Yatırımın Altın Kuralları

1.Yatırım Amaçlarınızı ve Önceliklerinizi Belirleyin

Sizi yatırım yapmaya teşvik eden şey nedir?

Diğer bir deyişle yatırım amaçlarınız ve hedefleriniz nelerdir?

Her konuda olduğu gibi yatırımda da hedeflerinizi belirlemeniz başarıya giden yolda altın kurallardan ilkidir. Çünkü koyduğunuz hedefler yatırımınızdan beklentilerinize ve kabul edebileceğiniz risklere doğrudan etki eder ve yatırımınıza yön verir.

 

2.Yatırımınız İçin Süre Biçin

Paranızı ne kadar süre boyunca bir yatırıma bağlayacağınızı belirleyin.

Yatırım süresi hangi yatırım türüne yöneleceğinizi ve ne tür riskleri kabul edebileceğinizi etkileyen diğer bir faktördür.

Örnek vermek gerekirse bir ev almak istiyorsunuz ve kendinize birkaç yıl içerisinde evin peşinatını kazanma hedefi koydunuz. Bu durumda hisse senedi ya da borsa yatırım fonuna yönelmeniz sizin için çok uygun olmayabilir çünkü bu yatırım türlerinde böyle kısa bir süre için dalgalanmalar yüksektir. Bu nedenle sizin için tasarruf hesapları daha mantıklı bir seçim olabilir.

Ama eğer amacınız 25 yıl sonra kendinize bir emekli ikramiyesi kazandırmaksa böyle uzun dönemde, hisse senetleri ve yatırım fonları size tasarruf hesaplarından daha fazla getiri sağlayabilecektir.

 

3.Mutlaka Bir Yatırım Planınız Olsun

Bir yatırım planına sahip olmanız kendinizi beklenmeyen zararlara karşı koruma altına almanızı sağlar.

Aklınızda borsaya yatırım yapma fikri varsa öncelikle size kendiliğinden gelen yatırım tekliflerine karşı mesafeli durun. Böyle bir durumda size önerilen şirketlerin ticari sicil kayıtlarına bir göz atabilirsiniz.

Nereye yatırım yapacağınızı belirlemeden önce güvendiğiniz kişilerin tavsiyelerine başvurun.

Yatırım ihtiyaçlarınızı ve hedeflerinizi netleştirdikten ve yatırım sürenize karar verdikten sonra geriye bir yatırım planı hazırlamak kalır. Bir yatırım planının olmazsa olmazı ise risk yapılandırmasıdır.

Öncelikle düşük riskli yatırımları değerlendirmeye alın. Paranızın bir kısmını bu kapsamda vadeli mevduat hesabına yatırabilir ya da hazine bonosu satın alabilirsiniz.

Düşük risk yapılandırmasından sonra orta riske sahip hisse senedi, yatırım ortaklıkları ve bono gibi volatilitesi ve aynı zamanda getirisi daha yüksek yatırım araçlarına da sermayenizin bir kısmını yatırabilirsiniz.

Forex piyasaları gibi yüksek riskli yatırımları, düşük ve orta risk yapılandırmanızı yaptıktan sonra değerlendirmenizi tavsiye ederiz.

Bu durumda bile yüksek riskli yatırımlarda her zaman yüksek getiri elde etme şansı kadar yatırdığınız parayı kaybetme riskinin de olduğunu unutmayın. Çünkü bu tür yatırım araçları küresel anlamda yaşanabilecek ekonomik ve siyasi gelişmelere de oldukça duyarlıdır.

 

4.Yatırım Portföyünüzü Çeşitlendirin

Risk arttıkça getiri artar. Yatırımın temel kurallarından biri budur.

Yatırım portföyünüzü çeşitlendirmeniz, yukarıda bahsettiğimiz gibi farklı risk seviyelerine sahip yatırım türlerine ve aynı zamanda farklı sektörlere yatırım yaparak daha düşük risk ile daha fazla getiri elde etmenize yardımcı olur.

Kısaca risk-getiri dengesini lehinize çevirmiş olursunuz.

 

5.Yatırım Sürecinin Ne kadar İçinde Olacağınıza Karar Verin

Öncelikle yatırım araçlarını daha iyi anlamada yardıma ihtiyacınız olduğunu değerlendiriyorsanız finansal danışmanlık hizmeti almayı düşünebilirsiniz.

Yatırım faaliyeti, siz sürecin içerisine ne kadar girmek isterseniz o kadar zamanınızı alır.

Yatırımınızı bizzat takip etmek ve yatırım kararlarınızı kendiniz almak istiyorsanız hisse senedi alıp satmak size göre olabilir.

Çok vakit ayıramam diyorsanız ya da sermayenizin kısıtlı olduğunu düşünüyorsanız yatırım fonlarına yönelebilirsiniz. Yatırım fonları sayesinde sizin gibi yatırımcıların kısıtlı birikimleri bir havuz içerisinde toplanır ve bireysel birikimlerin ulaşamayacağı büyüklüklerdeki yatırımlar fonlanarak profesyonel portföy yöneticileri tarafından yönetilir.

Bu noktada hangi yatırım fonunu seçeceğiniz konusunda bilgi eksikliği hissediyorsanız, finansal danışmanlık almanız konusunu tekrar hatırlatırız.

 

6.Komisyon ve Masrafları Göz Önünde Bulundurun

Seçeceğiniz yatırım türü ne olursa olsun yaptığınız işlemlere yönelik çeşitli komisyon ve masraflar ortaya çıkacaktır. Örneğin borsada işlem yapacaksanız hesap açma, hesap bakım ücretleri ve alış/satış komisyonları gibi hizmet bedelleri sizden tahsil edilecektir.

Yatırım fonlarına yatırım yapmaya karar vermeniz durumunda ise fon yönetim ücreti ödemek durumunda kalacaksınız.

Yazımızda size birkaç kez tavsiye ettiğimiz finansal danışmanlık hizmetinin de tabii ki danışmanlık ücreti adı altında bir bedeli var.

Bu masraflar hangi bankayı, hangi fonu ya da danışmanı seçtiğinize göre değişiklik gösterebilir.

Komisyon ve masraflara ne ödeyeceğinizi önceden bilmek adına ilgili kurum ya da danışmandan bu ücretlerin listesini talep edin.

Bir ürünün fiyatı kalitesi hakkında fikir verir diyebilirsiniz. Bu doğrultuda sizden talep edilen ücret ne kadar fazla ise verilecek hizmetin kalitesi de yüksek olacaktır diye düşünebilirsiniz. Bu düşünce yanlış olmamakla birlikte daha kaliteli ya da aynı kalitedeki hizmeti, aynı fiyata ya da daha ucuza alabilmek adına kendi araştırmanızı iyi yapın.

 

7.Yapmaktan Uzak Durmanız Gereken Şeyler

Barındırdığı riskleri tam olarak anlamadığınız ve kabul etmediğiniz sürece yüksek riskli yatırım araçlarından uzak durmanızı tavsiye ederiz.

Portföyünüzde yüksek riskli yatırımlara yer verme konusunda ısrarcı iseniz öncelikle düşük ve orta riskli yatırım araçları ile risk yapılandırması yapmanız ve akabinde yüksek riskli yatırımları değerlendirmeniz menfaatinize olacaktır.

Yatırım araçlarını iyi araştırın ve anlayın. Bu kapsamda bazı yatırım araçlarını tercih etmemeniz sizin için daha hayırlı olabilir.

 

8.24 Saat Ekran Karşısında Yatırımlarınızı Takip Etmeyin

Portföyünüzü düzenli olarak gözden geçirin ancak ekran başında ya da akıllı cihazınızdan 24 saat borsayı takip etmeyin.

Yapılan araştırmalar ekran başında sürekli borsayı takip eden yatırımcıların diğerlerine göre daha fazla alım satım eğilimine girdiğini ve bu nedenle hisse senetlerini ellerinde uzun dönem tutan yatırımcılara karşı daha az getiri elde ettiklerini ortaya koymuştur.

Yanlış anlaşılmasın dönüp yıllarca arkanıza bakmayın demiyoruz. En az yılda birkaç kez düzenli gözden geçirmeler yatırımlarınızın performansı hakkında size yeterli bilgi verecek ve yatırım hedeflerinize ulaşma adına ilgili önlemleri almanızı sağlayacaktır.

Unutmayın piyasa dalgalanmaları karşısında reaktif olmamalı, büyük resmi görmeye ve proaktif olmaya çalışmalısınız.

Piyasalarda kısa vadede düşüşler ve yükselişler her zaman meydana gelir. Önemli olan uzun vadede bu dalgalanmaların ortalama bir trende sahip olduğunu bilmek ve bu trendin genelde yükseliş yönünde olduğunun farkında olmaktır.

Mutlaka okuyun: Beynimiz, Yatırım Kararlarımızı Nasıl Etkiliyor?

Avatar

Yazar : Nazlı MİS

Uludağ Üniversitesi "Uluslararası İlişkiler" bölümünden mezun olduktan sonra ilgi duyduğu finansal piyasalar sektöründe kariyerine başladı. Birçok yatırım ve finans firmasında çalıştı. Şu anda ise Troy Precious Metals Trading şirketinde uluslararası satış ve pazarlama müdürü olarak görev yapmakta.

Bir yanıt yazın

Avatar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir