Freelance Çalışanlar İçin Depresyondan Korunma Yolları

Uzaktan çalışma ve özellikle de freelance çalışma artık çok yaygın.

Sırf ABD’de 53 milyon kişi freelance çalışıyor. Yani artık sabah 9 akşam 5 mesaili çalışma şekli dönüşüyor, insanlar yalnız çalışmaya başlıyor.

Elbette freelance çalışmanın pek çok avantajı var: Kendi saatlerinizi kendiniz belirliyorsunuz. Müşterilerinizi siz seçiyorsunuz. İş yükünüzü kendiniz tayin ediyorsunuz. İstediğiniz yerden çalışabiliyorsunuz.

Ancak biz bu yazıda freelance çalışanların karşılaştıkları depresyon problemini ele alacağız. “Freelance çalışmak ve depresyon arasında nasıl bir ilişki var?” sorusuna yanıt aramaya çalışacağız.

 

Otur Otur Otur, Nereye Kadar!

Yeni bilimsel araştırmalar, gün boyu bilgisayar başında oturmanın obeziteye, bazı kanser türlerine ve kalp hastalıklarına davetiye çıkardığını gösteriyor.

Gün boyu oturmak veya uzanmak metabolizmayı ciddi derecede yavaşlatır. Metabolizma yağ yakamaz, kan basıncını düzenleyemez ve kan şekeri seviyesini optimize edemez.

14.000 kişinin katıldığı bir araştırmada fiziki aktivitenin azlığı ve uzun süreli oturmanın mental olarak da insanları yıprattığını ortaya koyuyor. 110.000 kişinin katıldığı başka bir araştırmada ise oturarak çalışmak ve depresyon arasında ciddi bir bağ olduğu ortaya konuyor.

Bu konuya birazdan daha ayrıntılı bir şekilde gireceğiz.

Otur otur otur!

Peki ne kadar oturmak zararlı?

Waterloo Üniversitesi’nden araştırmacılar şöyle bir çözüm öneriyorlar: 1 saat oturarak çalışıyorsanız 1 saat ayakta durmalısınız. Yani günlük 8 saat çalışıyorsanız minimum 4 ila 6 saat ayakta olmalısınız. Başlangıçta bu kadar da durmanıza gerek yok. Ancak şunu yapabilirsiniz: Her yarım saat oturarak çalışmaya karşılık 5 dakika ayakta durun, ayakta çalışın. Yüksekliği ayarlanabilen masalar çok iyi bir yatırım olur bu noktada.

Tabii oturduğunuz sandalye, monitör yüksekliği gibi unsurlar da ciddi derecede bel ve boyun ağrılarınıza etki eder. En rahat hissedeceğiniz düzenlemeyi yapın.

Otobüste veya metroda ayakta gitmekte gocunmayın. Evde çalışıyorsanız ev işlerini yaparak hareket edin. Telefonda konuşacağınız zaman ayakta dolaşarak konuşun. Aracınızı gideceğiniz yerden 10 dakika yürüme mesafesinde bir yere bırakın. Gibi gibi…

 

İşkolik Olmak ve Bunalım Arasında Çok İnce Bir Çizgi Var

Kötü kahve, kötü yemekler, sinirli patron ve sulu şakalar yapan iş arkadaşları… Bunları kimse sevmez.

Ancak iyi bir şirket kültürü olan bir yerde çalışmak da bir başkadır. Her şeyden öte mesai bitince ışıklar söner, bilgisayarlar kapanır ve herkes evine gider. Freelance çalışan biri için bu denge çoğu zaman yoktur. Gece saat 1 olur ve freelancer hala akşam yemeği yemediğini fark eder!

Freelance çalışan birinin kat ettiği aşamayı takip etmesi de zordur. Kişi kendini terfi ettiremez. Yaptığı iş için çoğu zaman yorum ve feedback alamaz. Ekip çalışması yoktur, beyin fırtınası yapılmaz. İlham veren kişilerle yüz yüze çalışma imkanı kısıtlıdır. REKABET yoktur bir kere.

Tüm bu nedenlerle freelance çalışmak başlarda çok zor ve yorucudur. Aşırı kasmak ise bir süre sonra zihinsel ve bedensel olarak yorgunluğa neden olur.

Buna çözüm olarak ise kişinin gününü planlaması ve kendine belli tarihler (deadline) vermesi önemlidir. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık plan yaparak performansınızı ve kariyerinizi takip edebilirsiniz. Hedefsiz hareket ederseniz kendinizi kısa süre içinde çaresizliğin kucağına atmış olursunuz.

Serbest çalışmanın en güzel yanı çalışma saatlerini kişinin kendinin belirleyebilmesidir ancak her gün için bir başlangıç ve bir de paydos saati belirlemek en doğrusu olur. Yani masa başına ne zaman oturacağınız ve günü ne zaman sonlandıracağınız belli olmalıdır.

 

Freelance Depresyonu ve Asosyallik

Pozitif feedback, tebrik ve takdir geleneksel mesaili işlerde çoğu zaman motive edici olur. Yalnız çalışan birinin karşılaştığı zorluklar karşısında birilerinden destek alması ise zordur. Ofiste çalıştığınız zaman sizin 2 saat uğraştığınız bir şeyi, ofisteki bir arkadaşınız 15 dakikada halledebilir. Yani ofis ortamının kendine özgü bir akışı ve dinamiği vardır. Buna duygusal desteği de ilave edebiliriz.

Freelance çalışanlar, çoğu zaman kendilerini izole edilmiş hisseder. Dünyaya hiçbir değer katmıyor gibi hissetmek yaygındır. Negatif düşünceler yakanızı bir kere yakalamaya görsün…

Kişinin öz farkındalık sahibi olması gelişme ve ilerleme için kritik öneme sahiptir. Ancak belirli bir bağlamda ele alınmayan öz farkındalık, sonu olmayan toksik bir negatifliğe evrilir. Pek çok freelancer bu tuzağa düşer. Bu ise depresyona ve kariyerin gerilemesine sebep olur.

Çözüm olarak ise düşüncelerinizi sorgulamayı deneyebilirsiniz. Aklınıza gelen her olumsuz düşünce gerçeğe mi dayanıyor, yoksa kanaate mi?

Spesifik öz eleştiri çoğu kez yararldır: “Müşteriye böyle demesem iyiydi, bundan sonra daha temkinli olacağım.”

Genel negatiflik ise hemen hemen her zaman zararlıdır: “Senden ne köy olur ne kasaba. Kim benle çalışmak ister ki abi ya…”

İkinci duruma, yani amiyane tabirle kendine gömmeye birçok taze freelancer sık düşer. Her başarısızlık veya çuvallamadan bir ders çıkarmak ise hayatın her alanında daha sağlıklı sonuçlar getirir. Kendinizi yiyerek kafanızı toplayamazsınız.

İşin bir de sosyal izolasyon kısmı var tabii. Sosyal izolasyonun, sigara içme ve obezite kadar sağlığa zararlı olduğunu söyleyen birçok araştırmacı var. Zayıf sosyal etkileşim kalp hastalıkları riskini %29 oranında artırıyor.

Evde çalışmak yerine insanlarla birlikte çalışmayı denemeniz iyi olabilir. Yani bir kafede, ortak çalışma alanında, kütüphanede çalışmayı deneyebilirsiniz. Hava güzelse laptopunuzu alıp bir parkta bile çalışabilirsiniz.

Çalışma saatlerinizi ayarlayabiliyorsanız eski arkadaşlarınızla görüşün. Aile büyüklerinizi ziyaret edin. 9-5 mesai kıskacı yok ne de olsa boynunuzda. Bir derneğe, kulübe üye olun. Spor salonuna gidin. Kitap okuma kulüplerine katılın. Daha önce heves ettiğiniz ancak zaman bulamadığınız bir hobi edinin. Mesela haftada 2 saat piyano dersi alın veya Fransızca kursuna katılın veya ahşapla uğraşın veya daha sık bisiklete binin.

Özellikle içine kapalı bir insansanız başlarda zorluk çekebilirsiniz. Ancak unutmayın: Sosyallik hem sağlığınıza hem de işinize katkı sağlar. Sosyalleşerek yeni şeyler öğrenir, yeni insanlarla tanışır, yeni fikirler edinirsiniz.

 

Spor, Uyku & Beslenme

Otonomi ve özgürlük, freelance çalışmanın en büyük avantajları… Ama maalesef kötü alışkanlıklar edinmek, bu şartlar altında daha kolay hale geliyor. İnsan evde çalışınca sürekli bir şeyler yemek istiyor, hava pek iyi değilse evden dışarı çıkmıyor…

Çoğumuz için düzenli spor yapamama mazereti, zamansızlık… Fakat aslında spora ayırabileceğimiz epey vaktimiz var. Mesaili çalışan biri eve geldiğinde minimum 1 saati Instagram’da geçiriyor. Bu süre pekala spora ayrılabilir… Yani mesele zamansızlık değil, kötü zaman yönetimi.

Düzenli spor yapmak kalp hastalıkları, felç ve bazı kanser türlerini yarı yarıya azaltıyor. Erken ölümleri ise %30 oranında azaltıyor.

Spor yapmak her şeyden önce insanın modunu yükselten, enerji veren bir şey. Endorfin salgılamayı kolaylaştırıyor ve bu da insana mutluluk veriyor.

İlla spor da değil, hareket etmek asıl mesele. Asansöre binmemek, müzik çalarken kalkıp dans edebilmek, uzaktaki bir marketten alışveriş yapmak gibi şeyler de aslında spor sayılabilir.

Mutlaka okuyun: Egzersiz Yapmak Sizi Paradan Daha Çok Mutlu Ediyor!

Uyku meselesi de oldukça önemli bir konu. Yaklaşık 80 tür uyku bozukluğu olduğu biliniyor. En yaygın olanları ise uyuyamamak, uykuya dalamamak ve sık uyanmak.

Uyku zihnin ve bedenin kendini yenilemesi için çok ama çok önemli. Kaliteli uyku olmadan ne beden ne de zihin düzgün çalışabilir. Depresyonun altında yatan nedenlerinden uyku problemleri ilk sırada yer alır. Bu nedenle uyku kalitenizi artırabilecek şeyler yapın. Uyku probleminiz varsa muhakkak bir hekime danışın.

Mutlaka okuyun: İyi Uyumanızı ve Başarılı Olmanızı Sağlayacak 10 Uyku Ritüeli

Düzensiz veya kötü beslenme alışkanlığı da yine mental ve bedensel açıdan kişinin modunu düşüren şeyler arasında yer alır. Freelance çalışırken zamanın nasıl geçtiğini anlamak bazen zor olabilir. “Hadi yemek saati geldi.” diyecek iş arkadaşlarınız yoktur yanınızda. Hele de evde tekseniz öğün atlamak işten bile değildir.

Yediğimiz şeylerin %20’sini beyin tek başına kullanır. Yani yeterli yakıt alamazsa beyin de çalışmaz ve tekler. Açken konsantre olmak zorlaşır. Bu yüzden düzenli yemek alışkanlığı edinin ve sağlıklı şeyler yemeye özen gösterin.

Mutlaka okuyun: İşteki Başarınızda Sağlıklı Olmanın Önemi

Örneğin hareket etmek ve ayakta kalmaktan bahsettik. Getir ve Yemeksepeti uygulamalarını silin. Günlük alışveriş yapın. Evinize yürüyerek 15 dakika uzaklıkta bir markete gidin her gün. Yiyeceklerinizi taze alın ve yemeğinizi kendiniz pişirin. Bir taşla birkaç kuş vurabilirsiniz bu sayede. Her hareket etmiş olursunuz, hem yemek işini düzene sokmuş olursunuz, hem de fast food’u azaltmış olursunuz.

Her gün belli bir zaman aralığını spora ayırın. İlla ağırlık çalışmak zorunda değilsiniz. Koşu ve bisiklete binmek bile gayet iyidir. Başlangıçta kendinizi hırpalamayın. Yavaş yavaş tempoyu artırın.

Sizin gibi freelance çalışan ve size yakın oturan bir arkadaş bulun. Sosyal medyada bu kişi veya kişileri bulmanız çok zor olmayacaktır.

Yatağa girme ve yataktan kalkma saatlerinizi netleştirin. Yatak odanıza telefon, bilgisayar veya televizyon sokmayın. Yatmadan önce kitap okumayı ihmal etmeyin.

Sağlığınızı korumak için takviye gıdalar almaya çalışın: Balık yağı, kuruyemiş, tahıl gibi besinler iyidir. Doktorunuza danışarak vitamin de alaiblirsiniz.

Su içmeyi ihmal etmeyin. Günlük en az 2 litre su tüketin.

 

Sonuç

Stres ve depresyon asla ihmal edilemeyecek şeylerdir. Eğer tüm çabalarınıza rağmen kendinizi çukura düşmüş hissediyor ve bu histen kurtulamıyorsanız mutlaka psikolojik yardım almayı deneyin.

Freelance çalışmanın sayısız avantajı var, bunu herkes kabul ediyor. Lakin herkesin yapabileceği bir şey de değil. Eğer freelance çalışmayı seviyor, istiyor ve yine de zorluk çekiyorsanız verdiğimiz tavsiyeleri mutlaka ciddiye almanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.