Çok Çalışmak ve Başarılı Olmak Arasındaki İlişki

Kimse çalışmadan bir şey başaramaz. Büyük başarıların altında daima çalışkanlık vardır. Sıkı bir çalışma olmadan kalıcı ve önemli bir başarı elde edilemez. Bu bağlamda hedef belirlemek, bu hedefleri gerçekleştirmek için çaba sarf etmek ve yılmamak olarak tanımlayabiliriz çalışkanlığı.

Eğer düzenli ve doğru bir şekilde emek harcarsanız -yavaş ya da hızlı- mutlaka yükselirsiniz.

Kalıcı bir başarı elde etmek için kısayol diye bir şey yoktur. Kestirmeden başarılı olunamaz. Ancak akıllı çalışarak başarılı olmak ayrıdır. Pek çok insan kolay olanı tercih eder ve sıkı çalışmaktan kaçınır. Bu yapılması gerekenin tam tersidir. Uzun vadeli başarının sırrı sıkı bir çalışma yürütmekten geçer. Jim Rohn bu konuda şöyle diyor mesela.

Yaptığınız iş keşke daha kolay olsaydı demeyin. Keşke daha iyi olsaydım deyin.

Ünlü edebiyatçı Stephen King ise şöyle diyor:

Yetenek, sudan ucuzdur. Yetenekli ve başarılı iki insanı ayıran şey çok çalışmaktır.

Henry Ford ise şöyle diyor:

Ne kadar çok çalışırsanız şansınızı o kadar artırırsınız.

 

Sıkı Çalışmanın Alternatifi Yoktur

Asla ama asla kolay olanı seçmenin en makul olduğunu söyleyen bir kişiye inanmayın. Zira sizin yaptığınız şeyi yapmak isteyen mutlaka birileri vardır ve bu kişilerin sizden daha sıkı çalıştıklarına emin olabilirsiniz. Yani ipin ucunu kaçırma lüksünüz yoktur.

Bazı kişiler doğuştan yetenekli ya da zengin olabilir. Ancak gerçekten başarıyı yakalayan insanların yaptıkları işe yıllarını verdiğini görebilirsiniz.

20. yüzyılın en iyi konuşma ustalarından İngiliz devlet adamı Winston Churchill, etkili konuşma teknikleri üzerine durmaksızın çalışan bir isimdir mesela.

Ünlü piyanist Vladimir Horowitz ise şöyle demiştir:

Bir gün bile çalışmasam bu durumu hemen fark ederim. İki gün çalışmasam eşim mutlaka fark eder. Birkaç gün çalışmasam tuşlara basışım bile değişir.

NBA efsanesi, halihazırda çok ağır olan antreman programına ek olarak kendi de antreman saatlerinin dışında çalışmıştır. Amerikan futbolunun büyük ismi Jerry Rice, 15 takım tarafından “yavaş olduğu” gerekçesiyle reddedildi ancak o azmedip öylesine çalıştı ki bir zamanlar kabul etmeyen takımlar onu transfer edebilmek için astronomik rakamlar teklif etmek zorunda kaldı.

Microsoft kurucusu Bill Gates, kişisel bilgisayarların doğmak üzere olduğunu erken fark etti. Gates 20’li yaşlarına bir gün bile tatil yapmadığını ifade ediyor. John Rockefeller ise petrol endüstrisinin geleceğini çok erken görüp gereken çalışmaları yaptı ve devasa bir imparatorluk kurdu.

Pek çok insan asgari düzeyde çalışmak bile zordur. Fakat sadece ekstra adım atan, inisiyatif alıp kendini bir işe verenler yaşayabilir gerçek başarının hazzını.

Başarının en temel anahtarlarından biri zoru sevmek ve zor şeylerle uğraşmaktan zevk almayı öğrenmektir.

Bu açıdan doğru kararlar verebilmek için sıkı bir çalışma ve öğrenme sürecine ihtiyacınız vardır diyebiliriz.

Medya gurusu Oprah Winfrey şöyle diyor:

Hayattaki en büyük sır, hiçbir sırrın olmayışıdır. Hedefiniz ne olursa olsun, eğer çalışmaya gönlünüz varsa başarılı olursunuz.

Bu şu anlama geliyor: Fırsatların ayağınıza gelmesini beklemeyin. Fırsatı bizzat siz yaratın. Çalışmaktan kaçmak yerine onu benimseyin. Sıkı çalışmaktan keyif aldığınız andan itibaren büyük hedefleri başarma ivmesi yakalarsınız.

Thomas Edison…

Ampulü bulan kişi…

Edison ampulün doğru bir şekilde çalışması için en az 10.000 deneme yaptı. Ancak asla azmini yitirmedi. 10.001’inci denemesinde ise başarılı oldu tabiri caizse.

Pablo Picasso…

Ünlü İspanyol ressam…

Hayatı boyunca 50.000 eser üretti. 1885 resim, 1228 heykel, 2880 seramik, 12.000’den fazla çizim ve daha pek çok şey.

Vincent van Gogh…

Ünlü Hollandalı ressam…

Hayatı boyunca tek bir resim dahi satamayan van Gogh’un 870 resmi bulunuyor. 1881-1890 yılları arassında tam 870 resim. Bugün Van Gogh ismini bilmeyen kimse yok adeta.

Yani size anlatmaya çalıştığımız şey şu: Ne kadar sıkı çalışırsanız, o kadar çok fırsat yaratırsınız. Hayatınızda kendinize önemli bir hedef belirlediyseniz, o hedefe çalışmadan varamazsınız. Anlamlı, kalıcı, faydalı her amaç özveriyi, emeği, çalışmayı, yorulmayı gerektirir.

 

İstikrar Çok Önemli

“Başarmanın 3 temel unsuru var: Çok çalışmak, istikrar ve sağduyu.” (Thomas Edison)

İnsan doğasında “ilerleme” vardır. Birçok insan ilerleme kavramını ihmal eder, bu kişiler sadece başarıya odaklanır. Fakat romancı olmak isteyen bir insanın yapması gereken tek şey masa başına geçmek ve yazmaktır. Bunu günlerce, haftalarca, yıllarca aralıksız yapması gerekir.

Her masa başına geçişte 15 sayfa yazılmalı diye bir kaide de yok. Yeri gelir bir günde 5 cümle anca yazarsınız. Ancak burada önemli olan yazma eylemini ciddiye almanızdır. Ne kadar küçük olursa olsun, mesafe kat etmeye önem verin. Yazar olmak istiyorsanız her gün masa başına geçip yazmanız gerekiyor.

Çalışmanın önemini tartışılmaz bir gerçektir. Çalışmaktan kaçınmak yerine ona doğru koşun ve ona sarılın. Asla hayal kırıklığına uğramazsınız. Sıkı çalışmaktan keyif almaya başladığınız noktada hayatınızda bir seviye atlarsınız, çalışmak angarya olmaktan çıkar, heyecan verici bir süreç haline gelir.

Üstün başarı bir zümrenin tekelinde değildir. Üstün başarı elde etmek herkesin elindedir, yeter ki gereken çabayı, zamanı, emeği sarf edin.

Uçamıyorsanız koşun. Koşamıyorsanız yürüyün. Yürüyemiyorsanız sürünün. Ne olursa olsun ilerlemeye devam edin

Mutlaka okuyun: Yüzde 10 Kuralı: Küçük Adımlarla Büyük İlerleme Kaydetmek

 

Sonuç

Peki bir soru sorarak bitirelim yazımızı.

Siz “sıkı çalışmayı” nasıl tanımlarsınız?

Çok çalıştığınız dönemlerde kat ettiğiniz mesafe, elde ettiğiniz başarı hayatınızda ne derecede bir etki bıraktı?

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

One Comment

Leave a Reply
  1. Bence çok çalışmak hayatımızdaki tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp yaptığımız işe iki elimiz kanda olsa bile odaklanmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir