Elon Musk’ın Hızlı ve Etkili Öğrenme Teknikleri

Elon Musk nasıl oluyor da 40’lı yaşlarında olmasına rağmen yazılım, enerji, ulaşım ve uzaycılık alanında 4 adet milyar dolarlık şirket kurabiliyor?

Elon Musk’ın başarısını açıklamak için çalışkanlığından, vizyonerliğinden ve dayanıklılığından söz edebiliriz. Haftada 85 saat çalışan bir isim Musk.

Ancak tüm bunlara ek başka bir şey daha olmalı. Zira pek çok insan yukarıda saydığımız özelliklere sahip ancak kimse onun kadar başarılı değil.

Elon Musk hakkında yazılan yazılara, videolara, kitaplara baktığımız zaman büyük bir eksik olduğunu görüyoruz. Genelde dünya lideri olabilmek için tek bir alana odaklanmak gerektiği söylenir. Fakat Musk yazılım, mühendislik, uzay, havacılık, mimarlık, fizik, yapay zeka gibi pek çok konuyla ilgileniyor.

Birçok uzmanlık alanı olan kişilerin bazı ortak özellikleri vardır.

  • Haftada en az 5 saati yeni şeyler öğrenmeye ayırırlar.
  • Farklı disiplinlerde bilgilerini sürekli artırırlar.
  • Zihinsel modelleri ve derin prensiplerini bu disiplinlere ve uzmanlık alanlarına entegre ederler.

Elon Musk’ın hayatı ve öğrenme-uzmanlık konusunda yapılan akademik çalışmalara baktığımız zaman bir insanın üstün başarı gösterebilmesi için farklı yerlerden beslenmesi gerektiğini görürüz.

Bill Gates, Steve Jobs, Jeff Bezos, Larry Page, Warren Buffett gibi isimlerin hep bu özelliklere sahip olduğunu söylemek mümkündür.

“Büyü artık. Tek bir alana odaklan.”

Bu sözü hepimiz işitmişizdir. Tek bir alana odaklanmamız gerektiği, farklı konularla ilgilenen kişilerin asla uzmanlaşamayacağı söylenir.

Ancak çağımızdaki (ve geçmiş çağlardaki) çok başarılı insanlara baktığımızda bu düşüncenin yanlış olduğunu görüyoruz.

Farklı disiplinler üzerinde çalışmanın son derece faydalı yönleri vardır.

  • Birbirinden iki farklı beceriyi birleştirerek kimsede olmayan bir beceri kazanabilirsiniz.
  • Farklı konularda bilgi sahibi olmak rekabet ve inovasyon avantajı sağlar, zira insanların çok büyük bir bölümü tek bir konu hakkında okur, yazar, düşünür.
  • Çeşitli ilgi alanlarına sahip olmak bir kişinin kariyerini gelecekteki değişimlere karşı koruma altına almasını sağlar.
  • Küresel ekonomide rekabet etmek ve öne çıkmak için çeşitli yararlar sağlar.

Örneğin teknoloji sektöründe çalışıyorsunuz diyelim. Tüm meslektaşlarınız teknoloji hakkında kitaplar okuyor, fakat siz buna ek olarak biyolojiye de ilgi duyuyorsunuz. Bu noktada biyoteknoloji alanında kimsenin öne süremeyeceği fikirler geliştirebilme ihtimaliniz var.

Yani çok az sayıda kişi kendi sektörü dışında olup bitenden haberdardır.

İlgi duyulan her yeni disiplin, size başkalarının yapamayacağı kombinasyonlar yapma imkanı sağlar.

20. yüzyılda yaşayan 59 opera bestecisi hakkında yapılan bir araştırma var. Buna göre en başarılı bestecilerin sadece kendi alanlarıyla yetinmediğini, farklı müzik dallarından da  beslendiği görülüyor.

 

Elon Musk Nasıl Öğreniyor?

Ergenlik yıllarından itibaren Elon Musk her gün mutlaka iki farklı kitap okuyor. Bunu kardeşi Kimbal Musk söylüyor üstelik. Yani kaba bir hesapla her ay bir kitap okuyan birine kıyasla Musk 60 kat daha çok kitap okuyor.

Bunun nasıl olduğunu açıklayacağız, merak etmeyin.

Musk felsefe, din, yazılım, biyografi, mühendislik, roman gibi pek çok konuda okuma yapıyor. Yaşlandıkça ise ilgi alanları mühendislik, tasarım, teknoloji ve iş hayatına kaymış durumda. Bilgiye olan açlığı ona farklı konular hakkında bilgi sahibi olma imkanı sağladı. Musk bu bilgilerin herhalde çok az bir kısmını okulda öğrenmiştir.

Elon Musk ayrıca öğrenme transferi konusunda da çok başarılı bir isim.

Öğrenme transferi, bir konuda öğrenilen bilgileri başka bir konuya aktarma anlamına geliyor. Yani ekonomi tarihinden öğrenilen bir teoremi iş hayatına taşımak ya da bir mühendislik prensibini verimli çalışmaya aktarmak gibi düşünebiliriz.

Musk verdiği röportajlarda  öğrenme transferinin iki aşamalı olduğunu söylüyor.

 

Yeni Öğrenilen Bilgiyi Temel Prensiplere Dönüştürün

“Bilgiyi semantik bir ağaç olarak görmek önemli. Önce bir konu hakkındaki temel prensipleri anlamak gerekiyor. Mesela ağacın gövdesi ve dalları. Daha sonra ağacın yapraklarına ve çiçeklerine  odaklanmak gerek. Yani detaylara ancak tutunacak bir dal kalmadığı zaman geçmek şart.”

Mesela Warren Buffett’ın ortağı Charlie Munger de benzer bir şey diyor:

“Farklı öğrenme modellerinde uzmanlaşmak kendinize yapabileceğiniz en iyi yatırımdır.”

Başka bir milyarder Ray Dalio ise şunu diyor:

“Bir konunun temel prensiplerini ve modellerini anlayan bir kişi dünya ile daha etkili bir biçimde etkileşime girer.”

Bu konuda yapılan araştırmalar da bilgiyi daha derin ve soyut mental modellere dönüştürmenin öğrenme transferini kolaylaştırdığını gösteriyor.

Örnekle açıklayalım.

Diyelim ki A harfini çözümlemek istiyorsunuz ve A’yı inşa eden unsurları görmek istiyorsunuz.

Hangi görseli çalışmak size daha çok fayda sağlar?

Tabii ki ilk görsel.

Zira her farklı A size A olmak için nelerin gerekli olduğunu, A’nın olmazsa olmaz unsurlarını öğretir. Buna karşın ikinci görsel size A hakkında yeni hiçbir şey söylemez.

Bir şey öğrenirken farklı örneklere ve vakalara bakmak, meselenin özü hakkında size eşsiz bilgiler sunar.

Yeni bir şey öğrenmeye çalıştığınız zaman sadece tek bir yaklaşımla yetinmemelisiniz. Farklı metodları, farklı yaklaşımları kullanmalı; iki örnek arasındaki benzerlikler ve farklılıkları incelemelisiniz.

 

Temel Prensipleri Yeni Konulara Aktarın

Elon Musk’ın öğrenme transferi metodunun ikinci aşaması ise daha önce öğrenilen temel prensipleri yeni disiplinlere aktarmak.

Musk;

SpaceX’i kurmak için uzay ve havacılık alanında bilgi edindi.

Tesla’yı kurmak için  otomotiv mühendisliğini ve yapay zekayı öğrendi.

Elektrikli uçakları gerçeğe dönüştürebilmek için havacılık alanında bilgi ve deneyim kazandı.

Daha buna benzer birçok örnek verebiliriz  Musk adına.

Kaliforniya Üniversitesi’nden Keith Holyoak analojik mantık alanında çalışıyor ve becerilerini geliştirmek isteyenlere şunu tavsiye  ediyor.

X bana neyi anımsatıyor?

X bana niçin Y’yi anımsatıyor?

Yani kişi çevresinde olup bitenleri ve okuduklarını sürekli birbiriyle kıyaslayarak bildikleri hakkında yepyeni bağlantılar kurabilir ve beynini bu şekilde düşünmeye alıştırabilir.

 

Sonuç

Yani ortada sihir, büyü, özel güç filan yok.

Elon Musk ortalama bir insandan çok daha fazla okuyor.

Elon Musk çok çeşitli disiplinler hakkında okuma yapıyor.

Öğrendiklerini temel prensiplere ayırıyor ve bu prensipleri yeni konularda uyguluyor. Kimya alanında öğrendiği temel bir prensibi havacılık alanında uyguluyor mesela.

Yani…

Bir mühendis sadece teknik konularda bilgi edinmek zorunda değildir…

Bir sanatçı sadece sanat alanında okuma yapmak zorunda değildir.

Bir insan kendi mesleği dışında da okuma yapmalı, kendi sektöründen farklı alanlara da ilgi duymalıdır.

Günümüzde uzmanlaşma, daha spesifik konulara yönelme mantıklı ve istenen bir şey olarak takdim ediliyor. Ancak tek bir konuyla yetinmek izolasyona, kısırlığa neden olur. Aşırı derece uzmanlaşma kişinin dünyada olup biteni anlamamasına neden olur. Düşünme ve toplumsallı alanlarında ilerleme kat edebilmek için farklı alanlarda bilgi sahibi insanlara ihtiyaç vardır.

Bu nedenle Elon Musk’ı kendine model alan kişiler için durumu şöyle özetleyebiliriz:

  • Her hafta yeni bir konu hakkında bilgi sahibi olmak için 5 saat zaman ayırın kendinize.
  • Öğrendiğiniz bir konunun temel prensiplerini tespit edin. Yani okuduğunuz bir metnin ana  direklerini tespit edin.
  • Başka bir konuyla ilgilenirken daha önce öğrendiğiniz prensipleri uygulamaya çalışın.

Farklı disiplinler arasında bağlantı kurabilme becerisinin hayatınıa direkt bir şekilde tesir ettiğini, artık daha kolay ve seri bir şekilde öğrenebildiğinizi, okuduklarınızı daha kolay hatırladığınızı göreceksiniz.

Elon Musk çok özel bir insan ancak ona başarı sağlayan özellikleri herkes tarafından uygulanabilir yani…

 

İlginizi çekebilir

Etkili Kitap Okuma Tekniği: Bir Ceo Gibi Okuyun!
Elon Musk’ın Hayatı ve Başarı Sırları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.