Mark Cuban Kimdir? Hayatı ve Başarı Hikayesi

İş dünyasının saygın yayınlarından Forbes’e göre, Mark Cuban 4.1 milyar dolar servetiyle Amerika’nın en zengin birkaç ismi arasında bulunuyor. Servetini hayatı boyunca yaptığı anlaşmalara borçlu olan Marc Cuban, Broadcast.com’u 5.7 milyar dolara satmasıyla, Dallas Mavericks’in sahibi olmasıyla ve “Shark Tank” (Start-up kurmak isteyen yarışmacıların yatırımcıları ikna edip, fon bulmaya çalıştığı bir televizyon programı) adlı programda yaptığı yatırımlarla iş dünyasında adından sıkça söz ettiriyor.

2000 yılında elini taşın altına koyarak Dallas Mavericks’i satın aldı ve parkenin dışından yaptığı katkılarla Mavericks’in kazandığı şampiyonluklarda önemli rol oynadı.

Cuban aynı zamanda 2929 Entertainment” adlı prodüksiyon şirketinin de kurucu ortaklarından. “Sözcüklerin Gücü” (Akaaleh and the Bee) ve “İyi Geceler ve İyi Şanslar” (Good Night and Good Luck) gibi filmlerin prodüksiyonunu başarıyla üstlenen şirket adeta Cuban’ın çok yönlü ticari zekasının bir kanıtı.

Yerinde saymayan ve daima geleceği için çalışan Cuban, sekiz yıldır “Shark Tank” adlı programda inandığı start-up fikirlerinin yanı sıra çeşitli iş fikirlerinde ana yatırımcı olarak rol alıyor.

Cuban; özel jetleri, Dallas’taki 2.230 m2 evi, Dallas Mavericks’in şampiyonluğunu kutlarken ödediği 110.000 dolarlık hesap ve NBA’den aldığı milyon dolarlık cezalar ile adından sıkça söz ettirse de bugünlere çok da kolay gelmediğini belirtmek gerek.

Cuban kariyerine 1980’lerin başında “Your Business Software” (Yazılım Şirketiniz) şirketine yazılım satarak başladı.

1982’de “Microsolutions” adıyla kendi şirketini kuran Cuban, sekiz yıl sonra bu şirketi sattı ve bu anlaşmadan 2 milyon dolar net gelir sağladı. Ama iş dünyasında Cuban’ın ismini duyuran ticari hamle bundan yıllar sonra geldi. Yayın hayatına Audionet olarak başlayan ve daha sonraları Broadcast.com ismini alan, internet radyoculuğu alanında hizmet veren bu şirket Cuban’in vitrine çıkmasını sağladı.

1995 yılında Cuban şirketi kendi himayesi altına aldı ve sitenin yayın programını değiştirerek, birçok önemli spor müsabakasını, siyasi açıklamaları, konferansları ve diğer önemli olayları yayın akışının içine dahil etti.

1999 yılında Yahoo, Broadcast.com’u 5.7 milyar dolar karşılığında bünyesine kattı ve Cuban hisseleri karşılığında 1 milyar dolar net gelir elde etti.

Bu satışı takip eden günlerde, Cuban 40 milyon dolar karşılığında, iş gezilerinde kullanmak amacıyla, Gulfstream V model özel jetini alarak bir rekora imza attı. Guinness tarafından tescil edilen alışveriş, internet üzerinden yapılan en pahalı alışveriş olma özelliğini yaklaşık 20 yıldır elinde tutuyor.

Cuban, geriye dönüp baktığında bu jetin hayatında yaptığı en kazançlı alışverişlerden biri olduğunu söylüyor ve sözlerini şöyle bitiriyor: “İnkâr edemem, aşırı derecede pahalı bir alışveriş fakat zaman elimizde tutamadığımız tek varlık ve bu jetin bana kazandırdığı saatlerin haddi hesabı yok.”

2000 yılında daha Broadcast.com’un satışı için attığı imzanın mürekkebi kurumadan, 285 milyon dolar karşılığında Dallas Mavericks’i satın aldı.

Mavericks’in maçlarını en önden seyrederek taraftarların ilgisini, gösterdiği ilginç tepkileriyle ve verdiği sert demeçlerle de objektifleri üstüne çekmeyi başardı.

Neredeyse her maçtan sonra hakemlere karşı acımasız eleştirileri ona küçük bir servete mal oldu ve NBA, Marc Cuban’a toplamda 2 milyon dolara yakın ceza verdi.

Cuban her ceza aldığında, cezaların onun üstünde hiçbir caydırıcı etkisinin olmadığını göstermek istercesine, aldığı ceza kadar tutarı bir yardım kuruluşuna bağışladı.

Böylece Cedars-Sinai Sağlık Merkezi, Christopher & Dana Reeve Yardım Kuruluşu, Elton John AIDS Vakfı gibi onlarca kurum ve kuruluşa bağışta bulundu.

2017’de Porto Riko’yu yerle bir eden Maria Kasırgası’ndan sonra Cuban, özel jetini yiyecek, su ve insani yardım taşıması amacıyla Mavericks’in oyun kurucusu Porto Rikolu J.J. Barea’nın Sorts hizmetine sundu.

Illustrated dergisinin şubat ayı baskısında NBA üzerine yapılan ve Mavericks kulübünün kadınlara yönelik ayrımcı ve baskıcı bir çalışma ortamına sahip olduğunu ortaya çıkaran araştırmasından sonra Cuban, kadın hakları için çalışan ve aile içi şiddete karşı farkındalık yaratmaya çalışan sosyal toplum kuruluşlarına 10 milyon dolar bağışlayacağını açıklamıştı.

Forbes dergisinden alınan değerlere göre Mavericks kulübünün bugünkü değeri 1.9 milyar dolar. Bu tutar, Cuban’ın on sekiz sene önce ödediği satın alma bedelinden 1.5 milyar dolar daha fazla.

Başarılı iş adamı ve yatırımcı Cuban, kazanmayı sevdiği kadar harcamayı da seviyor. Başta özel jeti olmak üzere 1999 yılında 17.6 milyon dolar karşılığında aldığı ve yirmi yıldır ailesiyle birlikte oturduğu 2.230 m2 malikanesiyle bugün kazanıp, bugün harcayan bir adam olduğunu gösteriyor.

28.320 m2 arazi üstüne kurulu evde on yatak odası, on altı banyo, bir tenis kortu, bir yüzme havuzu ve misafirleri için ayrı bir ev bulunuyor.

Cuban’ın komşuları arasında kimler yok kimler. George W. Bush ve Mavericks’in yıldız oyuncusu Dirk Nowitzki, Cuban’la aynı muhiti paylaşan isimler arasında.

Dallas Mavericks’in 2011 yılında ulaştığı efsanevi şampiyonluk sonrasında yapılan kutlamalarda, Cuban o gece takımının 110.000 dolarlık eğlence masrafını karşılamış ve daha sonraları New York Post’a verdiği ropörtajda her kuruşuna değdiğini söyledi.

Şampiyonluğu izleyen sene, Greenville Sokağı’nda düzenlenen geleneksel Aziz Patrik Günü Geçit Töreni maddi yetersizlikler sebebiyle iptal edilmek üzereyken, Cuban 40.000 dolar yardımla günü kurtarmış ve “Önemli bir Dallas geleneğinin yitip gitmesine öylece göz yumamazdım” açıklamasıyla Dallaslıların gönlünde taht kurdu.

2004 yılında Cuban, şöhretini kullanarak medya sektörüne atılmak istedi. “The Benefactor” (İyiliksever) adlı TV şovunda yarışmacılar Cuban’ın ödül olarak ortaya koyduğu 1 milyon doları kazanmak için yarıştılar. Ne yazık ki Cuban’ın TV şovu, “The Apprentice” (Çırak) adlı TV şovuna aşırı benzemesi sebebiyle sert eleştirilere maruz kaldı ve altı bölüm sonra yayından kaldırıldı.

Neyse ki, Cuban’ın bir başka televizyon deneyimi olan “Shark Tank” seyirci tarafından sevildi. 11. Sezonuna girmek için gün sayan “Shark Tank” sayesinde Marc Cuban bu alanda da başarılı olduğunu kanıtladı.

Shark Tank’da aldığı süre boyunca yüze yakın anlaşmayla, start-up’lara ve küçük işletmelere milyonlarca dolar yatırımda bulundu.

2015 yılında bu programdaki en büyük teklifini yaptı. “Coffee Meets Bagel” (Kahve Simitle Buluşuyor) adlı çöpçatanlık uygulaması için 30 milyon dolar teklif etti. Ne yazık ki, fikir babaları bu fiyatı yeterli görmedi ve anlaşma sağlanamadı.

Röportajlarının birinde, yaptığı en akıllıca alışverişlerinden birinin de Amerikan Havayolları’nın 1981-1994 yılları arasında düzenlediği kampanyaya katılarak 250.000 dolar karşılığında ömür boyu birinci sınıf uçuş hakkından yararlanmak olduğunu söylemişti. Tüm dünya üzerinde bu kampanyaya katılan kişi sayısı Cuban dahil 26 ile sınırlı kaldı.

Tabi ki, Cuban’ın iki özel jet ve bir yat sahibi olduğunu düşündüğümüzde, artık bu kampanyayı kullanmanın onun için attan inip eşeğe binmek olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar Cuban har vurup harman savurmasıyla tanınsa da zamanın kıymetini çok iyi biliyor ve deyim yerindeyse sineğin yağını çıkartıyor. Örneğin, tıraş bıçağı ve diş macunu gibi daha sonraları ihtiyacı olacağından emin olduğu şeyleri toptan alıp zamandan tasarruf etmeye özen gösteriyor.

Ayrıca insanları borçlarını ödeyip, 6 aylık maaşları kadar bir tutarı banka hesaplarında tutarak ekonomik bağımsızlıklarını kazanma yönünde teşvik ediyor.

Aslında bu önerisi, Cuban’ı Amerika’nın en zenginleri arasına sokan ve yıllardır orada kalmasını sağlayan iş ahlakının ve mali tedbirlerinin bir özeti niteliğinde. Yazımızı, Cuban’ın kendi yolunda ilerlemek isteyenlere verdiği bir öğütle noktalayalım: “Dışarıda her şeyini elinden almak için tüm gün çalışan birileri varmış gibi çalış.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.