İçerik Pazarlamanın Geleceği Nasıl Olacak?

İçerik kraldır.” ya da “Content is king.” sözünü duydunuz mu?

Dijital pazarlama ile uğraşıyorsanız elbette duymuşsunuzdur. Ancak daha çok içerik üretmek, web sitenize daha çok trafik geleceğini garanti etmez.

Google’da ilk sayfada yer alan içerikler ortalama 1900 kelime uzunluğunda.

Bu 1900-2000 kelimelik içeriklerin sizi otomatik olarak birinci sayfaya taşıyacağı anlamına gelmiyor. Peki ama bu kadar içerik yazmanıza rağmen istediğiniz trafiği ve sıralamayı elde edemiyorsanız ne yapmanız gerek?

Bu meseleyi ele alacağız ancak öncelikle içerik pazarlamanın nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğine bakmamız şart.

 

440 Milyondan Fazla Blog Var

Son istatistiklere göre internette 440 milyondan fazla blog var.

Eğer Medium, Tumblr gibi siteleri de dahil ederseniz bu sayı 1 milyarı da aşar. Sadece Tumblr üzerinde 400 milyondan fazla blog var.

Bu kadar çok blog ve web sitesi varken öne çıkmak elbette zordur.

Dünya üzerinde 7.5 milyar insan yaşıyor ve blog sayısı insan sayısından daha büyük bir hızla artıyor. Kabaca 1 milyar blog olduğunu hesap ederse 7.5 kişiye 1 blog düşüyor.

Peki neden bu bloglardan içinden sizinkine ilgi gösterilsin ki?

 

İçerik Pazarlamada Neler Değişti?

Çok fazla blog var ve rekabet de inanılmaz kızışık.

Hangi konu hakkında bloga sahip olursanız olun, sizle birebir aynı konuda blogu olan birileri  mutlaka olacaktır.

Eğer haber ve güncel gelişmeler üzerine bir siteniz, blogunuz varsa bu işi sizden daha iyi yapan birileri mutlaka vardır.

Popüler anahtar kelimelere yönelik rekabetin ne kadar sıkı olduğunu, Google’da ilk sayfada yer almanın ne kadar zor bir iş olduğunu anlatmaya gerek yok.

Ubersuggest, dünya genelinde 619.718.788 adet anahtar kelimeyi takip ediyor. Son 30 gün içinde bu anahtar kelimelerin sadece 24.593.402 tanesi 10.000 kez arandı.

Örneğin SEO kelimesi için sırf ABD’de 581 milyon adet web sitesi çıkıyor Google’da.

Eğer 24.593.402 anahtar kelimenin bir tanesinin peşinden gidecekseniz devasa bir rekabeti göze almanız şart.

Elbette uzun anahtar kelimelerle de (long-tail keywords) sağlam trafik elde edebilirsiniz, ancak onlar da zaman içinde rekabetçi bir hal alacaktır.

 

İçerik Stratejinizde Nasıl Değişimlere İhtiyacınız Var?

Yukarıda da bahsettik: Ne hakkında yazarsanız yazın, aynı konu hakkında yazı yazan birileri mutlaka vardır.

Örneğin 2005 yılında “Domates lekesi nasıl çıkar?” konulu 300 kelimelik bir yazı yazsanız ve bu yazıda link, görsel gibi şeyler olmasa bile bu yazı şahane bir iş yapabilirdi. Çünkü o zaman internet henüz çok taze bir mecraydı.

Ancak bugün böyle bir yazının bırakın Google 1. sayfayı, 100. sayfada bile yer alma şansı neredeyse yok.

Bugün yeni bir içerik yayınladığınız zaman insanların sizin yazınıza çok benzer bir yazıyı okumuş olma ihtimali çok yüksektir. Peki insanlar neden sizin yazınızı paylaşınlar ya da sizin yazınıza link versinler ki?

Daha da kötüsü, 10 kişiden 8’i yazının başlığını okuyor ancak 10 kişiden sadece 2’si bu yazıya tıklıyor. Bunun nedeni ise insanların yazınızın yeterince ilginç olmadığını düşünmesi ya da aynı yazıyı başka bir yerde daha önce okumuş olmalarıdır.

Yani yeni ve şahane bir şey yazmadığınız sürece başarılı olmanız pek mümkün değil.

Dilerseniz 1900 kelime değil, 9900 kelimelik bir yazı yazın, backlink satın alın. Eğer özgün bir içerik yoksa insanlar bu yazıyı umursamaz.

SEO tips aramasına bakalım. Bu anahtar kelimeyi içeren 3.630.000 sayfa var. Ve hemen herkes aynı şeyleri yazıp duruyor.

Sadece sayılar değişiyor: En iyi 101 SEO taktiği, 12 önemli SEO ipucu vs…

 

Özgün İçerik Nasıl Yazılır?

Her şeyden önce içeriklerinizde hayat deneyimlerinizi anlatmalısınız. Sizin hayatınız sadece size özgü. Deneyimleriniz, dünyaya bakışınız da sadece size ait. Bu nedenle içeriklerinizi kendi deneyimlerinizle harmanlarsanız daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz.

En İyi 100 SEO Taktiği, Şahane 20 SEO İpucu gibi içerikler daha başlıklarından yeni bir şey sunmadıklarını belli eder.

Bunun yerine meseleye biraz şahsilik katmak daha iyi olacaktır. Örneğin;

  • “Hayatımı Kurtaran En İyi SEO Taktikleri”
  • “Nasıl 3 Ayda 1.000.000 Organik Trafik Elde Ettim?”

Bu ve benzeri içeriklerde (ve başlıklarda) bir hikaye var. İnsanlar özdeşim kurmayı ise çok sever. Bu nedenle içeriklerinizde deneyimlerinizi hikayeleştirerek anlatmaya çalışmak sizin için çok daha iyi olur.

Dilerseniz insanların daha önce görmediği bir veri paylaşın, dilerseniz kişisel hikayenizi insanlara fayda sağlayacak şekilde aktarın; özgün ve sadece sizin yazabileceğiniz içerikler, jenerik ve alışıldık içeriklerden daha iyi iş yapar.

Yani hem Google hem de insanlar tarafından sevilmeniz için özgün olmak zorundasınız.

Şimdi hem veri hem de hikaye bulunan içerikleri nasıl yazabilirsiniz?

Bu konuda size birkaç fikir verebiliriz:

1. Buzzsumo

Buzzsumo’da ilgilendiğiniz anahtar kelimeyi yazarsanız, o kelimeyle ilgili en popüler içerikleri görürsünüz.

İçerik kaleme alırken özgün bir bakış açısıyla o anahtar kelimenin farklı bir boyutunu ele alırsanız başarılı olma ihtimaliniz yüksek olur. Ancak daha önce 500 kere ele alınmış bir konuyu aynı ifadelerle ele alırsanız ve yazıda yeni şeylerden bahsetmezseniz kalabalıklar altında ezilirsiniz.

Buzzsumo’nun en iyi yanı, belli bir zaman aralığını da gösterebiliyor olması.

Yani son 2 ay içinde ya da son 5 yıl içinde seçtiğiniz anahtar kelimenin performansını izleyebilirsiniz. Bu özelliği kullanarak piyasanın nereye gittiğini, insanların nelere ilgi göstermeye başladığını anlayabilir, değişime ayak uydurabilirsiniz.

 

2. Google Trends

Google Trends, adından da anlaşılacağı üzere trendler, popüler şeyleri listeliyor. Üstelik bunu gerçek zamanlı olarak yapıyor. Örneğin 2018’de ülkemizde en çok aranan şeyler şunlar:

Gerçek zamanlı olarak da arama yaptığınız an en popüler içerikleri görmeniz mümkün.

Hatta sektörlere ve kategorilere göre arama yapmak bile söz konusu.

Google Trends’i istediğiniz ülke için kullanabilirsiniz. Yani hem Türkiye’de hem de İrlanda’da nelerin popüler olduğunu ücretsiz olarak görebilirsiniz.

Eğer bu arama sonuçlarına dair özgün bir içerik yazarsanız trendi yakalayabilir ve sitenize trafik çekebilirsiniz.

Unutmayın, birçok kişi bu taktiği kullanıyor ve trafiğin önemli bir bölümünü popüler siteler çekiyor. Ancak kişisel deneyimlerinizi işin içine katarak bir içerik yazdığınızda siz de gayet başarılı olabilirsiniz.

 

3. SurveyMonkey

Eğer halihazırda okur ve takipçi kitleniz varsa, ilginç fikirler elde etmek için anket düzenleyebilirsiniz.

Örneğin, SurveyMonkey üzerinden ücretsiz bir şekilde anket oluşturabilir ve “Blogumda ne tür içerikler okumak istiyorsunuz?” ya da “Öğrenmekte en çok zorlandığınız şeyler nedir?” gibi sorular sorabilirsiniz.

Gelen cevaplar size şahane fikirler verecektir.

SurveyMonkey’de anket yaparken en az 30 cevap almaya çalışın. Ne kadar çok cevap alırsanı o kadar iyi çıkarım yapabilirsiniz.

 

4.  R10.net

Eğer iyi bir yazı fikriniz varsa ancak yazmaya vaktiniz yoksa bu işi yapması için başka birinden yardım alabilirsiniz.

Örneğin r10.net sitesinin forum bölümünden blog yazarlarına ulaşarak belirttiğiniz konuda sizin istediğiniz kriterlere uygun şekilde makale yazacak kişiler bulabilirsiniz.

 

Ama Klasik İçerikler Üretip Başarılı Olanlar da Var?

Evet, klasik tarzda içerik üretip epey iyi sıralamaya sahip olan siteler de var. Bu sitelerin başarısında ya eski olmak (o konuyu ele alan ilk siteler olmaları) ya da yüksek otoriteye sahip olmaları söz konusudur.

Örneğin ShiftDelete.Net, Memurlar.Net gibi sitelerde klasik içerikler yer alır ancak bu sitelerin backlink’i, sosyal medya paylaşımları, domain yaşları vs. son derece yüksektir.

Ancak yine de size klasik tarzda içerik üretmenizi tavsiye etmeyiz. Ama yine de bu sitelere özenecekseniz doğru bir planlama yapın.

Eğer otoriteniz yoksa ve taze bir siteyseniz de en azından İngilizceye bulaşmasanız iyi olur, çünkü İngilizcede inanılmaz sayıda kaliteli web sitesi mevcut. Yani onlarla rekabet edebilmeniz çok ama çok zor.

 

Sonuç

Sizi içerik pazarlama konusunda korkutmak gibi bir amacımız yok elbette, ancak içerik pazarlamanın mevcut durumunu ve başarılı olmak için nasıl bir yol izlemek gerektiğini bilirseniz siz de daha iyi ve etkin adımlar atabilirsiniz.

Siz de yazılarınızda hem kendi deneyimlerinizi anlatabilir hem de o alandaki uzman kişilerin kitaplarından, yazılarından çıkardığınız dersleri yazılarınıza ilave edebilirsiniz. Ya da verilerden yararlanabilir, mevcut konulara yeni verilerle yeni bir bakış açısı katarak içerik üretebilirsiniz.

Velhasıl, ya yeni özgün içerikler üreterek öne çıkmaya çalışırsınız ya da eski bilgileri temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp yazarsınız ve büyük rakiplerin altında ezilirsiniz…

 

İlginizi çekebilir

İçerik Pazarlaması Nedir? Örnekleri Nelerdir?
Reklam ve Pazarlama Teknikleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.