İnternetten Zeytinyağı Satmak İsteyenlere Tavsiyeler

Akdeniz mutfağında ve tabii ki bizim kendi mutfağımızda tartışılmaz bir yere sahiptir zeytinyağı. Diğer yağlara göre oldukça sağlıklı ve lezzetli olması zeytinyağına olan ilgiyi de her geçen gün biraz daha artırıyor.

Eğer siz de ülkemizin Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşıyor ve zeytin-zeytinyağı işiyle uğraşıyorsanız doğru yerdesiniz. Zira bu yazımızda sizlere zeytinyağı satmak ve zeytinyağı pazarlamak ile alakalı faydalı taktikler vereceğiz.

 

Zeytinyağı Piyasasında Manzara Ne?

Türkiye zeytinyağı üretiminde dünyada ilk 5 ülke içinde yer almaktadır. 2020 yılında 867.000 ton yağlık zeytin işlenerek yaklaşık 173 bin ton zeytinyağı elde edilmiştir. En çok zeytinyağı üreten üç ilimiz ise Aydın, Balıkesir ve Muğla’dır. Sıralamada İspanya, İtalya ve Yunanistan ise ülkemizden önce gelmektedir.

Zeytinyağına yılın 4 mevsiminde de ilgi olmasının temel nedeni ürünün yemeklik olarak kullanılmasıdır.  Birçok kişi fiyat-performans açısından en ideal yağın zeytinyağı olduğunu düşünmektedir. E tabii, siz de takdir edersiniz ki zeytinyağı içine girdiği yemeğe boyut atlatır. Kim zeytinyağlı yaprak sarmasına karşı koyabilir ki bu topraklarda…

 

Zeytinyağı Satışı Nasıl Yapılır?

Zeytinyağı satışı yapan biri olarak sizi diğer satıcılardan üstün kılan bazı özellikler olabilir.

  • En iyi fiyatı siz veriyor olabilirsiniz.
  • En organik zeytinyağını siz satıyor olabilirsiniz.
  • Yağ çıkarma tekniği bakımından verimliliği esas alıyor olabilirsiniz.

Tüm bunların yanında zeytinyağı satışında bir marka haline gelmek, kendinizi farklı bir konuma yerleştirmek, en iyi “hikaye”yi anlatıyor olmak bu işte başarılı olmak için kritik öneme haizdir.

Zeytinyağı satan bir marka olarak müşterilerinize iyi bir hikaye anlatmanız şart. Zeytin ağaçlarınızın yaşı, yağ çıkarma yöntemleri, yağın içine ilave edilen diğer ürünler, logonuz, şişe tasarımınız, sosyal medyada kullandığınız fotoğraflar…

Bunların hepsi sizi diğer satıcılardan farklı kılma yetisine sahiptir.

Dolayısıyla zeytinyağı işinde marka imajına, pazarlama yöntemlerine azami özen göstermeniz şart.

Bizim bu yazıdaki muradımız da zaten size markanızın imajını nasıl geliştirebileceğinizi anlatmak…

 

Zeytinyağı Şişesi Nasıl Olmalıdır?

Zeytinyağınız inanılmaz lezzetli olabilir. Çok iyi bir fiyatla satış yapıyor olabilirsiniz.

Harika…

Ancak ambalaja önem vermediğiniz sürece insanlar sizden hususi olarak zeytinyağı almaktan çekince duyabilir.

Siz küçük bir işletme, yerel bir girişimci olduğunuz için size özgü bir dokunuş yapmanız şart pazarlama konusunda.

Yani şişelemeniz, etiketiniz, kullandığınız reklam görselleri, reklamlarda kullandığınız dil-üslup insanlara iyi bir ilk izlenim bırakmalı ki marketten değil, sizden alışveriş yapsınlar.

Bir ürünün “Yüksek kalite” olarak algılanması, ambalajda başlar. Söz konusu zeytinyağı olunca plastik şişeyi bir kenara bırakmalı, cam şişelerde satış yapmalısınız.

Zeytinyağı sağlığı ve lezzeti temsil eden bir ürün olduğu için ürünlerinizi asla ve kat’a plastik şişelerde satmayın. Sosyal medyada açtığınız satış sayfanıza asla 5 litrelik su şişesine doldurulmuş zeytinyağı fotoğrafı yüklemeyin.

Bizim size tavsiyemiz şehrinizdeki züccaciye toptancılarına gidip farklı tarzlarda cam zeytinyağı şişeleri satın almanız şeklindedir.

Şişeler farklı tasarımlarda ve renklerde olacaktır tabii. Pek çok insan yağın kendi rengini görmek isteyeceği için şeffaf cam şişe almanız iyi olur. Ancak koyu yeşil veya amber rengi şişeler de yine şık durur.

Zeytinyağı pazarlamada bir diğer önemli unsur etikettir. Organik zeytinyağı satışı yapan kişiler veya firmalar, marka hikayesini genelde etiket üzerinde anlatır. Etiket tasarında dikkat edilmesi gereken önemli hususları, zeytinyağı işinde “gurme” düzeyinde başarılı olan şu firmaların tasarımlarına bakarak öğrenmek mümkün.

 

Olio Verde

Olio Verde klasik zeytinyağı şişesi algısını yıkıyor ve son derece premimum bir algı yaratıyor bu tasarımıyla. Şişe üstünde üretim yeri olan Sicilya’daki çiftliğin hikayesi anlatılıyor. Marka adı, logo ve metin yerleşimi ise gayet başarılı.

 

Grand’ Aroma

Grand’ Aroma zeytinyağı şişesinin uzun ve ince olması gerekmediğini ispat ediyor bu tasarımıyla. Şişenin şeffaf olması ve içinde fesleğen parçacıklarının olması (bunun şişede gayet iyi vurgulanması), fesleğen görselinin insanlarda “ferahlık ve tazelik” algısı oluşturması… bu tasarımı başarılı kılıyor.

 

Napa Valley

Napa Valley klasik zeytinyağı şişesi tasarımını benimsiyor ancak bu tasarıma seviye atlatıyor. Etiketin kırışık dokusu, altın sarısı etiketin şişeyle zıtlık oluşturması, yine sarı-mor zıtlığının enfes bir biçimde kullanılması, Napa Valley şişelerine adeta “şampanya” gibi lüks bir içki havası katıyor. Harikulade bir tasarım.

Mutlaka okuyun: Ambalaj Tasarımı Nasıl Yapılır?

 

İnternette Zeytinyağı Nasıl Satılır?

İnternetten zeytinyağı satışı yapmak bir alternatif değil, zorunluluktur. E-ticaret platformları son yıllarda büyük bir ivme kazandı ve insanlar pandemi nedeniyle internetten daha çok gıda sipariş eder hale geldi.

Dolayısıyla e-ticaret siteleri üzerinden, kendi e-ticaret websiteniz üstünden, Facebook veya Instagram üzerinden satış yapmaya büyük önem atfetmeniz gerek.

Eğer kendi satış sitenizi oluşturacaksanız da siteniz mutlaka mobil uyumlu olmalı. Google kriterlerine, yani arama motoru optimizasyonuna uygun olmalı. Sitenizde zeytinyağının faydaları, ürünlerinizin üretim ve şişelenme süreci, marka hikayeniz gibi konularda yazıların olması çok iyi olur.

Ayrıca son yıllarda trend olan bir satış yönteminden bahsedelim. Abonelik sistemi deniyor buna. Yani müşteri size tıpkı Netflix’e abone olur gibi abone oluyor. Siz de her ay bu kişiye zeytinyağı kargoluyorsunuz. Abonelik yönteminin müşteriler için avantajı, tek seferlik alımlara nazaran daha uygun bir fiyata zeytinyağı alabilmeleridir. Satıcı olarak sizin avantajınız ise kemik bir müşteri kitlesi edinmektir.

 

Zeytinyağı Satışı İçin Sosyal Medya Nasıl Kullanılmalı?

Sosyal medyada aktif olmak, ne iş yaparsanız yapın artık bir zorunluluk. Bu açıdan zeytinyağı satışı için de sosyal medyayı aktif ve etkili bir biçimde kullanıyor olmanız gerek.

Günümüzde internetten satış sisteminin en iyi çalıştığı sosyal medya platformları ise Instagram ve Facebook. Dolayısıyla bu iki mecrada mutlak surette aktif olmanız lazım.

Sosyal medyada aktif olmak demek ise;

Düzenli olarak içerik paylaşmak, bunu yaparken spam yapıyormuş gibi günde 40 gönderi paylaşmamak demektir. Yani günde 2 gönderi paylaşmanız Facebook için idealdir mesela.

Kullandığınız görsellerin size ait olması ve estetik olması da yine önemli bir mesele. Sağdan soldan bulduğunuz düşük çözünürlüklü fotoğrafları yüklemeyin. Bugün giriş seviyesindeki cep telefonları bile iyi aydınlatma olduğu sürece şahane fotoğraflar çekebiliyor. Tanıdığınız profesyonel kamerası olan biri varsa, ondan yardım isteyebilir, yarım gün içinde 6 aylık fotoğraf ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Bu da bir opsiyon. Sosyal medyada insanların size ulaşabileceği telefon ve adres bilgilerini de mutlaka paylaşın.

Zaman zaman takipçilerinize yönelik yarışmalar, çekilişler düzenlemek de yine kitlenizin konsolide olması ve yeni takipçiler kazanımı için gerçekten işe yarayan yöntemler.

Facebook 2021 itibariyle gençlerden ziyade orta yaşlı insanların ilgi gösterdiği bir platform haline geldi. Bu nedenle Facebook satış sayfanızın olması kesinlikle şart.

  • Facebook’ta insanlarla konuşabilir, onların sorularını yanıtlayabilirsiniz.
  • Promosyon ve indirim haberlerini paylaşabilirsiniz.
  • İnsanlarla zeytinyağı ile yapılan yemek tarifleri paylaşabilirsiniz.
  • Satış yaptığınız web sitenize veya e-ticaret sitelerine trafik çekebilirsiniz.

Instagram ise daha görsel bir mecra. Gençlerin daha çok zaman geçirdiği bir yer. Instagram’da içerik paylaşırken görselliğe daha çok önem vermeli, tabiri caizse paylaşımlarınızla insanların canını zeytinyağı çektirmelisiniz.

Üstelik hikaye (story), reels, canlı yayın gibi pazarlama açısından pek çok faydalı özelliği bulunuyor Instagram’ın.

Instagram’da zeytinyağı ile yapılan yemek tarifleri videosu çekerek ürünlerinizin tanıtımını yapabilir ve tarif videoları ile yeni takipçiler kazanabilirsiniz. Yani Instagram’ı sadece satış için değil, bir nevi şov arenası olarak da düşünebilirsiniz. Ne kadar ilginç, şaşırtıcı, “Vaaay” etkisi uyandıracak içerik paylaşırsanız o kadar çok kişiye ulaşma imkanınız olur.

Sosyal medyaya ilaveten kendinize ait bir web sitesine de sahip olmanız gerek. İnternetten satış yaparken aklınızdan çıkarmamanız gereken tek bir kelime var: Trafik…

Olabildiğince çok kişinin web sitenizi ziyaret etmesini sağlamakla mükellefsiniz. Bunu yapmak için de iki yol var: Paralı reklam vermek ve faydalı içerik üretmek.

Paralı reklam vererek ürünlerinizin Facebook’ta, Google’da veya başka sitelerde görünmesini sağlayabilirsiniz. Üstelik reklam verirken hedeflediğiniz kişileri de tek tek seçebilirsiniz. Yani “Bu reklamı sadece 25-60 yaş arası İstanbul’da yaşayan kadınlar görsün” diyebilir ve reklamlarınızın sadece bu kişilere gösterilmesini sağlayabilirsiniz.

İşin bir de organik yönü var! Organik trafik demek, insanların Google’da bir şeyler araştırırken sizin sayfanıza gelmeleri anlamına gelir. Yani insanlar sizi reklam nedeniyle değil, içeriklerinizin faydalı olması nedeniyle ziyaret eder.

Eğer sitenizde zeytin, zeytinyağı, zeytinyağlı yemek tarifleri gibi konularda onlarca yazı varsa, Google nezdinde değerli bir web siteniz var demektir. Bu da Google’a “zeytinyağı” yazan bir kişinin sizin web sitenizi ilk sıralarda görmesi gibi bir duruma neden olur. SEO (arama motoru optimizasyonu) deniyor buna. Sitenizdeki içeriklerin “zeytinyağı” hakkında bilgi almak isteyen insanların ‘ağzına layık’ olması gibi bir şey aslında.

E-mail pazarlama da yine geçerli bir yöntem. Örneğin Instagram’da bir yarışma düzenlediniz ve 3 kişiye 1 litre zeytinyağı hediye ettiniz. Bu yarışmaya katılma şartı olarak da insanlardan bir anket doldurmalarını istediniz. Anketi dolduran kişi sayısı da mesela 150 olsun. Tek bir yarışma aracılığıyla 150 adet potansiyel müşterinin adresine sahip oldunuz. Bu şahane bir şey. Zeytinyağı ile alakalı bir Instagram sayfasını takip eden ve hatta bu sayfanın yarışmasına katılan bir insan, bugün olmasa da elbet bir gün zeytinyağı sipariş edecektir. 3 kişiye hediye ettiğiniz 3 litre zeytinyağını orta vadede 30 yeni müşteri edinerek misliyle amorti edersiniz!

 

Süpermarketlere Zeytinyağı Nasıl Verilir?

Zeytinyağı satıyorsanız marketlere ve bakkallara da mal vermelisiniz. Yani internetten satış çok iyi bir yöntem ancak marketlere de ürün vermek işlerinizi daha da büyütecektir.

Zeytinyağınızı marketlere satarken imajın önemli olacağını bir kere daha vurgulayalım. Yani şişeniz, etiketiniz ve tabii ki ürün kaliteliniz çok iyi olmalı. Ancak bu şekilde perakendecileri ikna edebilirsiniz.

Tabii marketlere mal vermenin esas olayı çevre sahibi olmaktan geçer. Marketlerin satın alma müdürleri ile görüşmeli, onlara ürününüzün tanıtımını yapmalısınız. Bunun için zeytin ve zeytinyağı sektörünün ileri gelenleriyle irtibat halinde olmanız da çevre, yani network edinmek için kritik öneme sahiptir.

Marketlere ürün vereceğiniz zaman müşterilere zeytinyağınızı tattırmalısınız. Genelde marketlerde zeytin, sucuk tadım standları olur. Siz de gerekirse personel temin ederek marketlerde promosyon yaptırabilirsiniz.

 

Sonuç

Sözün özü, zeytinyağı satışı yapmak için internetten kesinlikle faydalanmanız, bunu yaparken de kendi marka imajınızı kullanmalısınız. Bugün belki binlerce Egeli internetten zeytinyağı satışı yapmaya çalışıyor. Sizi bu rekabette öne çıkaracak olan şey ise internette aktif olmak, marka imajına yatırım yapmak, kaliteli ve profesyonel bir şişe-etiket-logo tasarımına sahip olmak, e-ticaret uyumlu bir web sitesine sahip olmak… Ve tabii ki insana parmaklarını yalatacak derece lezzetli zeytinyağı üretmek!

Yorum

Bir Yorum da Sen Bırak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir