Fark Yaratmak İçin Elon Musk Olmanıza Gerek Yok

Sonunda bu da oldu. Büyük bir şirket öğle yemeği menüsünden eti tamamen çıkardı. Çevresel endişelerle bunu yaptıklarını söyleyen WeWork yöneticileri, cesur bir kararla şirkette et pişmesini banlama kararı aldı. Elon Musk’ın fosil yakıt kullanımı azaltmak amacıyla piyasaya sürdüğü hibrid arabalara gönderme yapan Kurucu Miguel McKelvey, vejeteryan hareketlerle bireylerin çevreye verdikleri zararı hibrid bir araba kullanmaya başlamaktan çok daha fazla azalttıklarını söylüyor.

Evet, şirketin aldığı karar oldukça ekstrem gözüküyor: ama arkasındaki mantık hiç de ekstrem değil. Toplumları daha iyi yerlere götürmek için şirketlerin uyguladıkları sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri illa da ekstra bir gider kalemi oluşturmak ya da sizi zora sokmak zorunda değil. Aslında bu tür hareketler şirketinizin marka değerini yükselterek uzun dönemde size katkıda bulunuyor. Starbucks örneğine bakın: Ünlü kahve zinciri artık plastik pipetler üretmiyor. Bu hem çevreyi korumak için atılmış oldukça etkili bir adımken hem de zekice bir pazarlama hamlesi. Bu sayede ünlü marka kahve tüketimini de arttırmayı amaçlıyor. Tabii Starbucks bu hamleyi yaparken tüketicilerinin taleplerini de dikkate aldı, ama genel olarak markanın duruşu şimdiye kadar hep ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliğe yüksek önem verdiği için bu tarz hamleler ona hasar vermek yerine marka değerini güçlendirdi.

Kahve devi bu alandaki tek örnek de değil elbette. Yakın zamanda büyük şirket yöneticileri agresif kapitalist şemalar izlemek yerine daha yumuşak stratejilere geçiş yaptılar ve sürdürülebilir stratejiler uygulayarak doğru adımlar attılar. Bu sayede birçok büyük marka (Walmart, Mars ve Disney bunlara sadece birkaç örnek) çevre dostu politikalar izleyerek yüksek karlar elde ettiler.

Conversation International’ın CEO’su Peter Seligmann bu konuya değinirken şöyle diyor: “Etik kurallara uyarak kar elde etmemizi şansımıza borçlu değiliz tabii, en azından bir şeyleri değiştiren tek şey şans değil”. “Şirketinizde çalışan her bir bireyi aydınlatacak ve kendi sorumluluklarını omuzlanmalarını sağlayacak bir mentalite oluşturduğunuzda o insanlara yardımcı olurken aynı zamanda güçlü bir marka kültürü oluşturarak topluma da katkıda bulunuyorsunuz.”

Her ne kadar içinde yaşadığımız toplumun ve paylaştığımız gezegenin iyiliğini düşünmek, kapitalist çevrelerde çok popüler olmasa da uzun dönemli sonuçlara bakıldığında hiç de mantıksız bir hamle değil. Sosyal sorumluluk sahibi hareketlerin neden şirketinizi uzun vadede büyüteceğini size birkaç maddeyle anlatalım:

 

1) Yeni neslin ilgisini çekeceksiniz

Eğer şirketinizde çalıştırdığınız takımın uzun yıllar boyunca tıpkı şimdi olduğu gibi işinin ehli ve zeki üyelerden oluşmasını istiyorsanız y kuşağına ve z kuşağına da hitap eden bir marka kültürü oluşturmalısınız. Bu kuşakların temsilcileri bugünün genç çalışanlarıyken kimileri çoktan şirketlerin yönetim kurullarında yer almaya başladı bile… Hepsinin ortak yönüyse işverenlerinin kendi değerlerine alışmalarını beklemek için fazla sabırsız olmaları.

Kendi değerleri diye bahsettiğimiz değerler kümesiyse oldukça net. Deloitte’in yaptığı araştırmalara göre y kuşağının yüzde 87’si finansal ölçütlerin başarılı olmak için yeterli olduğuna inanmıyor. Hem y kuşağı hem de bu kuşağı takip eden z kuşağı çalışmak istedikleri şirketleri seçerken kendi etik değerleriyle uyuşan şirketleri tercih ediyorlar. Bu etik değerlere çevre dostu olmak, gelir eşitsizliğiyle savaşmak ve diğer sosyal sorunlara karşı duyarsız kalmamak gibi yaklaşımlar örnek verilebilir.

 

2) Tüketicinin talebini karşılamakta bir sorun yaşamayacaksınız

Bugünlerde şirketlere etik yollarla para kazanmaları konusunda baskı yapan tek kitle çalışanları değil. Tüketiciler de gittikçe bilinçlenerek taleplerini bu yönde şekillendiriyorlar: Çevreye yararlı kurumsal politikaları olan şirketleri, çevre dostu ürünleri ve sosyal sorumluluk projelerinde boy gösteren markaları tercih ediyorlar.

Disney ve Walmart gibi devasa şirketlerin de sürdürülebilirlik hedefiyle harekete geçtiğini görmek durumun ciddiyetini anlamak için yeterli aslında. Tüketicilerin bu alandaki talepleri reddedilemeyecek bir noktaya ulaştı. Piyasadaki birçok firma bu son trendlerin farkında ve mevcut talebe hitap edecek ürünler üreterek şimdilik mevcut talebi karşılıyorlar ancak gelecekte talebin artacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Eğer şirketinizin uzun yıllar boyunca tarih sahnesinde kalmasını istiyorsanız siz de sosyal sorumluluk konusunda önde gelen şirketlerden birisi haline gelmelisiniz. Ne yazık ki başka bir yolu yok.

 

3) Giderleriniz azalacak

İş dünyasında birçokları sürdürülebilir süreçlerle çalışmaya odaklanmanın hiç de sürdürülebilir bir şey olmadığını savunur, halbuki bu sadece kısa dönemdeki karı önemseyenler için geçerlidir. Uzun vadede çevreye duyarlı yöntemler aslında giderlerinizi azaltır ve bu sayede şirket ekonomisine katkıda bulunur. Bunun sebebiyse enerji kullanımının azalmasında ve kaynakların daha verimli kullanılmasında yatar.

Üstelik bu yöntemlerin birçoğu kısa vadede de yüksek giderler yaratmaz. Çalışanlarının kullanılmayan ışıkları kapatması ya da atık kağıtları geri dönüşüme vermesi bunlara iyi birer örnek olabilir. Tabii jeotermal sistemlerle ısıtma ve soğutma yapmak düşündüğünüzden biraz daha fazla tutuyor olabilir, ama uzun dönemde fosil atıklardan kurtulmanın size olan getirisiyle karşılaştırıldığında bu ekstra gider aslında hiçbir şeydir.

 

4) Marka imajınız gelişecek

İşin sonunda, bütün bu saydıklarımız tek bir noktaya bağlanıyor: Söz konusu olan şey marka imajınız. Sosyal medyanın bu kadar güçlü olduğu bu günlerde şirketlerin müşterilerinin endişelerine karşılık verebilmesi ve onlarla ortak bir paydada buluşabilmesi her şeyden daha önemli.

Pazarlama enstitüleri tarafından yapılan bir araştırma birçok tüketicinin alışveriş yaparken tercih ettikleri markanın çevre dostu olup olmadığına dikkat ettiklerini gösteriyor. Tam bir sayı verecek olursak 100 tüketiciden 58’i üretimi sırasında çevreye zarar verilmiş ürünler almıyor diyebiliriz. Tüketicilerin önemsediği diğer etkenler arasında sosyal sorunlara duyarlılık, yerel topluma katkı gibi adımlar da yer alıyor. Örnekler çoğaltılabilir tabii. Ana fikir tüketicilerin artık sadece ürün değil bir marka kültürü satın alıyor oluşu ve bu konuda oldukça seçici oldukları gerçeği.

Kesin bir şey varsa o da yeni yüzyılda kar etmenin yolunun etik yöntemlerden geçtiği. Neler yapılması gerektiği aslında çoktan belirlenmiş, size sadece yolu takip etmek kalıyor. Üstelik bu düşündüğünüz kadar zor da değil. Merak etmeyin, et yemeyi bırakmak zorunda değilsiniz, daha bir sürü farklı seçeneğiniz var.

 

İlginizi çekebilir

Elon Musk’tan Girişimcilere Tavsiyeler
Elon Musk Kimdir?
Elon Musk Hakkında Her Şey
100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin!

Sadece 695 TL'ye Website Sahibi Olun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.