Fakir İnsanlar Neden Kötü Kararlar Alırlar?

Evrensel temel gelir garantisi kavramı- insanlara yalnızca hayati ihtiyaçları için aylık ödemeler yapılmasını savunan bir servet dağılımı sistemi – Nisan ayı TED konferansının ayakta alkışlanan konularından biri oldu.

Hollanda asıllı bir tarihçi ve temel gelir sisteminin savunucusu olan Rutger Bregman, yazımızın sonunda tam halini izleyebileceğiniz TED konuşmasında şu sorunun cevabını aradı: Fakir insanlar neden durmaksızın kötü kararlar alırlar?

Bergman’a göre yoksul insanlar, sağlıklı beslenme, para tasarrufu yapma veya temel ihtiyaçlarını karşılama konularında dezavantajlı olduklarından uyuşturucu kullanma, kurmar oynama vb. kötü alışkanlıklara yönelme ihtimalleri çok daha yüksek oluyor. Yani, sağlıklı kararlar almanız aslında direkt olarak sağlıklı koşullarda bir yaşam sürmenize bağlıdır.

Bregman, temel gelir sistemi oluşturmanın bu ihtiyaçları karşılamada kullanabileceğimiz en hızlı ve en kolay yol olacağını da öne sürüyor.

Peki, temel gelir garantisi adı verilen bu sistem nasıl işliyor?

Bregman’a göre temel gelir garantisi temel ihtiyaçlarınızı ödemeye yetecek aylık hibeyi ifade ediyor: Yoksul kesimin yiyecek, barınma ve eğitim ihtiyaçlarını karşılıyorsunuz. Üstelik bu ödemeyi almanın hiçbir ön koşulu yok, yani size bu parayı neden dağıttığınız sorulmadığı gibi, ihtiyaç sahibi biri olarak aldığınız bu para ile ne yapacağınıza da karışılmıyor. Anlayacağınız, “Temel gelir bir lütuf değil, bir haktır”. Çünkü  “Yoksulluk, karakter eksikliğinin değil, nakit yoksunluğunun işaretidir”.

Bregman, sistemin işleyiş sürecini ise şu sözlerle açıklıyor: “Kimi ülkelerde temel gelir garantisi negatif gelir vergisi ile finanse edildi.  Bu da demek oluyor ki, yoksulluk sınırının altına indiğiniz anda gelir açığınız bir şekilde kapatılıyor. Ve iktisatçıların en iyi tahminlerine göre, net 175 milyar dolar maliyetli bu senaryo ile – ki bu ABD ordusu harcamalarının çeyreğini, GSMH’ nın yüzde birini oluşturur – yoksul Amerikan halkının tamamını yoksulluk sınırı üstüne çıkarmanız mümkün. Yanlış duymadınız, yoksulluğun kökünü kazıyabiliriz. Artık, amacımız bu olmalıdır.”

Bregman’ın bu sözlerinin ayakta alkışlanması, temel gelir kavramının teknoloji dünyasında göreceği rağbetin de canlı bir yansıması niteliğindeydi.

Silikon Vadisi çalışanları bugün insan emeğinin yerini alacak özerk robotlar yaratmak için uğraşıyorlar. Ancak, iktisatçılar böylesi inovasyonların büyük çaplı bir işsizliğe yol açabileceği konusunda spekülasyon yapmaya başladıkça teknoloji konusunda uzman pek çok kişi de yaratacakları bu küresel soruna çözüm aramaya giriştiler.

Tesla’nın CEO’su Elon Musk, Y Combinator Başkanı Sam Altman ve Facebook Kurucu Ortağı Chris Hughes temel gelir anlayışını desteklediklerini açıkladılar. ( Hatta Altman,  Oakland’da gerçekleşen bir temel gelir denemesinin öncülüğünü de yapıyor.) Girişim kapitalisti Chris Sacca, Bregman’ın “yıkıcı bir şekilde provokatif ve aydınlatıcı” bir konuşmaya imza attığını söyledi. Anlayacağınız konuşmanın yankıları uzun bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

Temel gelir garantisinin son birkaç yılda yeni bir anlam kazandığını da söyleyebiliriz. 1960 ‘ların sonunda Milton Friedman tarafından niş bir ekonomi teorisi olarak tanıtılan bu kavram, bugün dünya çapına yayılmış temel gelir deneme çalışmaları sayesinde son dönemin revaçta akımlarından birine dönüşmüştür.

Finlandiya, Kenya ve Oakland, California’da denemeler halen daha devam etmektedir. Hatta bu yıl Hollanda ve Kanada’da yeni deneme noktalarının açılması bekleniyor.

Bregman’a göre temel gelir sistemini hayata geçirmeye ilişkin araç gereçler, araştırma gücü vb. temel ihtiyaçların tamamına sahibiz. Yani, geriye bir tek eyleme geçmek kalıyor. Bregman’ın konuşmasına yönelik tepkileri düşündüğümüzde ise hemen herkesin onunla aynı fikri paylaştığını iddia edebiliriz.

Ne dersiniz?

“Yoksulluk” tarih mi oluyor?

 

İlginizi çekebilir

Günün Birinde Nasıl Zengin Olunur?
Orta Sınıf ve Zengin İnsanlar Arasındaki 10 Fark

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.