Sıradan Biri Dünyada Nasıl Fark Yaratabilir?

Kendi kendinize yaratacağınız farkın önemsiz olduğunu düşünebilirsiniz. Ben de 5 yıl önce aynı düşüncelere sahiptim. Kendi kendime finansal durumu ortalama olan biri nasıl fark yaratabilir ki diyordum.

Fark yaratmayı düşündüğümüzde yapacağımız şeyin etkili olabilmesi için çok büyük ve önemli olması gerektiğini zannederiz. Ben böyle olmadığını öğrendim.

Hepimiz  fiziksel formumuzdan öte bir fark yaratacak şeyler yapmak için ilham kıvılcımını hissetmişizdir. Daha sonra fikirlerimizi arkadaşlarımız, ailemiz ya da iş arkadaşlarımızla paylaşıp bu işten vazgeçmemiz gerektiğini duymuşuzdur.

Sakın vazgeçmeyin. Sıradan biri bile dünyada kocaman bir fark yaratabilir. İşte sıradan bir insanın nasıl fark yaratabileceğinin yolları:

 

Kendinizden büyük bir şeye inanmaya başlayın.

Dünyada fark yaratmak sadece size faydası dokunmayacak bir şey yapabileceğinize olan inancınızla başlar. Eğer amacınız sadece kendinize hizmet etmekse, o amaca yüklediğiniz anlam harekete geçmeniz ve gerçekten bir fark yaratmanız için gereken itici gücü sağlamaz. Tek amacınız kendinizden büyük bir şeye inanmaksa, daha farklı davranırsınız. Dünyadaki problemleri göz önünde bulundurur ve içlerinden birini çözmeyi umut ederseniz. Egonuzdan kurtulmadığınız sürece fark yaratmanızın bir anlamı yoktur. Kişisel çıkarlarınızı bir kenara bırakın ve yıldızları hedefleyin.

 

Bir hareket başka bir hareketi tetikler. Sonucu asla tahmin edemezsiniz.

2014 yılında sadece 5 çalışanı olan bir şirket hakkında blog girdisi yazmak önemsiz görünmüştü. Bu blog yazısı beni kendi hikayemi yazmaya yöneltti ve hikayem viral oldu. Eğer en başta blog yazmaya karar vermemiş olsaydım yaptığım diğer her şeyin itici gücü olan bu fikirle asla karşılaşmayacaktım.

Küçük adımlar atmak ilk etapta önemsiz görünebilir. Sıradan çoğu insan uzaya roket fırlatmaya çalışmaz. Sevdiğimiz bir şeyi yapmaya başlar ve oradan devam ederiz. Fark yaratmaya çalışan herkesin gözden kaçırdığı adım ilk hareket kısmıdır. Gereksiz düşünceleri kafamızdan atamaz, sosyal ağımız fikirlerine takılır ve sürekli o mükemmel fikrin bize geleceğini düşleyip dururuz. ‘Sonuçla bağınızı koparın ve enerjinizi önce küçük bir şeyi başarmaya odaklayın.’

Becerinizi geliştirip kendi kitlenizi buldukça sonuçları görmeye başlayacaksınız.

 

Önce bir kişiye ilham olun.

Dünyada fark yaratmayı düşünmenin en kolay yolu önce sadece bir kişiye ilham olmaktır. Hepimiz en azın bir kişiye ilham verebiliriz. Bu size neyin mümkün olduğunu gösterecek, kolay, ölçülebilir ve ulaşılabilir bir hedeftir.

Tek bir kişinin bile ileriye gitmek için katalizör olabileceği bir durumda milyonlarca insanı hedefiniz olarak belirlemenin bir anlamı yoktur. Yazmaya başladığım zaman ilham verdiğim ilk kişi kız arkadaşımdı. Gezi blogcusu olmak istiyor ama nereden başlayacağını bilmiyordu. Benim yaptıklarıma tanık olarak ilk hayranım haline geldi. Benden öğrendiklerini kullanarak kendi hayallerinin peşinden gitti. Ona ilham verdiğimi görmem yaptığıma devam etmemi sağladı. Sadece tek bir hayranım sayesinde potansiyelimin farkına vardım. İlham vereceğiniz ilk kişi bir aile üyesi olabilir ve bunda hiçbir sorun yoktur.

 

Kendinize önemseyeceğiniz bir amaç bulun.

‘Bir başkasının hayalini benimsemek sizi ancak başarısızlığa götürür.’

Kendi amacınızı kendiniz bulmalısınız. Bu dünyada fark yaratmanız için size yardımcı olacak şey nedir? Benim için bu girişimcilerin hikayelerini paylaşarak benim yerime dünyayı değiştirebilecek olan start-up’ların büyümesine katkıda bulunmaktı.

Start-up kurucularıyla yirmi röportaj gerçekleştirdim ve her bir saniyesinden nefret ettim. Herkes aynı şeyi yapıyor gibiydi ve bu röportajlarda yeteneklerimi kullanmıyordum. Kendi hikayemi paylaşmak istedim çünkü daha az önemli olay içeriyordu ve insanların benim hikayemle bağ kurması daha kolaydı. Başarılar yerine başarısızlıklara odaklanmak istedim.

“Kişisel gelişim konusunda tutkuluydum ancak röportaj yaptığım girişimciler sermaye artışları, yalın ve sade ürünler ile satış tekniklerinden başka bir şey konuşmuyordu. Bu yüzden yaptığım şeyi bıraktım. Röportaj yapmayı reddettim ve içimden geldiği gibi yazmaya başladım.”

Yazı yazmam beni girişimcilik ve kişisel gelişim ile dünyaya ilham olma görevime yönlendirdi. Sosyal medyayı mesajımı yaymak için kullanmaya başladım. Daha sonra kullandığım araçların yanına topluluklara hitap etme becerisini de ekledim ve mesajımı yüz yüze vermeye başladım.

Bu görev önemsediğim bir şeydi. Sabahın erken saatlerinde kalkıp fark yaratacak olan ilham verici blog girdileri yazmak için motivasyona ihtiyacım yoktu. Siz de benimle aynı imkanlara sahipsiniz. Size tavsiyem şu olacak: Kendinize önemseyeceğiniz bir misyon belirleyin aksi takdirde asla hayata geçiremezsiniz.

Mutlaka okuyun: 10 Dakikada Hayat Amacınızı Bulun!

 

Üzerinde Saatlerce Çalışın

Bunu söylediğime üzgünüm ama fark yaratmak emek ister. İşe gitmeden önceki sabah saatlerini ve işten sonraki akşam saatlerini içeriklerimi planlamak, fotoğraf eklemek, makaleleri düzenlemek ve blog girdilerinin dilbilgisi kontrolünü yapmakla geçiriyordum. Cumartesilerimi bütün gün yazı yazmak için harcıyordum çünkü bu sayede haftalarca yetecek içerik üretebiliyordum. .

“Eğer doktorda sıramı bekliyorsam, asansörle on kat yukarı çıkacaksam ya da sabahları toplantının başlamasını beklediğim sırada okuyucularımla etkileşime geçer ve böyle fark yaratmaya çalışırım.”

 

Görmek istediğiniz örnek siz olun.

Dünyadaki sorunlar hakkında sadece şikayette bulunmak hiçbir şeyi değiştirmez. Bariz olanı ifade ederek fark yaratamazsınız.

Başkalarının nasıl fark yaratabileceğini göstermek için kendi hareketlerinizi kullanın.

  • Eğer evsizlik sorunundan bıktıysanız bize başka bir yol olduğunu gösterin.
  • Psikolojik sağlık sorunlarını çözmek için stratejileriniz varsa kendi hayatınızdan örnekler vererek bunları bir videoda açıklayın.
  • Eğer çevre kirliliği ve çöpler tutkuyla çözmek istediğiniz bir sorunsa evde atık miktarını nasıl azaltabileceğimizi gösterin.

Artık konuşmayı bırakıp harekete geçme zamanı. Yapan siz olun ve sürekli şikayet edenlere kendi örneğiniz üzerinden nasıl fark yaratabileceklerini gösterin.

Başkasının karanlığını aydınlatan ışık olun.

 

Farkında olmadan fark yaratacaksınız.

Yazı yazmaya yeni başladığımda hiç fark yaratmamışım gibi görünüyordu. Hayranlarımdan gelen -e-postalar, sosyal medyada yüksek beğeni oranı ya da sokakta beni görüp tanıyanlar yoktu.

Kimseyi etkilemediğimi düşünmek kolaydı. 12 ay sonra bir hayranımdan bir mesaj aldım.

Yaptığım şeyi takip ediyordu ve okudukları sayesinde hayatını değiştirmişti. İnsanlar yaptıklarınızı takip edecektir ama sizin bundan haberiniz bile olmayabilir. Sosyal medyanın sağladığı anlık hazzı fark yaratmanızın bir koşulu olarak görmeyin. Etkiniz fark edilmeyecektir ama olması gereken budur. Eğer fark yaratmak için ilgi istiyorsanız, yanlış oyundasınız demektir. İnsanlar isteklerinizi fark edip sizden uzaklaşacaktır.

Size fark yarattığınızı söylemeseler bile fark yaratabileceğinizi bilin. Eğer fikriniz daha sonra milyonlara ulaşırsa bu inanç işinize oldukça yarayacaktır.

 

İlginizi çekebilir

Fark Yaratmak İçin Elon Musk Olmanıza Gerek Yok
Dünyayı Değiştiren Fikirler, Geleceği Daha Yaşanılır Kılacak!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.