İstediğiniz Kişi ile İstediğiniz Zaman ve İstediğiniz Yerde İletişim Kurun!

Yıllardan beri, dünyayı içgüdülerimle bir araya getirdiğim bir bulmaca olarak görebilme konusundaki süper gücümü tanımlamak için uğraşıyordum. Bir fikir bulacaktım ve bulduğum bu fikir öyle bir tepkiye sebep olacaktı ki sayesinde A kişisini B kişisi ile temas kurma konusunda teşvik ederek her iki kişinin de aynı anda hedeflerini büyütüp ilerletmelerine yardımcı olacaktım. Artık biliyorum, ben bir süper bağlayıcıyım!

“Superconnector” yani “süper bağlayıcı” kitabının yazarları Ryan Paugh ve Scott Gerber kitaplarında gizli kalmış bu yeteneğime bir isim koymayı başarmakla kalmayıp herkesin bu süper güçten nasıl faydalanabileceğini de gösteriyorlar.

Peki bu bilginin iş hayatınıza veya günlük yaşantınıza ne gibi bir faydası olacak?Gelin süper bağlayıcı kavramının nasıl işlediğine birlikte bakalım, böylece herhangi biriyle, herhangi bir zamanda, herhangi bir konuya ilişkin iletişim kurabilmeye gecikmeden başlayabilir, hedeflerinize bir adım daha yaklaşmış olursunuz.

 

İletişim modelinizi değiştirin

Süper bağlayıcılar son derece spesifik bir şekilde iletişim kurarlar. Konuşmanın orta yerinden dalıvermek yerine, insanlara ilişkin hızlı bir veri akışı sağlamak adına eleştirel düşünmeye veya konuştukları ve dinledikleri şeyin özellikle vurgulanmak istenen noktalarına odaklanırlar.

“Süper bağlayıcılar söz konusu olduğunda havadan sudan konuşmak diye bir şey yoktur. Soruların hatta kullanılacak tüm tamamlayıcı soruların dahi bir amacı vardır” diyor Paugh.

“Süper bağlayıcılar, çevrelerindeki insanlara değer katacak yeni fırsatları ortaya çıkarmaya yardımcı olur; yani evet/hayır tarzında net cevaplara sahip sorular sormaz.”

 

Konuşmada usta birer dedektif olun.

En yetenekli süper bağlayıcılar, başkalarına nasıl yardımcı olabileceklerini anlamak için içerik, veri ve özgünlüğü sohbet yoluyla ortaya çıkaranlardır. Paugh süper bağlayıcıların, söylemin Sherlock Holmes’ları olduğunu çünkü saklı kalmış tutarsızlıkları, jargon katmanlarını veya belirsizlikleri gün yüzüne çıkardıklarını söylüyor.

 

“Sana nasıl yardımcı olabilirim? sorusunu sormaktan vazgeçin.

Bir dakika, bu her Allah’ın günü duyduğumuz bir soru değil mi? Hayatımızdan tamamen çıkarmadan önce az da olsa önemine değinmemiz gerekmez miydi? Cevabımız evet ama, bu sorudan çok daha işlevsel olabileceğini düşündüğümüz ifadeler de yok değil. Neler mi? Gelin birlikte bakalım.

“‘ Size nasıl yardımcı olabilirim? ”ifadesi, konuştuğunuz kişinin gözünde güvenilirliğini yitirebilmenizi sağlayabilen ciddi anlamda berbat bir ifadedir. Eskiden konuşmayı derinleştirmek için mükemmel bir atlama noktası olduğunu düşünürdük,inkar etmiyoruz, ama son zamanlarda çok genel ve belirsiz bir ifade olduğuna karar verdik. Bu soru konuştuğunuz kişinin zaten yararlı bir insan olduğunu düşündüğünüzü varsayar. Belirtmemize gerek bile yok, her birimiz her an birçok şey için yardıma ihtiyaç duyabiliriz. Bu içi oldukça dolu bir soru” diyor Gerber. Bu sorunun genelliğinde boğulmadan ya da konuşmanın tüm iplerini karşınızdaki insana vermeden evvel bir düşünün.

Bunun yerine ne sorabilirsiniz?

Hemen bakalım.

“Ne üzerine çalışıyorsun?” sorusu kulağa hoş gelmiyor mu?

Genel ve içi dolu sorular yerine insanların tutkularına hitap edecek sorulara odaklanın. “Ne üzerine çalışıyorsun?” tarzında bir soru çok daha muazzam cevaplar gerektirecektir.

Konuşmanın tüm yükünü sohbet partnerinize bırakmak yerine onlara üzerinde düşünülmüş ve odaklanmalarını gerektiren bir soru sormak en iyisidir, üstelik bu tarz bir soru çoğu zaman iş hakkında konuşmayı dahi gerektirmez. Deneyin ve insanlardan-örneğin heyecan verici bir proje hakkında paylaşımda bulunan kişilerden-coşkulu cevaplar alıp alamayacağınızı görün.

 

“Kar Küreme Tekniği” ni deneyin.

İster içe dönük ister dışa dönük olun, özellikle alıştığınız tüm unsurlardan bir anda uzaklaştığınızda yeni insanlarla tanışmanız zor olabilir. Yazarımız Gerber, New Jersey’den New York’ a taşınmış ve dışa dönük biri olarak dahi bu mücadeleyi iliklerine kadar hissetmişti.

2015 kışında şiddetli bir kar fırtınası patlak verince kar küreme makinesini alıp evinin önündeki kaldırımı temizlemeye başlamıştı. Ancak bununla yetinmedi. Komşularının kaldırımını temizlemeye başladı ve hatırı sayılır miktarda kaldırımı temizleyinceye kadar çalışmaya devam etti.

Komşular, cömertliğinden öyle etkilendiler ki kendisini bir şeyler içmek üzere evlerine davet etmeye başladılar. Bu rastlantısal kibarlık tüm kapalı kapıları aralamış oldu.

“Buna Kar Küreme Etkisi diyoruz, ama aynı zamanda cömertlik alışkanlığı olarak da biliniyor. Etrafınızdakilere karşı cömert olmayı günlük rutininizin bir parçası haline getirin, zamanında kapalı gibi gözüken tüm kapıların sizin için ardına kadar açıldığını görüp hayretler içinde kalacaksınız.”diyor Gerber.

 

Kendi yönteminizi geliştirin.

Çoğu süper bağlayıcının dışa dönük olduğunu varsayabilir ki bu her zaman gerçeği yansıtmaz. İçe dönük insanların anlamlı ilişkiler kurmak için kullandıkları stratejilerin her biri birbirinden oldukça farklıdır.

Dışa dönük insanların çoğu karşısına çıkacak herkesle konuşabilir veya sohbet edebilir. İçe dönük insanlar için ise bu durum ciddi bir mücadele gerektirir ve çok daha incelikle hesaplanmış bir yaklaşımla sonuçlanır.

Amerika’nın en çok satan yazarlardan biri ve esaslı bir içe dönük olan  girişimci Dan Schawbel, ilişki kurma söz konusu olduğunda alışılmışın dışında bir yol seçmeyi tercih ediyor. Çoğu zaman, insanlarla tanışmak için interneti kullanıyor, ardından da bir şeyler içmek üzere bir araya gelmek için buluşmalar ayarlıyor. Paugh bu durumu“Standart ağ etkinlikleriniz veya konferanslarınıza ilgi duymaz, kendi yöntemleri ile anlamlı ilişkiler kurmaya çalışır. Onu başarılı bir girişimci yapan da bu özelliği olmuştur” şeklinde açıklıyor.

Yaşadığımız bu sosyal medya çağında, iletişim kurmanın para tuzağı bir  pazarlama taktiğinden başka bir şey olmadığını düşünen çok sayıda insan var. Halbuki gerçekten nasıl iletişim kuracağınızı öğrenmek hiç bu kadar önemli olmamıştı. Amaç, yüzeysel bir ilişkinin ötesinde gerçekliği su götürmez, derin ilişkiler kurmak olmalıdır. Bu da dinlemeniz, doğru soruları sormanız, analiz etmeniz ve soru sormaktan bıkmamanız anlamına gelir. Süper bağlayıcıların izlediği yol tam olarak budur.

Şimdi karar sizin, etkili iletişimin önemi kavramış süper güçlere sahip bir “bağlayıcı” mı olmak istersiniz; yoksa bu konuyu hasır altı etmeyi sürdürüp iş hayatındaki başarısını tehlikeye atan biri mi?

Unutmayın, hedeflerinize ulaşıp başarılı olmanız bu soruya vereceğiniz cevaba bağlı.

 

İlginizi çekebilir

Etkili İletişim Nasıl Kurulur?
İletişiminizi Geliştirmenin 6 Yolu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.