Hollanda’ya Taşınmak İsteyenlere Tavsiyeler

Hollanda’ya taşınmak…

Bu şehre ilk ayak bastığımda çok saftım. Bana altı ay yetecek kadar param vardı ve o zaman kendimi rahat hissediyordum, her şeyin güzel olacağına inanıyordum. Hollanda’ya kendimi zorlayacağımı düşünerek taşınmaya karar vermiştim ama her şeyin beklediğimden çok daha kolay olacağını dolayısıyla acaba taşınmasam mı diye düşündüğüm zamanlar olmuştu.

Geldiğimi günden beri üç ay geçti ve şu an son kalan kuruşlarımı harcıyorum ve zamanım da hızla tükeniyor. İş bulamadım ve Hollanda bürokrasisinin labirentlerinde kayboldum.

Hollanda’ya taşınırken bürokrasileri hakkında hiçbir fikrim yoktu. İnternette biraz araştırma yaptığımda her şeyin basit olduğunu düşünmüştüm ama gerçek bambaşkaydı. Son haftalarda kredi kartımla uçak bileti almayı, eve geri dönüp yeniden para biriktirmeyi ve neyi yanlış yaptığımı sık sık düşündüm. Yine de bu süreçte çok değerli şeyler öğrendim ve bunları sizlerle de paylaşmak istiyorum. Umarım siz ya da arkadaşlarınız Hollanda’ya taşınmaya karar verdiğinizde benim yaşadığım şeyleri yaşamazsınız.

 

Temel noktalar

Basitçe anlatmak gerekirse Hollanda’ya taşındığınızda, her yerde olacağı gibi, hayatta kalmak için işe ihtiyacınız olacak. Hollanda’da çalışabilmeniz içinse sosyal güvenlik numarası almanız gerekiyor. Ancak sosyal güvenlik numarası almak için de Belediye’ye (Gemeente) gidip kayıt olmalısınız. Yaşayacak yeriniz yoksa bunu yapamazsınız. Amsterdam’da ev bulmak içinse şansa, paraya ve en önemlisi de işe ihtiyacınız olacak. Yani kısır bir döngünün içinde debelenip duracaksınız. Yabancı ülkede yaşayan insanların düştüğü tuzaklardan nasıl kaçınmanız gerektiğini anlatmak için ilk olarak Gemeente kısmında ihtiyacınız olan şeyleri anlatacağım.

 

Gemeente;

Gemeente” (Belediye Binası) kelimesinin içinde Hollandaca “gemeen” ibaresinin geçtiğini anlamına bakınca anlayacaksınız. Bu kelime “kaba” anlamına geliyor. Belediye binası, Hollanda’ya taşınırken duyduğunuz bütün sevinci, heyecanı alıp götürüyor. Hollanda’ya geldiğinizde hemen onları görmeye gidin. Konuşmak isteyeceğiniz son insan olsalar da bu işi mümkün olduğunca erken halletmelisiniz.

Belediyeye geldiğinizde Hollanda’da sisteme ilk defa kayıt olacağınızı söyleyin. Randevu almanız gerekecek. Genellikle size bir sonraki randevunun iki ay sonra ya da daha ileri bir tarihte mümkün olduğunu söyleyecekler. Randevunuzu mutlaka alın, size gitmeden önce randevunuzun ayrıntılarının yazdığı belgenin çıktısını verecekler.

Şimdi ikinci adıma geçiyoruz; ev bulmak.

 

İkametgah;

Hollanda’ya taşındığınızda yapacağınız en önemli şey sisteme kayıt olabilmek için bir an önce ev bulmak. Sisteme kayıt olurken ikamet ettiğiniz bir adres göstermediğiniz sürece diğer işlerinizi halledemezsiniz! Ancak, Hollandacayı şakır şakır konuşmadığınız ve işiniz olmadığı sürece ev bulmak oldukça zorlu bir görev. Hollanda’ya yeni taşındıysanız bu ikisinden birini halletmeniz de pek mümkün değil. Ev bulabilmek için yapacağınız tek şey ev bulma sitesi Kamernet’te karşınıza çıkan her ilana başvurmak ve şansınızın yaver gitmesini dilemek. Çoğu insan ilanı veren kişiye mesaj atıyor ama %99’undan geri dönüş alamıyor.

Hollanda’da arkadaşınız varsa onlara haber salmak çok iyi bir fikir olacaktır. Belki ev arkadaşı arayan bir tanıdıkları vardır ya da birisi ev arkadaşı arıyor mu diye etrafta soruşturabilirler. Bunların hiçbirini yapmadan size tavsiye verseler ya da ne yapacağınızı söylemeleri bile çok işinize yarayacaktır.

 

Kiralar

Amsterdam’da ev bakarken kirası 500 Euro ya da daha az olanlara bakın. Zaten büyük ihtimalle bu fiyattan daha düşüğünü bulamayacaksınız. Hollanda’da yabancıların tam zamanlı çalışması neredeyse imkansız çünkü işlerin çoğuna girebilmeniz için ya Hollandacayı ya da İngilizceden başka bir dili akıcı olarak konuşmanız gerekiyor. Size kendimden bir örnek vereyim. Ekonomi bölümünden mezunum ve İnsan Kaynakları Yönetiminde çap yaptım, aynı zamanda da kurumsal şirketlerde çalıştım ama burada başvurduğum şirketlerin hiçbirisinden üç aydır geri dönüş almadım. “Turistler” (Hollandalılar yabancılar için bu tabiri kullanıyor) için olan işlerin çalışma saatleri size uygun olmayabilir ve şanslıysanız ayda 500 Euro kazanabilirsiniz.

Ev bulma konusunda size şu tavsiyeleri verebilirim:

1. Erkek olduğunuzu belli etmeyin çünkü belli ki kimse bizimle yaşamak istemiyor. Çoğu kişi kadın ev arkadaşı aradığını söyler ve size geri dönmez.

2. İngilizce konuşulan bir ülkeden geldiğinizi söylemeyin. Amsterdam’da Avrupa’daki diğer ülkelerin vatandaşlarının yaşaması normal kabul ediliyor. Ancak Avustralyalılar (benim gibi), Britanyalılar, Yeni Zelandalılar ve Amerikalıların hepsi, herkesin sadece İngilizce konuştuğu tek bir ülkenin vatandaşıymış gibi görülüyor.

3. Eğer yapabilirseniz Hollanda’ya taşınmadan önce dil sorununu halletmeye çalışın. İşiniz çok daha kolay olacaktır. Buraya gelmeden önce Hollandaca hakkında bazı temel şeyleri öğrenmiştim ve bu, ev bulmama yardımcı oldu çünkü hata yapsam da Hollandaca konuşabilmek için oldukça çaba sarf etmiştim.

 

Hollanda’da kamu hizmeti kuruluşları

Ev tutarken ya da satın alırken aydınlanmanızı ve ısınmanızı sağlayan kibar insanlarla anlaşmanız gerekir. Evet, gaz ve elektrik şirketlerinden bahsediyorum. Maalesef Hollandaca konuşmayan pek çok kişi, önerilen tarifelerin ve fiyatların içinden çıkmakta zorlanıyor.

Bu işin içinden kolaylıkla çıkmak istiyorsanız Partner Pete adlı şirketle iletişime geçin. Bu şirket, sizden hiçbir ücret almadan gaz ve elektrik tarifelerinin listesini çıkarır, daha sonra size İngilizce hangisinin daha iyi olduğunu açık bir şekilde anlatır. (Evet yanlış duymadınız, “ücret almadan” yapıyorlar!) Bu şekilde Hollanda şirketleriyle kendi başınıza uğraşmak zorunda kalmazsınız:

Düzgün bir kuaför ya da spor salonu bulmak da zorlu bir görev olabilir çünkü fiyatların ne kadar olduğunu tam anlayamayabilirsiniz.

 

 Banka hesabı açmak ve oraya para aktarmak

Bankada hesap açarak ve bu hesabınıza bir miktar para aktararak kiranızı ödeyebilirsiniz ya da vize işlemleriniz için hesabınızda bulunması gereken miktarı gösterebilirsiniz. Banka hesabı açtırırken de türlü zorlukla karşılaşabilirsiniz çünkü bankalar adil ticaret ve çevre konusunda ne kadar dikkatli davransalar da internet sitelerinin İngilizce bölümü o kadar kötü oluyor. Ancak Bunq adlı yeni açılan banka genç, modern ve hızlı hizmet anlayışıyla ve ihtiyacınız olan dijital hizmetleriyle müşterilerine her konuda yardımcı oluyor.

Hesabı açtırdıktan sonra buraya para aktarmak daha kolay. Kendi para biriminizi Euro’ya çevirmek için International Money Transfer adlı siteyi kullanabilirsiniz. Sitede Hollanda’ya ayrılmış bir bölüm var, buradan bu konuyla ilgili bilmeniz gereken her şeyi öğrenebilirsiniz.

Bir başka yöntem de TransferWise. Bu şirket, başka ülkelerdeki aile bireylerinize ya da arkadaşlarınıza (ya da başka bir hesabınıza) para göndereceğiniz zaman düşük miktarlı işlem masrafınızı karşılıyor. Döviz kuru burada en düşük fiyattan işlem görüyor. Ancak şirket herkese hizmet vermiyor. TransferWise, sadece 60 ülkede internetten ya da telefondan yapılan işlemlerle banka hesaplarına para gönderebiliyor. Bu şirketin para göndermek istediğiniz ülkede hizmetinin olup olmadığını öğrenmek için ofislerini ziyaret etmek sizin için yararlı olacaktır. Bu şirket Hollanda’ya taşınmanızı daha da kolaylaştıracaktır (hem de daha uygun fiyata, bunu kim istemez ki!).

 

Göçmen bürosu;

(Bildiğim kadarıyla Avrupa Birliği vatandaşlarının vize almasına gerek yok.)

Yaşayacağınız sürecin en kolay kısmı göçmen bürosuna gitmek olacak. Hollanda’ya taşınmadan önce bir yıllık vize almıştım. Belediye binasına giderek belli bir ev adresiyle sisteme kaydolmak için randevu aldığınızı gösteren bir belgeniz varsa burada hiçbir sorun yaşamadan işinizi halledersiniz. Ev tuttuktan sonra göçmen bürosunu arayın ve mülakat için randevu isteyin. Büyük ihtimalle bir ya da iki hafta içinde sizi çağırırlar. Karşılaşabileceğiniz tek sorun, ödemenizi Avrupa Birliğinde geçerli çipli kartla yapmak zorun kalmanız. Bu nedenle çoğu kredi ve hesap kartını kabul etmeyeceklerdir. Mülakata giderken yanınıza yeteri kadar nakit para aldığınızdan emin olun. Size geçici çalışma izni verecekler ve resmi çalışma izninizi ne zaman alabileceğinize dair bir mektup gönderecekler. Bu süreç genellikle altı hafta sürer.

Göçmen bürosunda işinizi hallettikten sonra yapabileceğiniz tek şey belediye binasından aldığınız randevu gününü beklemek.

 

Belediye binası, yani Gemeente, bir başka deyişle kaba insanlar topluluğu;

Evet, yine bu insanlarla karşı karşıyayız. Sisteme kaydolmayı denediğinizde büyük ihtimalle başarısız olacaksınız. Size tavsiyem, oturduğunuz evin kontratını kimle imzaladıysanız onla gitmeniz. Eğer bu kişi kimlik kartını gösterip sizin onun evinde yaşadığınızı söylerse işiniz kolaylaşır. Ancak genellikle bu kişi olmadan gitmek zorunda kalacaksınız ve başka birine sizinle gelmeyi rica etmek Hollanda’da o kişiden vergilerinizi ödemesini rica etmek gibi bir şey. Yine de şunu söylemeliyim, ben bu konuda şanslıydım çünkü benimle ilgilenen kadın çok nazikti ancak daha korkun davranan kişileri de duymadım değil. Belgeleri eksik olduğu için buraya üç kere gitmek zorunda kalan ve bu belgeleri toplayabilmek için aylarca koşturan arkadaşlarım oldu. İlk kez kayıt olacaksanız büyük ihtimalle şu belgelere ihtiyacınız olacak;

  1. Pasaportunuz
  2. Ülkenizi terk etmeden önce aldığınız imzalı doğum belgenizin orijinali
  3. Vizenizin fotokopisi
  4. Ülkenize dönüş için aldığınız uçak biletinizin fotokopisi ya da üzerinde isminizin yazdığı ve size yetecek kadar paranız (yaklaşık 2000- 3000 euro civarında) olduğunu gösteren banka hesap özetinizden birisi.
  5. Hem sizin hem de ev sahibinizin imzaladığı kira sözleşmesinin fotokopisi Ya da ev sahibinizin sizinle birlikte gelmesi durumunda pasaportlarını ya da kimlik kartlarını göstermek yeterli olacaktır.

Belediye binasında kayıt yaptırdıktan sonra görevli kişi üzerinde sizi sisteme kaydettiği adresin ve o çok duyduğunuz vergi numarasının yazdığı belgenin çıktısını verecek. Vergi numarası Hollanda’da yaşayabilmeniz için olmazsa olmaz. Numaranızı aldığınızda bütün kapıların açıldığını göreceksiniz. Vergi numaranızı aldığınızda iş bulabilir ve çalışmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca banka hesabı açıp Hollanda vatandaşlarının yararlandığı tüm hizmetten yararlanabilirsiniz.

 

İş bulma;

Bu kısım da tamamen başka bir yolculuk. Yukarıda bahsettiğim şeylerin hepsini yapmış olmanız bile iş bulmanıza yetmiyor. Yine de bu konuda yapmanız ve yapmamanız gereken pek çok şey var. Diğer yazımda bundan uzun uzun bahsedeceğim.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Eğer bu zorlu yolculuğu sağ sağlim tamamlarsanız aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi deniz seviyesinin altındaki bu güzel ülkede çok güzel zaman geçirebilirsiniz. Hollanda bürokrasi labirentinde yolunuzu kaybetmemeniz dileğimle. Tot straks (görüşürüz)!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.