Sosyal Girişimcilik Nedir?

Sosyal girişimcilik en kısa tabirle mevcut problemlere yeni yaklaşımlarla çözüm bulmaktır. Tarih boyunca çok sayıda kişi ya da kurum yaşadıkları toplumu daha iyi bir noktaya taşımıştır. Son yıllarda ise girişimcilik de işin içine dahil olmuş, kar amacının yanına toplumsal fayda amacı da eklenmiştir.

Yani farklı iş modelleri ile bir kurumun “ya şirket ya da hayır kurumu olması” gerektiği gibi keskin bir ayrım ortadan kalkmıştır.

İster kar amaçlı olsun ister olmasın, ister eğitim alanında ister sağlık alanında olsun; sosyal girişimlerin ortak özellikleri vardır.

Bunlardan ilki inovasyondur. İnovasyon yeni ürün ve hizmetler, yeni üretim ve dağıtım yöntemleri, yeni organizasyon modelleri olarak tezahür edebilir.

Bu nedenle bir sosyal girişiminin etki yaratabilmesi için piyasadan ve iş yöntemlerinden olabildiğince istifade etmesi, gerektiğinde de kendi iş modelini yaratması gerekir. Böyle bir yaklaşım için de maddi kazanç kadar hesap verebilirlik, denetim, stratejik planlama, disiplin, esneklik gibi unsurlar da son derece önemlidir.

Pek çok girişimci finansal anlamda kazanç elde etmek için bir iş kurar; ancak maddi kazanç motivasyonu bu girişimin topluma faydalı olmasının önünde engel değildir. Mikrofinans kuruluşları, eğitim programları, çocukların salgın hastalıklardan korunmasına yönelik sağlık programları, az gelişmiş bölgelere internet hizmetinin götürülmesi gibi hizmetler; esasında mevcut bir ihtiyacın karşılanmasına yöneliktir.

Bu anlamda bir sosyal girişimcinin birincil amacı kazanç elde etmek değil, toplumun bir boyutuna katkı sağlamak ve bu alanda geliştirmeler yapmaktır. Tabii ki bunun sürdürülebilir olması için sosyal girişimcinin finansal anlamda elinin rahat olması gerekir. O da farklı sosyal girişimcilik iş modelleri ile mümkün.

 

Sosyal Girişimcilik Türleri

Kar Amacı Gütmeyen Sosyal Girişim: Kar amacı gütmeyen bir sosyal girişim piyasa ya da devlet tarafından sunulmayan bir hizmeti karşılamak amacı taşır. Kamu ve özel şirketlerin ortaklığında yürütülebilecek böyle bir girişim, temel olarak insanlar tarafından sağlanan bağışlar ve hibelerle faaliyetlerini yürütür. Ancak uzun vadeli sürdürülebilirlik adına bu girişime taraf olan kişi ve kurumların desteği daha esastır.

Kar Amacı Güden Sosyal Girişim: Kar amacı güden bir sosyal girişimin temel amacı bir problemi çözmektir. Böyle bir girişim faaliyetlerini sürdürmek için ürün ve hizmetleriyle kazanç elde etmeye çalışır; fakat temel amaç kar maksimizasyonu değil; girişimi büyütmek ve daha çok insana ulaşabilmektir. Özellikle yatırımlarına karşılık finansal ve toplumsal bir getiri bekleyen yatırımcıların destekleriyle faaliyet gösterilir.

Hibrit Sosyal Girişim: Hibrit sosyal girişimde ise kuruluşun giderleri ürün veya hizmet satılarak karşılanır. Yani kendi yağında kavrulmak gibi bir tabir kullanılabilir bu model için.

 

Sosyal Girişimcilik Neden Önemlidir?

Finansal özgürlüğe kavuşmaya çalışan girişimcilerin yanı sıra bir de dünyanın problemlerini kendine dert edinen, topluma katkı sağlamak için uğraşan sosyal girişimciler vardır. Son teknoloji ve inovasyonları kullanarak insanların hayatını ve çevreyi iyileştirmek için çalışan bu kişiler de elbette finansal anlamda kazanç elde etmek ister, ancak para ikincil öneme sahiptir.

Şimdi sosyal girişimciliğin neden bu kadar önemli olduğuna bakalım.

 

a. Arkanızda Sürdürülebilir Bir Miras Bırakırsınız

Girişimcilik tutkusu vardır, bir de girişimcilik etkisi diyebileceğimiz geriye anlamlı ve faydalı bir şey bırakma arzusu vardır. Sosyal girişimcilik bu ikisini de içinde barındırır. Topluma, insanlara ve çevreye katkı sağlamak ve sürdürülebilirliği mümkün kılmak için çalışan sosyal girişimciler iş hayatında belli birtakım değerlere sahiptir.

Sosyal girişimler, iş hayatına ve hayatın tamamına bir anlam katmak için kurulur.

Artık pek çok sayıda şirket amaç, anlam ve iş üçgenini kurmak zorunda hissediyor. İyilik yapmanın sadece hayır kurumlarına ait olduğu algısı ortadan kalkıyor; toplumsal amaçlara hizmet ederek bu işten maddi ve manevi kazanç elde edebilmek daha da mümkün oluyor.

 

b. İnsanların İhtiyaçlarına Cevap Verirsiniz

Son yıllarda sürdürülebilirlik konusu daha çok gündeme gelmeye başladı. The Guardian gazetesine göre ekonomik kriz dönemlerinde bile insanların çevreye en az zarar verme ve etik ürünler kullanma alışkanlıkları ortadan kalkmadı. Yani artık hem şirketler hem de müşteriler iş ve alışveriş hayatına sosyal bir misyon benimsemekteler.

Sosyal girişim söz konusu olunca müşterilerle ilgilenmek klasik girişimlere göre daha zordur, zira karşınızda sadece bir müşteri değil, çözülmesi gereken toplumsal bir mesele de vardır.

Ancak çevre dostu ürünler üretmek sosyal girişimlerin maddi kazanç elde etmesine yönelik şüpheleri ortadan kaldırmaktadır. Bir girişimin hem bir ihtiyacı karşılaması, hem finansal açıdan doğru bir modele sahip olması hem de çevreye ve toplumsal konulara karşı hassasiyet göstermesi sanıldığı kadar zor değildir.

 

c. İlişkileriniz Sadece Ekonomik Menfaate Göre Düzenlenmez

Sosyal girişimler bireyler arasında sağlam ilişkilerin oluşmasını sağlar. Geleneksel ticaret ve iş bağlantılarına nazaran, sosyal ilişkiler duygusal bir bağ ile oluşur ve iki tarafı da besler.

Benzer şekilde bilgi ve kaynak paylaşımı da dünyanın farklı bölgelerindeki insanların hayatına olumlu bir katkı yapar. Örneğin uluslararası insani girişimler sosyal girişimciliğin marjinal olarak görülen farklı toplumlar ve dünyanın geri kalanı arasındaki ilişkileri güçlendirdiğinin bir göstergesidir.

 

d. Dünyayı Daha İyi Bir Yer Haline Getirirsiniz

Sosyal iyilik ve toplumsal değişim, sosyal girişimciliğin temelinde yer alan iki önemli kavramdır. Maddi kazanç temelli girişimler, girişimcilerin insan bazlı hedefleri için bir araçtır. Ancak sosyal girişimcilik ekonomik bir etkinlikten daha fazlasıdır. İhtiyaç duyulan alanlarda topluma önemli bir fayda sağlanması esastır.

Zira sosyal girişimcilik, toplumsal gelişmenin ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için çok önemli bir unsurdur. Toplumsal veya bölgesel bazdaki sağlık, eğitim, çocuk işçiliği, evsizlik gibi konularda topluma direkt bir katkı sağlamanın, diğer bir deyişle “Rabbena, hep bana” dememenin en güzel yollarından biridir.

Mutlaka okuyun: 20. Yüzyılın Dünyayı Değiştiren Girişimcileri

 

Sosyal Girişimcilik Örnekleri

Şimdi ilham veren bazı sosyal girişimcilik örneklerine bakalım:

 

Blake MyCoskie

Blake MyCoskie ismi size pek tanıdık gelmeyebilir, ancak TOMS marka ayakkabıları mutlaka görmüşsünüzdür.

Blake Mycoskie gençlik yıllarında Güney Amerika’yı gezerken Arjantin’deki bazı çocukların ayakkabısı olmadığını görmüş. Daha sonraki dönemde TOMS markasını kuran girişimci sattığı her ayakkabı için bir çocuğa ayakkabı bağışı kampanyasını geliştirmiş durumda.

Yıllar içinde kıyafet, gözlük, su, doğum kontrol gibi konularda da faaliyet gösteren marka, sattığı 60 milyon ayakkabıya karşılık 60 milyon kişiye de ayakkabı bağışlamış durumda. 400.000 kişinin görme bozukluğunu düzelten TOMS’un başarısında kurucusu Blake Mycoskie’nin önceki başarıları da pay sahibi. Üniversite öğrencilerine yönelik çamaşırhane, outboor billboard şirketi, kablolu televizyon ve sürücü kursu gibi işler kuran Mycoskie’nin kurduğu TOMS tam bir sosyal girişimcilik örneği diyebiliriz.

 

Jeffrey Hollender

Jeffrey Hollender’in sahibi olduğu çevre dostu ev temizleme ve kişisel bakım ürünleri markası Seventh Generation, 1980’li yıllarında sonunda kuruldu. Çevreye zarar verebilecek kimyasal maddeleri asla kullanmayan şirket, ayrıca yıllık kazancının %10’unu çevresel ve toplumsal konulara yönelik faaliyet gösteren vakıflara bağışlıyor.

Hollender’in şirketine başlangıçta kesin zarar eder gözüyle bakılmasına rağmen şirket sadece 2010 yılında 150 milyon dolar kar etti. Jeffrey Hollender şirketin başında faal olarak bulunmasa bile hala sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor ve Greenpeace ABD’nin yönetim kurulunda yer alıyor.

 

Tom Szaky

Dünyada bir fark yaratmak isteyen kişiler arasında Tom Szaky belki de en son sosyal girişimci olacak kişiydi…

Princeton Üniversitesi’nden atılan Szaky, Suman Sinha adlı bir yatırımcıdan aldığı parayı kendi garajında gübre yaparak değerlendirdi. Ufak tefek satışlarla başlayan girişimi kısa sürede TerraCycle adında milyon dolarlık bir işe dönüştü.

Szaky atıkların değerlendirilmesi ve dönüştürülmesi konusunda topluma faydalı olabileceğini fark etti ve geri dönüşümü zor olan ürünleri tekrar kullanıma kazandırmaya başladı. Belediyelere ve fabrikalara atık dönüştürme konusunda çözümler sundu.

Szaky çevreye önem verdiği için dönüştürülen her parça ürün için 2 cent’lik bir bağış yapıyor. Terra Cycle’ın şu anda 3.2 milyar dolar değerinde bir şirket olduğunu düşünürsek dönüştürülen ürün başı 2 cent’lik bağışın bir yıl içinde ne kadar büyük bir meblağ ettiğini varın siz hesap edin.

 

Jacqueline Novogratz

Jacqueline Novogratz geleneksel yatırım yöntemleri ile sosyal girişim tekniklerini harmanlayabilen az sayıdaki sosyal girişimcilerden biri.

Novogratz, şirketi Acumen’i 2001 yılında Rockefeller ve Cisco gibi çeşitli vakıfların yatırımıyla kurdu. Acumen esasında bir fon şirketi. Toplumsal konulara çözüm sunan şirketlere uzun vadeli fon ve yatırım desteği sunan Acumen Vakfı’nın iş modeli klasik banka kredilerinden farklı.

Banka size bir kredi verdiği zaman bu krediyi faiziyle birlikte kısa süre içinde ödemenizi ister. Acumen ise fon verdiği şirketlerin önce kendi başına ayakta kalabilmesini bekliyor ve verdiği krediyi en erken 7 ila 10 arasında istiyor. 2014 rakamlarıyla Acumen çok sayıda şirkete 110 milyon değerinde fon sağladı.

Yani Jacqueline Novogratz’ın Acumen’i sosyal girişimcilere fon desteği sağlıyor ve sağladığı desteğin karşılığını bankalardan farklı olarak uzun bir zaman içinde talep ediyor.

 

İlginizi çekebilir

En İyi Sosyal Girişimcilik Örnekleri
Fark Yaratmak İçin Elon Musk Olmanıza Gerek Yok
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Görüşlerinize İhtiyacımız Var!

=

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.