuyun: Garajda Kurulan 7 Büyük Teknoloji Şirketi

 

Yatırım Dönemi

Haziran 1999’da Sergey Brin ve Larry Page, Sequoia Capital ve Kleiner Perkins Caufield Byers adlı iki büyük yatırım şirketini ikna etti ve toplamda 25 milyon dolar yatırım aldılar. Google tarihini araştıran yazar David Vise’a göre bu bir “parçala ve fethet” manevrasıydı. Sergey Brin ve Larry Page yatırımcıların şirkette direkt söz sahibi olmasını istemiyordu ancak iki yatırım şirketinin temsilcisi de Google yönetim kurulunda yer alıyordu.

İki girişimci de banner reklama karşıydı ve Google’ın sade ve temiz tasarımını beğeniyordu. İkilinin odak noktaları satış değil araştırmaydı. Aynı dönemde diğer arama motorları da banner reklam satışı yapmaya devam ediyordu.

1999 sonunda Google’da günlük ortalama 7 milyon arama yapılıyordu. 2000’in ortasında bu sayı 18 milyona ulaştı. Şirketin aylık operasyon maliyeti 500.000 dolara ulaşmıştı ve bu maliyet sürekli artıyordu.  Bu yüzden reklam almama politikası tekrar gözden geçirildi zira şirketin kendi kendini idare etmesi gerekiyordu.

 

İlk Kazanç

Kar elde edebilmek için Sergey ve Larry, Google’a paralı reklam almaya karar verdi. Ancak bu reklamların ana sayfada yer almasını istemiyorlardı. Yani organik sonuçlardan ayrı olarak paralı reklam yaptıran web sitelerinin belirtilmesini istiyorlardı. Böylece reklam ve organik sonuç arasındaki fark kullanıcılar lehine belli olacaktı.

O yıllarda ABD’de şirketler milyarlarca dolarlık billboard reklamları veriyordu ve bu yöntem yeterince etkili değildi.

Sergey Brin ve Larry Page, arama sonuçlarına uygun olarak reklam gösterilmesi fikrini öne sürdü. Yani bir kullanıcı Google’da arabalar hakkında bilgi arıyorsa bu kullanıcıya araba reklamları gösterilecekti. 23 Ekim 2000’de online reklam hizmeti veren Google Adwords kuruldu.

İkilinin yaratıcılığı Dot.com balonu esnasında da faydalı oldu. Altavita, Excite, Lycos gibi rakip firmalar reklam ve pazarlama için devasa paralar harcıyordu. Google ise bu süreçte sakin kalıyor ve arama motoru sonuçlarının daha isabetli olması için sıkı çalışıyordu.

Sergey Brin, pazarlama bağlamında kullanıcılara güveniyordu çünkü Google arkadaşların birbirine tavsiye etmesiyle yaygınlık kazanıyordu. Aralık 1999’da şirketin ikinci personeli Marissa Mayer arama motoru sonuçlarının fontunu değiştirdi ve kullanıcılar yeni fontu beğenmedi. Sergey ve Larry ise ana sayfa ve sonuç sayfalarının değişmemesini istedi.

Mayıs 2000’de Google, teknik başarısı nedeniyle Webby Award kazandı. Haziran ayında ise Google, 1 milyar URL index’i ile dünyanın en büyük arama motoru oldu.

 

Eric Schmidt Dönemi

Larry Page ve Sergey Brin, yöneticiliğin yükünden çok sıkıldı ve şirkete CEO olarak birini almak istedi. Ağustos 2001’de Sun Microsystems’in baş mühendisi Eric Schmidt, Google’da Larry Page’den CEO’luk görevini devraldı. Sergey Brin teknoloji müdürü, Larry Page ise ürün geliştirme müdürü olarak çalışmaya devam etti.

İkili yine de Google’da en önemli söz sahipleriydi. Onların onayı olmadan hiçbir şey gerçekleşemiyordu. Bir anlaşmazlık durumunda toplu bir görüşme oluyor ve ortak bir anlayış benimseniyordu.

Google’da CEO olarak işe başlayan Eric Schmidt sadece 1 ay içinde şirketin ilk kez kar yapmasını sağladı. 2001’in sonunda Google 85 milyon dolar gelir elde etti ve Google nihayet para kazanan bir şirket haline geldi.

 

Yabancı Dillerde Hizmet

Mayıs 2000’de Sergey Brin ve Larry Page Google’ın İngilizce dışında da hizmet vermeye başlamasını sağladı. Danca, Portekizce, Fince, İspanyolca, Almanca, İtalyanca, İsveççe, Fransızca, Hollandaca ve Norveççe  dillerinde de hizmet vermeye başlayan Google 2 yıl içinde 72 dilde faaliyet gösteren bir arama motoru oldu.

Ağustos 2001’de Google’ın ilk yurt dışı ofisi Japonya’da açıldı.

Mayıs 2002’de AOL ve Google arasında yapılan anlaşmaya göre AOL, Google arama sonuçlarını gösterecek ve AOL arama sonuçlarında reklamlı linkler yer alacaktı. Bu durum Google’ın en büyük arama motoru olma durumunu pekiştirdi ve Amazon, Yahoo, eBay’in pazar payından büyük bir dilim almasını sağladı.

Mart 2004’te Google, Kaliforniya Mountain View’deki yeni ofisine taşındı. Keyifli ve eğlenceli bir ofis ortamı olan Google, personeline masaj, ücretsiz yemek, spor salonu gibi imkanlar sunuyordu.

Mutlaka okuyun: Dünyanın En İyi Ofisleri

 

Halka Arz

19 Ağustos 2004’te Google NASDAQ borsasına girdi ve bir hisse senedi 85 dolardan satışa sunuldu. Aynı gün 19 milyon adet hisse senedi satıldı ve fiyat 100 dolara çıktı. Ağustos 2005’te hisse senedi sahipleri %300 kar etti. Ekim 2007’de ise hisse senedi değeri 600 dolara ulaştı. Şirket bu artıştan 3 milyar dolar para kazanırken Sergey Brin ve Larry Page de milyarder oldu.

 

Google Hizmetleri

Google 18 Haziran 2003’te Google Adsense programını başlattı. Bağımsız yayıncılar ve blog yazarları da kendi içerikleriyle uyumlu reklamlar göstererek para kazanabilir hale geldi.

Ekim 2004’te Google Kitaplar hizmete girdi. Çeşitli üniversitelerin kütüphanelerindeki kitaplardan belli bir bölümü okumak serbest hale geldi.

1 Nisan 2004’te Paul Bucheit tarafından Gmail kuruldu. 2014 itibarıyla 500 milyon aktif Gmail kullanıcısına erişildi.

8 Şubat 2005’te Google Maps tanıtıldı. Bu projenin başında ise Jens Rasmussen ve Lars Rasmussen yer aldı.

9 Ekim 2006’da Google, Steve Chen ve Jawed Karim tarafından kurulan Youtube‘u 1.65 milyar dolara satın aldı.

8 Ekim 2010’da Google Instant devreye girdi. Hani Google’a bir şey yazarken altta çıkan öneriler olarak düşünebilirsiniz Google Instant’ı. Bu özellik kullanıcılara arama başı 2 ila 5 saniye tasarruf etme imkanı sağladı.

28 Haziran 2011’de Facebook’a rakip olarak Google+ tanıtıldı. Mart 2015’e dek 300 milyon aylık kullanıcıya ulaşan Google+ maalesef Facebook kadar popüler olamadı ve kapandı. Aynı tarihte Facebook’ta aylık kullanıcı sayısı 1.41 milyardı.

27 Mayıs 2015 tarihinde Sergey Brin Google X adı altında Google’ın özel projelerinin başına geçti. Google Glass, akıllı kontakt lens, akıllı otomobil gibi projelerin başında Sergey Brin yer alıyor.

10 Ağustos 2015’te Larry Page, Alphabet’i tanıttı. Buna göre Google bünyesindeki şirketler bundan sonra Alphabet çatısı altında faaliyet gösterir oldu. Page, Alphabet’in CEO’su, Sergey Brin de yönetim kurulu başkanı oldu. Google’un CEO koltuğuna ise Sundar Pichai oturdu.

Page ve Brin 14 yıllık süreçte 181 farklı şirketi Google bünyesine kattı. Yapay zeka, robotik, akıllı otomobil gibi pek çok sektöre giren Google, aynı zamanda çılgın işler yapan Boston Dynamics’in de sahibi.

İlk yıllardan itibaren Google kurucuları global düşündü. İnovasyona önem verdi, interneti yapılandırdı, organize etti ve herkesin erişimine açtı.

Google kendini reklam satan bir arama motorundan ziyade bir AR-GE şirketi olarak görüyor. Brin ve Page akıllı gözlük ve lenslerin, otonom araçların geleceğini önemsiyor; yapay zeka, robotik, sağlık ve otomasyon gibi alanlarda projelere öncülük ediyor.

 

Çin ve Sansür

Google Çin ofisi 2005’te açıldı. Eski Microsoft çalışanı Kai-fuu Lee tarafından yönetilen Google Çin, Ocak 2006’da Çin yasalarına uymaya ve bazı kelimeleri sansürlemeye karar verdi. Bu karar dünya genelinde tepki gördü, Brin ve Page eleştirildi.

Ocak 2010’da Çin merkezli hack saldırılarına uğrayan Google arama sonuçlarını filtrelemeyeceğini (sansürlemeyeceğini) ve gerekirse Çin pazarından çıkacağını açıkladı.

23 Mart 2010’da Çin merkezli aramalar Google Hong Kong’a yönlendirildi ve ay sonunda Google Çin’deki faaliyetlerini sonlandırdı, Hong Kong üzerinden hizmet vermeye devam etti.

Yapılan araştırmaya göre Google Çin’in pazar payı %29’du. 2013’te Google’ın Çin pazarındaki payı %1.7’ye düştü. Çin’de bugün en büyük arama motoru olarak Baidu.com kullanılıyor.

 

Sergey Brin’in Serveti ve Özel Hayatı

Google’ın halka arz edilmesinden sonra Brin’in serveti tavan yaptı. Ağustos 2004’te Sergey Brin, Bill Gates’ten daha zengindi. Sergey Brin, Google’dan yıllık 1 dolar maaş alıyor ve servetini sahip olduğu Google hisselerinden alıyor. Kasım 2019 rakamlarına göre Sergey Brin’in 58.3 milyar dolarlık bir serveti bulunuyor.

Mayıs 2007’de Yale Üniversitesi biyoloji bölümü mezunu Anne Wojcicki ile evlenen Sergey Brin, eşinin CEO’su olduğu 23andMe adlı genetik şirketine 3.9 milyon dolar yatırım yaptı. Evlenmeden önce 8 yıl birlikte yaşayan çiftin Aralık 2008’de Wojin adında bir erkek çocukları oldu. Ağustos 2013’te ayrı yaşamaya başlayan çift, evli kalmaya devam etti. Yakın arkadaşlarına göre ikili arkadaşlıklarını sürdürüyor.

 

Sergey Brin’in evi, arabası ve hobileri

Sergey Brin’in pek çok akademik dergiye yayınlanan makalesi var. Yine aktif olarak akademik etkinliklere katılan Brin medyaya demeç ve röportaj verme konusunda ise rahat bir isim.

Yoga, kaykay, buz hokeyi gibi ilgi alanları olan Brin, kot pantolon ve spor ayakkabı gibi rahat şeyler giymeyi seviyor. Costco’dan alışveriş yapan Brin, satın aldığı şeylerin fiyatına daima baktığını ifade ediyor.

Kaliforniya’nın Los Antos bölgesinde 550 metrekarelik bir malikanede yaşayan Brin, 2008 yılında da New York’un Manhattan bölgesinde dublex bir daire satın aldı. Tesla Roadster ve Toyota Prius marka otomobil kullanan Brin ayrıca Dornier Alpha model bir uçağa sahip.

 

İlham Veren Sergey Brin Sözleri

1. Dünyayı değiştirmek üzere bir işe giriştiğiniz zaman sabahları işe gitmek için heyecan duyarsınız.

2. Bir fikri geliştirmek için 100 kişilik bir şirkete gerek yoktur.

3. Her zaman beklentilerin üzerine çıkın.

4. Daima rahatsız edici derecede heyecan veren şeyler üzerinde çalışın.

5. Esas motivasyonumuz para olsaydı Google’u uzun zaman önce satar, şu an sahilde güneşleniyor olurduk.

6. İmkansız sözcüğünü hayatınızdan çıkarın.

7. Çılgın şeyler yapmıyorsanız, yanlış şeyler yapıyorsunuz demektir.

8. Amacımız dünyadaki bilgileri organize etmek ve herkesin erişebileceği hale getirmek.

9. Eğer yeterince büyük hayal kurarsanız başarısız olma ihtimaliniz çok düşüktür.

10. İyimserlik önemli bir özelliktir. Kendinize belirlediğiniz hedeflerde biraz salak olmak iyidir. Birçok insanın denemek istemeyeceği şeyler denemelisiniz.

11. Çok büyük hedeflere ulaşmaya çalışırken işiniz daha kolaydır çünkü insanların çoğu büyük hedefler peşinde koşmaz. Bu nedenle rekabet yok gibidir.

12. Yapılabilir bir şeyi herkes hayal edebilir. Önemli olan hayal ettiğiniz şeyi eyleme dökebilmektir.

13. Google’ın temel hedefi trendlerin peşinden gitmek değil, önderlik etmektir.

14. Bir insanın rüyalarını arşivleyebilmesini görmeyi çok isterim. Google’da bizim yaptığımız şey bu aslında.

15. İnovasyonla ilgili yaptığım her konuşma, büyük bir nihai hedefle başlar.

16. Başarılı olmak için ihtiyaç duyduğunuz şey birçok kez başarısız olmaktır.

17. Büyük problemleri çözmek, ufak problemleri çözmekten daha kolaydır.

18. Herkes başarılı olmak ister, bunda bir şüphem yok. Ancak ben güvenilir, etik ve dünya üzerinde büyük bir iz bırakmış bir insan olarak hatırlanmak istiyorum.

19. Lider olarak benim görevim, şirketteki herkesin iyi fırsatlara sahip olmasını, anlamlı bir şeyler yaptıklarını hissetmelerini ve topluma katkıda bulunmalarını sağlamak.

20. Mümkün olan şeylerin belki de sadece %1’ini başarabildik. Sahip olduğumuz fırsatlara rağmen bence çok yavaş ilerleme gösteriyoruz. Bunda olumsuz düşüncenin payı var diye düşünüyorum. Okuduğum tüm haberlerde Google başka bir marka ile kıyaslanıyor. Bence bu çok sıkıcı bir şey. Henüz icat edilmemiş şeylere odaklanmamız gerekiyor.

21. 10 kişiyle bir internet şirketi kurup milyarlarca dolar kazanabilirsiniz. Çok büyük bir sermayeye de gerek yoktur. Bence insanların bu tür şeylere odaklanması gerekiyor artık.

22. İnsanlara saygı duyarsanız şirketinize bir iyilik borçlu olduklarını hissederler.

23. Her zaman kötü şeyler yapmadan da para kazanmanın mümkün olduğunu düşünmüşümdür.

24. Yavaş ve iyi karar alan bir şirket yoktur. Sadece hızlı ve iyi karar alan şirket vardır.

25. Dünya üzerinde iz bırakmış kişilere baktığınızda genel kültürlerinin çok geniş olduğunu, eğitimlerinin çok dar bir konuda olmadığını görürsünüz.

26. Son kullanıcıya hizmet etmek bizim bir numaralı önceliğimiz.

27. Bu kadar başarılı olmamızın en büyük nedenlerinden biri, bu yolculuğa bir şirket kurmak için çıkmayışımız diye düşünüyorum.

28. Aşırı başarılı veya devrim niteliğinde fikri olan herkes, önce deli olmakla itham edilmiştir.

29. Teknoloji en zor işler için kullanılmalıdır. Böylece insanlar hayatta kendilerini en çok mutlu eden şeylere odaklanabilir.

30. CEO olarak benim görevim insanları ileriye doğru iteklemek diye düşünüyorum.

 

Sonuç

Sergey Brin’in hayatı bilimsel bir yeteneğin, yaratıcılığın, cesaretin ve inovasyonun Amerikan rüyasını gerçekleştirmek için ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne seriyor.

Umuyoruz teknoloji dünyasının en büyük firmalarından biri olan Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin’in hayatından faydalı dersler çıkarabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir

Başarı Hikayeleri
Larry Page’in Muhteşem Hayat Hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.