Potansiyelimi Nasıl Keşfederim?

Din, dil, cinsiyet fark etmeksizin tüm insanlar potansiyellerini gerçeğe dönüştürme kapasitesine sahiptir. Özgüvenli hissetmek, hayattan zevk almak, dolu dolu yaşadığını hissetmek… Bunları elde etmek ise kolay değildir. Bu bağlamda kişinin potansiyelini keşfetmesi için izleyebileceği bazı adımlar söz konusu.

Bu yazıda sizlere potansiyelinizi gerçeğe dönüştürebilmeniz için önemli ipuçları veriyoruz.

 

1. Kendiniz Hakkında Düşünün

a. Değerlerinizi göz önüne alın

Potansiyelinizi gerçekleştirebilmek için öncelik hayattaki önem ve değer verdiğiniz değerleri tespit etmelisiniz. Bu değerler hayatınızı nasıl şekillendireceğinizi, dünyayı nasıl okuyacağınızı belirler. Yapılan araştırmalar değer odaklı bir yaşam süren insanların hayattan daha çok zevk aldığını, daha derin duygular yaşadığını gösteriyor. Diğer bir ifadeyle sizin için önemli ve değerli şeyleri baz alarak yaşadığınızda “hayat kaliteniz” artacaktır. Kendinize bu konuda şu soruları yönelterek başlayabilirsiniz işe:

  • Hayran olduğunuz iki kişiyi düşünün. Bu kişilerin neyine hayransınız? Onları neden ilham verici buluyorsunuz? Bu özellikler sizin yaşamınızda da az ya da çok var mı?
  • Hayattan çok keyif aldığınız bir dönemi düşünün. Neden o kadar mutlu olmuştunuz? Sizi o kadar iyi hissettiren şey neydi?
  • Çevrenizde ve ailenizde tek bir şey değiştirebilme imkanınız olsa neyi değiştirirdiniz? Niçin?
  • Eviniz yangında kül olma tehlikesiyle karşı karşıya gelse yangından kurtaracağınız 3 şey ne olurdu? Neden onlar?

b. Ana temaları tespit edin

Yukarıdaki sorulara cevap verdikten sonra cevaplarınızı inceleyin ve öne çıkan temaları, konuları tespit edin. Örneğin belki annenizin özverisine hayransınız ya da abinizin çalışkanlığını çok takdir ediyorsunuz. Belki de bir yangında ilk olarak aile fotoğraflarınızı, köpeğinizi ve dedenizden kalma antika saati kurtarırsınız. Bunlar özellikle ailenize büyük önem verdiğinizi gösterir mesela.

Değerleriniz sizi siz yapan şeylerdir. Hiçbir değer diğerinden üstün ya da düşük değildir. Bazıları çalışkanlığı ön plana çıkarırken bazıları eğlenmeyi ön plana koyar. Bu değerlerin hiçbirinde bir yanlışlık yoktur.

c. Değerlerinizle örtüşmeyen şeyleri analiz edin

Eğer potansiyelinizi tam olarak ortaya koyamadığınızı düşünüyorsanız, değer temelli bir hayat yaşamıyor olabilirsiniz. Örneğin kendine kendine yetmeyi öğrenerek yetiştiniz ve elde ettiğiniz başarılarda pay sahibi olmadığınızı söyleyecek  kadar tevazu sahibiniz. Ancak bir yandan da başarılı olmaya değer veriyorsunuz. Bu durumda başarılarınızı sahiplenmezseniz, gerçek potansiyelinizi ortaya koyamıyor gibi hissetmeniz normaldir. Bu yüzden sahip olduğunuz değerlerle uyumlu olmayan eylemlerinizi analiz edin.

d. Potansiyelinizin gerçekleşmesini hayal edin

Temel değerlerinizi tespit ettikten ve hangi alanlarda gelişmeye ihtiyacınız olduğunu bulduktan sonra potansiyelinizin gerçekleşmesi durumunu hayal edin. Kariyerinizde daha mı başarılı olmak istiyorsunuz? İnsan ilişkilerinizin gelişmesini mi istiyorsunuz? Daha kültürlü bir insan mı olmak istiyorsunuz? Bunları düşünün.

Örneğin ailenize önem veren biriyseniz ve işiniz ailenizle fazla zaman geçirmenize engel oluyorsa, sevdiklerinizle kaliteli zaman geçiremiyorsunuz demektir. Potansiyelinizi gerçekleştirmek için mesai saatleri daha uygun bir iş arayabilirsiniz. Böylece sevdiklerinizle dilediğinizce birlikte olabilirsiniz.

Ya da gelişme olanağı olmayan orta düzey bir işte çakılı kaldığınızı düşünüyorsunuz. Fakat bir yandan da gelişmeyi çok arzuluyorsunuz. Bu tür bir durumda potansiyelini gerçekleştirmenin yolu kariyerinizi gözden geçirip gerekli değişimleri yapmaya çalışmaktır.

e. Olmak istediğiniz insanı zihninizde canlandırın

Potansiyelinizi gerçekleştirdiğiniz zaman nasıl bir hayatınız olacak?

  • Geliriniz mi artacak?
  • Fransızcayı çok akıcı mı konuşacaksınız?
  • Daha tutkulu bir aşk mı yaşayacaksınız?

Herkesin potansiyelini gerçeğe dönüştürme tanımı farklıdır. Bu yüzden siz kendi tanımınızı bulmalısınız. Bunun en iyi yolu da geçmişinize bakıp sizin için önemli şeyleri tespit etmektir.

Öncelikle en büyük hayallerinizin gerçekleştiğini hayal edin. Öyle bir durumda nasıl bir hayatınız olacak? Nasıl hissedeceksiniz? Bu tür detaylı bir hayal kurun. Örneğin kendi pastanenizi açtığınızı hayal edin. Bu pastane nerede? Sandalyeler ne renk? Kaç çalışanı var? Kendi işinizin patronu olmak nasıl bir duygu?

Güçlü olduğunuz yeteneklerinizi ve özelliklerinizi düşünün. Sizi bulunduğunuz noktaya getiren özelliklerinizi düşünün. Örneğin hayalinizde kendinize ait bir pastaneniz varsa, insan ilişkileriniz de iyidir. Kendi işinizi ayakta tutabilecek  özgürlüğe sahipsinizdir. Sağlam bir etiğiniz vardır. Çok iyi pasta börek yapıyorsunuzdur.

Mevcut yeteneklerinizi dikkat alın ve hangi alanlarda gelişmeye ihtiyacınız olduğunu düşünün. Örneğin çok iyi bir pasta ustası olabilirsiniz ancak kendi işini kurma konusunda hiçbir bilgiye sahip olmayabilirsiniz.

Bu alanlarda kendinizi nasıl geliştirebileceğinizi düşünün. İş hayatı ve girişimcilikle ilgili kitaplar okumak… Diğer işletme sahipleriyle sohbet etmek… İşletme kurmak için nasıl kredi ve hibe alındığını öğrenmek…

Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrendikçe fikrinizi değiştirmeniz de gayet normaldir. Önemli olan kurduğunuz hayalden neden zevk aldığınızı anlayabilmenizdir. Eğer kendinizi hayallerinizi gerçekleştirir haldeyken görselleştiremiyorsanız tüm bu sürecin keyfini ve tadını ıskalıyorsunuz demektir.

Tüm bunlara ek olarak unutmamanız gereken bir şey var: Kişinin potansiyelini gerçekleştirmesi zaman ve emekle olan bir şeydir. Kendinize bu süreçte asla kızmamalı, motivasyonunuzu yüksek tutmalısınız. Yeteneklerinizi ve güçlü özelliklerinizi dikkate almalı, hangi konularda gelişme kaydetmeniz gerektiğini net bir biçimde bilmelisiniz.

 

2. Sık Düşülen Yanılgılardan Kurtulun

a. Genellemelerden kaçının

Genellemek, bir deneyimi alıp bunu her şeye mal etmekle oluşur ve sizi gerçek potansiyelinizi gerçekleştirmekten alıkoyar. Çünkü genelleme yapan bir insan, hata yaptığı zaman bunu “başarısızlık” olarak adlandırır. Böyle bir durumda nasıl motive olabilirsiniz ki…

Bir değil, 15 defa bile hata yapsanız bunu başarısızlık olarak adlandırmayın.

“Bu sefer de hata yaptım. Ancak neyin çalışmadığını, neyin hataya yol açtığını öğrenmiş oldum. Bundan sonra aynı hatayı tekrarlamayacağım.” şeklinde bir mentaliteye sahip olmalısınız.

b. Zihinsel filtrelerden kaçının

Düşüncelerinizi filtrelemek odaklanmanızı zorlaştırır. Filtreleme yaptığınız zaman bir durumun  sadece negatif yönlerini görürsünüz çünkü.

Örneğin bir ödev hakkında %70 oranında olumlu yorum aldığınızda hocanızın %30’luk kısmı nereden kaybettiğinizi söylemesini dikkatle dinleyin.

Yine içinde bulunduğunuz bir duruma dışarıdan bakmaya çalışmanız da çok iyi olur. “Hocanın yaptığı 10 yorumdan 7’si olumluydu. Diğer 3 yorum ise nerelerde hata yaptığımı ifade ediyor. Demek ki bu alanlara yönelmeliyim.” gibi bir düşünce yapısı size fayda sağlayacaktır.

c. “Ya Hep ya Hiç” Düşüncesini Bırakın

Ya hep ya hiç düşüncesi genelde faydadan çok zarar getirir. Çünkü hiçbir şey kendiliğinden kusursuz değildir. Böyle bir mentalite size hareket alanı bırakmaz. Yaptığınız iş mükemmel olmalıdır, mükemmelden birazcık dahi düşük olsa bu çöptür. Lakin tehlikeli sularda yüzmektir bu.

Örneğin keman çalmayı öğrenmek istiyorsunuz. Ya hep ya hiç düşüncesi, keman çalmaya başladığınız andan itibaren virtüöz olma isteğini işaret eder. Lakin keman virtüözü olmak yıllar alır. Birkaç ayda müthiş keman çalmayı öğrenmek ise çok ama çok zordur.

Kimsenin gerçekleştiremeyeceği kadar yüksek standartlarla kendinizi yıpratmayın. Tek bir olumsuz deneyim tüm süreci berbat edebilir. Kendinize acımasız davranmayın ve istikrarlı bir şekilde çalışmanın daha etkili olduğunu unutmayın. Yani “ya hep ya hiç” düşüncesini bir kenara bırakın.

d. Felaket senaryoları uydurmayın

Kişinin gerçek potansiyeline ulaşmasının önündeki engellerden biri de kıyamet senaryolarıdır. Kıyamet senaryoları düşünmeye başladığınızda tüm kontrolü kaybedersiniz. En kötü durumun gerçekleşeceği beklentisine giresiniz. Bu da sizi kırılgan ve zayıf yapar.

Potansiyelinizi gerçekleştirmekten mutsuz bir ilişkiyi sonlandırmayı anlıyorsunuz diyelim. Ancak “Ya başkasını bulamazsam? Ya tek başıma ölürsem? Hayatımın sonuna kadar yalnız kalırsam?” düşünceleri sizi hapseder ve eyleme geçmenize izin vermez.

Bunun yerine dünyada milyarlarca insan olduğunu hatırlayın. Mutlaka mutlu bir ilişkiye tekrar sahip olabilirsiniz yani. Yalnız ölme korkusu? Dünyada yine milyonlarca insan tek yaşıyor ve bunun keyfini sürüyor. Tek yaşamak belki de sandığınız kadar kötü bir şey değildir. Diğer bir deyişle kafanızdaki kıyamet senaryolarına dışarıdan baktığınıza zaman meseleyi gereğinde fazla abarttığınızı göreceksiniz.

e. Başkalarının sözlerine çok da kulak asmayın

Başkalarının beklentilerine göre yaşarsanız yine potansiyelinizi gerçeğe dönüştürmeniz güçleşir. Yapmanızın doğru olduğu şeyleri değil, sizden yapmanızın beklendiği şeyleri yaparsınız yani…

Örneğin 35 yaşına gelmeden çocuk yapmanızın gerektiği öğütlendi çevreniz tarafından. 36 yaşına gelip çocuk yapmadığınız zaman hata yaptığınız yanılgısına düşebilirsiniz. Peki ama siz gerçekten çocuk yapmak istiyor musunuz? Onun annesi ya da babası siz olacaksınız çünkü! Kendi isteklerini, hedeflerinizi, hayallerinizi baz aldığınız sürece “başkalarının düşünceleri” çok da önemli olmamalı sizin için.

Ya da ikram edilen bir pastayı reddederken aklınızdan ne geçiyor? Doktorunuzun kilo vermeniz konusundaki tavsiyesi mi? Yoksa kilolu olmanın toplumda pek de kabul görmeyen bir şey olması mı? Eğer ilkiyse şöyle düşünebilirsiniz: “Pastayı yemeyeceğim zira sağlığım her şeyden önemli.” Eğer ikinciyse de şöyle bir çerçevelendirme yapabilirsiniz: “O pastayı yiyeceğim çünkü pasta yemek dünyada en sevdiğim şeylerden biri. Toplumun dayattığı beden ve estetik ölçütlerine riayet etmek zorunda değilim.”

 

3. Hedeflerinizi Somutlaştırın

a. Hedeflerinizi listeleyin

Kendinizi hedeflerinizi başarmış bir haldeyken hayal ettikten sonra şimdi bu başarıları elde etme zamanı gelmiş demektir! Temel hedeflerinizi ufak, yönetilebilir ve somut adımlara bölmeniz çok iyi olur. Böylece büyük bir hedefe giden yoldaki eylemlerinizi net bir şekilde bilmiş olursunuz, hem de ufak başarılar kazandıkça motivasyonunuz artar.

Örneğin, potansiyelini gerçekleştirmek ve keşfetmek sizin için iyi gitar çalabilmekse bu sizin büyük hedeflerinizden biridir. İyi gitar çalmak için gereken adımları somutlaştırmanız gerek.

İlk önce nota bilgisi öğrenmek, sonra popüler eserlerin tempolarını ve teknik bilgilerini öğrenmek ve gitar kursuna yazılmak olarak özetleyebiliriz bu adımları.

Gitar kursuna yazılmayı bile daha  küçük adımlara bölmek mümkün: İnternetten şehrinizdeki kursları araştırmak, bu kursa giden kişilere ulaşıp detaylı bilgi almak, müzik enstrümanı satan mağazaları gezip size en uygun gitarları araştırmak gibi..

b. Hedeflerinizi önem sırasına koyun

Bu hedeflerden sizin için en önemli olanları belirlemeniz gerek. İlk önce hangi hedefleri başarmak size en çok faydayı sağlayacak? Mevcut zaman ve para durumunuz ilk  önce hangilerine elveriyor? Hangi adımların diğerlerinden daha önce tamamlanması şart?

Aynı anda bir ya da iki hedefe odaklanmak sizi motive eder. Lakin aynı anda çok fazla hedefe sahip olmak sizi yorabilir, gözünüzü korkutabilir.

Örneğin gitar çalmayı öğrenmek istiyorsanız önce gitar akort etmeyi, nota okumayı öğrenmelisiniz.

Ancak telleri tanımak notaları öğrenmekten çok daha önemlidir başlangıçta. Telleri tanımak öncelikli hedefiniz olmalı yani. Telleri tanıdıktan sonra notaları öğrenmek daha kolay hale gelecektir.

c. Uygulanabilir adımlar izleyin

Hedeflerinizi önem ve öncelik sırasına koyduktan sonra en önemli ilk 2-3 hedefi günlük parçalara bölün. Her gün bu ufak hedefler üzerinde çalışarak daha büyük hedeflerinizi daha kolay gerçeğe dönüştürebilirsiniz çünkü.

Aynı anda çok hedefi gerçekleştirmeye çalışırsanız kısa sürede yorulur ve usanırsınız. Her gün 30 dakika solfej yapmak, gitarla çalınan basit şarkıların videosunu izleyerek müzisyenin parmaklarını incelemek size daha derinlemesine bir çalışmaya girmek için iyi bir motivasyon olur. Unutmayın, ısınmadan spor yapan biri kısa sürede yorulur ve hatta sakatlık yaşayabilir.

d. Başardıkça yeni hedefler belirleyin

Günlük olarak yapmanız gereken işleri hallettikçe üstünü çizin. Temel hedeflerinize ulaşana kadar bu süreci tekrarlayın. Örneğin bir şarkıyı gitarla çok iyi çalmak istiyorsunuz. Bu şarkıyı 100 kere çalıştıktan ve çok iyi bir şekilde çalmaya başladıktan sonra listeden bu şarkıyı çıkarın ve yeni bir şarkı ekleyin.

 

4. Düşünce Yapınızı Düzeltin

a. Gelişme odaklı düşünün

Bilgi ve becerilerini artırabileceğinize inanmanız şart. Yaptığınız hatalara takılı kalmamaya çalışın ve bu hatalardan ders çıkarın. Yeterli azim ve çalışmayla dilediğiniz şeyi öğrenebilirsiniz. Yetenek, bilgi ve becerilerin sabit olduğu düşüncesi sizi bir yere götürmez. Gelişme odaklı bir düşünce yapısı performansınızı artırır ve sizi çeşitli açılardan motive eder.

Hata kavramını bir öğrenme deneyimi olarak görün. Mutlaka ama mutlaka hata yapacaksınız. Peki bu hatalar sizi durdurmalı mı? Elbette hayır. Potansiyelinizi gerçekleştirme sürecinde yapılan hatalardan mutlaka yeni şeyler öğrenmelisiniz.

Örneğin yazar olmak ve kitap çıkarmak istiyorsanız bu yolda karşınıza pek çok sorun ve engel çıkacak. Bu zorluklar karşısında pes etmemelisiniz. Örneğin bir yayınevine gönderdiğiniz kitap reddedilirse bunu hezimet olarak algılamayın. J.K. Rowling’in Harry Potter’ı da 12 kez reddedildi ancak o pes etmedi ve kitabını yayınlattı. Gerisini tüm dünya biliyor…

 

b. Realist olun

Potansiyelini keşfetmek, potansiyelini gerçekleştirmek bir gecede olmaz. Bu zaman ve çaba işidir. O nedenle gerçekçi düşünmenizde son derece fayda var. “Cumhurbaşkanı olmak istiyorum.” diye bir hayal olmaz mesela. Önce siyasete bir yerden girmeli, halkın desteğini almalı, bu konuda uzun yıllar emek harcamalısınız.

Ana hedeflerinizi gerçekleştirmek için somut ve uygulanabilir adımlarla yürümeniz gerek. Everest’e tırmanmak gibi bir hayaliniz varsa bunu hemen gerçekleştiremezsiniz. Önce dağcılığa odaklanmalı, irili ufaklı tırmanışlar yapmalı, bedeninizi ve zihninizi eğitmelisiniz. Everest’e tırmanan dağcıların en az 10 yıllık bir dağcılık geçmişi olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

 

c. Pozitif düşünün

Hedefleriniz doğrultusunda çaba harcarken sürece olumlu bir gözle bakın. Pozitif düşünce rotanızdan sapmanızı önler. Nasıl düşündüğünüzü gözden geçirin mesela. Hedefleriniz bağlamında düşünürken negatif ve pesimist olmayın.

“Asla yapamayacağım.” gibi düşünceleri “Başkaları yaptıysa ben neden yapamayayım?” şeklinde yeniden çerçevelendirin.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki pozitif düşünce beyni geliştiriyor. Pozitif düşünmek beynin hayalgücü, motivasyon, empati ve gerçekçi durum analizi gibi faaliyetleri yürüten bölgelerini geliştiriyor.

 

d. İnsanlardan ilham alın

Hayallerini gerçekleştirmiş ve bu uğurda sıkı çalışan insanları kendinize örnek alın. Bu insanların çalışma tarzını, düşünme biçimini araştırın ve ilham alın.

Eğer mümkünse kendinize rol model aldığınız kişilerle görüşün, onlara e-mail atın. Örneğin kendi pastanenizi kurmak istiyorsanız başarılı bir pastane sahibiyle görüşün. Sürecin zorluklarını, avantajlarını ondan dinleyin.

Rol modeli olarak gördüğünüz kişileri ilahlaştırmamanız da çok önemli. Bu kişilerin başarıları size ilham verebilir, doğru. Ancak bu insanların başarıya ulaşma sürecinin de çok zorlu geçtiği gerçeğini atlamayın.

 

e. Sorumluluk sahibi olun

Potansiyelinize ulaşma görevi tamamen size ait. Karşınıza çıkan engelleri bahane edip vazgeçmek yerine bu engelleri nasıl aşacağınıza kafa yormalısınız.

Hayatta başınıza gelenleri yorumlama şekline “kontrol odağı” adı verilir. Dışsal kontrol odağı, sorumlulukları başkalarının omzuna atmak anlamına gelir. Örneğin bir sınavda başarısız olduğunuz zaman öğretmeni size zayıf vermesi nedeniyle suçladığınızda durum böyledir. Bu tür bir düşünce tarzı sizi potansiyelinizi gerçekleştirme iradesinden alıkoyar.

İçsel kontrol odağı ise bazı şeylerin kontrolünüzde olmadığını kabul etmekle alakalıdır. Eylemlerinizin sonuçlarını tamamen kontrol edemeyebilirsiniz, ancak eylemlerinizi kontrol edebilirsiniz. Bir sınavda başarısız olduğunuzda arkadaşlarınızla gezmek yerine oturup daha çok çalışmanız gerektiğini fark ederseniz içsel kontrol odağını kullanıyorsunuz demektir. Bu tür bir düşünce tarzı sizi ileri taşır, çünkü hatalarınızı kabul eder ve bu hataları tekrarlamamak üzere çalışırsınız.

 

5. Zorluklara Karşı Dayanıklı Olun

a. Güçlü olun

Ciddi ve önemli bir hedefi başarmak kolay değildir. Hedeflerinize tutkuyla bağlı kalmalı ve zorluklar karşısında pes etmemelisiniz. Güçlü, inatçı, azimli insanlar inançlarından, tutkularından güç alarak çalışmaya devam ederler.

Eğer tutkunuzu kaybediyor gibi hissederseniz kendinize “full potansiyelinizi gerçekleştirme”nin neden önemli olduğunu hatırlatın. Potansiyelinizi gerçekleştirdiğinizde hayatınızda gerçekleşecek güzellikleri düşünün. “Güzel günler” hayali sizi mücadeleye devam etme konusunda motive edecektir.

 

b. Demoralize olmayın

Bir konuda uzman olmak için uzun yıllar çalışmanız gerekir. 10.000 saat kuralı diye bir şey var biliyorsunuz. Gerçi tezi reddeden yeni görüşler söz konusu, ancak bir gerçek var: İstikrarlı bir şekilde sıkı çalışmazsanız bir konuda uzman olamazsınız. Nihai hedefinizi düşünmek yerine her gün, her hafta, her ay gelişme göstermeye bakın siz.

Başarıya ulaşmanın kolay olmadığını, öyle olsa herkesin her konuda uzman olabileceğini düşünün. Ama durum hiç de böyle değildir. Başarı zaten zor bir süreç sonunda elde edildiği için kıymetlidir.

 

c. Korkuyla mücadele edin

Başarısızlık korkusunu bırakın. Başarısızlık, başarı diye bir şeyin olmadığını varsayar. Bu ise hiç sağlıklı bir kafa yapısı değildir. Bunun yerine hatalarınızdan yeni şeyler öğrenmeye gayret edin. Başarı, bir dizi denemeyle birlikte meydana gelir. Dilediğiniz şeyi gerçekleştirmeniz için 30 defa, 300 defa yeniden denemeniz gerekebilir!

Bir hedefinizi gerçekleştirme konusunda başarısız olduğunuzda en kötü ne olabilir? Size söyleyelim: Bu durum sandığınız kadar kötü olmayacaktır. Ancak şüphe, endişe, korku dolu bir zihin yapısı olacakları daha negatif görmenize neden olur. Şunu asla unutmayın: Esas korku vermesi gereken şey başarısızlık değil, denememektir.

 

d. Kendinizle gurur duyun

Daha iyi bir insan olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun keyfini yaşamalısınız. Süreç boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşacaksınız ancak bazen durup çalışmanızı, emeklerinizi ve kat ettiğiniz mesafeyi düşünün. Zor zamanlarda daha önce atlattığınız badireleri düşünmek size moral ve güç verir.

Başarılarınızla gurur duyma konusunda sorun yaşıyorsanız bir arkadaşınıza yazıyormuşçasına kendinize bir mektup yazın. Kendi başarılarınızı sanki arkadaşınız elde etmiş gibi düşünün. Arkadaşınıza moral ve destek vermek için neler yapardınız? Bunları düşünün. Peki neden kendinize daha haşin davranasınız ki…

 

e. Sevdiklerinizle birlikte olun

Aidiyet duygusu ve kaliteli sosyal yaşam hayatta karşınıza çıkan stres verici şeylerle mücadele etme konusunda korunaklı ve dayanıklı kılar. Bu yüzden sevdiğiniz, pozitif enerji yayan, aynı kafada olduğunuz kişilerle bol bol zaman geçirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.