Forex Piyasası Nedir? Nasıl İşler?

Forex kelimesi İngilizce’de yabancı para (foreign currency) ve alım-satım (exchange) kelimelerinin birleşiminden oluşturulmuştur. Döviz alım-satım (foreign exchange), bir ülke parasının genelde ticaret, trading ya da turizm gibi sebeplerden başka bir ülkenin para birimine çevrilmesi sürecine verilen isimdir. Dünya çapında merkez bankalarının bir nevi merkezi olan Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (Bank of International Settlements – BIS) son üç yıllık raporuna göre günlük foreks trading hacmi 5.1 trilyon doları bulmuş durumdadır.

 

Forex Piyasası Nedir?

Foreks piyasası ise döviz alım satımlarının gerçekleştiği markettir. Farkında olsunlar ya da olmasınlar, para birimleri dünyadaki birçok insan için çok önemlidir çünkü dış ticaret ve uluslararası iş yapılabilmesi için döviz alım satımı yapılmak zorundadır. Eğer ABD’de yaşıyor ve Fransa’dan peynir satın almak istiyorsanız, aracı firma ya da siz Fransızlara euro (EUR) cinsinde ödeme yapmak zorundasınızdır. Aynı durum seyahat için de geçerlidir. Bir Fransız turist Mısır’da piramitleri görebilmek için euro ödeme yapamaz çünkü yerel anlamda kabul edilen para birimi o değildir. Aynı peynir alıcısı gibi turist de avrolarını Mısır pounduna o sıradaki döviz kurundan çevirmelidir.

Bu uluslararası piyasanın sadece kendine has bir özelliği de döviz alım satımı için belirli bir merkezi marketin olmamasıdır. Bunun yerine döviz alım satımı “over-the-counter (OTC)” olarak bilinen tezgah-üstü gerçekleşir. Tezgah üstünden kasıt ise herhangi bir merkezi yer olmadan dünyanın her yerindeki traderlar arasındaki bilgisayar ağlarıdır. Piyasa haftada 5,5 gün boyunca 24 saat açıktır ve dünyanın finansal merkezleri olan Londra, New York, Tokyo, Zürih, Frankfurt, Hong Kong, Singapur, Paris ve Sydney gibi şehirlerde (neredeyse bütün zaman dilimlerinde) döviz alım satımı gerçekleştirilmektedir. Yani işlem günü ABD’de bittiğinde Tokyo ve Hong Kong’da yeni başlamaktadır. Bu şekilde foreks piyasası günün her saatinde aşırı hareketli olabilmekte ve fiyatlar durmadan değişmektedir.

 

Forex’in Kısa Tarihçesi

Bugün bildiğimiz haliyle forex piyasası, kökleri yüzyıllar öncesine dayanan borsaların aksine hayli yeni bir markettir. Tabii ki insanların en basit anlamıyla forex (insanların finansal avantaj elde etmek için bir dövizi başka bir dövize çevirmeleri), milletler para basmaya başladıklarından beri var olagelmiştir. Ancak günümüz forex piyasası görece yeni ve modern bir icattır. 1971 Yılında imzalanan Bretton Woods anlaşması ile, daha fazla büyük para biriminin birbiriyle serbest şekilde değişime girmesine izin verilmiştir. Para birimlerinin değerleri sürekli değişir hale gelmiş ve bu da sonuçta döviz alım satım ve trading hizmetlerinin gelişmesine sebep olmuştur.

Ticari bankalar ve yatırım bankaları, forex piyasalarındaki işlemlerin çoğunu müşterilerinin adına yapmaktadırlar. Ancak bu piyasalarda bir dövizi diğerine karlı bir şekilde çevirebilmek için gerekli spekülatif fırsatlardan bireysel ve profesyonel yatırımcılar da faydalanabilmektedirler.

 

Spot, Forward ve Futures Piyasaları

Günümüzde şirketler ve bireylerin döviz alım satımı yapabilmelerinin 3 farklı bağlamı vardır: Spot piyasası, forward piyasası (vadeli döviz) ve futures (vadeli sözleşmeler) piyasası. Spot piyasası döviz işlemleri için kullanılan en büyük market olagelmiştir çünkü kendisi forward ve futures işlemleri için de dayanak varlıktır. Geçmişte futures piyasaları bireysel yatırımcılara daha uzun bir süre için ulaşılabilir durumda olduğundan traderlar için daha popüler bir marketti. Ancak işlemlerin elektronik ortama geçmeleri ve forexaracı kurumlarının sayısındaki ciddi artış nedeniyle spot piyasaları futures piyasalarını geride bırakarak bireysel yatırımcılar ve spekülatörler için favori market haline gelmiştir. İnsanlar forex piyasası dediklerinde genelde spot piyasasından bahsederler. Forward ve futures piyasaları genelde gelecekteki belirli bir tarih için yabancı para risklerine karşı önlem almak isteyen şirketler nezdinde popülerdirler.

Daha basit ve detaylı ifadeyle, spot piyasası dövizlerin güncel fiyata göre alınıp satıldıkları piyasadır. Arz ve talep ile belirlenen bu fiyat, faiz oranı, ekonomik performans, yerel ve uluslararası politik durumun dışardan görünüşü ve bir paranın diğerine karşı sergileyeceği performans gibi birçok şeyin yansımasıdır. İki taraf arasında bir anlaşmaya varıldığında buna “spot deal” adı verilir. Bu, bir tarafın anlaşılan bir döviz miktarını karşı tarafa sağlayıp üzerinde anlaşılan miktardaki diğer dövizi yine üzerinde anlaşılmış fiyattan aldığı anlaşmaya verilen isimdir. Bir pozisyon kapatıldığında takas nakit cinsinden yapılır. Spot piyasası genel olarak gelecekten ziyade şimdiki işlemlerin gerçekleştiği piyasa olarak bilinse de bu işlemlerin takaslarının gerçekleşmesi 2 gün almaktadır.

Spot piyasanın aksine, forward ve futures piyasalarında bildiğimiz manada para birimleri işlem görmez. Bunun yerine bir döviz türünü, belirli bir birim fiyattan gelecekteki kararlaştırılmış bir tarihte satın alabilme hakkını temsil eden kontratlar alınıp satılır.

Forward piyasalarında sözleşmeler, tezgah-üstü (over-the-counter, OTC) olarak bilinen ve anlaşmanın şartlarını aralarında belirleyen iki tarafın olduğu yöntemle alınıp satılır.

Futures piyasalarında ise vadeli işlem sözleşmeleri, Chicago Mercantile Exchange gibi emtia piyasalarında standart bir büyüklük ve takas tarihine dayalı olarak alınıp satılırlar. ABD’de bu piyasaların denetlenmesinden sorumlu olan kurum National Futures Association’dur. Futures sözleşmeleri işlem gören birim sayısı, teslim ve takas tarihleri gibi açık detayları içlerinde barındırmakla birlikte kişiye göre değiştirilemeyen minimum fiyat artışlarını da içerirler. İşlemin üzerinden yapıldığı borsa (Exchange), tradera gümrük izni ve takas sağlayan bir karşı taraf gibi hareket eder.

İki sözleşme de bağlayıcı olmakla birlikte genel olarak vadesinde ilgili borsada nakit karşılığı takas işlemi gerçekleştirilir. Bununla birlikte vade öncesi alınıp satılmaları da mümkündür. Forward ve futures piyasaları döviz işlemleri yapanlara koruma sağlayabilen piyasalardır. Genelde büyük uluslararası şirketler bu piyasaları gelecekteki döviz kuru dalgalanmalarına karşı kendilerini korumak için kullanırlar ama spekülatörlerin de bu marketleri kullandıklarını da eklemek gerekir.

 

Korunma Amaçlı İşlem Olarak Forex

Yabancı ülkelerde iş yapan şirketler, iç pazardan hariç bir yerde ürün ve hizmet alım satımı yaptıkları zaman döviz kurundaki dalgalanmalar kendileri için risk oluşturur. Forex piyasaları ise bu riskten korunabilmeleri için (hedge) işlemin yapılabileceği bir kurda sabitleme imkanı sunarlar.

Bunu yapmak isteyen traderlar, belirli bir döviz kurunu kilitleyebilecekleri, forward ve swap piyasalarında alım satım işlemleri yapabilirler. Örneğin, bir şirketin Avrupa’ya ABD yapımı blender satmayı planladığını ve bu tarihte Euro/Dolar paritesinin 1 olduğunu düşünün (EUR/USD=$1).

Bu blenderin üretimi 100 dolara mal olmakla birlikte ABD menşeli şirket Avrupa’ya 150 avroya satmayı planlamaktadır ve bu fiyat Avrupa’da üretilenlere göre epey de rekabetçidir. Eğer bu plan başarılı olursa, avro dolar paritesi 1 olduğu için şirket 50 dolar kar edecektir. Fakat maalesef dolar yükselmeye başlar ve 1 avro 0.80 dolara tekabül edene kadar da yükselir.

Şirketin şu an yaşadığı problem ürünün yapım maliyeti yine 100 dolar olduğu için rekabetçi bir fiyata satma konusundadır. Şöyle ki eğer piyasada yer bulabilmek için 150 avroya satarsa döviz kurundan dolayı 150 avro artık 120 dolara denk geldiği için daha az kazanç elde etmiş olacaktır. Daha güçlü bir dolar sonucunda beklenen kar düşmüştür.

Blender şirketi bu riski, eşit oldukları dönemde avroya karşı kısa pozisyon alarak ve dolar satın alarak düşürebilirdi. Böylece dolar artsa da elinde bulunduğu dolardan elde ettiği kar diğer taraftan ürün satışından elde ettiği kaybın bir kısmını kapatmasına yardımcı olabilirdi. Eğer dolar değer kaybetseydi, bu sefer de ürün satışından elde edilen kar artacak ve böylece dolar alımından edilen zarar böylece kısmen azalacaktı.

Bu şekilde bir hedging işlemi döviz futures piyasalarında yapılabilir. Vadeli işlem sözleşmelerinin avantajı belirli bir standarda sahip olmaları ve takas işleminin merkezi bir otorite tarafından gerçekleştiriliyor olmasıdır. Buna rağmen, döviz vadeli işlemleri merkezi olmayan ve dünya genelinde bankalar arası sistemde hayat bulan forward piyasalarına göre daha düşük bir likiditeye (nakde çevrilme hızı) sahip olabilirler.

 

Spekülasyon İçin Forex

Faiz oranı, dış ticaret, turizm, ekonomik güç ve jeopolitik risk gibi faktörler para birimlerinin arz ve taleplerini etkilerler ki forex piyasalarındaki günlük dalgalanmalar da bu şekilde oluşur. Bu faktörlerde gerçekleşen değişimler, döviz kurlarının birbirleri karşısındaki artış ya da düşüşlerinden kar etme imkanını ortaya çıkarırlar. Bir para biriminin değerinin düşeceğine yönelik yürütülen tahmin doğal olarak bir diğerinin yükseleceğine dair tahmin demektir çünkü döviz kurları çiftler halinde işleme alınırlar.

AUD/USD (Avustralya Doları/ABD Doları) döviz kuru 0.71 iken yani 1 ASD alabilmek için 0,71 USD harcamak yeterliyken, ABD’de faizlerin Avustralya’ya göre daha yükseğe çıkmasını bekleyen bir trader düşünün. Trader, ABD’de yükselen faizin ABD dolarına olan talebi artıracağını ve bu yüzden AUD’nin USD karşısında değer kaybedeceğini yani 1 AUD almak için daha az ABD dolarına ihtiyaç duyulacağını düşünüyor.

Trader’ın haklı olduğunu ve faiz oranlarının arttığını, böylece Avustralya dolarının ABD doları karşısında değer kaybederek 0.50’ye düştüğünü düşünün. Bu demektir ki 0.50 USD ile 1 AUD satın alınabilir. Eğer yatırımcı AUD karşısında kısa pozisyon alsaydı ve USD satın alsaydı bu değer değişiminden kar ederdi.

 

Bir Varlık Türü Olarak Döviz

Para birimlerinin bir varlık türü olarak iki önemli özellikleri vardır:

  1. İki farklı para birimi arasındaki faiz farkından kar elde edebilirsiniz.
  2. Döviz kurundaki değişikliklerden kar elde edebilirsiniz.

Bir yatırımcı iki farklı ekonomideki faiz oranı farklılıklarından yüksek faizli olanın para birimini satın alıp diğerine karşı kısa pozisyon almak suretiyle kar edebilir. 2008 krizinden önce aralarındaki yüksek faiz farkından dolayı Japon Yeni’ne (JPY) karşı kısa pozisyon alıp İngiliz Pound’u satın almak son derece popüler bir işlemdi. Bu stratejiye bazen “faiz arbitrajı” (carry trade) ismi de verilir.

 

Neden Döviz Alıp Satabiliyoruz?

İnternet öncesi zamanlarda bireysel yatırımcılar için döviz alım satım işlemleri yapmak çok zordu. Döviz işlemi yapanlar genelde çok uluslu şirketler, koruma fonları ya da yüksek gelir sahibi bireylerdi çünkü forex işlemleri çok fazla sermaye gerektiriyordu. İnternetin gelişiyle bireysel yatırımcılar için perakende hizmet alabilecekleri bir piyasa ortaya çıktı ve böylece ya bankalar aracılığıyla ya da aracı kurumların oluşturdukları ikincil marketler ile foreks piyasalarına erişim kolaylaştı. Çoğu online broker ve forex firması, küçük bir hesap bakiyesi ile kaldıraçla işlem imkanı sunmakta.

 

Forex Piyasasının Riskleri

Para birimlerinin alım satımı hem riskli hem de karmaşık olabilir. İnterbank piyasası olarak bilinen bankalar arası piyasa değişik seviyelerde düzenlemelere tabidir ve forez ürünleri belirli bir standarda sahip değildir. Dünyanın bazı yerlerinde forex işlemleri ise neredeyse tamamen kontrolsüzdür (regüle edilmemiştir).

İnterbank piyasası kısaca bankaların dünya çapında diğer bankalarla alım satım yaptıkları piyasadır. Ülke riskini ve kredi riskini alma konusunda karar verenler bankaların kendileri olmak zorundadır ve bu konuda hepsinin kendilerini mümkün olduğunda sağlama alabilmek için iç prosedürleri vardır. Bu sistemlerin kurulması gibi regülasyonlar sektör bazlıdır ve bütün bankaların korunması için uygulanmaktadır.

Piyasa her bir bankanın belirli bir para birimi için alış ve satış fiyatı teklif etmesi yoluyla oluşturulduğu için, fiyatlama mekanizması arz ve talebe dayalıdır. Sistemin içindeki işlem akışları o kadar büyük boyuttadır ki dolandırıcılık ya da hile yapmaya çalışanların bir para biriminin fiyatını etkilemesi çok zordur.

Küçük boyutlu işlemler yapan bireysel yatırımcıların çoğu işlemlerini genelde yarı denetimli forex firmaları aracılığıyla yaparlar. Bu kurumlar tekrardan fiyatlama ve kendi müşterileri aleyhine yatırım gibi şeyleri de yapabilirler ve bazen gerçekten de yaparlar. Dealer olarak bilinen döviz alım satıcısının bulunduğu yere bağlı olarak bazı hükümet ve sektör denetimleri olabilir ancak bu korumalar dünya çapında bir tutarsızlık gösterirler.

Bireysel yatırımcıların çoğu bir forex firması bulmaya ve onun hangi ülkelerde denetime tabi olup olmadığına bakmak için araştırma yapmaya mecburdurlar. Ayrıca herhangi bir kriz durumunda ya da aracı olarak çalışan firmanın batması durumunda nasıl bir hesap korumasına sahip olduklarına bakmak da iyi bir fikirdir.

 

Forex İşlemlerinin Avantajları ve Zorlukları

Avantaj: Forex piyasaları günlük işlem hacmi konusunda dünyadaki en büyük piyasalardır ve bu nedenle en yüksek likiditeyi de bu piyasalar sunarlar. Bu durum bilinen döviz kurlarının herhangi birinde piyasa şartlarının çoğunda bir işlemden saniyenin altında bir sürede küçük bir alış satış farkı ile çıkabilmeyi mümkün kılmakta ve kolaylaştırmaktadır.

Zorluk: Bankalar, aracı kurumlar ve firmalar forex piyasalarında yüksek bir kaldıraca müsaade ederler. Bu demektir ki traderlar kontrol ettikleri tutarların çok azı kendilerinin dahi olsa işlem yapabilmektedirler. Kaldıraç oranı olarak 100:1 yüksek bir orandır ancak forex piyasalarında görülmesi mümkündür. Yani bu demek oluyor paranızın 100 katıyla işlem yapabilir ve aynı oranda kazanıp kaybedebilirsiniz. Bir trader kaldıraç kullanmanın herhangi bir hesaba nasıl riskler getirdiğini anlamalıdır. Aşırı yüksek kaldıraç seviyelerinden dolayı birçok firma batmak durumunda kalmıştır.

Avantaj: Forex piyasası her gün Avustralya’da başlayıp New York’ta bitmek suretiyle 5 gün 24 saat boyunca işlemlere açıktır. Sydney, Hong Kong, Singapur, Tokyo, Frankfurt, Paris, Londra ve New York büyük merkezleridir.

Zorluk: Döviz alım satımı yapmak üretken bir şekilde ekonominin temel ilkelerini ve göstergelerini anlamayı gerektirir. Bir döviz işlemcisi para birimlerinin değerlerini belirleyen temel ilkeleri anlamak için çeşitli ülkelerin ekonomilerini ve birbirlerine karşılıklı bağımlılıklarını büyük resmi görecek şekilde anlamak durumundadır.

 

Özetle

Forex piyasalarında işlem yapmak diğer piyasalara göre bilhassa elindeki tutar sınırlı olan günlük trading yapan yatırımcılar için daha kolaydır. Daha büyük bir fona sahip olan ve daha uzun vadeli yatırımlar yapanlar için uzun vadeli temel ilkelere dayalı trading ya da faiz arbitrajı karlı olabilir. Döviz kurlarını belirleyen makroekonomik ilkeleri anlamaya odaklanmak ve teknik analiz tecrübesi edinmek yeni başlayan forex yatırımcılarının daha karlı işlemler yapabilmeleri için son derece faydalı olacaktır.

 

İlginizi çekebilir

Forex’ten Para Kazanmak Mümkün mü?
Forex Hakkında Bilmeniz Gerekenler

One Comment

Leave a Reply
  1. Fx’i ben ciddi kişilere öneririm. Ciddi bir ekiple çalışacak kişiler bu işe girişmeli. Sağlam bir profesyonel danışmanı olan kişiler bu piyasada ancak ilerleyebiliyor. Tabii ki biraz da piyasa bilgisi gerekiyor. Yoksa öyle bedava bahis oynar gibi oynanacak bir iş değil. Ama ciddi, kazanmak isteyen yatırımcılara çok şey kazandırabilecek bir piyasa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.