Zaman Yönetimi ve Üretkenliği Artırma Teknikleri

PARAM OLSA ŞURAYA YATIRIRDIM DİYE DÜŞÜNME!

100.000 TL SANAL PARA İLE NELER YAPABİLECEĞİNİ HEMEN GÖR!

(Ücretsiz VİOP Deneme Hesabı Açmak için Tıklayın!)

Çoğumuz için zaman yönetimi ve verimlilik gündelik bir sorun haline gelmiş durumda. Bu, kimi günler görmezden gelebileceğiniz bir sorun… Ama eninde sonunda bir çözüm bulmak zorundasınız, zira bugünün işini yarına, ertesi güne, ondan sonraki güne derken programınızdan haftalarca geri kalmanız işten bile değil.

Bu ne işletmeniz için ne de sağlığınız için iyi bir şey değil tabii, yapılması gereken şeyleri erteledikçe daha da stres olacaksınız sonuçta. Bu gün size bu sorunu çözmeniz için 101 yeni adımla geldik! Umarız bu yazının sonunda zaman yönetimi ve verimlilik konusunda kendinize bir şeyler katmış olursunuz ve kendinize ayıracak daha çok zaman kalır.

  1. Doğru nefes alın

Yazımıza sunucu Tom Evans dan ilginç bir alıntıyla başlayalım. Bir kaplumbağanın yaşam ömrü 120 ile 140 yıl arasında değişir. Bir filse ortalama 80, en olmadı 90 yıl yaşar. Her ne kadar insanların yaşam ömrü giderek uzasa da eskiden 50-60 yıl arasındaydı.

Elbette bu hayvanların ortalama yaşam ömrünü etkileyen birçok faktör var, ancak Evans birine parmak basıyor: ‘Bir kaplumbağa dakikada 4 defa nefes alıp verirken fillerde bu sayı sekize çıkar. Biz insanlarsa dakikada 12 ila 15 defa nefes alıp veriyoruz.’

Buna değinerek, Evans eğer daha fazla zaman kazanmak istiyorsanız daha yavaş nefes almaya alışmanız gerektiğini söylüyor. ‘Başlangıç olarak diyaframınızı kullanmayı ve karın nefesi almayı öğrenebilirsiniz. Aslında bebekler böyle yapar ama büyüdükçe bu alışkanlığı kaybederiz.’

“Elbette bunu her an yapmak zorunda değilsiniz… Güne başlarken yedi ya da dokuz defa yavaş ve derin nefes almak gününüzü sakinleştirecektir. Bu tekniği bir işe başlarken ya da stres yaptığınızda da deneyebilirsiniz. Örneğin geç kalıyorsanız bu teknik çok işinize yarayacaktır. Daha yavaş nefes alarak zamanı genişlettiğinizi hissedeceksiniz.”

  1. Eyleme geçmeden önce tekrar düşünün

Babam bana hep “Bir şeyi yapmadan önce ikinci defa bir düşün.” derdi. Bu aslında oldukça yaygın bir öğüt, özellikle yapıyla veya marangozlukla alakalı bir iş yapıyorsanız.

Yaptığınız işi mutlaka kontrol edin ki geri dönüp hatalarınızı düzeltmekle vakit kaybetmeyesiniz.

  1. Televizyonu kapatın

Geçtiğimiz aylarda yapılan bir araştırma hayatımızın sekiz ila on yılını televizyon izleyerek geçirdiğimizi ortaya koydu – üstelik sekiz ayını da izlediklerimizi tartışarak geçiriyormuşuz! Bu kadar çok televizyon izlemek yerine bu zamanı daha verimli, size daha çok katkısı olacak işlere ayırın.” Televizyon İzlemeyi Bırakmanın Yolları ” başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

  1. Büyük işleri ilk sıraya koyun

‘Mark Twain’in dediği gibi: “Eğer her güne sabahları canlı bir kurbağa yiyerek başlasaydınız bütün günü başınıza gelebilecek en kötü şeyin geldiğini ve daha kötü hiçbir şey olamayacağının memnuniyetiyle geçirirsiniz.”

Elbette burada kurbağadan kastımız yapmanız gereken en büyük en önemli şey. Erteleme ihtimaliniz olan şeyleri baştan hallederek verimliliğinizi kaybetme riskini ortadan kaldırın.

  1. Enerjinize göre plan yapın

Büyük işleri daha önce halletmekten bahsetmişken… Bunları günün en enerjik olduğunuz ve konsantrasyonunuzun en yüksek olduğu saatlerde yapın. Araştırmalar bunun genelde uyandıktan 2.5 saat sonrasına denk geldiğini gösteriyor. Enerjinize göre şekillenen bir plan yaparak bir rutin yaratıp elinizden geldiğinizce üretken olduğunuza emin olun. Takviminizi de kullanarak neyi ne zaman yapacağınızı belirleyin.

  1. Daha erken kalkın

Daha fazla zamanınız olsun istiyorsanız daha erken kalkmaya alışın. Bu sayede o kitabı okumaya da, spor yapmaya da, bekleyen maillerinizi cevaplamaya da gününüzü planlamaya da yetecek kadar zaman yaratabilirsiniz.

  1. Zamanınızı nasıl geçirdiğinizi bir kenara not alın

Bir zaman günlüğü tutmak zamanınızı nasıl geçirdiğinizi görmek için yapabileceğiniz en basit şey. Bir ya da iki ay boyunca o gün zamanınızı nasıl harcadığınızı not alın ve nelere gereğinden fazla zaman ayırdığınızı ve nasıl üretkenliğinizi arttırabileceğinizi görün.

  1. Beklerken geçirdiğiniz zamanı değerlendirin

Diyelim ki doktor randevunuz var. Yanınızda yapacak bir şeyler götürün. Bu bir kitap okumak da olabilir, maillerinizi cevaplamak da olabilir, not almak da olabilir… Yeter ki o zaman boşa geçmesin.

  1. Aklınızda tutmayın, liste yapın

Her şeyi aklınızda tutmaya çalışmayın. Bir kenara yapılacaklar listesi yapın ki zihniniz temizlensin, kendinizi her şey üst üste geliyormuş gibi hissetmeyin.

  1. İkiye katlayın

Örneğin yemek yapıyorsanız normalde yapacağınızın iki katı kadar pişirip yarısını buzluğa atın. Böylece ertesi akşam yeniden kesme pişirme ve tencere yıkama angaryalarıyla uğraşmamış olursunuz.

  1. Zamanınızı dikkatinizi ve enerjinizi harcayan alışkanlıklarınızdan vazgeçin

Zaman kazanmanın en verimli yollarından birisi zaman kaybı olan alışkanlıklarınızı bırakmaktır. Üretken olmayan alışkanlıklarınızı belirleyin ve gelecekte onlara zaman ayırmamaya özen gösterin.

  1. Kararsız kalmayın

Karar vermeye çalışırken “şöyle mi yapsam böyle mi” diyerek geçirdiğiniz zamanı daha verimli aktivitelere ayırabilirsiniz. Bir karara varın, kararınızı kabullenin ve yolunuza devam edin.

  1. Realist olun

Hepimiz yapılacaklar listesinde bir şeylerin üzerini çizmenin ne kadar zevkli olduğunu biliriz. Ama bir yandan yapmayacağınız şeylerin de üzerini çizmek zorundasınız. Realist olun, gerçekten zaman ayırmayacağınız ve yapmayacağınız şeyleri listeye yazmaktan vazgeçin. Bu sayede yapılacaklar listeniz kontrolden çıkmamış olur, siz de neye zaman ayırmanız gerektiğini daha iyi bilirsiniz.

  1. Titiz değil temiz olun

Hepimiz evimizin ve ofisimizin temiz ve düzenli olmasını isteriz. Ama temiz bir evle “bal dök yala” arasında da bir fark var sonuçta. Temizliğe saatler ayırmak yerine yeteri kadarıyla idare ederek hem zaman hem de enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Örneğin küveti her hafta fırçalamak yerine her kullandıktan sonra şöyle bir su tutun.

  1. Ev işleri için bir gün ayırın

Temizlik, çamaşır ve bulaşık yıkama, mutfak alışverişi yapma gibi ev işleri için bir gün kararlaştırın. Bu sayede diğer günlerde daha önemli işlerinizle uğraşırken kafanız bunlara takılı kalmaz, konsantrasyonunuz bozulmaz.

  1. Planlamanızı gruplar halinde yapın

Hazır ev işlerini bir araya toplamışken aynısını ofis için de yapmaya ne dersiniz? Benzer görevleri bir araya getirerek her günü bir işe ayırın. Örneğin pazartesiyi raporları yazmaya ayırıp bütün toplantılarınızı salıya programlamak gibi.

  1. Aynı yere ikinci kere gitmeyin

Bir müşterinizle buluşmak için şehrin öbür ucuna gitmeniz gerekiyorsa o zaman hazır o yolu gitmişken o çevrede yapılacak şeyleri de halledin. Böylece bütün günü ulaşımda harcamamış olur, tek taşla iki kuş vurabilirsiniz.

  1. Klavyedeki kısa yolları öğrenin

18-24 yaş arası çevrimiçi kullanıcılar bir ay içinde ortalama 1979 dakikalarını internette geçiriyorlar. Bunu göz önünde bulundurarak klavye kısa yollarını ve bilgisayarınızdaki kısa yolları öğrenerek internette harcadığınız zamandan tasarruf edebilir ve bu zamanı daha verimli işlerde harcayabilirsiniz. Office, Yahoo ve Google kısa yollarına internetten kısa bir araştırmayla ulaşabilirsiniz.

  1. Maillerinizi kısaltın

Maillerinizi mümkün olduğu kadar kısa ve öz tutmaya özen gösterin. Lafı dolandırmak yerine direkt söylemek istediğinizi söyleyin. Ben günlük hayatımda mailleri 5 cümleden kısa tutmaya çalışıyorum.

  1. Yardım alın

Her şeyi kendiniz yapmak yerine bazı işleri yapması için birilerini tutun veya başka kaynaklardan yardım alın, örneğin eve temizlikçi çağırabilir veya köpeğinizi gezdirmesi için üniversite öğrencilerine para verebilirsiniz. Bu sayede daha önemli sorumluluklarınız için daha çok zamanınız kalacaktır.

  1. Sürekli yaptığınız işler için yazılımlardan yardım alın

Düzenli olarak zaman ayırmanız gereken kimi işleri yazılımlardan yardım alarak otomasyon bir sisteme bağlayabilir, böylece zamandan tasarruf edebilirsiniz. Bunun en güzel örnekleriyle bankalara faturaları ödeme talimatı vermek veya toplantılarınızı sizin yerinize planlayan aplikasyonlar kullanmak.

  1. Daha az şeyle meşgul olun.

Ne düşündüğünüz biliyorum, “Herhalde yani!” diyorsunuz içinizden. Ama muhtemelen yine de zamanınızı birçok şey arasında paylaştırmaya çalışıyorsunuz.

Bir günde yaptığınız tüm aktiviteleri görmezden geçirin ve hangilerinin hedeflerinize giden yolda size yardımcı olmadığını görün. Aynı zamanda artık programınızda yer bulamadığınız, sağa sola sıkıştırmaya çalıştığınız şeyleri de elimine edin.

  1. Bir günde 4 saat çalışın

Yapılan araştırmalar bir günün sadece 4 saatinde üretken olduğumuzu ortaya koydu. Bu demek değil ki günün kalanında yatın, boş boş duvarları izleyin… bu şu anlama geliyor: yapmanız gereken en önemli şeyleri en verimli olduğunuz o dört saatte yapmalısınız. Günün kalanını molalar vererek, Pratik yaparak, o kadar da önemli olmayan işlerinizi hallederek geçirin.

  1. Aynı anda birden fazla şey yapmaktan vazgeçin

Aynı anda birden fazla şey yapmak akıllıca bir teknik değil ne yazık ki. Aslında, aynı anda birden çok şeyi halletmeye çalıştığımızda her bir görev daha fazla zaman alır çünkü arada geçişler yaparken konsantrasyonumuzu kaybederiz. Bunun yerine o an ne yapıyorsanız ona odaklanmak daha mantıklı. Beyninizi biraz yavaşlamaya zorlayın.

  1. Kendinizi zorlamayın

Cumartesi sabahınızı Aşk-ı Memnu izleyerek geçirmişseniz nolmuş yani? Kendinizi suçlayarak zaman kaybetmeyi bırakın. Hepimizin hiçbir şey yapmadan zaman öldüreceği molalara ihtiyacı var. Bunu bir alışkanlığa dönüştürmeyin yeter. Sonraki adımlarda üretkenliğinizi arttırmak için çeşitli metotlardan bahsedeceğim.

 

Üretkenlik demişken…

  1. Pomodro tekniği

Pomodro tekniği konsantrasyonunuzu çok uzun süreler boyunca koruyamayacağınız varsayımına dayanıyor. Bu teknikte bir çalar saat edinip her 25 dakikalık çalışmadan sonra 5 dakikalık kısa aralar veriyorsunuz. ” Pomodoro Tekniği Nedir ” konulu yazımızı okuyarak daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

  1. Seinfeld’ın “Zinciri Kırma!” metodu

Jerry Seinfeld üretken kalmak için bir duvar takviminden ve kırmızı kalemden yardım alıyor: her akşam günü verimli geçtiyse takvime kırmızı bir kalemle bir işaret koyduğunu söylüyor.

“bir süre sonra bir zincir oluşacak. Eğer istikrarlı bir şekilde devam ederseniz o zincir yavaş yavaş daha da uzun hale gelecek. Bir süre sonra zincirin ne kadar uzun olduğunu görmek hoşunuza gidecek, özellikle stres altında hissettiğinizde. Yapmanız gereken tek şey zinciri kırmamak.”

  1. David Allen’ın “İki Dakika” Kuralı

Kişisel gelişim yazarı David Allen’a göre eğer yapmanız gereken bir iş iki dakikadan kısa sürecekse onu ertelemeyin, şimdi yapın ki aradan çekilsin ve daha önemli şeylere zaman kalsın.

  1. Gününüzü Elon Musk’ın da yaptığı gibi 5 dakikalık parçalara bölün

Elon musk nasıl hem Tesla’yı hem de SpaceX’I yönetecek zaman bulabiliyor. Bütün gününü beş dakikalık aralara bölüyor: yemek aralarını bile! Bu sayede verimliliğini kaybetmiyor, her zaman nerede olması gerektiğini bilerek zaman kaybını minimuma indiriyor.

  1. Jay Shirley’nin “Yapmak zorundasın/Yapmalısın/Yapmak istiyorsun” metodu

Yapmak zorundasın/Yapmalısın/Yapmak istiyorsun metodu Jay Shirley’nin günlük hayatında uyguladığı basit bir egzersiz. Her yeni güne başlarken kendinize üç soru sorun: “Kariyeriniz için bugün ne yapmak zorundasınız?”, “Daha iyi bir gelecek inşa etmek için ne yapmalısınız?” ve “Hayatın tadını çıkarmak için bugün ne yapmak istiyorsunuz?”.

Bu sayede gününüzü bu üç etmene göre planlayabilir, üretken ve verimli kalırken aynı zamanda hayattan aldığınız tatmini de arttırabilirsiniz.

  1. Eisenhower matrisi

Bu strateji Dwight Eisenhower tarafından geliştirildi. James Clear’ın açıklamasına göre “Eisenhower’ın organizasyon yapma ve harekete geçme stratejisi oldukça basit. Aşağıdaki karar matrisini kullanarak yapmanız gereken şeyleri 4 ana gruba böleceksiniz.

  1. Acil ve önemli (hemen yapmanız gereken görevler)
  2. Önemli ama acil değil (sonra yapmak için zaman ayırmanız gereken görevler)
  3. Acil ama önemli değil (bir başkasından yardım isteyeceğiniz görevler)
  4. Ne acil ne de önemli (elimine edeceğiniz görevler)

Bu Matris hem büyük ölçekli (bu hafta ne yapmalıyım?) hem de küçük ölçekli (bugün ne yapmalıyım?) planları için kullanılabilir.

  1. Uçuş günleri

Brian Tarcy geçmiş günlerde yayımlanan yazısında: “Birkaç yıl önce Amerika’nın batısında bölgesel bir havayolu şirketi olan Hughes AirWest bir danışmanlık şirketiyle anlaşarak birinci sınıfta ve ekonomi sınıfında uçmakla bir ofiste çalışmanın verimliliğini karşılaştırmalarını istedi” diyor.

“Oldukça ilginç bir sonuca ulaştılar. İnsanların uçuş sırasında yaptıkları bir saatlik iş dikkatlerini dağıtacak etmenlerle bölünmediği için ofiste yaptıkları üç saatlik iş kadar verimli oluyor. Burada önemli olan kısımsa uçuşlarda dikkat dağıtacak etmenlerin bulunmadığı gerçeği. Eğer işinizi havalimanından ayrılmadan önceden planlayabilir ve organize edebilirseniz uçuşunuz sırasında devasa miktarlarda iş halledebilirsiniz.”

Tabii bu metodu günlük hayatınıza da uyarlayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken planlarınızı tamamlayıp organize olduktan sonra dünyayla iletişiminizi keserek kompakt çalışmak.

  1. Vücudunuzu dinleyin

Psikofizyolojist Peretz Lavie’nin tekniğine göre vücudunuzun doğal bir ritmi var: bedeniniz aslında 90-120 dakikalık periyotlarla çalışıyor. Teori oldukça karmaşık ama ana fikir basit: enerjiniz yüksekken çalışın ama yorgun hissettiğinizde kendinizi zorlamanın hiçbir anlamı yok.

  1. Büyük taşları küçük taşlardan önce koyun.

Hepiniz kavanozu kumla ve küçük taşlarla doldurduğunda büyük taşlara yer kalmadığını fark ede çocuğun hikayesini duymuşsunuzdur. Kişisel gelişim uzmanı Stephen R. Covey de aynı prensibe dayanarak öncelikli olan işleri büyük taşlar olarak görmeniz gerektiğini, asıl zaman alan şeylerin onlar olduğunu söylüyor. Ancak önce büyük taşlarla başladıktan sonra küçük taşları ve kumu eklediğinizde kavanozu tamamen doldurabilirsiniz. Bu da zamanınızı yapmanız gereken şeylerin önceliğine göre bölmenizin ne kadar önemli olduğunu ifade etmenin bir diğer yolu.

  1. Toplantısız geçen bir gününüz olsun

Facebook ve Asana gibi büyük şirketlerde Çarşamba günleri toplantı yapılmaz. Başka büyük şirketler de aynı prensibi uygulayarak haftanın belirli günlerinde toplantı yapmama kararı almıştır. Zamanınızı toplantılarda harcamak yerine tek başınıza halledebileceğiniz işlere odaklanmak verimliliğinizi arttırmakta size yardımcı olabilir. Ben bunu haftada ikiye çıkarmanın çok daha iyi olacağı kanısındayım.

  1. Yapılmayacaklar listeniz olsun

Yapılacaklar listesi yapmak yerine bu sefer yapılmayacaklar listesi yapmayı deneyin ve çoktan hallettiğiniz her şeyi bu listeye yazın. Size arkadan itecek bir güce ihtiyacınız olduğunda bu liste ihtiyacınız olan motivasyonu size verecektir.

  1. Pazar kontrolleri

Kimi girişimciler ve CEO’lar Pazar günleri takım arkadaşlarıyla iletişime geçerek her şeyin yolunda olduğundan ve pazartesiye hazır olduklarından emin olmak gibi bir yöntem uyguluyor. Eğer yalnız çalışıyorsanız her Pazar bir saatinizi pazartesi ve hatta haftanın kalanı için ihtiyacınız olan her şeye sahip olduğunuzdan emin olmaya ayırabilirsiniz. Slack veya zoom gibi uygulamalar kullanarak hem resmiyet havasını ortadan kaldırabilir hem de yol derdini elimine ederek evinizden ofis arkadaşlarınızla görüşebilirsiniz.

Bu yöntemlerin amacına ulaşmasını sağlayan şey dikkatli olmak ve yaptığınız işe odaklanmak. Sıradaki adımlarda size konsantrasyonunuzu toplamak için yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

 

Konsantrasyon hakkında…

  1. Çalışma ortamınızı düzeltin

Sizin zevklerinize hitap eden, düzenli, rahat, dikkatinizi dağıtacak etmenlerden uzak ve evet, rahat bir ortamda çalışın. Bu kimileri için sessiz bir oda olacakken kimimiz kütüphaneyi başkalarıysa ofis ortamını tercih edebilir. Önemli olan şey konsantrasyonunuzu ful potansiyele çıkarmak. Ayrıca çalışırken ihtiyacınız olacak her şeyi yanınıza aldığınızdan da emin olun. Çalışma odanızın duvarlarını boyamak veya ofis duvarınıza motivasyonunuzu arttıracak görseller asmak da işinize yarayabilir.

  1. Bildirimleri kapatın

E-posta, Facebook, Twitter, Snapchat, Whatsapp… Aklınıza her ne geliyorsa, bütün sosyal medya ve iletişim bildirimlerinizi kapatın ki işinize odaklanabilesiniz.

  1. Programınızı esnek tutun

İstediğiniz kadar uğraşın, mutlaka bir şekilde işinizi bölecek şeyler olacaktır. Önceden bunları öngörerek programınızı esnek hazırlamak zamanlama ve odaklanma açısından sorun yaşamanızı engelleyebilir.

  1. Planlarınızı sıkıştırın

Bir şeyi yapmanın aşağı yukarı bir saat alacağını tahmin ediyorsanız bunun yerine kendinize 40 dakika verin. Planlarınızı sıkıştırdığınızda hem daha hızlı çalışacak hem de daha çok odaklanacaksınız.

  1. Erteleyeceğiniz şeyler için bir liste yapın.

Bir ertelenecekler listesi yaparak önemsiz bir şeyi yapmaya üşendiğinizde o listeye ekleyin. Böylece vaktiniz olduğunda yapmanız gereken şeyler elinizin altında olur. Bunlara endüstri yayınlarını (dergileri vs) takip etmek, dosyaları düzenlemek veya rehberinizi gözden geçirmek örnek verilebilir.

  1. “Yapmayı Bırak” listeniz olsun

Zamanınızı tüketen veya verimliliğinizi düşüren kötü alışkanlıklarınızı bu listeye not alın. Onları bir bir yazın ki bu kötü alışkanlıkları bırakıp yeni ve iyi alışkanlıklar edinmek için gerçekçi planlar oluşturacak motivasyonunuz olsun.

  1. Doğru müzikler dinleyin

Kimi sesler ve müzikler insanların beyin dalgalarını etkileyerek verimliliğini arttırma, odaklanmasına yardımcı olma hatta hatta ruh durumunu değiştirme gücüne sahip. Üstelik bu yeni bir haber de değil, neredeyse yüzlerce yıldır bilinen bir teknikten bahsediyoruz. Bu tekniğin etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmış üstelik. Spotify veya Youtube gibi uygulamarda konsantrasyonunuzu ateşleyecek, beyin dalgalaınıza ilaç gibi gelecek playlistler bulabilirsiniz.

  1. [email protected]

Yeni çıkan bir aplikasyon olan [email protected] sadece dikkatinizi dağıtan etmenleri ortadan kaldırmıyor, aynı zamanda üretkenliğinizi de arttırıyor. Nasıl mı? Sizi çalışma moduna sokan, konsantrasyonunuzu toplayan, odaklanmanıza yardımcı olan müzikleri keşfedip sizi havaya sokuyor!

  1. Şifrelerinizi bir yere kaydedin

Günlük hayatta hepimiz birçok internet sitesi ve uygulama kullanıyoruz. Bu kadar fazla kullanıcı girişi gerektiren uygulama arasında elbette aklımız karışıyor ve kimileri için belirlediğimiz şifreyi unutuyoruz. Yeniden şifre almaksa tam bir zaman kaybı. Bütün bu dert tasa yerine şifreleri kaydeden uygulamalardan birini kullanmaya başlayarak bu süreci kısa devre yapabilirsiniz. Lastpass veya 1password bu uygulamalara örneklerimiz.

  1. Görüşünüzü koruyun

Floresan ışıkların kullandığı mavi dalga ışıklar ve elektronik cihazların parlak ekranları gözlerinizi yorabilir, hatta hatta erken yaşta göz problemleri yaşamanıza sebep olabilir. Bu problemlerle savaşmak için küçük adımlar atabilirsiniz: örneğin daha sık göz kırpmaya çalışabilir veya uyku saatinizden bir süre önce elektronik aletler kullanmayı bırakabilirsiniz. Koruyucu lensler edinmek de bir diğer çözüm yolu.

  1. Dikkatle dinleyin

Burada dikkatle dinlemekten kastımız bütün dikkatinizi ve odağınızı o sırada sürdürdüğünüz konuşmaya vermeniz. Bu sayede yanlış anlaşılmalardan doğacak zamanı kotaracak ve aynı konuşmayı tekrar yapmaktan kaçınarak verimliliğinizi arttıracaksınız.

  1. İşten çıkacağınız saati bilin

Spesifik bir saat belirleyip o vakit geldiğinde çalışmayı tamamen bırakın ve ofisten çıkın. Bu sayede mavi dalga ışıklara daha çok maruz kalmamış olursunuz ve kendinizi şarj edecek zamanınız olur. Bu taktik aynı zamanda bir sonraki gün işe daha enerjik gitmenize de yardımcı olacak.

Üretken ve verimli olmanın en önemli şartlarından birisi sağlığınızın yerinde olması. Sıradaki adımlarla fiziksel sağlığınıza odaklanacak ve sadece hayatınızı değil bedeninizi de bir şekle sokacağız.

 

Sağlıklı olmak demişken…

  1. Spor yapın

Richard Branson spor yaptığı ve fit olduğu dönemlerde daha üretken olduğunu fark etmiş. Atalarımızın da dediği gibi, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Vücudunuz ne kadar sağlıklıysa beyniniz de o kadar iyi işler.

Peki, Richard Branson gibi insanlar spor yapacak zamanı nereden buluyorlar? Cevap çok basit: her sabah beşte kalkarak.

  1. Sağlıklı beslenin

Rieva Lesonsky beslenmenin önemine dair olarak şunu söylüyor: “Doğru yiyeceklerle beslenerek enerjinizi yüksek tutun ve bedeninizi besleyin. Şekerden, basit karbonhidratlardan (burada kastedilen makarna ve ekmek) ve abur cuburlardan kaçının. Bu tarz yiyecekler size geçici olarak yüksek enerjiler verse de sonrasında bir anda enerjiniz düşecek ve kendinizi eskisinden daha da yorgun hissedeceksiniz.

  1. Kafeini bilinçli kullanın ve bol su için

“Kafeini bilinçli kullanmak oldukça önemli. Bir bardak kahvenin etkisini aşağı yukarı 20 dakika sonra hissetmeye başlıyorsunuz dolayısıyla ne zaman enerjiye ihtiyacınız olacağını bilin ve 20 dakika öncesinde kahve için. Emin olun performansınız artacak.” Diye ekliyor Lesonsky.

“Ayrıca lütfen bol su için. Genellikle kendinizi yorgun veya aç hissettiğinizde tek ihtiyacınız olan şey büyük bir bardak sudur. Bol su için ki geride kalmayın.”

  1. 7 ila 9 saat arasında uyumaya özen gösterin

Evet, gençken az uykuyla günü oldukça kolay geçiriyordunuz, biliyorum ama zaman geçiyor ve ne yazık ki gittikçe gençleşmiyor aksine yaşlanıyoruz. Unutmayın ki her gece 7 ila 9 saat arası kaliteli uyku dikkatinizi, hem konsantrasyonunuzu, yaratıcılığınızı, karar verme yeteneğinizi ve en önemlisi sağlığınızı geliştirir. Aynı zamanda daha az aksi bir insan olursunuz ve hayatınızdaki stres azalır. J

  1. O son tabağı yemeyin

Uyumadan önce bir şeyler yemek kaliteli uyumanızı engeller. Üzgünüz ama böyle. Bir şeyler yemek istiyorsanız bunu uyumadan birkaç saat önce yaptığınızdan emin olun.

  1. Durun ve limonları koklayın. (evet, cidden)

Rodale’in Organik Hayatı’ndan aynen aktarıyorum:

“Ohio devlet üniversitesinde yapılan araştırmaya göre limon koklamak insanların modunu iyileştirdiği gibi hormonlarını da düzenleyerek karar alma yetinizi ve motivasyonunuzu geliştiriyor. Yapılan başka bir araştırmaysa okullarında limon aromalı temizleyiciler kullanan öğrencilerin daha derli toplu olduklarını gösteriyor. Japonya’da yapılan bir diğer araştırmaysa Limon kokusunun klavyede yazı yazarken yanlış harfe basmayı yüzde elli dört azalttığını ortaya koydu: çalışanlar daha az hata yapıyordu.”

  1. Meditasyon yapın

En basit meditasyon tekniği nefesinize odaklanmaktır. Gerçekten meditasyon yapmaksa kendinizi çevrenizdeki her şeyden soyutlayıp sadece düşüncelerinizle baş başa kalmanızdır. ” Meditasyon Nasıl Yapılır? ” başlıklı yazımızı okuyarak daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

  1. Vücudunuza hazırım deyin

Murray Newland’a göre bir güç pozu belirlemek ve güne bununla başlamak vücudunuza harekete geçme mesajı veriyor.

Üretkenlik kafada başlayıp biten bir şeydir. Beyninize “ipler elimde, güne başlıyorum” mesajı verin ve gerçekten de üretken bir gün geçirin. Güç pozları vücudunuza testosteron salgılaması yönünde bir sinyal verebilir, testosteronsa vücudunuzdaki hakimiyet hissinden sorumlu hormondur. Her sabaha 2 dakikalık bir güç pozuyla başlamak kendinize güveninizi arttırırken stresinizi azaltır ve risk toleransınızı da destekler.

Güç pozları hakkında daha çok bilgi edinmek için konuyla alakalı kitaplar ve internet siteleri kullanabilirsiniz.

  1. Biraz kestirin.

Çok yorulduğunuzda ve vücudunuzu sürüklüyormuş gibi hissetmeye başladığınızda kısa bir mola verin ve birazcık kestirin. Mümkünse bunun için öğleden sonrasını tercih edin. Kısa uyku molaları sadece pilinizi şarj etmez, kestirmek hafızanızı, dikkatinizi güçlendirdiği gibi yaratıcılığını da arttırır.

  1. Ne çok sıcak, ne çok soğuk olsun

Üretkenliğiniz üşüdüğünüzde ve sıcakladığınızda da düşer. ne kadar çok titrediğinizi veya terlediğinize odaklandığınızda önünüzdeki işe konsantre olamazsınız. Oda sıcaklığını 21-22 derece civarlarında tutarak en azından bu yönde bir adım atmış olursunuz. Mevsime uygun giyinmek de dikkat edilmesi gereken bir nokta tabii.

  1. Güneş ışığını içinize çekin

Doğal ışık enerji seviyenizi arttırdığı gibi odaklanmanıza da yardımcı olur, stresinizi azaltır ve en önemlisi daha iyi uyumanıza yardımcı olur. D vitamininden bahsetmiyoruz bile!

  1. Gülümseyin!

Üretken bir hayata olan yolculukta gülümsemek düşündüğünüzden çok daha önemli bir paya sahip. Gülümsediğinizde bağışıklık sisteminizi tetikler, daha mutlu hissedersiniz. Stres yönetimi yapmak daha kolay olur ve küçük parçalardansa büyük resme odaklanmanıza yardımcı olur.

  1. Köpeğinizi işe getirin.

İş arkadaşlarınız korkmuyorsa tabii. Araştırmalar küçük dostlarımızla beraberken daha rahat, güvenilir ve uyumlu insanlara dönüştüğümüzü gösterdi.  Dahası, mola verdiğinizde en yakın arkadaşınızla oynamak stresinizi de azaltabilir. Tabii bu adım evde çalışanlar için daha kolay… ama eğer ofisinize köpeğinizi getiremiyorsanız da fotoğrafını getirebilirsiniz! Küçük dostlarınızın fotoğraflarını görmek de benzer bir etki yaratacaktır.

  1. Toplantılarınızı yürüyerek yapın.

Bazı toplantıları yapmaktan kaçamıyoruz ne yazık ki. Ama eğer toplantı ekibi küçükse bunu oturarak yapmak yerine (zaten bütün gün başka hiçbir şey yapmıyoruz) yürüyerek, ya da en azından ayakta durarak yapmaya ne dersiniz? Hem sağlığınız için de daha yararlı. Aynı zamanda dikkatinizi toplamak kolaylaşacak, zaman kazanacaksınız ve işbirliği duygunuz pekişecek.

Bedensel olarak fit olduğunuz kadar zihinsel olarak da fit olmalısınız. Sıradaki adımlar zihinsel olarak üretkenliğinizi arttıracak…

 

Zihinsel üretkenlik hakkında…

  1. Bir planınız olsun

Diyelim ki hayalinizdeki evi inşa ediyorsunuz. Tabii bunu yapmak için bir mimar tutarsınız. Bu sayede her şeyin gereğince yapıldığından ve gereken her şeyin alındığından emin olursunuz, inşaat da zamanında biter.

Aynısını günlük hayatınıza da uyarlayın. Günlük, kısa dönemli ve uzun dönemli hedefleriniz olsun.

  1. Beş dakika ayırın.

Ama mola vermeye değil. Burada beş dakika ayırın derken çalışmaya başlamadan önce beş dakika ayırmanız gerektiğinden bahsediyoruz. Çalışmaya başlamadan önce beş dakika neye ulaşmak istediğinizi düşünmek, işlemi kolaylaştıracağı gibi başarı hissini de arttıracak.

İşiniz bittiğinde hedeflediğiniz sonuca ulaşıp ulaşmadığınızı düşünün. Eğer cevap hayırsa neyin eksik kaldığını bulun ve bir dahaki sefere neyi farklı yapabileceğinize odaklanın.

  1. Gelişeceğinize inanın

Stanford’da psikologluk yapan Carol Dweck’in keşfine göre zihnen gelişime açık olan bireyler en basit yeteneklerin bile zamanla çok çalışarak ve kendini adayarak geliştirilebileceğine inanıyorlar. Zekâ ve yetenekler sadece işin başlangıcı. Bu sayede öğrenmeye daha açık oluyorlar, alçakgönüllülükleri ve bilgiye açlıkları başarılarındaki ana etmenler oluyor.

  1. Adım adım ilerleyin

David Allen’ın tekniği zaman yönetiminizi geliştirmeyi amaçlıyor. Bu tekniği uygulamak içinse şu adımları takip etmelisiniz:

– Gelen kutunuzu boşaltın, sonuçlanmamış işleri bitirin ve ortalığı toplayın.

– Şimdi gelecek planlarınıza bakın, projelerinizi, yapılacaklar listelerini kontrol edin ve gereksiz olanları eleyin.

– Son olarak yaratıcı olun. Ertelediğiniz projeleri yapıp kurtulmak için yaratıcı çözümler bulun.

  1. Bir mutluluk günlüğü tutun

Her gece uyumadan önce son 24 saat içinde olmuş olan ve sizi çok mutlu eden üç şeyi mutluluk günlüğünüze not alın. Nelere minnettar olduğunuzu hatırlamak zihninizi dengeler. Aynı zamanda rahatlayarak kendinizi imkân ve ihtimallere daha açık hale getirir, dünyaya daha geniş bir perspektiften bakmaya başlarsınız.

Bunu yapmanın bir diğer yolu son 24 saatte olmuş bir pozitif deneyimi seçip en az 4 detay kullanarak bu deneyimi anlatmak olacaktır. Bu da bir önceki adımla aynı etkiyi yaratır, zira durup olan güzel şeyler hakkında düşünmek beyninizin bu olayları anlamlı olaylar olarak etiketlemesini sağlar ki bu da mutlu hatıraların hatırlanmasını kolaylaştırır.

  1. Küçük zaferler kazanın

Genelde en zor görevden başlayıp kolaya doğru ilerlesek de bazen önceliği hemen halledebileceğiniz şeylere vererek hızlı zaferlerle kendinizi tatmin edebilirsiniz. Örneğin uyanır uyanmaz yatağınızı yapmak gibi. Güne bir şeylere ulaşarak başlamak günün kalanı için momentum yaratır ve başarı hissini pekiştirir.

  1. Nasıl hayır diyeceğinizi öğrenin

Kariyerinizin başındayken yeni sorumlulukları Kabul etmek oldukça yaygın bir davranış tabii. Ama bir noktadan sonra böyle devam edemezsiniz, yeni yaklaşımlar benimsemeniz gerekir. Kişisel gelişim yazarları James Altucher ve Claudia Azula Altucher de bu konuya parmak basarak nasıl daha etkili hayır diyebileceğiniz üzerine bir kitap yazmışlar… İlgilenenlere öneririz!

  1. Yolunuzu bulun

Akışta olmak, o an yaptığınız şeye tamamen odaklandığınız ve anı yaşadığınız zamanları anlatmak için kullanılıyor. Bu aşamaya ulaşıp akışta olabilmek için sizi zorlayan ama aynı zamanda yeteneklerinize de denk olan projeler üzerine çalışmalısınız.

  1. Kısa molalar verin

Çalışırken kısa molalar vermenin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Eğer bütün gün boyunca çalışır ve hiç mola vermezseniz sadece kendinizi tüketirsiniz ve ne yazık ki yaptığınız şeyin yarardan çok zararı olur. Bir süre sonra dikkatiniz azalacak, hata yapma ihtimaliniz artacak ve verimliliğiniz düşecektir. Bu tarz küçük molaları günlük hayatınıza uyarlamanın en güzel yolu onları gün içerisine yaymaktır. Bu sayede bütün gün zinde kalabilir ve verimli çalışabilirsiniz.

  1. Bağlantıyı kesin

Bazen her şeyin fişini çekip her şeyle bağlantıyı koparmanız gerekir ki şarj olup yeni güne taze başlayabilesiniz. Örneğin cumartesi akşamları telefonunuzu kapatın ve birkaç saati sadece kendinize ayırın. Hiçbir aramayı cevaplamadan, mesajlara cevap yazmadan, maillerinize geri dönmeden birkaç saat geçirmenin keyfini çıkarın.

  1. Prova yapın

Eve dönüşünüzün provalarını yapın örneğin. Yol üzerine hangi restaurantlar var? bu akşam salata mı yemelisiniz yoksa McDonalds’a mı gideceksiniz? Bu tercihleri önceden belirleyerek anlık isteklere kapılmadan sağlıklı bir hayat sürmeyi garanti edebilirsiniz.

  1. Kendinizle pazarlık yapın

“Eğer bir şeyi yapmak istemiyorsanız kendinizle pazarlık yapıp en azından o işin beş dakikalık kısmını halletmeye çalışın.” Diyor İnstagram’ın kurucusu Kevin Systrom. “bir kez başladıktan sonra devamı zaten gelecektir, ilk beş dakikadan sonra bir bakmışsınız işin büyük bir kısmı bitmiş.”

  1. Hayatınızı değiştirecek alışkanlıklar edinin

Alışkanlıklar üzerine çalışan Charles Duhigg bazı alışkanlıkların hayatınızı değiştirecek kadar güçlü olabileceğini söylüyor. Bunlara günlerinizi planlamak, spor yapmak veya güçlü bir iradeye sahip olmak örnek verebilir. Bu tarz alışkanlıklar edinerek hayat kalitenizi arttırmak yolunda bir adım atabilirsiniz.

  1. Kendinize nitelikli hedefler belirleyin

Hedef belirlemek yeterli değil ne yazık ki, hedefleriniz belirli niteliklere de sahip olmalı. Kendinize spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zamanla gelişecek hedefler koymalısınız. Bu sayede hedeflerinizi tanımlamak kolaylaşır ve bu gelişiminizi kontrol altında tutabilirsiniz.

  1. Süreci takip etmeyi bırakın

Psikolog Kelly McGonigal’a göre her ne kadar hedeflerimize ulaşmak konusunda inandığımız her şeye ters düşse de sürece odaklanmak bizi başarıya ulaşmaktan alıkoyabilirmiş. Bunun yerine McGonigal bize yaptığımız her şeyi hedefinize sadık kalarak atılmış bir adım olarak değerlendirmemiz gerektiğini ve düzenli olarak kendimize hedefimize neden ulaşmak istediğimizi hatırlatmamızın daha yerinde olacağını söylüyor.

  1. Kendinize gelişim hedefleri koyun

Bir gelişim hedefi asıl hedefinize ulaşmak yolunda geçmeniz gereken noktaları temsil eden hedeflerdir. Örneğin satışlarınızı yüzde yirmi beş arttırmak istiyorsanız her gün beş yeni müşteri kazanmak sizin yeni gelişim hedefiniz olabilir.

  1. Engellerin çıkabileceğini bilin.

Karşınıza çıkacak her engeli tahmin edemeseniz de bazı sorunların yaşanacağının farkında olmak daha gerçekçi hareket etmenizde size yardımcı olacaktır. Bu sayede bir b ve c planı yapabilir, karşınıza çıkan engelleri aşarak yolunuza devam edebilirsiniz.

  1. Hatalarınızı kabullenin

Hepimiz hata yaparız. Önemli olan hatalarımızdan yeni şeyler öğrenmek ve gelecekte aynı hataları tekrar yapmamaktır. Hatalarınıza takılı kalmak yerine onları kabullenin ve yolunuza devam edin.

  1. Günü mutlu bitirin

Programınızın önüne geçip yarın yapmanız gereken bir işi bugünden mi hallettiniz? Arta kalan boş zamanınızda en yakın arkadaşınızı mı aradınız? Böyle pozitif aktiviteler gününüzü mutlu bitirmenizi sağlayarak sizi ertesi güne hazırlar. Kendinizi iyi hissetmeyi bir öncelik haline getirin.

 

Organize olmak hakkında…

  1. Tüm gününüzü planlayın

Benjamin Franklin “Eğer plan yapmakta başarısız olursanız bu başarısızlığınızı planladığınız anlamına gelir” demişti. Bunu aklımızda tutarak, her sabaha günümüzü planlayarak başlamamaız gerektiğini belirtelim. Bu sayede yapılacak en önemli işlerden toplantılara ve hatta ev işlerine kadar hiçbir şeyi atlamamış olursunuz.

  1. Masanızı temiz tutun

Her ne kadar siz bunun farkında olmasanız da dağınık bir masa beyninize stress sinyalleri yollar. Her gün mesainin son birkaç dakikasını masanızı toplayıp eşyalarınızı organize etmeye ayırın ki ertesi gün ofise geri geldiğinizde sizi temiz, derli toplu bir masa bekliyor olsun.

  1. Online takvimler ve takvim uygulamaları kullanın.

Online bir takvim kullanarak bütün programınıza çeşitli cihazlardan (telefonunuz, bilgisayarınız) ulaşabilir ve toplantılarınızı/randevularınızı ayarlayabilirsiniz. Bu uygulamaları aynı zamanda hatırlatıcılar kurmak, zamanı yönetmek ve tekrarlamanız gereken görevleri planlamak için de kullanabilirsiniz.

Online bir ajanda gibi takvim uygulamaları da kullanarak günlük rutinler yaratabilir, her göreve belirli bir zaman dilimi ayırıp günlük programınıza uyduğunuzdan emin olabilirsiniz. Üstelik mola vermeyi de atlamamış olursunuz!

  1. Ajandanızı temiz tutun

Ajanda kullanmak zaman yönetimi ve üretkenlik için olmazsa olmaz bizce. Ama bir şartla: eğer ajandanız dolup taşıyorsa neyi ne zaman yapacağınızı anlamak zorlaşabilir.

Ajandanızı sadece öncelikli ve tarihi belirli şeyleri ekleyerek temiz ve düzenli tutun. Dakikalık aktivitelerle, zamanı belirsiz görevlerle ya da artık ilginizi çekmeyen olaylarla boşuna sayfaları doldurmayın.

  1. Kullandığınız araç ve uygulamaları sınırlı tutun.

Her ne kadar zaman yönetimi ve üretkenlik konusunda kullanabileceğiniz binlerce araç ve uygulama olsa da bir onu bir bunu derken kendinizi kaybetmeyin. Aynı anda çok fazla araç ve uygulama kullanmak amacının aksine üretkenliğinizin önüne taş koyabilir. Kendizi gerçekten gerekli şeylerle sınırlandırın

  1. Ajandanızı paylaşın

Ajandanızı müşterileriniz ve iş arkadaşlarınızla paylaşın ki beş on defa mailleşmeden yaklaşan tarihlerden haberdar olsunlar ve daha üretken toplantılar düzenleyebilsinler. Ajandanızı ailenizle de paylaşabilirsiniz, bu sayede ne zaman nerede olduğunuzu bilerek aile toplantılarını size sormadan uygun tarihlere ayarlayabilirler.

  1. Gün başına en fazla üç öncelikli görev belirleyin

Upuzun bir yapılacaklar listeleri sandığınız kadar etkili olmayabilir. Bunun ana sebebi listedeki her şeyi yapmaya ne yeterli zamanınızın ne de yeterli enerjinizin olmasıdır. Bunun yerine daha kısa ve öz yapılacaklar listeleri yazarak her gün en fazla üç tane büyük göreve odaklanın ki tam verim ve ful potansiyelle çalışabilesiniz.

  1. Kendinize üç tane günlük hedef belirleyin

Bundan kastımız yapılacaklar listenize üç yeni görev eklemek değil elbette. Kendinize günün sonunda ulaşmak istediğiniz üç günlük hedef belirleyerek gelişmeyi sürerli tutun.

  1. Aklınızda tutmayın, not alın.

Tam başka bir şeyle uğraşırken aklınıza diğer projenizle ilgili önemli bir şey geldiğinde ne yaparsınız? Hemen bir kağıt kalem alın ki aklınıza gelen şeyi not alabilesiniz. Bu sayede aklınız gelen şeyleri unutma ihtimaliniz azaldığı gibi o sırada üzerinde çalıştığınız projeyi de aksatmamış olursunuz.

  1. Arada geçecek zamanları da plana dahil edin

Hiçbirimiz projeden projeye ya da toplantıdan toplantıya geçemiyoruz. Işınlanma henüz icat edilmedi sonuçta 🙁 Yeniden şarj olmak, odaklanabilmek ve gerekli yere gidebilmek için zamana ihtiyacınız var. Bu zamanı planlamak aynı zamanda geç kalmanızı ve başka bir göreve ayırdığınız zamandan süre çalmanızı da önler.

  1. Büyük projeleri küçük parçalara bölün

Büyük bir projede çalışırken yolun sonunu, tünelin ucundaki ışığı görebilmek nerdeyse imkansızdır. Bu yüzden projeleri küçük, yönetilebilir parçalara bölerek süreci daha kolay takip edebilirsiniz. Üstelik bu gözünüzün korkmasını da engelleyerek odaklanmanızı kolaylaştırır.

  1. Kendinize teslim tarihleri belirleyin

Yapmanız gereken şeyler için teslim tarihleri belirlemek sizi kontrolde tutar ve erteleme ihtimalinizi azaltır. Şahsen ben eğer bir yazıyı cumaya yetiştirmem gerekiyorsa sanki teslim tarihi perşembeymiş gibi düşünerek çalışıyorum. Bu sayede yaptığım işi gözden geçirme şansım olduğu gibi “Yetişmeyecek!” stresinden de kaçınıyorum.

  1. Görselleştirmenin gücünü kullanın

Psikoloji dergileri için yazarlık yapan AJ Adams: “zihninizde yapacağınız pratikler size hayatta gelmek istediğiniz yere olan yolculuğunuzda yardımcı olabilir, sizi başarıya hazırlayabilir.” Diyor.

Örneğin, ağırlık çalışan sporcularla yapılan çalışmalarda ağırlığı kaldırırken zihninde de kaldırdığını hayal eden sporcuların bunu yapmayanlardan neredeyse iki kat daha fazla geliştiğini ortaya koydu.

  1. Görsel hatırlatıcılar kullanın

Bu görsel hatırlatıcıları çalıştığınız yerin duvarlarına, masanıza koyarak hep gözünüzün önünde olmalarını sağlayın. Kullanabileceğiniz şeylerin arasında ilham verici tasarımlar, sevdiğiniz fotoğraflar olabilir.

  1. Bir akıl hocası edinin

Bir akıl hocası edinmek düşündüğünüzden çok daha yararlı olabilir. Sizin geçtiğiniz yollardan çoktan geçmiş olan akıl hocanız sizinle tavsiyeler paylaşıp kendi yolculuklarından örnekler verebilir, aynı zamanda kaçınmanız gereken noktalara da parmak basabilir.

  1. Yeteneklerinizi geliştirin ve yeni yetenekler edinin

Yeni yetenekler öğrenmek ve var olan yeteneklerinizi geliştirmek projelerinizi ve sorumluluklarınızı tamamlamanızda size yardımcı olabilir, hem daha hızlı hem de daha verimli çalışmanızı sağlayabilir. Bunun sebebiyse sadece bilgi setine sahip olmanız değil aynı zamanda sorunları çözerken yeni yaklaşımlar gösterebilmenizdir. Giderek uzmanlaşmak aynı zamanda özgüveninizi de ateşler.

  1. Her seferde bir adım atın

Acele etmeyin. Bu muhtemelen size verebileceğimiz en kolay ve en güçlü zaman yönetimi ve üretkenlik ipucu… büyük resme odaklanmak yerine şuan neye çalıştığınıza odaklanın, minik adımlarla hedefe doğru ilerleyin.

Örneğin bu uzun yazıyı yazmaya başladığımda 101 maddenin nasıl biteceğinden endişeliydim ama yazının tamamına odaklanmak yerine madde madde çalışmaya odaklandım.

  1. Mükemmeliyetçi olmayı bırakın

Bir şeylerin mükemmel olması için çabalamayı bırakın. Mükemmel diye bir şey yoktur. Her zaman bir eksik bulabilir, geliştirilecek yeni noktalar görebilirsiniz. Mükemmel dediğimiz şey hayal gücümüzün bir ürünüdür ve asla gerçek olmayacaktır. Elinizden gelenin en iyisini yapın ve yolunuza devam edin, devamlı arkaya bakıp ne yapsam daha iyi olurdu diye endişelenmeyi bırakın.

  1. Kendinizi ödüllendirin

Bir hedefinize ulaştığınızda veya bir kilometre taşına eriştiğinizde kendinizi ödüllendirmek hem motivasyonunuzu arttıracak hem de sizi üretken tutacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken şey kendimizi nasıl ödüllendireceğimizdir. Kendinize büyük boy bir çikolata almak yerine masaja gitmeyi tercih edin örneğin. Bu sayede şeker krizlerinden kaçındığınız gibi gerginliğinizden ve stresinizden de kurtulabilirsiniz.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!
Sadece 495 TL'ye Website Sahibi Olun!
30 bin TL Yatırımla Ayda 4.000 TL Kazanın!
İş Kurmak İsteyenlere Özel İş Fikirleri
Yapılacak en karlı işler
Nasıl zengin olunur?
İnternetten para kazanma yolları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑

DMCA.com

Gizlilik Politikası