Nakit Akışı Nasıl Yönetilir?

En temelden ufak tefek püf noktalarına kadar para akışı yönetimini geliştirme yollarıyla ilgili bilmeniz gereken her şeyi aşağıdaki yazımızda topladık.

 İş dünyasıyla alakalı ‘nakit kraldır’ diye eski bir söz vardır, eğer durum böyleyse, nakit akışı da krallığın can damarıdır. Nakit akışı küçük ve orta ölçekteki işletmeler için en kritik unsurlardan birisidir. Nakit olmadan kar etmek anlamsızdır. Çoğu karlı işletme gelen nakit parayla çıkan nakit para arasındaki dengeyi tutturamadığı için iflas etmiştir. Nakit yönetiminde başarılı olmayan firmalara rekabete girmesi için gerekli olan yatırımları yapamaz ya da işlemeye devam edebilmek için daha fazla borç almak zorunda kalır.

 “Nakit akışı bir işletmenin can damarı, yakıtı olmasına rağmen çoğu işletme sahibi nakit akışlarını yönetmekte yetersiz kalır.”

Yıllar süren akademik çalışmalar nakit akışı sorunlarının işletmelerin iflas etmesinin birincil sebebi olduğunu göstermiştir. 2008 küresel ekonomik krizinde milyonlarca küçük işletme arasındaki iflaslar yüzde 81 oranında artmış. Türkiye’de her yıl yaklaşık 80 bin yeni küçük işletme açılıyor ancak 2007 yılındaki bir rapora göre bu işletmelerin sadece üçte ikisi iki yıl, yüzde 44’ü dört yıl, ve sadece yüzde 31’i yedi yıl hayatta kalabiliyor. Akademisyenler küçük işletmelerin iflas sebeplerinin genelde deneyim eksikliği, kötü konum, kötü envanter yönetimi ve sabit değerlere yapılan fazla yatırıma eşlik eden yetersiz sermaye olduğunu söylüyor.

Aşağıdaki yazıda size nakit akışının temel prensiplerini, karlarını nasıl etkilediğini ve nakit akışınızı iyileştirmenin yollarını anlatacağız.

 

Temel Nakit Akışı

Nakit akışı nedir? Nakit akışı belli bir zaman diliminde işletmedeki nakit hareketlerine verilen addır. Nakit akışı haftalık, aylık ya da dönemlik olarak takip etmeniz gerekir. Temelde iki çeşit nakit akışı vardır:

• Pozitif Nakit Akışı:  İşletmenize giren nakitin; borçlar, aylık harcamalar ve maaşlar yoluyla çıkan nakitten daha fazla olduğu duruma bu isim verilir.

• Negatif Nakit Akışı: Çıkan nakitin gelen nakitten fazla olduğu duruma bu isim verilir. Bu genelde bir işletme için tehlike çanlarının çaldığı zamandır, ama bu durumu düzeltmeniz ve harcamalarınızı azaltırken daha fazla nakit toplayabilmeniz için birçok yol bulunuyor.

Nakit girişini sağlamak şansa bağlı bir durum değildir. Bunun için uğraşmanız gerekir. Nakit girişini ve çıkışını daha etkili bir şekilde kontrol edebilmeniz için nakit akışınızı analiz etmeli ve yönetmelisiniz. Bir sonraki ay zorunluluklarınızı yerine getirebilmeniz için her ay nakit akışınızı analiz etmeniz hayati öneme sahip. Buna ek olarak Quickbooks gibi küçük ve orta ölçekteki işletmeler için geliştirilen muhasebe yazılımları da nakit akış tablosu çıkarabiliyor. Buna benzer çözümleri sunan “Paraşüt” gibi internet siteleri de bulunuyor.

 

Kar ve Nakit Akışı

Kar nakit akışı demek değildir. Kar ve zarar tablonuza bakarak nakit akışınızı anlayamazsınız. Nakit akışınızı belirleyen birçok faktör vardır: alacaklar, borçlar, envanter, sermaye masrafları ve borç yönetimi. Akıllı bir nakit akışı yönetimi kar ve zararların yanında bu unsurlara da dikkat etmeyi gerektirir. Çok az işletme sahibinin bildiği bir sır vardır, o da kar ya da zararın nakitinize ne olduğunu göstermediğidir. Muhasebe kurallarına göre Kar=Gelirler – Harcamalar ‘dır. Sattığınız ürünler ya da hizmetler için bir müşteriyi faturalandırmak gelir yaratır. O fatura üzerinden topladığınız para da nakit yaratır.

Gerçekten kar elde etmek için pozitif nakit aşına sahip olmanız gerekir. Öncelikle ürünlerinizi üretebilmek için çalışanlara ve tedarikçelere ödeyecek kadar nakitiniz olmalıdır. Bu ürünlerin satılmasıyla pozitif nakit akışı elde edersiniz. Pozitif nakit akışınız arttıkça karınız da artmış olur. O halde eğer işletmenizin büyümesini ve karlarınızın artmasını istiyorsanız nakit girişini sağlayacak bir işletme yapınız olmalıdır.

“İşletmenizi büyütmek nakit akışınızı zorlar. Çünkü bunun için belli yatırımlar ve harcamalar yapmanız gerekir. Belki de yeni bir şehirde ofis açmak istiyorsunuz. Belki de daha fazla müşteriye satış yapabilmek için daha büyük bir tesis kurmak istiyorsunuz. Her iki senaryo da nakite ihtiyaç duyar.”

 

Nakit Akışınızı İyileştirmek

Çoğu işletme sahibi nakit akışı problemlerinin çözümü olarak büyümeyi görür. Bu yüzden işletmelerini büyüttüklerinde nakit akışı problemlerinin de büyüdüğünü fark ederler. Büyüme planı ve buna bağlı nakdi masraflar önceden bellidir, bu yüzden sürpriz olmaz. Bu sırada özellikle büyümekte olan işletmeler, daha iyi nakit akışı yönetimi yapabilmesi için aşağıdaki adımları izlemelidir:

 • Alacakların tahsili – Fatura ve alacakların tahsili sürecini hızlandırmak için birkaç farklı adım vardır.

  1. Kilitli kutu hizmeti sunun. Bankaların sunduğu posta kutusu hizmetleri uzak yerlerdeki müşterilerin ödemelerini posta yoluyla iletmesini ve bankaların çekleri daha hızlı işleme koyabilmesini sağlıyor. Müşterilerden çeklere ön izin vermelerini isteyin, bu sayede belli zaman aralıklarında bankalar ödemeleri müşterilerin hesaplarından çekebilecektir.
  2. Bankacılık işlemlerinizi tek bir bankada merkezileştirin. Müşterilerden görece daha uygun bir para transfer yolu olan banka transfer çekleriyle ödeme yapmalarını isteyin. Ayrıca faturalarını daha hızlı ödeyen müşterilere indirim ve kampanyalar sunabilirsiniz.

• Kredi gereksinimlerinizi sıkılaştırın – İşletmeler özellikle yeni başladıklarında ya da büyüme aşamasında olduklarında müşterilerine kredi vermek zorunda kalırlar. Ancak her bir müşteri için kredi verme riskini belirlemek için önceden araştırmanızı yapmanız gerekir. Faturalarını zamanında ödeyecekler mi? Kendi işletmeleri büyüyor mu yoksa düşüşte mi? Nakit akışı sorunları yaşıyorlar mı? Bu soruların cevaplarını bilmeniz gerekiyor. İşletmenizde müşterilere kredi vermenin bir diğer yolu da kredi kartıyla ödeme kabul etmenizdir. Bu size her bir satış için yüzde 2 ile 5 oranında gidere mal olsa da zamanında ödeme almanız için en güvenli yollardan biridir.

•  Satışları artırmak – Eğer daha fazla nakite ihtiyacınız varsa çok da kafa patlatmanıza gerek yok, yapmanız gereken bellidir: var olan müşterilerinize daha fazla satış yapmak ya da yeni müşteriler çekmek. Yeni müşteriler kazanmak büyümekte olan bir işletme için olmazsa olmazdır ancak muhtemel alıcıları satışa çevirebilmek fazladan zaman ve para gerektirebilir. Var olan müşterilere satış yapmak daha ucuzdur. Bunu müşterilerin neler satın aldığını ve neden satın aldığını analiz ederek yapabilirsiniz. Müşterilerin satın alma alışkanlıklarını bilmek kar marjınızı artıracaktır ve buna karşılık olarak daha fazla nakitiniz olacaktır. Ancak sizi bir noktada uyarmamız gerekli: Eğer kredili satış yapıyorsanız, satışlarınızı artırmak nakitinizi değil alacaklarınızı artıracaktır.

• İndirimleri fiyatlandırmak – Nakit akışınızı artırmanın diğer bir yolu, erken ödeme yapan müşterilere indirim sunmaktır. Bu uygulama kar marjınızı etkileyebilir ama müşterileri tipik fatura döngülerinden daha erken ödeme yapmaya iterek nakit akışınızı yönetmede yardımcı olabilir. Şirketiniz, tedarikçilerinizle ve borcunuz olan diğer kişilerle olan ödemelerinizde bundan faydalanabilir ancak, erken ödenen borçların nakit akışı açığına sebep olmaması için dikkatli olun.

• Borçlanma – Kısa dönemli nakit akışı problemleri işletmenin finansal bir kurumdan borç almasını gerektirebilir. Bunun olası çeşitleri döner sermaye kredileri ya da işletme kredileridir. Çoğunlukla bu krediler amacına ulaşır ancak finansal kriz dönemlerinde çoğu banka kredi vermeyi bırakır ve borçlarını tahsil etmeye çalışır. Bir diğer seçenek uzun dönemli amortismanlı borçlanmadır, borç ödenene kadar faizi ve anaparayı içerir.

 

Nakit Akışınızı Kontrol Etmek

İşletmenizin nakit akışının kontrolünün sizde olup olmadığını anlamak için kendinize aşağıdaki soruları sorun:

1. Nakit dengem şu anda nedir?

2. Nakit dengemin bundan 6 ay sonra ne olmasını bekliyorum?

“Eğer bu iki soruya cevap veremiyorsanız her şeye hazırlıklı olmalısınız. Şu anda sizi deli gibi korkutacak bir roller coaster gezisine çıkmak üzeresiniz. Çünkü nakit akışınız kontrol altında değil.”

Bu durumu kontrol altında tutmanın yollarından biri her ay nakit akışınızı takip ederek yönetiminizin, işletmenizin ihtiyacı olan nakit akışını sağlayıp sağlamadığını kontrol etmektir. Bu sayede, işletmenizi büyütmek için vereceğiniz kararlarda ve faturalarınızı yönetmede, güvenebileceğiniz nakit akışı tahminleri yapmaya başlarsınız.

 

Küçük İşletmeler İçin Nakit Akışı Yönetim Stratejileri

Aşağıda şirketinizin nakit pozisyonu iyileştirmek için kullanabileceğiniz 10 stratejiyi sıraladık. Bu stratejilerin hepsi her işletmede uygulanacak şeyler değiller. Ancak bu stratejilerden bazılarını birleştirerek her şirket nakit pozisyonunu iyileştirebilir.İşte karşınızda 10 nakit akışı stratejisi:

 

1. Depozito ya da ara iş bitimi ödemesi isteyin

Ürünleri ve hizmetlerin çok fazla para ve çaba gerektirdiği şirketlerde müşterilerden depozito ve ara ödeme istemek nakit akışını iyileştirmenin en iyi yollarından biridir. Grafik tasarımcılar, internet sitesi tasarımcıları, pazarlama şirketleri ve PR ajansları böyle çalışır. Her müşteri depozito vermek ya da ara ödeme yapmak istemeyebilir. Emin olabileceğiniz tek şey talep etmediğiniz şeyi alamayacağınızdır. Bu yüzden müşterilerinizi depozito vermeleri için cesaretlendirin. Kaliteli bir hizmet ya da ürün alabilmeleri için gereken tek yol bu olabilir.

 

2. Müşterilerden ödemeleri hızlandırmalarını isteyin

Nakit akışı yönetimi için bir diğer seçenek müşterilerin daha hızlı ödeme yapmasını sağlamaktır. Bunun birçok farklı yolu olabilir. Bunun en basit yolu 2/10, Net 20 gibi şartlarla 10 gün içinde ödenen faturalarda yüzde 2’lik bayilik indirimleri vermektir. Aksi takdirde bütün tutarın 30 gün içinde ödenmesi gerekir. Bu müşteriler için ilgi çekici olacaktır çünkü faturalarını daha hızlı ödeyerek sadece 10 günde yüzde 73’lük yıllık bileşik faiz oranına sahip olacaklardır.

 

3. Harcamaları Azaltın ya da Geciktirin

Müşterilerin hızlı bir şekilde ödeme yapmadığı durumlarda bir diğer seçeneğiniz harcamaları  geciktirmektir. Bu stratejinin işletmeden işletmeye değişen farklı şekilleri olabilir. İmalatçı firmalar masrafları azaltmayı tercih ederken hizmet sunan bir şirket aynı iş üzerinde daha az zaman harcamayı tercih edebilir. Şirketler ayrıca yeni bir envanter satın almadan var olan envanterlerini bitirmeli ya da tam zamanlı çalışanlar yerine yarı-zamanlı ya da sözleşmeli çalışan almalıdır.

Ayrıca müşterilerinizin kişisel harcamalarının da işletmenizi nasıl etkileyeceğini göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Müşterilerin harcamalarının kişisel olduğunu düşünürsek —dolaylı olarak kendilerine ödedikleri maaş ya da doğrudan mülk sahibi olarak— hangi fırsatların kişisel harcamalarından kesildiğini bilmek isteyebilirler. Bunun sonucunda dışarda daha az yemek yemeleri, daha mütevazı bir yaşam sürmeleri ya da çıkacakları tatili ertemeleri gerekebilir. Listelenen tüm değişkenler arasında işletme sahiplerinin en çok kontrolünün olduğu şey bunlardır.

 

4. Bayiliklerden daha uygun ödeme koşulları talep edin

Müşterilerine değer verdiklerinden bayiliklerin müşterilerinin harcamalarını finanse etmek için daha çok motivasyonu vardır. Ödemeyi yapmak için fazladan iki haftanızın olması eksik bordro ile büyüme arasındaki ince farkı etkileyecektir. Eğer ödeme süreniz 15 günse, 30 gün olmasını isteyin. 30 günde 45 gün olmasını talep edin. Bayiliklerle ilişkilerinize bağlı olarak aralarından en azından bir kaçını daha uygun ödeme koşulları sunmaya ikna edebilirsiniz. Ve ısrarcı olun! Belki daha önce daha uygun ödeme koşulları talep ettiniz ama reddedildiniz. Tekrar sorarak hiç bir şey kaybetmezsiniz, ya aynı bayiden ya da başka bir tanesinden uygun ödeme koşulları talep edebilirsiniz. Tabii ki taleplerinizi uygun bir zamanda dile getirir ve güvenilir olursanız karşınızdaki kişi koşulları rahatlatmakta daha istekli olacaktır.

 

5. Satın alma emirlerini finanse edin

Satın alma emirlerini yerine getirmek için büyük miktarda nakite ihtiyaç duyan imalat ve ticaret şirketleri  için satın alma emirlerini finanse etmek çözüm olabilir. Satın alma emri elinize geçtikten sonra finans şirketinin bayiliğe ödeme yapmasıyla şirketin satın alma emrini yerine getirebilmesi için gereken ürün ve envanteri alabilirsiniz. Bu sayede büyük bir sipariş alıp envanteri ya da materyalleri satın almak için gereken nakit olmamasıyla satışı yapamamak gibi bir sorundan kutulmuş olursunuz.

 

6. Marjlarınızı artırın

Bir şirketin marjlarını artırması nakit artışı da sağlayacağı için bu sayede operasyonlarına fon sağlayabilirler. Bir şirketin marjını artırmasının iki yolu vardır: ya fiyatlarını artıracaktır ya da ürün ya da hizmet sunmak için yaptıkları harcamaları azaltacaklardır. Bunlardan hiç biri çoğu işletme için uygulanabilir olmayacaktır. Bununla birlikte, ürünlerine veya hizmetlerine yönelik güçlü talepleri olan işletmeler veya rakipler tarafından bulunmayan benzersiz bir ürün, teklif veya değer teklifi sunan işletmeler için fiyatları yükseltmek gerçek bir seçenektir. Fiyatlardaki herhangi bir artışın müşterileri yabancılaştırmasının önüne geçmek için fiyat artışının dikkatle yapılması gerekir.

 

7. Kullanılmayan ekipmanları satın ya da kiraya verin

Nakit sıkıntısı yaşıyorsanız her şeyi masaya yatırmanız gerekir. Bu durum özellikle kullanılmayan ekipmanlar için geçerlidir; bu ekipmanları nakit para almak için satabilir ya da kullanacak olan bir şirkete kiralayabilirsiniz. Ekipmanı kullanıyor olsanız bile aynı ekipmanın çok daha ucuza kiralanabileceğini ve satışların gelirlerini aralıklarla işletmenizi fonlamak için kullanabileceğinizi göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu durum özellikle taşıması ve kurulumu kolay olan uzun ömürlü ekipmanlar için geçerlidir. Eğer ekipmanlarınızı koyabileceğiniz bir depo merkeziniz olursa depolama masraflarından da kurtulmuş olursunuz. Craigslist gibi siteler sayesinde gerçek değerinin çok çok daha altında bir fiyattan ekipmanları kiralayabileceğinizi unutmayın.

 

8.  Gelecekteki kazançlarınızı satın

Ticari nakit avans stratejisi bayilikler ya da restoranlar için uygun bir stratejidir. Bu strateji işletme tarafından alınan kredi ve banka kartı işlem hacimlerinin bir yüzdesi üzerinden otomatik olarak ödenen kredi alımınını içerir. Özellikle güçlü bir banka işlem geçmişi olan işletmeler için geçerlidir. Şirket marjlarının finansmanının maliyetini destekleyebileceğinden emin olun. Aksi takdirde finansal bir felakete doğru ilerliyor olabilirsiniz.

 

9. İş reddedin, değiştirin ya da erteleyin

Nakit akışını yönetmekle zamanlama birbirine bağlı iki kavramdır. Bir ay içinde bir yıla bedel iş almak çoğu işletme için zorlayıcıdır. Öte yandan yetersiz kalan işletmeler kapılarını kapatmak zorunda kalabilir. Bu yüzden iş hacmini sürekli ve makul halde tutmak nakit akışını yönetmeye yardımcı olacaktır. Bu strateji dönemlik olarak iş alan şirketler için uygun değildir. Perakendeciler, kar küreyiciler ve vergi muhasebecileri iş alma dönemlerini değiştiremezler. Bununla birlikte diğer şirketler ve endüstriler işlerinin zamanlamasını değiştirmeye ve daha makul bir iş hacmi planlaması yapmaya uygundur. Örneğin sadık müşterilerinize indirim vererek sunacağınız hizmetleri ya da işleri erteleyebilirsiniz.

 

10. Fatura satın

Fatura faktoring, fatura indirimi ya da fatura finansmanı olarak da bilinen fatura satışı B2B şirketleri için mevcut olan çok esnek ve hızlı bir işletme finansman biçimidir. Kısacası faturalar şirketin aktifleridir. Ürün ya da hizmet teslim edilmiş ya da tamamlanmış olabilir ama nakit para müşteri ödeyene kadar fatura hapsolur. Faktoring ödeme koşulları 15,30, 60 gün olan işletmeler için bir çözüm olabilir. Müşterinin ödeme yapması için 60 gün beklemek yerine şirket faturayı bir faktoring şirketine satarak parayı ödeme zamanından çok daha önce alabilir. 60 gün sonra müşteri faturayı ödediği zaman şirket borçlanmamış olur.

 

Son sözler

Bu stratejilere göz gezdirerek size en uygun olanları seçin. Küçük işletmelerin yakıtı döner sermayedir. Eldeki seçenekleri bilirseniz döner sermayeyi çok daha yetkin bir şekilde yönetebilir ve karşılığında operasyonlarını büyütebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.