Yaşanmış Gerçek Başarı Öyküleri

PARAM OLSA ŞURAYA YATIRIRDIM DİYE DÜŞÜNME!

100.000 TL SANAL PARA İLE NELER YAPABİLECEĞİNİ HEMEN GÖR!

(Ücretsiz VİOP Deneme Hesabı Açmak için Tıklayın!)

Herkes hayatının bir anında her şeyin çok zor olduğunu düşündüğü hatta havlu atacak denli pes ettiği bir zaman diliminden geçmiştir.

Sizin de aynı duyguya kapıldığınız oluyor mu?

O halde hazır olun. Anlatacağımız bu hikayelerle insanların başarıya ulaşmak için ne kadar uzun bir yol kat ettiklerini sizlere göstermek,bu sayede yeni iş fikirlerine sahip olup denemekten yorulan girişimcilere başarının her daim mümkün olduğunu hatırlatmak istedik.

Girişimcilerin, mucitlerin ve liderlerin karşılaştıkları onca bozgun ve reddedilişin üstesinden nasıl geldiklerinden ilham alıp hayallerimizden asla vazgeçmememiz konusunda sizlere destek olacağını düşündüğümüz 10 ünlü kişiyi bir araya getirdik. Yolculuğunuz nereye olursa olsun size en iyi şekilde kılavuzluk edeceklerinden şüphemiz yok.

Dikkatiniz çekeriz, bu insanlar ağzında bir gümüş kaşıkla doğmamışlardı (Franklin Roosevelt hariç).

İşte tüm zorluklardan alınlarının akıyla çıkmayı başarmış 10 isim:

 

1) Thomas Edison

Listemizin ilk ismi Thomas Edison. Hayatınızda bir ya da iki kere başarısız oldunuz diye cesaretinizin kırıldığı oldu mu hiç?

Basit bir matematik problemini cevaplayamadığınız için öğretmeniniz size aptal olduğunuzu söyledi mi mesela? İşinizden kovuldunuz mu? Korkmayın, yalnız değilsiniz!

Thomas Edison sandığınız kadar zeki biri sayılmazdı. Hatta okulun ilk günlerinde öğretmenleri ona “bir şey öğrenemeyecek kadar aptal” olduğunu söylemiş üstelik daha da ileri gidip “ümitsiz bir vaka olduğunu” belirtmişlerdi.

Eğitim hayatını 12 yaşında bırakan Edison’ın başarısızlıkları adeta ardı sıra geldi. Bulduğu icatlar ile de sayısız kez başarısız oldu. Yetmedi, ilk iki işinden kovuldu – patronunun masasına asit döktükten sonra(!), ama pes etmedi ve bu başarısızlıkların onu aşağıya çekmesine izin vermedi.

Bunun yerine, yapılan onca eleştiriyi görmezden geldi ve neredeyse meteliksiz olmasına rağmen, zamanının en başarılı mucidi olduğunu ortaya koydu. Film çekme kameralarından ampulün icadına kadar pek çok şey de onun imzası var.

Düşünsenize, pes etmiş olsaydı, muhtemelen şu an hala mum kullanıyor olabilirdik!

Öyle ya, hatalı her girişim bizi bir adım ileri taşıma gücüne sahip değil midir?

 

2) Harland David Sanders (Albay Sanders)

“Çok yaşlandım, benden geçti artık o işler, başarılı olmamanın bir yolu yok.” bahanesinin altına sığınıp yaşayanlardan mısınız? Bir kez daha düşünmelisiniz. Başarı için asla geç değildir.

Var mı yaşı kemale erip başarıya ulaşan derseniz, verebileceğimiz en iyi örnek Albay Sanders olurdu. Bu adamın kim olduğunu bilmiyorsanız söyleyelim, kendisi dünyadaki en büyük fast food şirketlerinden biri olan ünlü Kentucky Fried Chicken’ın (KFC) kurucusu.

Yanlış anlama olmasın, Sanders’ın da anlık bir başarı ile bugünlere geldiği söylenemez. Albay Harland Sanders’ın hayali kendisi tam da 65 yaşını sürerken başladı.  Bu yaş çoğu insan için emekli olup hayatlarının geri kalanını huzur içinde geçirme zamanıdır. Ancak, o bu görüşü yerle bir etmeyi seçti.

Nasıl mı?

Emeklilik ikramiyesini aldıktan sonra, aldığı 105 dolarlık ilk emekli maaşını yeni bir işe girişmek için kullandı, böylece macera dolu yolculuğu başlamış oldu. Aldığı rakam pek tatmin edici sayılmazdı, bu tutarı alan çoğu kişi zamanının geri kalanını hayıflanmakla geçirirdi. Sanders için ise durum farklıydı. Çünkü restoran sahiplerinin ona has kızarmış tavuk tarifine bayılacaklarına ve satışlar arttığında kendi payına düşeni alacağına inancı tamdı.

Ancak bu o kadar da kolay bir iş değildi. Kentucky’i karış karış geziyor, her kapıyı çalıyor, arabasının içinde uyuyor ve ciddiyetini vurgulamak adına beyaz bir takım elbise giymekte ısrar ediyordu.

KFC şu an çok hatırı sayılır bir üne kavuşmuş olsa da, Sanders’ın insanlara sunduğu teklifin kaç kez geri çevrildiğini, kaç kez yok sayıldığını ve “HAYIR”  kelimesini kaç defa duyduğunu tahmin edebilir misiniz? Biz söyleyelim: Tam 1009 kez! Ama o “Evet!” kelimesini duyuncaya dek pes etmedi.

Mutlaka okuyun: KFC’nin Kurucusu Harland Sanders’in İlham Veren Başarı Hikayesi

 

3) Steve Jobs

Aranızda öğrenimini yarıda bırakanlarınız var mı? Apple’ın kurucusu Steve Jobs bunlardan biri, hatta o üniversite diplomasını da almamıştı, ancak bu durum hayal kurmasını engelleyemedi. En büyük başarısızlıklarını dahi alıp en büyük zaferlere dönüştürmesini bildi.

19 yaşındaki genç Steve, günün birinde arkadaşı Dan Kottke ile birlikte Reed Koleji’nden ayrılmaya karar verdi ve okulunu yarıda bırakıp Hindistan’a taşındı. Neden mi? Felsefi Aydınlanma’yı bulmak için. Bu olay, Jobs’ın hayatının önemli bir aşamasını, gelecekteki çalışmalarına da büyük ölçüde ışık tutup derinden etkileyecek bir şeyi, yani sezginin gücünü öğrendiği dönemi kapsıyor.

İlk yıllarında pek çok insan onu mükemmeliyetçi yaklaşıma sahip bir öngörü adamı olarak tanımlıyordu. Ancak güçlü öngörüleri dahi onun 30 yaşında iken kendi şirketinden (Apple Inc.) kovulmasını engelleyemedi. Sıfırdan inşa ettiğiniz bir şirketin size tamamen sırtını dönüp, sizi aşağılanmışlık duygusu ve derin bir hüsranla, en önemlisi de işsizlikle baş başa bırakabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Steve Jobs tam da bu durumun üstesinden gelmeye çalıştı ve başarılı oldu.

Jobs’ın şirketten kovulmasının ardından geçen 11 yılda şirket iflasın eşiğine gelmişti. Microsoft’un yıldızının parladığı günlerdi.

Apple’ın perde arkasındaki beyin olduğu gerçeği Steve Jobs’ın şirkete geri dönmesi için yapılan umutsuz yakarışların yolunu açtı ve şirket yetkililerinden gelen bu çağrıyı geri çevirmeyen Jobs işine geri döndü. Teklifi kabul etti ve Apple’ı yeni araçlar ve teknolojiler söz konusu olduğunda ilk akla gelen şirketlerden biri haline getirdi.

Mutlaka okuyun: Apple ve Steve Jobs’ın Başarı Öyküsü

 

4) Albert Einstein

Tembel olmanız, bir deha olmadığınız ya da asla başarılı olamayacağınız anlamına gelmiyor. İnandırıcı gelmedi mi? Einstein’a bir bakın!

O vakitler dahi bir deha örneği olarak görülse de Einstein’ın hayatının seyri bu görüşün tam aksi niteliğindeydi. İletişim becerileri dört yaşına gelinceye kadar gelişmedi. Ailesi dahi bir şeylerin ters gittiğini düşünmeye başlamıştı. Öğrenim hayatı da pek parlak sayılmazdı;, ilkokuldan tutun da kolej yıllarına kadar tüm öğretmen ve profesörleri onu asi, özensiz ve tembel bir öğrenci olarak tanımladılar. Asla başarılı olamayacağını düşünüyorlardı.

Ancak, okulda tembellik gibi görünen şey aslında yalnızca can sıkıntısından ibaretti. Einstein okul saatlerinde ölesiye sıkılıyordu. Hayatında boyunca kitaplarda yazılan gerçekleri ezberlemekle yetinen bir tip olamamıştı. Aksine, her daim bir şeyleri analiz etmeyi tercih etmişti, örneğin: gökyüzü neden maviydi? Pusula iğnesi neden tek bir yönü işaret ediyordu? Ne yazık ki, bu bilgileri okulda öğrenmesinin yolu yoktu.

Peki, bir dahi olmayı nasıl başardı dersiniz? Başarısızlıklarının, eksikliklerinin veya kusurlarının içindeki potansiyele gölge düşürmesine asla izin vermeyerek!

11 yaşındayken Max Talmud ile arkadaş oldu. Talmud, Einstein’ı bilim ve felsefe üzerine çeşitli kitaplarla tanıştıran 21 yaşında bir tıp öğrencisiydi. Einstein bu öğrenme ortamında kendini geliştirdi ve göz açıp kapayıncaya dek kendisini yaşının kat be kat üzerinde bilgilerle donatmayı başardı.

Mutlaka okuyun: Albert Einstein’ın Hayat Hikayesi

 

5) Abraham Lincoln

Belki bilmeyenleriniz vardır, bu harika adam da hayatı boyunca pek çok kez başarısız oldu. Birbiri ardına gelen onca bozgun! Asla sonu gelmeyecek gibiydi. Zorluklar karşısında pes etmeyi seçebilirdi pekala da, ama o bunu yapmadı. Azim ve kararlığının mükafatını ise tüm zamanların en büyük başkanlarından biri olmasıyla aldı.

Hatta başkan olmadan önce dahi felaketler yakasını bırakmadı: Annesi öldü, işleri kötüye gitti; eyalet meclisine girmek için aday oldu ancak kaybetti, işinden kovuldu; hukuk okumak istedi ancak fakülteye girmeyi başaramadı, arkadaşlarından borç para alarak bir iş kurmaya çalıştı ancak yılsonunu göremeden iflas etti. Tüm bunların onun için ne kadar zor olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Yine de asla pes etmedi.

1834 yılında eyalet meclisine girmek için yeniden aday oldu, şansı dönmüş olacak ki bu sefer kazanmayı başardı. Bir yıl sonra da nişanlandı, artık evlenmek üzere olan biriydi.

Ne yazık ki, şans perisi bir kez daha onu terk etmişti. Sevgilisi öldü ve Lincoln altı ay boyunca sürecek ağır bir ruhsal bunalımın etkisi altına girdi.

Bundan sonra siyasete atılmayı denedi ve defalarca bozguna uğradı. Yaşadığı hiçbir şey ona umudunu kaybettirmedi ve 1860 yılında ABD başkanı seçildi. Onu önemli yapan da üstlendiği bu görev oldu, artık adı sonsuza kadar yaşadığı onca olumsuzluk ve felakete rağmen bir ülkeyi değiştirmeyi başarmış bir adam olarak anılacak.

 

6) Oprah Winfrey

Başarısızlıklarınızı sizi büyük başarılara taşıyacak bir sıçrama tahtası olarak kullanmalısınız. Yoksul musunuz, ebeveynleriniz sorumsuz mu, cinsel tacize mi uğradınız ya da ten renginiz yüzünden insanların aşağılamalarına mı maruz kaldınız? Ne yaşamış olursanız olun fark etmez.  Önemli olan yaşadıklarınız her neyse sizi hayallerinizden uzaklaştırmalarına izin vermemeniz.

En güçlü girişimciler bile bu tarz ikilemlerle karşılaştılar, unutmayın. Oprah Winfrey de bu durumun yaşayan bir örneği. Kendisi ilk Afrika kökenli Amerikan milyarder.

Çoğumuz harika bir çocukluk geçirmişizdir; ama Oprah bizler kadar şanslı değil. Maalesef ki henüz 9 yaşındayken, kuzenleri ve hatta annesinin arkadaşları tarafından cinsel tacize maruz kalmış biridir o. 14 yaşında hamile kalmış, oğlu henüz bebekken hayata veda etmiştir. Kiliseyi sık sık ziyaret eden Winfrey burada yeni bir uzmanlık geliştirmiştir: bütün ilahileri ezberlediği bu kilisenin en sevilen ziyaretçisi olmuş ve kilise halkı ona “küçük vaiz” adını vermiştir. Oprah, 3 yaşında okumayı sökerek ilkokulu sınıf atlayarak bitirmiş,  başarılı eğitim hayatını 1971’de Tennessee Eyalet Üniversitesi’ne girerek sürdürmüştür.

İş hayatına radyo ve televizyon yayıncılığı sektöründe atılan Oprah’nın ilk işi bir televizyon kanalında haber sunmaktı, ancak çok geçmeden işinden kovuldu. Neden mi? Yeteneği olmadığı için değil, televizyon dünyasına “uygun” olmadığı için! Yaşadığı son derece aşağılayıcı ve utanç dolu bir deneyimdi. Yine de bu engellerin, meydan okumaların, bir başka deyişle hayatın acı sınavlarının onu bozguna uğratmasına asla izin vermedi. Yaşadığı tüm talihsizlikleri büyük bir başarıya dönüştürdü.

Oprah, AM Chicago kanalı için bir talk show sunmaya başladı ve bir ay içinde reytingleri tavan yaptırmayı başardı. 1986’da Oprah Winfrey Show fikri hayata geçirildi. O zamanlar çoğu talk show kayda değmeyecek denli önemsiz mevzuların konuşulduğu boş programlar olarak anılıyordu. Dönemin programlarından farklı olarak Oprah orta sınıfa ve kişisel gelişim konularına odaklandı. Esprili tavrı ve sıcak yaklaşımı halkın sempati kazanmasını sağladı.

Bir talk show sunucusu olarak sahip olduğu potansiyeli girişimcilik becerisiyle birleşince de yaklaşık 2,9 milyar dolarlık bir servetin sahibi olmayı başardı.

 

7) Henry Ford

Henry Ford da defalarca başarısız oldu. Ama o bu başarısızlıklardan öğrendiklerini kullandı ve bugün bile gücünü muhafaza eden başarılı bir şirket kurdu.

O, başarısızlığı; yeniden denemek, üstelik bu kez daha akıllıca bir şekilde işe başlamak için bir fırsat olarak gördü. Hatta bugün otomobil endüstrisindeki saltanatını ele geçirmesini sağlayan o sihirli formüle ulaşmadan önce hatırı sayılır pek çok sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Ford Motor Şirketini kurmadan önce iflasla mücadele ediyordu.

Aynı şekilde, ilk T modelinin yapılmasından çok daha önceleri de birkaç talihsiz olayla karşılaşmıştı. Bir iş adamı olarak başarısız olmasına rağmen, başarılı olmaya kararlıydı. Bu inanca olan bağlılığı, azmi ve kararlılığı sayesinde dünya genelindeki en zengin girişimcilerden biri olmayı başardı.

Mutlaka okuyun: Henry Ford’un Başarı Hikayesi

 

8) J.K. Rowling

İngiltere kraliçesinden de zengin olan birini tanıyor musunuz?

Biz tanıyoruz: J.K Rowling. Harry Potter serisinin ünlü yazarı Rowling’in sahip olduğu servet 1 milyar dolardan fazla!

Hayır, sandığınız gibi değil, o da ağzında bir gümüş kaşıkla doğmamıştı. Hatta hayatının ilk yıllarında sizden daha iyi durumda olduğu söylenemezdi bile. Aslına bakarsanız, Edinburgh’daki evinde farelerle bir arada yaşadığı bir zaman dilimi dahi var! Anlayacağınız iki yakasını bir araya getirip ayın sonunu görmeye bakan, hayat mücadelesine dalmış bekar bir anneydi o. Son derece sefil bir hayatı olduğunu söylesek abartmış olmayız.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi işsiz de kalınca ilk kitabını yazmaya başlamış, bebeği ve daktilosu arasında gidip geldiği bir hayat sürer olmuştu. Üstelik bunu evinin rahatlığında yapma ayrıcalığına dahi sahip değildi, işini bir kafede yapmak zorunda kalıyordu.

Bugün deliler gibi sevilen, okurların gözdesi olmuş Harry Potter serisinin dahi yayınevleri tarafından tam 12 kez geri çevrildiğini biliyor muydunuz?

Rowling kararlılığı sayesinde hiçlikten zenginliğe taşımayı başardığı bir hayata sahip oldu. Herkesin her şeye rağmen büyük bir başarı yakalayabileceğine dair harika bir örnek, değil mi?

 

9) Franklin Roosevelt

Başarısızlıktan korkuyor musunuz? Neden? Başarmanın imkansız olduğunu düşünüyor olmanız, gerçekte de böyle olduğu anlamına gelmez. Zaten denemeden de bilemezsiniz. Franklin Roosevelt de bu görüşte.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 32. başkanı olmadan önce, Teddy Roosevelt de pek çok zorlukla karşı karşıya kaldı. Zenginlik ve ayrıcalıklarla dolu bir hayata gözlerini açmış olsa da bu durum işleri kolaylaştırmaya yetmedi. Evet, saygın bir okuldan mezun olmayı başardı ve 1910’da siyaset hayatına atıldı. Ancak, 1921’in ortalarında, çocuk felci hastalığına yakalandı. Vücudu neredeyse felç oldu ve hastalıkla savaşı sırasında bacaklarını kaybetti. Bu kayıp onu derin bir depresyona itti,ancak pes etmemesi gerektiğini biliyordu.

1928 yılında, artık tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğu halde yeniden politikaya dönmeyi denedi ve 4.dönem için ABD başkanlığını elde etmek için uğraştı.

Franklin Roosevelt, hastalık yıllarında manevi bir iyileşme sürecinden de geçti. Daha önceleri kibirli ve duyarsızdı. Ancak, bu olaydan sonra, derin bir hayat felsefesine sahip, sıcakkanlı bir kişi oldu. Bedensel eksikliğinin onu daha da güçsüz bir hale getirmesine izin vermek yerine, iyi bir insan olmaya çalışarak hayatına devam etmeyi tercih etti.

 

10) Walt Disney

Bazen bir şeylerin istediğin gibi gitmediğini hissedersin. Gerçeklerden kaçman imkansızdır. Bütün evren sana karşı gibidir. Hayatın tam bir karmaşa olmuştur ve tek isteğin daha başarılı olmaktır. Walt Disney de aynı yollardan geçmişti. Hayat onun için de hiç kolay değildi.

O da pek çok kez başarısız oldu, hayal kırıklıkları yaşadı, ancak pes etmeyi aklından bile geçirmedi. Walt Disney’in eşi benzeri olmayan bir hayal gücü olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki, gazete editörü olarak çalıştığı işten kovulduğunu biliyor muydunuz? Üstelik hayal gücüne sahip olmadığı, özgün fikirlere ulaşamadığı gerekçesiyle! Tek hüsranı bu değildi üstelik, bir iş kurmaya çalışmış, ancak başarıya ulaşamadan iflasla karşı karşıya kalmıştı. O kelimenin tam anlamıyla meteliksizdi. Hayal ve arzuları dışında sahip olduğu bir şey kalmamıştı.

Yine de yorulmak nedir bilmedi ve başarıya ulaşana kadar yeni fikirler denemeye devam etti; sonunda da turnayı gözünden vurmayı başardı.22 Akademi Ödülünü kazandı ve 1955’te Kaliforniya’da ilk Disneyland’ı kurdu. Bugün, Walt Disney Şirketi, filmlerden, tema parklarından ve tüm dünyaya yayılmış ticari ürünlerinden yılda milyarlarca dolar kazanıyor.

Mutlaka okuyun: Walt Disney Kimdir? Hayatı ve Başarı Öyküsü

 

 

Hayatta Her Şey Mümkün

Umarız bu ünlü isimler sizi daha çok çaba göstermek ve daha fazlasını istemek konusunda yüreklendirmiştir. Unutmayın, başarısızlıklara veya olumsuz koşullara rağmen başarıya ulaşmak imkansız değil. Anlayacağınız, biraz azimle hayatta her şey mümkün!

Hayattan ne bekliyorsunuz? Şuan için bu hedefe ulaşmanız neredeyse imkansız gibi gözüküyor olabilir, ama yalnız olmadığınızı aklınızdan çıkarmayın. Başarısının zirvesindeki kişiler dahi bulundukları konuma ulaşmadan önce farklı pek çok soruna mücadele etmek zorunda kaldılar.

Başarısızlıkların üstesinden gelmenin çocuk oyuncağı olmadığını biliyoruz. Yine de, bu zor savaştan alnının akıyla çıkmayı başarmış kişiler yok değil. Bu nedenle karamsarlığa kapılmadan evvel tekrar düşünmenizde fayda var.

Hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin!

 

İlginizi çekebilir

Başarı Hikayeleri
Kişisel Gelişim
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!
Sadece 495 TL'ye Website Sahibi Olun!
30 bin TL Yatırımla Ayda 4.000 TL Kazanın!
İş Kurmak İsteyenlere Özel İş Fikirleri
Yapılacak en karlı işler
Nasıl zengin olunur?
İnternetten para kazanma yolları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑

Send this to a friend

DMCA.com

Gizlilik Politikası