Kendi Kendini Yönetmek İsteyenlere

Sizi bilmem ama benim bir sorunum var. Hırslıyım, harika fikirlerim var ancak son derece disiplinsizim. Ancak geçen gün uygulayabileceğime gerçekten inandığım oldukça parlak bir fikir geldi aklıma: Kendi kendimin patronu olsam nasıl olurdu acaba? Kulağa çok da kötü gelmiyor değil mi? Tek sorun şuydu:Kendimi nasıl yönetecektim?

Milyon dolarlık yönetim endüstrisinin söylediklerinin aksine yönetimin sanıldığı kadar zor bir iş olduğunu düşünmüyorum. Kolay olduğunu da söylemiyorum ama atla deve de sayılmaz hani. İyi bir yönetici insanları motive eder, destekler ve onları yaptıklarının sorumluluğunu üstlenecek bir konuma getirip kendi kendilerini yönetmelerini sağlar. Yöneticiler işini iyi yaparsa bizlere kalan yalnızca kendimizi yönetmek ve motive etmek için gerekli olacak somut adımları atmak olur.

Platon’un da dediği gibi:

En birincil ve en iyi zafer kendini yönetebilmektir.

O halde hemen bugün kendinizi kontrol edip davranışlarınızı yönetmeye başlayın. Nasıl mı? Elbette ki sizler için hazırladığım kendinizi işiniz, hayatınız ve paranızdan sorumlu hale getirmenize yardımcı olacak 10 basit ama etkili adımı uygulamaya çalışarak!

Buyurun başlayalım:

 

Kendimi Nasıl Yönetebilirim?

1.Kendinize özgü bir misyon cümlesi belirleyin.

Gündelik hayatın sıradan ayrıntılarına öylesine kendimizi kaptırdık ki neden burada olduğumuzu, neyi istediğimizi ve en önemlisi, neye değer verdiğimizi sıklıkla unutur olduk. Değerlerinizi yaptığınız şeylere entegre etmenin bir yolunu bularak kendinizi yönetin. Kendi kişisel misyonunuzu belirleyip yazın.

Benim misyon cümlem ne mi?

“Basitçe ve bencillikten uzak bir biçimde yaşamak, finansal bağımsızlık için gayret ve sebatla çalışmak ve bu bağımsızlığın bana sunacağı yeni fırsatlara kucak açmak.”

Misyonunuz derin anlamlar içeren şiirsel bir şey olmak zorunda değil – sadece yaratacağınız misyonla temel değerlerinizi aksettirmeniz ve günlük uğraşlarınızı neden yaptığınızı iyi tanımlamanız yeterli. Bir düşünün bakalım; şu anki kariyerinize ya da yaşamınıza uyan bir misyon beyanı bulamadınız mı? Belki de değişimin tam zamanıdır!

 

2.Mikro Hedeflerinizi Belirleyin.

Hedeflerinizi yazmanın sayısız faydası vardır. 1, 5 veya 10 yıllık hedefler, misyonunuzu genişletmenize yardımcı olabilir, çünkü elle tutulur bir sonuç için çalıştığınızı bilirsiniz. Ancak, uzun vadeli hedefler başarmak için elzem olacak bir stratejiniz olmadığında hükümsüzdür. Bu nedenle mikro hedefler belirleyerek kendinizi yönetmeyi denemelisiniz.

Mikro amaç nedir? Ben bunu bir kez nihayete erdirildi mi daha büyük bir hedefe yönelik bir yapı taşı olabilecek tek bir hedef, başka bir deyişle tek bir eylem olarak düşünmeyi seviyorum.

Örneğin, kredi kartınız için asgari ödeme tutarından daha yüksek bir ödeme yapma kararı almak mikro bir hedeftir. Her ay ödemenizi başarılı bir şekilde artırırsanız ve bundan çok daha büyük olan borçlarınızdan kurtulma hedefinize adım adım yaklaşmış olursunuz.

İşletmeler için bir mikro hedef örneği vermemiz gerekirse önemli bir müşteri toplantısı düzenlemekten bahsedebiliriz. Bir toplantı için gerekli tüm unsurları hazır edebilmek, belirli bir iş ilişkisi oluşturmaya ya da çok daha büyük hedeflere doğru atılmış küçük bir adımdır. Ancak unutmayalım, bir mikro hedef yapılacaklar listenizde sıralayabileceğiniz bir şey değildir. Bir müşteri anketine yanıt vermek ya da ofisinizi temizlemeniz bir mikro hedef olamaz, tabii ki buna bağlı olarak müşterilerinizi de sürece dahil etmek veya daha organize olmak gibi çok daha büyük hedefleriniz yoksa.

Mutlaka okuyun: 10 Dakikada Hayat Amacınızı Bulun!

 

3.Listeleri akıllıca kullanın.

Listeler – basit bir yapılacaklar listesinden karmaşık proje planlarına kadar – gününüzün önceliklendirilmesi ve planlanması için yararlı araçlardır. Ancak hazırladığınız liste çok uzunsa veya zayıf organize edilmiş ise amacından sapmış olacağından sizi bunaltabilir. Kendinizi yönetmek için etkili bir yöntem olarak hazırlayacağınız ciddi anlamda etkin listeleri kullanın. Yapılacaklar listenizin 5 veya daha az öğeden oluştuğuna emin olun. Listeye ekleyeceğiniz maddeler arasında ilk beşte yer alacak kadar önemli olmadığını düşündükleriniz varsa bu maddeleri listenize dahil etmeyin. Etkinliklerinizi tamamladıkça listenize daha fazlasını ekleyebilirsiniz.

Daha küçük, daha yönetilebilir listelere ulaşmanın bir başka yolu da büyük bir listeyi parçalara ayırmaktır. Ben yapılacaklar listemi gruplayabileceğim bir düzine veya daha fazla aktiviteden oluşturmayı tercih ediyorum. Örneğin bir blog yazarıysanız ve 5 harika makale fikriniz varsa her birini yazmak sizin yapılacaklar listenizde yer alabilir. Bense bu beş makaleyi ayrı ayrı değil de “5 makale yaz” başlığı altında tek bir madde olarak yapılacaklar listenize eklemenizi öneriyorum. İş sıralamanızı buna göre yapabilir, yazmak için işe koyulduğunuzda da konuların listesini çıkarıp tüm konuları tamamlayıncaya kadar yapılacaklar listenizdeki başka bir maddeye geçmezsiniz.

 

4.Kendinizi sorumlu kılın.

Yöneticiler tüm işleyişten çalışanlarını sorumlu tutar. Çünkü çalışanların maaşlarını hak ettiklerinden emin olmak isterler. Satış temsilcisi iseniz yöneticiniz kaç arama yaptığınızı veya ne kadar satış kapattığınızı öğrenmek isteyecektir; bir avukat ya da danışman iseniz yöneticileriniz size kaç saatlik ödeme yapacaklarını sorgularlar. Siz tam tersini yapın; zamanınızı ne şekilde harcayacağınızı kendiniz düzenleyin ve sizden istenenleri bu düzene uyarak yerine getirin.Unutmayın bu tamamıyla sizin sorumluluğunuz.

Tanıdığım başarılı insanların çoğu her akşam ve her cuma yapılacaklar listelerini gözden geçiriyorlar. Neyi başardıkları ya da ne konuda başarısız oldukları üzerinde çalışıyorlar. İş dışındaki konularda dahi aynı yöntemi uygulayabilmek mümkün.

Sizler de haftanın bir gününü kendinizle baş başa kalıp düşünmeye ayırın. Bu hafta neler yediniz? Bu ay egzersiz yaptınız mı? Harcamalarınız ne durumda? Bütçenize bağlı kaldınız mı yoksa har vurup harman savurduğunuz bir hafta mı oldu? Bir sonraki hafta için daha iyi ne yapabilirsiniz?

Mutlaka okuyun: Sorumluluk Sahibi Bir Kişi Olmak İsteyenlere

 

5.Kendinizi Ödüllendirin.

Başarılı yöneticiler iyi yapılmış bir iş için çalışanlarını ödüllendirmenin başarısızlıklarına ceza vermekten çok daha etkili bir yöntem olduğunu bilirler. Ödüller basit övgülerden tutun da promosyonlara veya nakit paraya kadar geniş bir yelpazede olabilir, ancak hepsi aynı hedefi taşır: İstediğimiz şeyi elde etmemiz için daha sıkı çalışmamızı sağlar.

Sayfalarca uzunlukta bir yapılacaklar listeniz varsa ve örneğin egzersiz yapmaya başlamak veya daha fazla tasarruf yapmak istiyorsanız, her hedef için kendinize bir ödül koyarak kendinizi yönetmeyi deneyin. Yapılacaklar listenizi yerine getirdiğinizde, işinizi erkenden bırakın ve hoşunuza giden bir şey yapın. Eğer her gün spor salonuna gidiyorsanız, keyif aldığınız ama sık yemekten kaçındığınız bir yemekle kendinizi şımartın. Ve eğer bir tasarruf hedefiniz varsa kendinize söz konusu hedefe ulaştığınız zaman tasarruf sürecine bir ay ara vereceğiniz veya uzun zamandır istediğiniz bir şeyi satın alacağınıza dair söz verin.

Mutlaka okuyun: Kendinizi Nasıl Motive Edersiniz?

 

6.Aynı anda birden çok işle uğraşmayın.

Kaç tane iş ilanı “Çoklu görev yapabilme” niteliğine sahip kişiler arıyordur sizce? Stresli ve koşuşturmalı günümüz dünyasında, aynı anda pek çok iş yapmaya yeltenmemek neredeyse imkansız. Ben bir çalışanı işe almak isteseydim, yaptığı işe odaklanma veya görevlerini tamamlanma aşamasına kadar götürebilme yeteneğini çok daha fazla sorgulardım.Önemli olan aynı anda pek çok işi değil tek bir işi layıkıyla yerine getirmek değil midir sizce de?Cevabınız evetse sizler de her seferinde tek bir şey yapmaya çalışarak kendinizi yönetebilir ve söz konusu iş tamamlanana kadar başka bir işle ilgilenmeyebilirsiniz.

Bir kerede tek bir işi yapmaya odaklanmanın söylemesi kolay  fakat yapılması zor bir meziyet  olduğu söylenir. Ancak unutulmamalıdır ki bir görevi tamamlamaya ne denli yoğunlaşırsanız -kesintiye uğramış olsanız bile-işi bitirmeniz o denli kolaylaşır.

Neler mi yapılabilir? Örneğin e-postanızı günde iki veya üç kez kontrol etme alışkanlığı edinin. E-postalara hemen yanıt verip vermeyeceğinize veya mesajları silip silmeyeceğinize karar verin. Önemli projelerinizin üzerinden geçmeniz gerektiğinde kapınızı kapatın, telefonunuzu sessize alın veya evinizden çalışın.

Siz siz olun kahve, sigara ve şekerden aynı anda vazgeçmeye çalışmayın. Borçla mücadele ediyorsanız veya daha fazla tasarruf etmeye çalışıyorsanız, ödemeniz gereken en önemli borcu seçin veya ulaşmak için bir hedef belirleyip hayatınızdaki her şeyi bu hedefi baz alarak belirleyin.

Böylelikle hem hedeflerinize daha hızlı ulaşabilir hem de çok daha az stresli olursunuz.

Mutlaka okuyun: Aynı Anda Birçok İş Yapmak Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

 

7.Güçlü yanlarınızı vurgulayın, zayıf yönlerinizi geliştirin.

Kimse her şeyi başarmak için dünyaya gelmez. Hepimiz bazı alanlara özgü doğal yetenekleri sahibiz ve bir yandan da zayıf olduğumuz alanları geliştirmek için uğraş veririz. Örneğin, bazılarımız doğuştan yazardır ancak iletişim kurmada oldukça zorlanırlar. Diğerleri bir oda dolusu insanla çalışıp profesyonel sunumlar hazırlayabilir, ancak tutarlı bir e-posta mesajı dahi yazamazlar. Başarılı ve işinin hakkını veren yöneticiler çalışanlarının parlamasına ve gelişmesine yardımcı olmak isterler. Sizler de başarılı yöneticiler gibi kendinizi yönetmek için güçlü yanlarınızı gösterecek her türlü fırsattan yararlanın ve zayıf yönlerinizi geliştirmek için etkin yollar arayın.

Mutlaka okuyun: Öz Farkındalık Nedir? Nasıl Geliştirilir?

 

8.Zamanınızı iyi değerlendirin.

Tek bir saatin hatta saniyelerin dahi ne denli değerli olduğunu biliyor musunuz? Saatte ne kadar kazandığınızı bilemiyoruz ancak işte geçirdiğiniz her bir saatin değeri paha biçilemez. Bir kere her şeyden önce her gün çalışmak için hazırlanmak ya da evden işe işten eve gidip gelmek hatta aslında çalışmadığınız zamanlarda dahi işiniz hakkında düşünmek için hatırı sayılır miktarda zaman harcıyorsunuz.

Maaşınızı işinize harcadığınız toplam zamana böldüğünüzde saatlik ücretinizin düşündüğünüzden çok daha az olduğunu göreceksiniz.

Şimdi bir durun ve boş zamanlarınızı düşünün – Sizin için ne ifade ediyorlar?  Tüm kaygılardan uzak bir halde sıcacık kumlar üzerinde uzanarak geçireceğiniz tek bir saatin değerini hangi para birimi ile ölçebilirsiniz ki?

Siz de çoğu insanın yaptığı gibi bu tarz bir düşünceyi benimserseniz sahip olduğunuz boş zamanlar her daim iş yerinde geçireceğiniz zamandan çok daha değerli olacaktır. Çalıştığınız saatleri en üst seviyede performansla geçirmek niyetindeyseniz de cep telefonunuzu ve dizüstü bilgisayarınızı kapatarak veya keyif aldığınız şeylere odaklanarak bunu gerçekleştirmeyi deneyebilirsiniz.

 

9.Geri bildirim arayışında olun.

İyi yöneticiler yalnızca kendi gözlemlerine güvenerek karar almazlar. Aynı zamanda çalışanlarının hatta işletme dışındaki insanların görüşlerine de – iş arkadaşlarının, arkadaşların veya müşterilerin görüşleri – başvururlar. Bu tür geri bildirimler, çalışanın yetkinlikleri ve zayıf yönleri hakkında değerli bilgiler sunar ve yöneticinin çalışanları için gerekli araç gereci bulmasına, işlerin büyütülmesine ve işletmenin daha da başarılı olmasına da yardımcı olur.

Kendi kendinin patronu olabilen bir kişi olarak aslında olduğunuz kişi ile göründüğünüz kişi birbirinden farklı olabilir. Başkalarına nasıl göründüğünüzü sormaktan çekinmeyin. İş arkadaşlarınızdan işinizi nasıl yaptığınızı düşündükleri konusunda dürüst bir değerlendirme yapmalarını isteyebilir ya da hangi konularda başarılı olduğunuzu ve hangi konularda kendinizi geliştirebileceğinizi öğrenmek için müşteri anketleri düzenleyebilirsiniz.

Mutlaka okuyun: Geri Bildirimler Neden Bu Kadar Önemli?

 

10.Kendinizi değerlendirin.

Kendinizi yönetebilmek konusuna geri dönersek her bir yöneticinin düzenli aralıklarla performans değerlendirme adı altında çalışanlarına resmi bir geri bildirim sağladığını söyleyebiliriz. Sizler de ister aylık, ister yarıyıllık, ister yıllık olarak kendinizi değerlendirmeye en az bir saat ayırıp kendinizi yönetme alışkanlığı edinin.

Kendinize şunları sorun: Geçtiğimiz yıl neleri başardım? Hedeflerimi gerçekleştirdim mi? Mikro hedeflerime ulaşabildim mi? Güçlü yanlarımı vurgulayıp zayıf yanlarımı geliştirdim mi? Bir insan olarak büyüdüm mü? Bu tattaki basit ama nadiren yapılan alışkanlıklar dahi üretkenliğinizi, davranışlarınızı veya iş başarınızı etkileyebilir.

Mutlaka okuyun: Yapıcı Öz Eleştiri Nasıl Yapılır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.