Girişimci Olarak Neden Yalnız Kalmaya Zaman Ayırmalısınız?

İnsan kaynakları alanında uzman kişilere iş görüşmesine gelen adaylarda aradıkları en önemli özellikleri sorsak böyle bir listede “diğer insanlarla iyi geçinmek” mutlaka yer alır. Ekip ruhuna sahip, iş arkadaşlarıyla iyi iletişim kurabilen kimseler elbette sağlıklı, başarılı ve dayanışmacı bir ekibin temelini oluştururlar.

Ekip çalışması özellikle de küçük işletmeler ve startup’lar için daha çok önem arz eder, çünkü böyle yerlerde personel sayısı azdır, yapılacak iş çoktur ve hayaller büyüktür. “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için.” mantığı hakimdir yani.

Elbette takım çalışması, insanlarla iyi iletişim kurabilmek başarılı bir girişimcinin sahip olması gereken özellikler arasındadır. Ancak başarılı bir girişimcinin yalnız kalmaya da ihtiyacı vardır. Başarıya giden yolda girişimcinin bazen durup düşünmek için kendine zaman ayırması, kafasını toplaması gerekir.

“Yalnız kalmak” dendiğinde hemen herkesin aklına olumsuz şeyler gelir; ancak psikologlar bazen yalnız kalmanın faydalı sonuçları olduğunu ifade ediyor. Kararında yalnızlık yaratıcılığı, liderliği ve problem çözme yetisini geliştiriyor.

Girişimcilikte başarılı olmanın, rekabet üstünlüğü elde etmenin özünde inovasyon ve problem çözmek yer alır. 1500 CEO ile yapılan bir ankette, başarılı olmak için en önemli liderlik özelliği olarak ise yaratıcılıktan söz ediliyor.

Hal böyle iken, insanlar neden yalnız kalmayı hala olumsuz bir şey olarak görüyor dersiniz?

 

Yalnız Kalmaya Katlanamıyoruz

Yalnızlık ve fiziki acı arasında seçim yapmak gerekse pek çok insan fiziksel acıyı seçer. Yani ruhsal olarak acı çekmektense fiziksel acı tercih edilir.

2014 yılında yapılan bir araştırmada; erkeklerin %65’i, kadınların ise %25’i, kendi düşünceleriyle başbaşa kalmaktansa kendilerine elektrik şoku verilmesini tercih etmiş durumda.

Bu deneyi düzenleyen sosyal psikolog Timothy Wilson bu konuda şunları söylüyor:

“Bence insan zihni dünya ile etkileşim kurmaya göre dizayn edilmiştir. Odaklanacak bir şey kalmadığı zaman insanın ne yapacağını bilmesi de zorlaşır. Kafa karışıklığı ise rahatsızlığa, mutsuzluğa neden olur.”

Bugün hepimizin elinde akıllı telefon var. Bu nedenle yalnız kalmamız zor bir ihtimal. Ancak sürekli birileriyle veya bir şeylerle meşgul olmak (hyperconnectivity) inovasyon ve liderliğin önündeki en büyük engeller.

Gelin, insanın kendisiyle başbaşa kalmasının sağladığı faydalara bakalım şimdi.

 

1. Yalnızlık Yaratıcılığı Artırır

Eğer yaratıcı bir çözüm arıyorsanız yalnız kalmaya çalışın. Örneğin Bill Gates, yılda iki hafta her şeyden ve herkesten uzak zaman geçiriyor. Isaac Newton, yerçekimi olgusunu o dönem yaşanan bir veba salgını sonrası okulların kapanması ve 2 yıl evde yalnız kalması neticesinde keşfetmiştir.

Diğer insanlarla etkileşim halinde olmak da pekala yaratıcılığı artırır fakat, yalnız kalmak da yaratıcılığın önemli bileşenlerinden bir tanesidir.

SUNY Buffalo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yalnız kalmaktan hoşlanan öğrenciler yaratıcılık testlerinde daha yüksek puan almış.

Yalnızlık konusunda akademik çalışmaları olan psikolog Ester Buchholz şöyle diyor:

“Diğer insanlar bize ilham verir, bize yeni şeyler öğretir. Pratik yapmak performansımızı geliştirir. Ancak yeni keşifler yapmak, mevcut sorulara orijinal yanıtlar bulmak için yalnız kalmaya ihtiyacımız vardır.”

Sürekli online olmak, sürekli birileriyle diyalog halinde olmak, kendi düşünsel dünyamıza yeterince yönelememek gibi bir duruma neden olur ki bu da yaratıcılığı sekteye uğratır.

J.K. Rowling, Harry Potter ve Ölüm Yadigârları kitabını bitirebilmek için evdeki gürültüden uzaklaşıp yalnız kalmayı tercih etmiştir. Bunun için Edinburgh şehrindeki geceliği 1000 dolar olan Balmoral Oteli’nde konaklamıştır.

Mutlaka okuyun: Hiçbir Şey Yapmayarak Daha Üretken Olmanın Yolları

 

2. Yalnızlık Kendini Daha İyi Tanımayı Sağlar

Apollo Tapınağı’nın girişinde “Kendini Bil” yazar. Antik Yunan filozofları, kişinin kendini incelemesine büyük önem verir. Onlara göre kişi kendini bilmeden başkalarından hiçbir şey öğrenemez.

Hatta uzaklara gitmeye ne hacet… Bizim Yunus Emre’miz demiyor mu:

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Ya nice okumaktır

Bir girişimci olarak güçlü ve zayıf yanlarımızı mutlaka bilmelisiniz. Hangi alanlarda yoğunlaşmanız gerektiğini, hangi alanlarda işi uzman kişilere bırakmanız gerektiğini bilmelisiniz.

Şayet noksanlarınızı ve zaaflarınızı tam olarak bilemezseniz işinizi büyütemezsiniz. Bu gurur meselesi de değildir. Herkes matematikten, muhasebeden anlamak zorunda değildir mesela. İnsan ilişkileri çok iyi olan bir kişi, muhasebeyi sıfırdan öğrenmek yerine pazarlamaya, satışa odaklansa kendine daha iyi bir yatırım yapmış olur.

İşte bu noktada kişinin kendini sahiden tanıması için düşünmeye, yalnız kalmaya ihtiyacı vardır.

 

3. Yalnızlık Liderlik Özelliklerini Geliştirir

Harvard Business Review’da yayınlanan bir yazısında ABD’li psikolog Scott Barry Kaufman şöyle diyor:

“Virginia Woolf’tan Marcel Proust’a, Bill Gates’ten Steve Woznik’a kadar büyük düşünürler ve liderler kendilerine ait bir odaya sahip olmanın öneminden bahsetmişlerdir. Sağlam bir liderlik ve berrak bir düşünce dünyası için izolasyona, yalnızlığa gerek vardır. Liderler ve düşünürler bazen sadece kendi sezgilerine, değerlerine, vizyonlarına bağlı olarak çabuk kararlar vermek durumundadırlar. Bu kişilerin kendilerini tanımaları içinse yalnız kalarak içsel muhasebe yapmaya ihtiyaçları vardır.”

Mutlaka okuyun: Karmaşık Bir Dünyada Rekabet Avantajı Olarak Yalnızlık

 

Sonuç

Bu bağlamda kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı gözden geçirmek, bir nevi iç muhasebe yapmak, gelecek planlarınızı netleştirmek için yalnız kalmaya zaman ayırmalısınız. Örneğin haftanın bir günü sosyal medya kullanmamaya çalışın. Sosyal medyaya ayıracağınız sürede hiçbir şey yapmadan oturun ya da yapacağınız işleri düşünün. Bugüne kadar yaptığınız işlerde neleri daha iyi yapabileceğinizi düşünün. İş arkadaşlarınıza belli saatler arasında telefonlara veya e-maillere cevap vermeyeceğinizi de söyleyebilirsiniz.

Önemli olan size en uygun yöntemi bulmak. Yalnız kaldığınız zaman oturup düşünce ve duygularınızı yazabilirsiniz örneğin. Ya da haftanın bir günü, cuma öğleden sonra uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Bilhassa internetin tüm hayatımıza girdiği, nesnelerin interneti adı verilen yeni bir fenomenin yaygınlaşmaya başladığı günümüzde düzenli bir şekilde kendinizle başbaşa kalmaya özen göstermelisiniz. Bu alışkanlığın yaratıcılık ve liderlik açısından sizi geliştirdiğini hisseceğinize emin olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.